Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti Suçu ve Cezası

by Avukat Erdal Ersoy
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti Suçu ve Cezası

Göçmen Kaçakçılığı Suçunun Unsurları ve Temel Cezası

Türk Ceza Kanunu'nun 79. maddesinin birinci fıkrası uyarınca göçmen kaçakçılığı suçu; doğrudan veya dolaylı maddi bir menfaat temin etmek amacıyla, yasal olmayan yollarla bir yabancının ülkeye sokulması, ülkede kalmasına imkan sağlanması ya da Türk vatandaşı veya yabancı bir kimsenin yurt dışına çıkmasına imkan sağlanması fiilleriyle oluşur. Kanuni düzenleme uyarınca bu seçimlik hareketleri gerçekleştiren failler hakkında beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 79Kaynağı aç
Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat
elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;
a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,
b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,
Kişi, beş yıldan
sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılır. (Ek cümle: 22/7/2010 – 6008/6 md.) Suç, teşebbüs
aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.[29][30]
(2) (Ek fıkra: 22/7/2010 – 6008/6 md.) Suçun, mağdurların;
a) Hayatı bakımından bir tehlike oluşturması,
b) Onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi,
hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır.
(3) (Değişik:6/12/2019-7196/56 md.) Bu suçun; birden fazla kişi
tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarısına kadar, bir
örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarısından bir
katına kadar artırılır.
(4) Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde,
tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
İnsan ticareti

Yabancı bir kimsenin ülkeye yasal yollarla giriş yapmasının ardından vize veya ikamet izninin süresi dolmasına rağmen illegal yöntemlerle ülkede kalmaya devam etmesine imkan sağlanması da Türk Ceza Kanunu'nun 79. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında göçmen kaçakçılığı suçunu oluşturur.

Suçun yasal tanımında yer alan doğrudan veya dolaylı maddi menfaat elde etme saiki, fiilin kurucu unsurudur. Yargılama sürecinde failin maddi menfaat sağladığına ya da eylemi bu amaçla gerçekleştirdiğine yönelik kesin ve inandırıcı delil bulunmaması durumunda mahkûmiyet hükmü kurulamaz ve failin beraatine karar verilmesi gerekir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2021/41620 esas ve 2022/19521 karar sayılı ilamında, sanığa yüklenen göçmen kaçakçılığı eyleminin zorunlu öğelerinin ve fiilin fail tarafından işlendiğinin yargılama sonucu toplanan delillerle saptandığı, kanuni nitelendirmenin doğru yapıldığı ve vicdani kanının kesin verilere dayandığı belirlenerek yerel mahkemece verilen mahkûmiyet hükmü oy çokluğuyla onanmıştır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/41620, K. 2022/19521Kaynağı aç
4. Ceza Dairesi         2021/41620 E.  ,  2022/19521 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
KARAR
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık … müdafisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 12/10/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
KARŞI OY
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık; sanığın … … Cumhuriyeti vatandaşı olan göçmenlerin … ilçesindeki çiftliklerde çalışmaları için aracı olması şeklindeki eyleminin göçmen kaçakçılığı suçunun oluşturup oluşturmayacağı noktasındadır.
Göçmen kaçakçılığı suçu TCK'nın 79. maddede;
Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;
a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,
b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,
Kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 22/7/2010 – 6008/6 md.) Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur. (2)
(2) (Ek fıkra: 22/7/2010 – 6008/6 md.) Suçun, mağdurların;
a) Hayatı bakımından bir tehlike oluşturması,
b) Onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır. (1)
(3) (Değişik: 6/12/2019-7196/56 md.) Bu suçun; birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarısına kadar, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır.
(4) Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur, şeklinde düzenlenmiştir.
Madde başlığı göçmen kaçakçılığı olarak belirtilmiş olmasına karşın maddenin içeriğinde göçmen kavramından bahsedilmemiş ve göçmen tanımı yapılmamıştır.
79. maddede düzenlenen suçun incelenmesinde maddi unsurunun 3 seçimlik hareketten oluştuğunu görmekteyiz.
Bu seçimlik hareketler yasal olmayan yollardan;
1) Bir yabancıyı ülkeye sokma,
2) Yabancının ülkede kalmasına imkan sağlama,
3) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlamadan oluşmaktadır. Görüldüğü gibi 79. maddedeki suçun maddi konusunu yasal olmayan yollardan ülkeye giren veya yasal olmayan bir şekilde ülkede kalan yabancı oluşturmaktadır. Burada göçmen kavramı yerine yabancı kavramına yer verilmiş ancak; yabancı kavramından ne anlaşılması gerektiği açıklanmamıştır.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) ile yabancı kavramı tanımlanmış 3. maddenin (p) bendi" Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişileri" yabancı olarak tanımlamıştır.
TCK 79 md. ve 6458 sayılı Yasa birlikte değerlendirildiğinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan yabancının doğrudan veya dolaylı maddi bir menfaat karşılığı ülkeye sokulması veya ülkede kalmasına imkan sağlanması ile göçmen kaçakçılığı suçu oluşacaktır.
Yabancı kavramı dışında üzerinde durulması gereken ve suçun oluşması için aranan başka bir kavram ise ülkeye sokulan veya ülkede kalmasına imkan sağlanan yabancının yasal olmayan yollardan ülkeye sokulması veya ülkede kalması koşuludur. Bu nedenle somut olayımız ile ilişkili olan yabancının ülkede kalmasının yasal olup olmadığı incelenmesidir. Ülkede kalmasına imkan sağlanan yabancının ülkede kalması yasalara uygun ise artık göçmen kaçakçılığı suçundan söz edilemez.
Bu nedenle yabancının ülkemizde kalmasının hukuka uygun olup olmadığı öncelikle belirlenmelidir. Yabancıların ülkemizde kalmasına ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlenmelerin incelenmesinde konumuzla ilgisi nedeniyle özellikle … … Cumhuriyeti vatandaşlarına yönelik düzenlemelere bakılmalıdır.
…’de yaşanan iç savaş nedeniyle 2011 yılı Nisan ayı itibariyle toplu olarak Türkiye’ye girişlerin başlamasıyla sayıları hızla artan … vatandaşları nedeniyle gündeme gelen ve genel olarak uluslararası koruma talepleri bireysel olarak değerlendirilemeyen yabancılar bakımından kabul edilen ‘geçici koruma’ statüsünün usul ve esasları Kanunda düzenlenmemiştir. Türkiye’ye kabul edilen … vatandaşlarına öncelikle, “geçici koruma” sağlanarak çadırkent, konteynerkent ve diğer konaklama biçimlerinde barındırılmak suretiyle koruma altına alınmaları sağlanarak bu yabancılara ilişkin işlemleri yürütmek için 30/03/2012’de “Türkiye’ye Toplu Sığınma Amacıyla Gelen … … Cumhuriyeti Vatandaşlarının ve … … Cumhuriyetinde İkamet Eden Vatansız Kişilerin Kabulüne ve Barındırılmasına İlişkin İçişleri Bakanlığı Yönergesi” hazırlanmışsa da, YUKK’nın yürürlüğe girmesiyle her ne kadar geçici koruma tanımlanarak yasal bir dayanak kazandırılmış olsa da geçici korumaya ilişkin usul ve esasların ve özellikle bu korumadan faydalanan yabancıların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi çıkarılacak yönetmeliğe bırakıldığı için yönetmelik, “Geçici Koruma Yönetmeliği” adıyla, 22/10/2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Yönetmeliğin geçici 1. maddesi: “28/04/2011 tarihinden itibaren … … Cumhuriyeti'nde meydana gelen olaylar sebebiyle geçici koruma amacıyla … … Cumhuriyeti'nden kitlesel veya bireysel olarak sınırlarımıza giren veya sınırlarımızı geçen … … Cumhuriyeti vatandaşları ile vatansızlar ve mültecilere uluslararası koruma başvurusunda bulunmuş olsalar dahi geçici koruma altına alınırlar.” hükmüne yer verilmiştir.
Yönetmeliğin geçici 1. maddesi açık bir şekilde … … Cumhuriyeti'ndeki olaylar sebebiyle ülkemize gelen kişilere geçici koruma altına alınma hakkı tanımıştır. 6. maddesi ise; “bu statüdeki yabancıların hayatı veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı yere geri gönderilemeyeceğini hükme bağlamıştır. Bu düzenlemeler karşısında … vatandaşı olan mağdurlara tanınan geçici korumanın yasa ile güvence altına alınmış bir hak olduğu, Göç İdaresi tarafından yapılan işlemin tespit edici, düzenleyici bir işlem olduğu düşüncesindeyiz.
Somut olayda ise; sanığın … … Cumhuriyeti vatandaşı olan 6 göçmenin … ilçesinde bulunan çiftliklerde çalışmaları için aracılık yaptığı, sanığın eyleminin göçmenlerin yasa dışı yollardan yurda girmelerine yada yurttan çıkmalarına imkan sağlaması niteliğinde olmadığı, göçmenlerin alınan beyanlarında Keşan ilçesine çifliklerde çalışmak amacıyla geldiklerini söyledikleri, dosyada göçmenlerin beyanlarının aksine bir delil bulunmadığı, Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından …deki iç karışıklıklar nedeniyle ülkemize sığınan kişilere tanınan geçiçi korumanın, bu kişilere ülkemizde ikamet etme, çalışma ve barınma haklarını verdiği, Göç İdaresi tarafından verilen geçici koruma kararının tespit edici bir işlem olduğu, bu kararın olmamasının göçmenlerin statülerinde bir değişikliğe neden olmadığı, yabancılar ve uluslararası koruma yasası gereği çıkarılan geçici koruma yönetmeliği ile … vatandaşlarına geçici korumanın sağlanmış olması nedeniyle, sanığın eyleminin göçmenlerin ülkede kalmalarına imkan sağlama niteliğinde olmadığı, göçmen kaçakçılığı suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kanaati ile; sanığın beraati yerine mahkumiyeti yönündeki mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyoruz.

Göçmen Kaçakçılığında Teşebbüs ve Etkin Pişmanlık Hükümleri

Türk Ceza Kanunu'nun 79. maddesinin birinci fıkrasının açık hükmü gereğince, göçmen kaçakçılığı fiili teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi fail hakkında suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur. Bu düzenleme nedeniyle icra hareketlerinin yarıda kalması durumunda genel ceza indirimi tatbik edilmez.

Mal kaçakçılığı fiillerinden farklı olarak göçmen kaçakçılığı suçunda kanuni etkin pişmanlık mekanizması düzenlenmemiştir. Bu doğrultuda, adli merciler önünde pişmanlık gösterilmesi fail hakkında cezadan bağışıklık veya ceza indirimi uygulanmasına imkan vermez.

Göçmen Kaçakçılığında Nitelikli Haller ve Güvenlik Tedbirleri

Türk Ceza Kanunu'nun 79. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında; suçun mağdurların hayatı bakımından tehlike oluşturması veya mağdurların onur kırıcı bir muameleye tabi tutularak işlenmesi durumlarında faile verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır. Maddenin üçüncü fıkrasına göre ise suçun birden fazla kişi tarafından müştereken işlenmesi hâlinde ceza yarısına kadar, bir suç örgütünün faaliyeti kapsamında gerçekleştirilmesi hâlinde ise yarısından bir katına kadar artırılarak belirlenir.

Göçmen kaçakçılığı fiilinin bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde icra edilmesi durumunda, Türk Ceza Kanunu'nun 79. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ilgili tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.

Suçta Kullanılan Eşyanın ve Araçların Müsaderesi

Türk Ceza Kanunu'nun 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, iyiniyetli üçüncü şahıslara ait olmamak kaydıyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan, suçun işlenmesine tahsis edilen veya suç neticesinde meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmedilir. Eşya üzerinde iyiniyetli üçüncü şahıslar lehine tesis edilmiş sınırlı bir ayni hak mevcutsa, müsadere kararı bu hak saklı tutularak verilir. Hazırlanan eşya ise sadece kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak yönünden tehlike doğurması şartıyla müsadereye tabi tutulur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 54Kaynağı aç
Madde 54- (1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla,
kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen
ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde
kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel
ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/11 md.) Eşyanın üzerinde
iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması
hâlinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir.
(2) Birinci fıkra kapsamına giren
eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin
başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para
tutarının müsaderesine karar verilir.
(3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran
daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı
anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.
(4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç
oluşturan eşya, müsadere edilir.
(5) Bir şeyin sadece bazı
kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı
ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir.
(6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece
suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur.
Kazanç müsaderesi

Müsadereye konu eşyanın elden çıkarılması, ortadan kaldırılması, tüketilmesi veya müsaderenin imkânsız kılınması hâlinde Türk Ceza Kanunu'nun 54. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu eşyanın değeri kadar para tutarı müsadere edilir. Bununla birlikte maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, suçta kullanılan eşyanın müsaderesinin işlenen fiile oranla daha ağır neticeler doğuracağı ve hakkaniyet ölçüsünü aşacağı anlaşıldığında mahkemece müsadere uygulanmayabilir. Birden çok paydaşın bulunduğu eşyada ise yalnızca suça iştirak edenin payı müsadere olunur; eşyanın suç teşkil eden kısmının diğer kısımlara zarar vermeden ayrılması mümkünse sadece o kısım hakkında karar verilir.

İnsan Ticareti Suçu, Rıza ve Yaptırımı

Türk Ceza Kanunu'nun 80. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; kişileri zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhşa yöneltmek, esarete tabi kılmak veya vücut organlarının alınmasını sağlamak amacıyla cebir, şiddet, tehdit, baskı uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, aldatmak veya çaresizliklerinden faydalanarak rızalarını temin etmek suretiyle kişileri ülkeye sokan, yurt dışına çıkaran, tedarik eden, kaçıran, nakleden, sevk eden veya barındıran failler sekiz yıldan on iki yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 80Kaynağı aç
Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla
çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da
vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya
şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki
denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde
etmek suretiyle kişileri ülkeye sokan, ülke dışına çıkaran, tedarik eden,
kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren veya sevk eden ya da barındıran
kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para
cezası verilir.
(2) Birinci fıkrada belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller
var olduğu takdirde, mağdurun rızası geçersizdir.
(3) Onsekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen
maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere
götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hallerinde suça ait
araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada
belirtilen cezalar verilir.
(4) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
İKİNCİ
KISIM
Kişilere
Karşı Suçlar
BİRİNCİ
BÖLÜM
Hayata
Karşı Suçlar
Kasten öldürme

İnsan ticareti suçunu teşkil eden sömürü maksatlarıyla girişilen eylemlerde, Türk Ceza Kanunu'nun 80. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mağdurun rızası hukuken tamamen geçersiz kabul edilir. Ayrıca kanunun 80. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, on sekiz yaşını doldurmamış çocukların sömürü maksadıyla tedarik edilmesi, kaçırılması, götürülmesi, nakli veya barındırılması fiillerinde tehdit veya kandırma gibi araç yöntemler kullanılmamış olsa dahi faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verilir.

İnsan ticareti fiillerinin bir tüzel kişinin faaliyeti kapsamında icra edilmesi hâlinde, Türk Ceza Kanunu'nun 80. maddesinin dördüncü fıkrası hükmü uyarınca tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Göçmen kaçakçılığı suçunda etkin pişmanlık uygulanır mı?

Hayır, göçmen kaçakçılığı fiili bakımından ceza hukukunda etkin pişmanlık düzenlemesi öngörülmediğinden pişmanlık gerekçesiyle indirim yapılamaz.

Göçmen kaçakçılığı teşebbüs aşamasında kalırsa ceza indirimi yapılır mı?

Hayır, Türk Ceza Kanunu'nun 79. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereğince eylem teşebbüs aşamasında kalsa dahi fail tamamlanmış gibi cezalandırılır.

İnsan ticareti suçunda mağdurun rızası suçu ortadan kaldırır mı?

Hayır, Türk Ceza Kanunu'nun 80. maddesinin ikinci fıkrası doğrultusunda suç tanımındaki amaçlarla gerçekleştirilen hareketlerde mağdurun rızası hukuken geçersizdir.

Çocuklara karşı işlenen insan ticareti suçunda cebir veya tehdit şart mıdır?

Hayır, on sekiz yaşından küçük mağdurlara yönelik fiillerde kanundaki sömürü maksatları mevcutsa tehdit, cebir veya kandırma gibi araç hareketler bulunmasa dahi ceza uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu