Yapay Zekâ ile Üretilen Görüntüyle Şantaj Suçu ve Cezası

by Avukat Erdal Ersoy
Yapay Zekâ ile Üretilen Görüntüyle Şantaj Suçu ve Cezası

Yapay Zekâ Destekli Şantajın Hukuki Niteliği

Türk Ceza Kanunu bünyesinde yapay zekâ vasıtasıyla şantaj adı altında bağımsız bir suç tipi tanımlanmamıştır. Sahte ses, görüntü veya benzeri verilerin üretiminde başvurulan yapay zekâ teknolojileri, somut olayda suçun işlenişine aracılık eden teknik bir vasıta mahiyetindedir. Bu çerçevede failin cezai mesuliyetinin kapsamı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 107 hükümleri uyarınca belirlenir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 107/2 uyarınca, kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak gayesiyle bir kimsenin şeref ya da saygınlığına zarar verecek mahiyetteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği yönünde tehditte bulunulması cezalandırılır. Norm metni salt gerçeğe dayalı mevcut bir durumun duyurulması tehdidini değil, mağdurun onur ve itibarını zedeleyecek nitelikteki bir eylemin isnat edilmesi tehdidini de açıkça koruma alanına alır. Bu sebeple eylemde araç olarak kullanılan görüntü veya ses kaydının gerçeği yansıtmaması ve bütünüyle yapay zekâ vasıtasıyla üretilmiş olması şantaj suçunun oluşmasını engellemez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 107Kaynağı aç
Madde 107- (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu
bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı
veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar
sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14
md.) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref
veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat
edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya
hükmolunur.
Cebir

Şantaj Suçunun Kanuni Cezası ve Bireyselleştirilmesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 107/1 ve m. 107/2 kapsamında şantaj eylemini gerçekleştiren fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmedilir. Kanunun 107. maddesinde yapay zekâ, bilişim sistemleri yahut deepfake yöntemlerinin kullanımı bağımsız bir kanuni nitelikli hâl veya ceza artırım sebebi olarak öngörülmemiştir. Dolayısıyla eylemin yapay zekâ marifetiyle icra edilmiş olması temel cezanın kanunen kendiliğinden artırılması sonucunu doğurmaz; ancak tercih edilen teknolojik vasıtalar temel cezanın bireyselleştirilmesi safhasında mahkemece dikkate alınabilir.

Yaptırım kapsamında tayin edilecek adli para cezasının günlük miktarının tespitinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 52/2 dikkate alınır. Anılan düzenleme uyarınca adli para cezasının bir gün karşılığı en az yüz ve en fazla beş yüz Türk lirası olarak takdir edilir. Bu aralıkta belirleme yapılırken failin şahsi ve ekonomik koşulları mahkemece göz önünde bulundurulur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 52Kaynağı aç
Madde 52- (1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine
hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam
gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması
suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden
ibarettir.
(2) En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası olan bir gün
karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri
göz önünde bulundurularak takdir edilir.[11]
(3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün
sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.
(4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye
adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir
yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler
halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit
miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi
halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para
cezasının hapse çevrileceği belirtilir.
İKİNCİ
BÖLÜM
Güvenlik
Tedbirleri
Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma[12]

Yarar Koşulu, Teşebbüs ve Suçun Tamamlanma Anı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 107/2 bakımından failin kendisine ya da bir başkasına yarar sağlama maksadıyla hareket ettiğinin tespiti zorunludur. Suçun aradığı yarar unsuru sadece parasal veya iktisadi kazanımlarla sınırlandırılmamış olup kişisel, sosyal yahut farklı türdeki talepleri de içine alabilir.

Suçun tamamlanmış sayılması için talep edilen paranın iletilmesi veya istenen hareketin yerine getirilmesi şart kılınmamıştır. Kanuni çerçeve haksız menfaatin fiilen teminini değil, yarar sağlama amacıyla mağdurun iradesini hedef alan şantaj tehdidini yaptırıma bağladığından tehdidin mağdura ulaşması ve anlaşılmasıyla suç kural olarak tamamlanır. Diğer taraftan, şantaj mesajının fail tarafından gönderilmesine karşın teknik bir aksaklık sebebiyle muhatabına hiç ulaşamaması hâlinde, olayın somut özelliklerine göre teşebbüs hükümlerinin tatbiki tartışılabilir.

Zincirleme Suç ve İlgili Normlarla Ayrım

Bir suç işleme kararının icrası doğrultusunda, değişik tarihlerde aynı mağdura karşı şantaj suçunun birden çok kez işlenmesi durumunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 43/1 uyarınca zincirleme suç hükümleri tatbik olunur. Bu durumda fail hakkında her bir fiil için bağımsız cezalar takdir edilmeyip tek bir cezaya hükmedilir ve tayin edilen bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 43Kaynağı aç
Madde 43- (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik
zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir
cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.
Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli
şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru
belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.
(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi
durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Kasten öldürme, kasten yaralama,
işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.[5]
Fikri içtima

Yöneltilen tehdidin içeriği fiilin şantaj sınırları içinde kalıp kalmayacağını tayin eder. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 148/1 uyarınca kişinin kendisinin veya bir yakınının yaşamına, bedenine yahut cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı yapılacağından bahisle veya malvarlığı yönünden ağır bir zarara uğratılacağı korkusuyla tehdit edilerek yahut cebir uygulanarak malı teslime mecbur bırakılması yağma suçunu vücuda getirir ve bu eylem için altı yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörülür.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 148Kaynağı aç
Madde 148- (1) Bir başkasını, kendisinin veya
yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı
gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından
bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın
alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak
mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var
olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir
senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline
getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya
imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza verilir.
(3) Mağdurun, herhangi bir vasıta
ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi de, yağma suçunda
cebir sayılır.
Nitelikli yağma

Yapay zekâ içeriklerinin kurgulanmasında mağdurun özel hayatına dair unsurların kullanılması 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 134 hükmünü gündeme getirebilir. Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir; bu ihlalin görüntü veya seslerin kayda alınmasıyla gerçekleştirilmesi durumunda verilecek ceza bir kat artırılırken özel hayata ait görüntü veya seslerin hukuka aykırı ifşası iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Bununla birlikte kurgulanan içeriğin bütünüyle yapay nitelik taşıması ve mağdurun gerçek özel hayatına dair ses ya da görüntü unsurlarını barındırmaması durumunda m. 134 normunun uygulanması tartışmalı olabilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134- (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden
kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin
görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek
ceza bir kat artırılır.[59]
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına
ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın
ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
Kişisel verilerin kaydedilmesi

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi hâlinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 135/1 devreye girer. Anılan düzenleme uyarınca, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 135Kaynağı aç
Madde 135- (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden
kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.[60]
(2) Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine,
ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına,
sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda
birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.[61]
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

Soruşturma Usulü ve Şikâyetten Vazgeçme

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 107 kapsamındaki şantaj suçu şikâyete bağlı değildir. Cumhuriyet savcılığı suçu öğrendiğinde resen soruşturma yürütebilir. Mağdurun sonradan şikâyetinden vazgeçmesi de kural olarak şantaj soruşturmasını kendiliğinden sona erdirmez.

Görüntülerin tamamen yapay zekâ ürünü olması şantaj suçunun oluşmasını engeller mi?

Hayır, engellemez. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 107/2 yalnızca gerçek olayların açıklanmasını değil, mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek bir hususun isnat edileceği tehdidini de yaptırıma bağladığından içeriğin yapay ve gerçek dışı olması suçun oluşumunu engellemez.

Yapay zekâ kullanılarak şantaj yapılması durumunda ceza otomatik olarak artar mı?

Hayır, kanunun 107. maddesinde yapay zekâ veya deepfake kullanımı bağımsız bir nitelikli hâl olarak öngörülmediği için temel ceza otomatik olarak artırılmaz; ancak aynı suç işleme kararı kapsamında aynı kişiye değişik zamanlarda birden fazla şantaj yöneltilirse zincirleme suç hükümleriyle ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.

Şantaj mesajı teknik bir arıza nedeniyle mağdura ulaşmazsa suç tamamlanır mı?

Şantaj suçu kural olarak tehdidin mağdura ulaşıp muhatabınca anlaşılması ile tamamlanır; mesajın teknik engeller yüzünden mağdura hiç iletilememesi durumunda somut olayın niteliğine göre teşebbüs hükümleri tartışılabilir.

Şantaj suçunda mağdur şikâyetini geri alırsa soruşturma sona erer mi?

Hayır, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 107 uyarınca şantaj suçu şikâyete tabi olmadığından savcılıkça resen soruşturulur ve mağdurun şikâyetten vazgeçmesi kural olarak şantaj soruşturmasını kendiliğinden sona erdirmez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu