Yapay Zekâ Destekli Siber Suçlar ve CMK Delil Süreci

by Avukat Erdal Ersoy
Yapay Zekâ Destekli Siber Suçlar ve CMK Delil Süreci

Yapay Zekâ Eylemlerinde Ceza Sorumluluğunun Esasları

Mevcut ceza mevzuatımızda algoritmik yapılar müstakil bir fail sıfatı taşımamaktadır. Yapılan eylemlerden doğan cezai mesuliyet; bu yazılımları suç işleme kastıyla sevk ve idare eden, gerekli veri akışını sağlayan, sistemsel taarruzu fiilen yürüten yahut haksız menfaati temin eden şahıslar esas alınarak tayin edilir.

Genel amaçlı bir yapay zekâ aracının yalnızca mevcut olması suç teşkil etmez. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/A maddesi uyarınca bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun münhasıran Kanun'un bilişim suçları bölümündeki suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi amacıyla yapılması veya oluşturulması gerekir. Bu nitelikteki unsurları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden, satın alan, başkalarına veren veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 245/AKaynağı aç
Madde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)
(1) Bir cihazın, bilgisayar programının,
şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile
bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer
suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden,
ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden,
satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

Bilişim Sistemlerine Yönelik Temel Suçlar ve Nitelikli Haller

Bilişim sistemine yetkisiz erişim sağlanması sonucunda sistemdeki verilerin tahrip olması ya da başkalaşması durumunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 243. maddesinin 3. fıkrası uyarınca fail altı aydan iki yıla kadar hapis cezası alır. Bilişim ağı içi veya ağlar arası veri aktarımlarının sisteme doğrudan nüfuz edilmeksizin teknik tertibatla hukuka aykırı biçimde dinlenip izlenmesi hâlinde ise anılan maddenin 4. fıkrası gereğince bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 243Kaynağı aç
Madde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına,
hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar
hapis veya adlî para cezası verilir.[100]
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen
sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.
(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse,
altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.) Bir bilişim sisteminin kendi
içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme
girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 244. maddesinin 1. fıkrasına göre bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren ya da var olan verileri başka bir yere gönderen kişi hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezası tatbik edilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 244Kaynağı aç
Madde 244- (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya
bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez
kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen
kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya
kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle
kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka
bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 244. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında tanımlanan fiillerin banka, kredi kurumu veya kamu kurum ve kuruluşuna ait sistemlerde icrası durumunda ilgili ceza yarı oranında artırılmaktadır. Bahse konu maddedeki fıkralarda tanımlanan fiillerin gerçekleştirilmesiyle şahsın kendisi yahut bir başkası adına haksız menfaat sağlaması ve eylemin ayrı bir suç oluşturmaması durumunda, iki yıldan altı yıla kadar hapis ile beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmedilir.

Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması ve Nitelikli Dolandırıcılık

Yetkisiz şekilde uhdede tutulan başkasına ait kartın, hak sahibinin rızası hilafına kullanılması ya da kullandırılması yoluyla menfaat sağlanması hâlinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245. maddesinin 1. fıkrası uyarınca üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası uygulanır. Başkalarının banka hesaplarıyla bağlantı kurularak sahte kart üretilmesi, satışı, nakli, devri, alımı ya da kabulü eylemleri ikinci fıkra gereğince üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası doğurur. Sahte veya tağyir edilmiş bir kartın kullanılması suretiyle haksız kazanç temin edilmesi hâlinde ise fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturmadığı takdirde dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası uygulanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 245Kaynağı aç
Madde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.)
(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa
olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın
kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya
kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka
veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç
yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya
kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi,
fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan
sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(4) Birinci fıkrada yer alan suçun;
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin
veya evlat edinen veya evlâtlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,
zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(5) (Ek: 6/12/2006 – 5560/11 md.) Birinci fıkra kapsamına giren
fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin
pişmanlık hükümleri uygulanır.
Yasak cihaz veya
programlar

Kartın kötüye kullanılması suçunun haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyunun ya da bu derecede kayın hısımlarından birinin, evlat edinen veya evlatlığın ya da aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına işlenmesi durumunda 5237 sayılı Kanun'un 245. maddesinin 4. fıkrası gereğince ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. Ayrıca 245. maddenin 1. fıkrası kapsamına giren fiiller hakkında Kanun'un malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.

Dolandırıcılık fiillerinde 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 157. ve 158. maddelerde düzenlenen suçların üç veya daha çok şahıs tarafından müştereken işlenmesi yaptırımı yarı oranında, suç işleme amacıyla kurulmuş örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirilmesi ise bir kat artırmaktadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal

Ceza Muhakemesinde Soruşturma Yükümlülüğü ve Dijital Arama Usulü

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesi kapsamında savcılık makamı, suç şüphesi uyandıran her durumu öğrenir öğrenmez kamu davası şartlarının oluşup oluşmadığını takdir etmek amacıyla derhâl araştırmaya başlar. Yargılamanın hakkaniyete uygun biçimde sürdürülmesi ve gerçeğe ulaşılması gayesiyle, adli kolluk vasıtasıyla şüphelinin aleyhindeki hususlar kadar lehine bulunan deliller de toplanıp koruma altına alınır ve yasal hakları gözetilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 160Kaynağı aç
Madde 160 – (1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle
bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını
açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya
başlar.
(2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin
araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî
kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri
toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri

Somut vakıalara dayalı kuvvetli şüphe emarelerinin mevcudiyeti ve delillere başka yöntemlerle ulaşılamaması şartıyla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesinin 1. fıkrasına göre hâkim yahut gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı kararıyla bilişim sistemlerinde, programlarda ve kütüklerde arama, kopyalama ve metne dökme işlemleri yapılabilir. Savcılıkça verilen kararlar yirmi dört saat zarfında hâkim tasdikine sunulur; hâkimin aynı sürede onay vermemesi veya ret kararı vermesi durumunda alınan dijital kopyalar ile çözümlenmiş evrak derhâl imha edilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada,
somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette
delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca
bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar
ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına,
bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin
hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet
savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına
sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması
veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve
çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.
(2) Bilgisayar, bilgisayar
programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere
ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi
ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir.
Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan
cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.
(3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında,
sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır.
(4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye
veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.
(5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki
verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan
veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer
tarafından imza altına alınır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi
İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]

Şifrenin çözülememesi sebebiyle girilememesi, gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması veya işlemin uzun sürecek olması durumunda 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesinin 2. fıkrası uyarınca araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözülmesi ve gerekli kopyaların alınması hâlinde elkonulan cihazlar gecikmeksizin iade edilir. Elkoyma sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılarak şüpheliye veya vekiline bir kopya verilir ve tutanağa geçirilip imzalanır. Elkoymaksızın da sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir; kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak tutanağa kaydedilir ve ilgililerce imza altına alınır.

İletişimin denetlenmesi tedbirinde 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, şüpheli veya sanık sıfatını haiz kişilerin tanıklıktan çekinme yetkisine sahip yakınlarıyla yaptıkları görüşmeler kayıt altına alınamaz; şayet sehven kaydedilmişse durumun fark edilmesiyle birlikte söz konusu kayıtlar vakit geçirilmeksizin ortadan kaldırılır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 135Kaynağı aç
Madde 135 – (1) (Değişik: 21/2/2014–6526/12 md.) Bir suç
dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut
delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil
elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim
veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla
şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi dinlenebilir, kayda
alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhuriyet savcısı kararını
derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmi dört saat içinde verir.
Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine
karar verilmesi hâlinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır.[38]
(Mülga son iki cümle: 24/11/2016-6763/26 md.)
(2) (Ek: 21/2/2014–6526/12 md.) Talepte bulunulurken hakkında bu
madde uyarınca tedbir kararı verilecek hattın veya iletişim aracının sahibini
ve biliniyorsa kullanıcısını gösterir belge veya rapor eklenir.
(3) Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki
iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun
anlaşılması hâlinde, alınan kayıtlar derhâl yok edilir.[39]
(4) Birinci fıkra hükmüne göre verilen kararda, yüklenen suçun türü,
hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon
numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkân veren kodu, tedbirin türü,
kapsamı ve süresi belirtilir. Tedbir kararı en çok iki ay için verilebilir; bu
süre, bir ay daha uzatılabilir. (Ek cümle: 25/5/2005 – 5353/17 md.) Ancak,
örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak gerekli görülmesi
halinde, hâkim yukarıdaki sürelere ek olarak
her defasında bir aydan fazla olmamak ve toplam üç ayı geçmemek üzere
uzatılmasına karar verebilir.
(5) Şüpheli veya sanığın
yakalanabilmesi için, mobil telefonun yeri, hâkim veya gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararına istinaden tespit edilebilir. Bu
hususa ilişkin olarak verilen kararda, mobil telefon numarası ve tespit
işleminin süresi belirtilir. Tespit işlemi en çok iki ay için yapılabilir; bu
süre, bir ay daha uzatılabilir.[40]
(6) (Ek: 2/12/2014-6572/42 md.) Şüpheli ve sanığın
telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespiti, soruşturma aşamasında hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet
savcısı, kovuşturma aşamasında mahkeme kararına istinaden yapılır.
Kararda, yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği,
iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite
imkân veren kodu ve tedbirin süresi belirtilir. (Ek cümleler:
24/11/2016-6763/26 md.) Cumhuriyet savcısı
kararını yirmi dört saat içinde hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç
yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine
karar verilmesi hâlinde kayıtlar derhâl imha edilir.
(7) Bu madde hükümlerine göre alınan karar ve yapılan işlemler, tedbir
süresince gizli tutulur.
(8) Bu madde kapsamında dinleme, kayda
alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümler ancak aşağıda
sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir:
a) Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80) ile organ veya doku ticareti (madde 91),
2. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
3. İşkence (madde 94, 95),
4. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
5. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
6. (Ek: 21/2/2014 – 6526/12 md.) Nitelikli hırsızlık (madde 142)
ve yağma (madde 148, 149) ile nitelikli
dolandırıcılık (madde 158),
7. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
8. Parada sahtecilik (madde 197),
9. (Mülga: 21/2/2014 – 6526/12 md.; Yeniden düzenleme:
24/11/2016-6763/26 md.) Suç işlemek amacıyla
örgüt kurma (madde 220, fıkra üç),
10. (Ek: 25/5/2005 – 5353/17 md.) Fuhuş (madde 227),
11. İhaleye fesat karıştırma (madde 235),
12. (Ek: 24/11/2016-6763/26 md.) Tefecilik
(madde 241),
13. Rüşvet (madde 252),
14. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (madde 282),
15. (Değişik: 2/12/2014-6572/42 md.) Devletin
birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak (madde 302) ,
16. (Ek: 2/12/2014-6572/42 md.) Anayasal Düzene ve Bu Düzenin
İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 311, 312, 313, 314, 315, 316),
17. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331,
333, 334, 335, 336, 337) suçları.
b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda
tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) (Ek: 25/5/2005 – 5353/17 md.) Bankalar Kanununun 22 nci
maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu,[41]
d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda
tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü
maddelerinde tanımlanan suçlar.
(9) Bu maddede belirlenen esas ve usuller dışında hiç kimse, bir
başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemez ve kayda alamaz.
Müdafiin bürosu ve yerleşim yeri

Dijital Verilerin İspat Gücü ve Delil Değerlendirmesi

Yapay zekâ araçlarıyla sahte veya manipüle içeriklerin oluşturulabilmesi karşısında dijital ekran görüntüleri; soruşturmayı başlatabilecek bir belirti veya yardımcı delil niteliğinde olsa bile mesajın fiilen iletildiğini, hesabın şüpheli tarafından kullanıldığını veya görselin değiştirilmediğini tek başına kesin olarak ispatlamayabilir.

Aynı internet bağlantısının birden fazla kişi tarafından kullanılması, ortak kablosuz ağlar, sanal özel ağ (VPN) hizmetleri veya ele geçirilmiş cihazlar sebebiyle IP adresi faili tek başına kesin olarak göstermez. IP kayıtlarının abonelik verileri, port bilgileri, cihaz nitelikleri, oturum saatleri, hesap hareketleri, cihazdaki dosyalar ve para hareketleriyle birlikte incelenmesi gerekir.

Kolluk birimleri tarafından başvurulan yapay zekâ sistemlerinin bir şahsı yüksek riskli veya muhtemel fail olarak belirlemesi doğrudan suç delili niteliği taşımaz; bu çıktı en fazla soruşturmayı yönlendiren bir başlangıç bilgisi veya belirti işlevi görebilir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206. maddesi gereğince delil kanuna aykırı olarak elde edilmişse, ispat edilmek istenen olayın karara etkisi yoksa veya istem sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa reddolunur. Aynı Kanun'un 217. maddesi uyarınca hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir; isnat edilen suç ise yalnızca hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 206Kaynağı aç
Madde 206 – (1) Sanığın sorguya çekilmesinden sonra
delillerin ortaya konulmasına başlanır. (Ek cümleler: 25/5/2005 – 5353/29
md.) Ancak, sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle
sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz.
Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir.
(2) Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde
reddolunur:
a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse.
b) Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa.
c) İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa.
(3) Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza
gösterirlerse, tanığın dinlenmesinden veya başka herhangi bir delilin ortaya
konulmasından vazgeçilebilir.
(4) (Mülga: 25/5/2005 – 5353/29 md.)
Delil ve olayın geç bildirilmesi
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 217Kaynağı aç
Madde 217 – (1) Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve
huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî
kanaatiyle serbestçe takdir edilir.
(2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir
şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.
Ceza mahkemelerinin ek yetkisi

Duruşmada delillerin ortaya konulmasına kural olarak sanığın sorgusundan sonra başlanır. 5271 sayılı Kanun'un 206. maddesinin 1. fıkrasına göre sanığın tebligata rağmen mazeretsiz gelmemesi sorgusunun yapılamamış olmasına rağmen delillerin ikamesine engel teşkil etmez ve ortaya konulan deliller sonradan gelen sanığa bildirilir. Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafiinin birlikte rıza göstermesi hâlinde ise tanığın dinlenmesinden veya başka bir delilin ortaya konulmasından vazgeçilebilir.

Koruma Tedbirleri ve Uluslararası İş Birliği

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesinin 1. fıkrası uyarınca şüpheli yahut sanık hakkında tutuklama kararı verilebilmesi kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ile tutuklama nedeninin bir arada bulunmasını gerektirir; tedbirin işin ehemmiyeti ve beklenen ceza ile orantısız olması hâlinde tutuklamaya gidilemez. Kanun'un 100. maddesinin 4. fıkrasındaki düzenleme uyarınca sadece adlî para cezası yaptırımı içeren fiillerde yahut kasten işlenen vücut dokunulmazlığı suçları ayrık tutulmak kaydıyla azami hapis cezası iki yılı aşmayan eylemlerde tutuklama yoluna başvurulamaz.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 100Kaynağı aç
Madde 100 – (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut
delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık
hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya
güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.[13]
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini
uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde
bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut
delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama
nedeni var sayılabilir:[14]
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;[15]
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. (Ek:6/12/2019-7196/58 md.)[16]
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80)
3. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
4.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Kasten yaralama (madde 86, fıkra
3, bent b, e ve f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),[17]
5. İşkence (madde 94, 95)
6. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
7. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
8.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık
(madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),
9. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
(iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
11. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
12. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309,
310, 311, 312, 313, 314, 315),
b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin
(3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.
d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda
tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin
dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
g) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.
h) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen
suçlar.
i) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Kadına karşı işlenen kasten yaralama
suçu.
j) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev
yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen
kasten yaralama suçu.
k) (Ek:10/10/2024-7528/35 md.) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı
resmî eğitim kurumlarında yönetici, öğretmen, usta öğretici, yabancı uyruklu
öğrencilerin eğitimine yönelik Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen
projelerde öğretici/öğretmen veya rehber danışman; özel öğretim kurumlarında
yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici olarak görev yapanlar ile
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumları ve özel öğretim
kurumlarında ders ücreti karşılığı ders okutanlara ve diğer kamu kurum ve
kuruluşlarında görev yapan öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya
görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama suçu.
(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını
gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç
olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda
tutuklama kararı verilemez.[18]
Tutuklama kararı

Taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma tedbirinde 5271 sayılı Kanun'un 128. maddesinin 1. fıkrası uyarınca suçun işlendiğine ve değerin suçtan sağlandığına ilişkin kuvvetli şüphe aranır; ilgili kurumlardan malvarlığına yönelik rapor alınması zorunludur. Belirtilen kurum raporu en geç üç ay içerisinde tamamlanır, haklı gerekçelerin varlığında ise iki ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 128Kaynağı aç
Madde 128 – (1) Soruşturma veya kovuşturma konusu suçun
işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan
kuvvetli şüphe sebebi bulunan hallerde, şüpheli veya sanığa ait;
a) Taşınmazlara,
b) Kara, deniz veya hava ulaşım araçlarına,
c) Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba,
d) Gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklara,
e) Kıymetli evraka,
f) Ortağı bulunduğu şirketteki ortaklık paylarına,
g) Kiralık kasa mevcutlarına,
h) Diğer malvarlığı değerlerine,
Elkonulabilir. Somut olarak belirlenen Bu
taşınmaz, hak, alacak ve diğer malvarlığı değerlerinin şüpheli veya sanıktan
başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması halinde dahi, elkoyma işlemi
yapılabilir. (Ek cümle: 21/2/2014 – 6526/10 md.) Bu madde kapsamında
elkoyma kararı alınabilmesi için ilgisine göre Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Mali Suçları Araştırma Kurulu,
Hazine Müsteşarlığı ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları
Kurumundan, suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınır. Bu rapor en geç üç
ay içinde hazırlanır. Özel sebepler zorunlu kıldığında bu süre talep üzerine
iki ay daha uzatılabilir.[27]
(2) Birinci fıkra hükmü;[28]
a) Türk Ceza Kanununda tanımlanan;
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80) ile organ veya
doku ticareti (madde 91),
3. Hırsızlık (madde 141, 142),
4. Yağma (madde 148, 149),
5. Güveni kötüye kullanma (madde 155),
6. Dolandırıcılık (madde 157, 158),
7. Hileli iflas (madde 161),
8. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
9. Parada sahtecilik (madde 197),
10. (Mülga: 21/2/2014 – 6526/10
md.; Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/25 md.) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220, fıkra üç),
11. İhaleye fesat karıştırma (madde 235),
12. Edimin ifasına fesat karıştırma (madde 236),
13. (Ek: 24/11/2016-6763/25 md.) Tefecilik
(madde 241),
14. Zimmet (madde 247),
15. İrtikap (madde 250)
16. Rüşvet (madde 252),
17. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 305, 306,
307, 308),
18. (Değişik: 2/12/2014-6572/41 md.) Anayasal Düzene ve Bu Düzenin
İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 311, 312, 313, 314, 315, 316),
19. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331,
333, 334, 335, 336, 337) suçları.
b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda
tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları,
c) Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında
tanımlanan zimmet suçu,
d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını
gerektiren suçlar,
e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü
maddelerinde tanımlanan suçlar,
Hakkında uygulanır.
(3) Taşınmaza elkonulması kararı, tapu kütüğüne şerh verilmek suretiyle
icra edilir.
(4) Kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkında verilen elkoyma kararı,
bu araçların kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur.
(5) Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba elkonulması
kararı, teknik iletişim araçlarıyla ilgili banka veya malî kuruma derhâl
bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar, ilgili banka veya malî kuruma
ayrıca tebliğ edilir. Elkoyma kararı alındıktan sonra, hesaplar üzerinde
yapılan bu kararı etkisiz kılmaya yönelik işlemler geçersizdir.
(6) Şirketteki ortaklık paylarına elkoyma kararı, ilgili şirket
yönetimine ve şirketin kayıtlı bulunduğu ticaret sicili müdürlüğüne teknik
iletişim araçlarıyla derhâl bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar, ilgili
şirkete ve ticaret sicili müdürlüğüne ayrıca tebliğ edilir.
(7) Hak ve alacaklara elkoyma kararı, ilgili gerçek veya tüzel kişiye
teknik iletişim araçlarıyla derhâl bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar,
ilgili gerçek veya tüzel kişiye ayrıca tebliğ edilir.
(8) Bu madde hükmüne göre alınan elkoyma kararının gereklerine aykırı
hareket edilmesi halinde, Türk Ceza Kanununun "Muhafaza görevini kötüye
kullanma" başlıklı 289 uncu maddesi hükümleri uygulanır.
(9) (Değişik: 24/11/2016-6763/25 md.) Bu
madde hükümlerine göre elkoymaya ve onuncu fıkra uyarınca kayyım atanmasına
ancak hâkim karar verebilir.
(10) (Ek: 15/8/2016-KHK-674/13 md.; Aynen kabul: 10/11/2016-6758/13
md.) Bu madde uyarınca elkonulan taşınmaz, hak ve alacakların idaresi
gerektiğinde bu malvarlığı değerlerinin yönetimi amacıyla kayyım atanabilir. Bu
durumda 133 üncü madde hükümleri kıyasen uygulanır.
Bilişim suçlarının işlenmesi suretiyle elde edilen
menfaatin bulunduğu hesabın askıya alınması ve elkoyma

Uluslararası boyutu olan adli süreçlerde Budapeşte Siber Suç Sözleşmesi; verilerin süratle muhafazası, trafik bilgilerinin korunması, veri üretim emirleri, bilgisayar verilerinde arama ve elkoyma ile sınır aşan adli yardımlaşma süreçlerine ortak bir yasal çerçeve sunmaktadır. Bununla birlikte Sözleşme kapsamındaki hızlı muhafaza, veri üretim emirleri ve gerçek zamanlı trafik verilerine erişim başlıklarında iç mevzuatın Sözleşme standartlarıyla tam uyumlu hâle getirilmesi yönündeki ihtiyaçlara işaret edilmektedir.

Ekran görüntüsü siber suç soruşturmasında tek başına kesin delil midir?

Ekran görüntüsü soruşturma başlatan bir belirti veya yardımcı delil olabilse de iletinin gerçekten yollandığını, hesabın şüpheliye aidiyetini ve görselin değiştirilmediğini tek başına kesin olarak ispatlamayabilir.

IP adresi tespiti şüphelinin fail olduğunu tek başına kanıtlar mı?

Ortak kablosuz ağlar, VPN kullanımı veya ele geçirilmiş cihazlar sebebiyle IP adresi tek başına faili göstermez; port bilgisi, abonelik kayıtları, oturum saatleri ve mali hareketlerle birlikte değerlendirilir.

Kolluğun kullandığı yapay zekâ analizinin kişiyi şüpheli göstermesi doğrudan delil sayılır mı?

Yapay zekâ sisteminin bir kişiyi yüksek riskli veya muhtemel fail olarak nitelemesi doğrudan suç delili oluşturmaz, en fazla soruşturmayı yönlendiren başlangıç bilgisi veya belirti sayılabilir.

Bilgisayarda arama ve elkoyma sırasında şüpheliye veri kopyası verilmesi zorunlu mudur?

5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi gereğince elkoyma esnasında sistemdeki tüm verilerin yedeklemesi yapılır ve bu yedekten çıkarılan bir kopya şüpheliye veya vekiline verilerek tutanakla imza altına alınır.

Hangi ceza sınırındaki suçlarda tutuklama yasağı uygulanır?

Yalnızca adlî para cezası öngörülen fiiller ile vücut bütünlüğüne yönelik kasti suçlar hariç tutulmak üzere, hapis cezasının kanuni üst sınırı iki yılı aşmayan suç tiplerinde tutuklama tedbiri uygulanamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu