Yapay Zekâ ile Ses Klonlama Teknolojisi ve Dolandırıcılık Suçu
Yapay zekâ algoritmalarının bir bireye ait ses kayıtlarını çözümleyerek kişinin konuşma tınısını, nefes aralıklarını, ritmini ve ses tonunu dijital ortamda yeniden üretmesi ses klonlama olarak tanımlanır. Bu biyometrik sentezleme yöntemiyle hedeflenen kişinin gerçek sesinden güçlükle ayırt edilebilen sahte ses kayıtları veya eşzamanlı konuşmalar oluşturulabilmektedir. Üretilen bu sentetik sesler, mağdurların güvenini kötüye kullanarak haksız menfaat temin etme amacıyla kullanıldığında ceza hukuku anlamında suç teşkil eder.
Sentezlenen ses verileriyle muhatabın aldatılması durumunda temel dolandırıcılık suçu vücut bulur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 157 kapsamında, sergilenen hileli hareketlerle bir kişinin yanıltılması ve bu aldatma sonucunda mağdurun veya bir başkasının malvarlığı aleyhine, failin kendisi veya üçüncü bir kişi lehine yarar sağlaması yaptırıma bağlanmıştır. Bu fiili gerçekleştiren kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmedilmektedir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye
bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.
Nitelikli dolandırıcılık
Bilişim Sistemlerinin Araç Kılınması ve Ağırlaştırıcı Sebepler
Yapay zekâ destekli ses taklidi eylemlerinde bilişim sistemlerinin, bankaların ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanılması veya failin kendisini kamu görevlisi ya da finans kuruluşu çalışanı olarak tanıtması halinde eylem nitelikli dolandırıcılık vasfı kazanır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 158/1 son cümlesi uyarınca, bu sayılan nitelikli hallerin varlığında hükmedilecek hapis cezasının alt sınırı dört yıldan az olamazken, adli para cezasının alt sınırı da suç neticesinde elde edilen maddi menfaatin en az iki katı tutarında belirlenir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal
Dolandırıcılık eyleminin birden fazla fail tarafından organize biçimde yürütülmesi yaptırımın daha da ağırlaşmasına yol açar. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 158/3 uyarınca, söz konusu dolandırıcılık suçlarının üç veya daha fazla kişi tarafından el ve işbirliği içinde icra edilmesi durumunda belirlenen ceza yarı oranında artırılmaktadır. Fiilin suç işlemek maksadıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde yürütülmesi durumunda ise verilecek ceza bir kat artırılarak uygulanır.
Failin tek bir suç işleme kastı doğrultusunda hareket ederek değişik tarihlerde aynı kişiyi sahte ses kayıtlarıyla birden fazla kez dolandırması halinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 43/1 hükmü gereğince zincirleme suç hükümleri tatbik olunur ve tek bir ceza verilerek bu yaptırım dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Benzer şekilde, failin tek bir aldatıcı fiiliyle aynı anda birden çok kişiyi mağdur etmesi durumunda da 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 43/2 yollamasıyla aynı artırım kuralı uygulanmaktadır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 43Kaynağı aç
zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir
cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.
Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli
şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru
belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.
(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi
durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Kasten öldürme, kasten yaralama,
işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.[5]
Fikri içtima
Kişisel Verilerin İhlali, Bilişim Suçları ve Şantaj
Klonlama modellerini beslemek ve eğitmek amacıyla kişilerin ses verilerinin rızaları hilafına toplanması ve arşivlenmesi kişisel verilerin korunması rejimine aykırılık teşkil eder. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 135/1 hükmünce, hukuka aykırı biçimde kişisel verileri kaydeden faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Kaydedilen bu biyometrik ses verilerinin yetkisiz biçimde başka kişilere aktarılması, dağıtılması ya da gayrikanuni yollarla temin edilmesi halinde ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 136/1 uyarınca iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası tatbik edilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 135Kaynağı aç
kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.[60]
(2) Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine,
ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına,
sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda
birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.[61]
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 136Kaynağı aç
başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.[62]
(2) (Ek:17/10/2019-7188/17 md.) Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi
Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan
beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır.
Nitelikli haller
Yapay zekâ ile taklit edilecek hedef ses örneklerinin elde edilmesi aşamasında kişilerin akıllı telefon, bilgisayar veya dijital hesaplarına yetkisiz erişim sağlanması bilişim suçlarını oluşturur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 243/1 gereğince, bir bilişim sisteminin bütününe veya belirli bir bölümüne hukuka aykırı şekilde giren ya da sistemde yetkisiz şekilde kalmayı sürdüren fail hakkında bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına karar verilebilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 107Kaynağı aç
bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı
veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar
sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14
md.) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref
veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat
edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya
hükmolunur.
Cebir
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 243Kaynağı aç
hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar
hapis veya adlî para cezası verilir.[100]
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen
sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.
(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse,
altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.) Bir bilişim sisteminin kendi
içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme
girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
Taklit edilen ses kayıtlarının muhataptan haksız yarar koparmak üzere şantaj aracına dönüştürülmesi durumunda çok yönlü ceza sorumluluğu gündeme gelir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 107/1 uyarınca, yasal bir hakkı veya görevi yerine getireceğinden yahut getirmeyeceğinden bahisle kişiyi haksız çıkar sağlamaya zorlayan faile bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezası verilir. Kanunun 107/2 maddesi gereğince de haksız bir yarar temin etmek maksadıyla mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek durumların açıklanacağı veya isnat edileceği yönünde tehditte bulunulması halinde aynı cezai müeyyide uygulanır.
Yargılamada Delil Niteliği ve Adli Bilişim İncelemesi
Uyuşmazlıkların çözümünde ses ve dijital veri kayıtları ispat aracı olarak önem taşır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 199 gereğince vakıaları ispata elverişli her türlü ses kaydı ve elektronik veri belge niteliğindedir. Mahkemeye sunulan bir ses kaydının yapay zekâ yazılımlarıyla oluşturulduğu veya üzerinde tahrifat yapıldığı yönünde itiraz ileri sürüldüğünde, ses dalgalarının bütünlüğünün, tını frekanslarının ve montaj izlerinin tespiti amacıyla uzman bilirkişiler eliyle adli bilişim incelemesi gerçekleştirilmesi gerekir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 199Kaynağı aç
elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü
veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi
taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.
Senetle
ispat zorunluluğu
Ceza yargılamasında hükme esas alınacak delillerin kanuni usullere uygun toplanması zorunludur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 206/2 uyarınca, kanuna aykırı yollarla elde edilmiş deliller, olayın karara bağlanmasına etkisi bulunmayan vakıalar ve yalnızca süreci uzatmayı hedefleyen talepler mahkemece reddedilir. Bununla birlikte, bir bireyin anlık olarak uğradığı haksız eylemi, tehdidi veya hakareti başka türlü ispatlama olanağı bulunmadığı hallerde, önceden kurgulanmamış ani ses kayıtları somut olayın özelliklerine göre yargı kararlarında hukuka uygun delil kabul edilebilmektedir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 206Kaynağı aç
delillerin ortaya konulmasına başlanır. (Ek cümleler: 25/5/2005 – 5353/29
md.) Ancak, sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle
sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz.
Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir.
(2) Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde
reddolunur:
a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse.
b) Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa.
c) İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa.
(3) Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza
gösterirlerse, tanığın dinlenmesinden veya başka herhangi bir delilin ortaya
konulmasından vazgeçilebilir.
(4) (Mülga: 25/5/2005 – 5353/29 md.)
Delil ve olayın geç bildirilmesi
Hukuki Sorumluluk: Bankalar, GSM Operatörleri ve Kurum İçi İhlaller
Telekomünikasyon altyapısındaki güvenlik zaafları yapay zekâ dolandırıcılığında sıklıkla araç kılınmaktadır. Kötü niyetli kişilerin GSM altyapısını suistimal ederek SIM kart kopyalama, sahte hat çıkarma veya arayan kimliğini taklit etme yöntemleriyle mağdurlara ulaştığı görülmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 kapsamında, kusurlu ve hukuka aykırı fiille başkasına zarar veren fail bu zararı tazminle yükümlüdür. Kendi sistem güvenliğini ve hat tahsis denetimlerini sağlamakta ihmali bulunan iletişim operatörlerine karşı da haksız fiil sorumluluğu temelinde tazminat davası açılabilmesi mümkündür.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar
verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir
fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
II. Zararın ve kusurun
ispatı
Finansal transfer süreçlerinde ses biyometrisi doğrulaması kullanan bankaların da gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmesi şarttır. Müşterinin mutat işlem sınırlarını aşan veya olağandışı nitelik taşıyan para transferlerinde çift aşamalı ek güvenlik adımlarını devreye sokmaksızın sırf taklit edilmiş ses talimatına dayanarak işlem onayı veren bankalar, kusurlu sorumluluk prensibi doğrultusunda doğan maddi zararlardan sorumlu tutulabilir.
Şirket yöneticilerinin seslerinin taklit edilmesi suretiyle gerçekleştirilen üst düzey yetkili dolandırıcılığı vakalarında ise şirket içi uyum mekanizmaları belirleyicidir. Finansal işlemlerde çift imza kuralını, yetki tavanlarını ve teyit protokollerini göz ardı ederek talimatı sorgulamadan yerine getiren şirket çalışanının ağır kusurlu veya ihmalkâr davrandığının saptanması halinde, iş ilişkisinin feshi ve çalışana rücu davaları gündeme gelebilmektedir.
Yapay zekâ ile ses taklidi yapılarak para talep edilmesi hangi suça girer?
Bu eylem 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 157 kapsamındaki dolandırıcılık suçunu oluşturur. Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması ya da failin kendisini kamu görevlisi veya banka personeli olarak tanıtması halinde ise TCK m. 158/1 gereği hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası ise menfaatin iki katından az olamaz.
Bir kimsenin ses verisini yapay zekâ için izinsiz kaydetmek suç mudur?
Evet, kişilerin ses verilerinin rızasız kaydedilmesi 5237 sayılı TCK m. 135/1 gereğince bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası gerektirir. Bu verilerin yetkisiz kişilere verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi halinde ise TCK m. 136/1 uyarınca iki yıldan dört yıla kadar hapis yaptırımı tatbik edilir.
Yapay zekâ ile taklit edilen ses kayıtları mahkemede nasıl ispatlanır?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 199 gereği elektronik ve ses verileri belge niteliğindedir. Mahkemeye sunulan ses kaydının yapay zekâ ile manipüle edildiği yönünde itiraz bulunması halinde, kaydın doğruluğu ve bütünlüğü adli bilişim incelemesi yapılarak teknik raporla aydınlatılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

