Sahte Gübre Satışı ve Suç Duyurusu Süreci

by Avukat Erdal Ersoy
Sahte Gübre Satışı ve Suç Duyurusu Süreci

Sahte Gübre Satışının Dolandırıcılık Kapsamındaki Yeri

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesi uyarınca hileli eylemlerle bir kişinin aldatılması, bu aldatma sonucunda mağdurun veya bir başkasının zarara uğratılması ve failin kendisine veya üçüncü bir kişiye menfaat sağlaması temel dolandırıcılık suçunu oluşturur. İlgili kanun maddesinde bu fiili gerçekleştiren kimse hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis ile beş bin güne kadar adlî para cezası öngörülmektedir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya
başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye
bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.
Nitelikli dolandırıcılık

Gübre Satışı ve Dağıtımında İdari Zorunluluklar

Tarımda Kullanılan Kimyevi Gübrelere Dair Yönetmelik ile Gübrelerin Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği çerçevesinde her bir gübre ürünü adına tescil belgesi temin edilmesi ve satıcılar yönünden de lisans belgesi alınması aranmaktadır. Ürünlerin yasal besin içeriğini taşıması, ambalaj ile etiket unsurlarının ise bakanlıkça belirlenen standartlara uygunluğu düzenlenmiştir.

Nitelikli Dolandırıcılık ve Cezayı Artıran Nedenler

Fiilin kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, siyasi partiler, vakıf ya da dernek tüzel kişiliklerinin vasıta kılınması yoluyla işlenmesi hâlinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca nitelikli dolandırıcılık hükümleri tatbik edilir. TCK m. 158/1 kapsamındaki nitelikli hallerde faile verilecek hapis cezasının alt sınırı üç yıl, üst sınırı ise on yıl olarak düzenlenmiş olup beş bin güne kadar da adlî para cezası hükmolunur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Eylemin suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirilmesi durumunda ise ceza bir kat artırılarak uygulanır.

Resmi Belgede Sahtecilik Suçunun Düzenlenişi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinin birinci fıkrasına göre sahte bir resmi belgenin düzenlenmesi, asıl nitelikteki bir resmi belgenin aldatma kabiliyetini haiz olacak biçimde değiştirilmesi veya sahteliği bilinen resmi belgenin kullanılması durumunda fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 204Kaynağı aç
Madde 204- (1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek
bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi
belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak
düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren,
gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu
görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar
geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında
artırılır.
Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek

Çevrenin Taksirle Kirletilmesi Suçu ve Yaptırımları

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 182. maddesinin birinci fıkrası uyarınca atık veya artıkların çevreye zarar meydana getirecek biçimde toprağa, suya veya havaya taksirle verilmesine sebebiyet verilmesi adlî para cezasını gerektirir. Söz konusu maddelerin anılan ortamlarda kalıcı bir tesir bırakması durumunda iki aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 182Kaynağı aç
Madde 182- (1) Çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkların
toprağa, suya veya havaya verilmesine taksirle neden olan kişi, adlî para
cezası ile cezalandırılır. Bu atık veya artıkların, toprakta, suda veya havada
kalıcı etki bırakması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(2) İnsan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya
çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal
özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan atık veya
artıkların toprağa, suya veya havaya taksirle verilmesine neden olan kişi, bir
yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Gürültüye neden olma

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 182. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca maddede niteliği gösterilen atık ya da artıkların taksirle toprağa, suya veya havaya verilmesine neden olunması hâlinde fail bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası yaptırımıyla karşılaşır.

Soruşturma Usulü ve Uzlaştırma Hükümleri

Dolandırıcılık suçunun soruşturulması kural olarak mağdurun şikâyetine tabi kılınmamış olup başsavcılıklar re'sen soruşturma yürütme yetkisine sahiptir; nitelikli dolandırıcılık suçları ise uzlaştırma kurumu kapsamında kabul edilmemektedir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 8 numaralı alt bendi gereği Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesindeki dolandırıcılık fiili uzlaştırma usulüne tabidir. Bununla birlikte aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca uzlaştırma kapsamındaki bir suçun bu nitelikte bulunmayan diğer bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi kural olarak uzlaşmayı engellemekle beraber, diğer suçun önödeme kapsamında olması hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri tatbik olunur.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 253Kaynağı aç
Madde 253 – (Değişik: 6/12/2006-5560/24 md.)
(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek
veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer
alan;[102]
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Tehdit
(madde 106, birinci fıkra),
4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
5. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
(madde 117, birinci fıkra; madde 119, birinci fıkra (c) bendi),
6. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Hırsızlık
(madde 141),
7. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç, madde 155),[103]
8. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Dolandırıcılık
(madde 157),
9. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Suç eşyasının satın
alınması veya kabul edilmesi (madde 165),
10. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
11. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi
veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239),
suçları.
c) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Mağdurun
veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla,
suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis
veya adli para cezasını gerektiren suçlar.
(2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak
üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna
gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel
dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret
suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. (Ek
cümle: 26/6/2009 – 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu
kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması
hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (Ek cümle:24/12/2025-7571/24 md.)
Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına
giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma
kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.[104][105][106][107]
(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya
tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli
şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro
tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan
zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar
görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat
veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören,
kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararını
bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır. 106[108]
(5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve
uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.
(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan
adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura,
suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması
halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.
(7) Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet
veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya
suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.
(8) Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi,
soruşturma konusu suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin
uygulanmasına engel değildir.
(9) (Mülga: 24/11/2016-6763/34 md.)
(10) Bu Kanunda belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı haller ile reddi
sebepleri, uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak göz önünde
bulundurulur.
(11) Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve
Cumhuriyet savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Uzlaştırma bürosu uzlaştırmacıya, soruşturmanın
gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatır.[109]
(12) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine
verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır.
Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında
yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir.
(13) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma
müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve
vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya
kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi
halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(14) Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle
ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı,
uzlaştırmacıya talimat verebilir.
(15) Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak
kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma
bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını
da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. (Ek
cümle: 24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırma bürosu
soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına
gönderir.
(16) Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya
suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin
düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan
edebilirler.
(17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine
dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi
mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.
(18) Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna
gidilemez.
(19) Uzlaşma sonucunda şüphelinin
edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı
kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside
bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar
aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı
verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının
ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde,
171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. (…)[110] Uzlaşmanın sağlanması
halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan
zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış
olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi
halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden
sayılır.[111]
(20) Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir
soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz.
(21) Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar
görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren,
uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu
düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği
tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez.
(22) (Değişik birinci cümle:
24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırmacıya Adalet
Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre ücret ödenir. Uzlaştırmacı
ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri, yargılama giderlerinden sayılır.
Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından
karşılanır.
(23) Uzlaşma sonucunda verilecek kararlarla ilgili olarak bu Kanunda
öngörülen kanun yollarına başvurulabilir.
(24) (Değişik: 24/11/2016-6763/34 md.) Her Cumhuriyet başsavcılığı
bünyesinde uzlaştırma bürosu kurulur ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı ile
personel görevlendirilir. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer
aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden
görevlendirilir. Uzlaştırmacı, hazırladığı raporu, tutanakları ve varsa yazılı
anlaşmayı büroya gönderir. Uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyaları,
uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılır.[112]
(25) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.)Uzlaştırmacıların nitelikleri,
eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum
ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili,
uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet
başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve
esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve
raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve
esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
Mahkeme tarafından uzlaştırma

Soruşturmada uzlaşma teklifinin iletilmesi ya da bu teklife onay verilmesi delillerin tespit ve toplanması ile adli koruma tedbirlerine başvurulmasına halel getirmez. Muhatabına tebliğ olunan uzlaşma önerisine yedi günlük süre içerisinde olumlu ya da olumsuz bir bildirimde bulunulmaması teklifin reddedildiği sonucunu doğurur.

Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır. Bu süre uzlaştırma bürosunca her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatılabilir. Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar soruşturma, kovuşturma veya hiçbir davada delil olarak kullanılamaz.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin on dokuzuncu fıkrası uyarınca tarafların uzlaşması durumunda, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar saklı tutulmak kaydıyla fiile ilişkin tazminat davası ikame edilemez ve görülmekte olan davalardan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin uzlaşmada üstlendiği edimi ifa etmemesi durumunda tanzim edilen rapor veya uzlaşma belgesi ilam niteliğindeki belgelerden kabul edilir.

Dolandırıcılık suçunda şikâyetten vazgeçilirse soruşturma durur mu?

Hayır, dolandırıcılık suçu şikâyete bağlı olmadığından şikâyetçi olunmasa veya vazgeçilse dahi cumhuriyet başsavcılığı soruşturmayı doğrudan yürütür.

Nitelikli dolandırıcılık suçunda uzlaşma hükümleri uygulanır mı?

Nitelikli dolandırıcılık fiilleri mevzuatta uzlaştırma kapsamı dışında bırakılmıştır.

Resmi belgede sahtecilik suçunun cezası nedir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, aldatacak şekilde değiştiren veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Taksirle çevreyi kirletme suçunda ceza nasıl belirlenir?

5237 sayılı Kanun'un 182. maddesi gereğince atık veya artıkların çevreye zarar verecek şekilde toprağa, suya veya havaya taksirle verilmesi adlî para cezasını; bu maddelerin kalıcı etki bırakması iki aydan bir yıla kadar hapis cezasını gerektirir; kanunun ikinci fıkrasında belirtilen nitelikteki fiillerde ise bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası tayin edilir.

Uzlaşma teklifine cevap verme süresi ne kadardır?

Kendisine uzlaşma teklif edilen taraf yedi gün içinde kararını bildirmediği takdirde uzlaşma teklifini reddetmiş sayılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu