Uyuşturucu Kullanılmasını Kolaylaştırma ve Özendirme Suçu

by Avukat Erdal Ersoy
Uyuşturucu Kullanılmasını Kolaylaştırma ve Özendirme Suçu

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 190. maddesinde düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu; uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak amacıyla özel yer, donanım veya malzeme sağlanması, kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alınması ya da kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi verilmesi fiilleriyle işlenir. Kanun, bu hareketleri gerçekleştiren kişiler hakkında beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası öngörmüştür. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendirmek veya bu nitelikte yayın yapmak bağımsız bir suç olarak düzenlenmiştir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 190Kaynağı aç
Madde 190- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını
kolaylaştırmak için;
a) Özel yer, donanım veya malzeme sağlayan,
b) Kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alan,
c) Kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi veren,
Kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır.[84]
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren veya bu
nitelikte yayın yapan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden
onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.84 [85]
(3) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager,
veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı,
sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi
tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.85
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek
veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak[86]

Uyuşturucu Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçunun Unsurları ve Cezası

Türk Ceza Kanunu'nun 190. maddesinin birinci fıkrasına göre; uyuşturucu veya uyarıcı maddenin tüketimini kolaylaştırmak maksadıyla özel mekân, donanım ya da malzeme temin eden, madde kullananların yakalanmasını güçleştirecek tedbirler alan yahut kullanma usulleri hakkında başkalarını bilgilendiren failler hakkında beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2013/2680 Esas ve 2018/9869 Karar sayılı ilamında; sanığın kiralayarak ikamet ettiği konutta diğer kişilere uyuşturucu madde içmeleri amacıyla hazırladığı düzenekle kullanım imkânı sunması, Türk Ceza Kanunu'nun 190. maddesi kapsamındaki uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu kapsamında değerlendirilmiştir.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2013/2680, K. 2018/9869Kaynağı aç
10. Ceza Dairesi         2013/2680 E.  ,  2018/9869 K.
"İçtihat Metni"
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : a- Sanık … için uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma
b- Sanık … için tehdit ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık
Hükümler : a- Sanık … hakkında beraat
b- Sanık … hakkında mahkûmiyet
Dosya incelendi
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A- Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, CMK'nın 231. maddesinin 12. fıkrası gereğince itiraz kanun yoluna tabi olduğundan, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
B- Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik mahkûmiyet kararının incelenmesinde:
Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, olayda kullanıldığı iddia olunan silahın ele geçirilememesi karşısında; olay anında evde bulunan müşteki sanıklar …, … ve …'in aşamalarda çelişkili beyanlarda bulundukları anlaşıldığından, beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenerek hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğunun kararda gösterilmesi ve sonucuna göre, sanığın tehdit sözlerini söylerken elinde silah olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle silahla tehdit suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
C- Sanık … hakkında uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde:
Sanığın kiralayarak oturduğu suça konu evde haklarında tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilen diğer sanıklar … ve …'e uyuşturucu madde içmek için hazırladığı düzenekle uyuşturucu madde kullanmalarına imkan sağlaması nedeniyle üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunu işlediği ve bu suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında atılı suçtan beraat hükmü tesis edilmesi;
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
25.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Buna karşılık, sanığın evine gelen kişiye uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırmak amacıyla özel yer tahsis ettiğine ilişkin mahkûmiyete yeterli ve kesin delil bulunmaması hâlinde ceza verilemez. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2013/11029 Esas ve 2018/2708 Karar sayılı kararında, eve gelen diğer kişinin madde kullanmasını kolaylaştıracak özel yer tahsisine dair kesin delil bulunmadığı durumlarda mahkûmiyet yerine beraat kararı verilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2013/11029, K. 2018/2708Kaynağı aç
10. Ceza Dairesi         2013/11029 E.  ,  2018/2708 K.
"İçtihat Metni"
Mahkeme : …. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Olay günü sanıkların evine gelen ve hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilen diğer sanık …’e uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırmak için özel yer tahsis ettiğine ilişkin mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıklar hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık … müdafiinin ve sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, 19/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kolaylaştırma Suçunu Oluşturmayan Hâller ve Suç Vasfı

Uyuşturucu maddenin başkalarıyla birlikte tüketildiği her olay kolaylaştırma suçunu meydana getirmez. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/3336 Esas ve 2018/1747 Karar sayılı ilamına göre, aralarında toplanan para ile satın alınan uyuşturucu maddenin seyir halindeki araçta birlikte içilmesi eylemi bir bütün olarak kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturur. Kararda, bu fiilin özel yer, donanım veya malzeme sağlama niteliğinde sayılamayacağı ve kolaylaştırma kastının bulunmadığı tespit edilmiştir.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2017/3336, K. 2018/1747Kaynağı aç
20. Ceza Dairesi         2017/3336 E.  ,  2018/1747 K.
"İçtihat Metni"
Mahkeme : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 1-Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
2-Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma
Hüküm : 1-Tedavi ve Denetimli serbestlik tedbiri
2-Mahkûmiyet
2-Cumhuriyet Savcısı(Sanık lehine)
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1-Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olarak verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına yönelik kanun yolu talebinin incelenmesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.03.2012 tarihli ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, bu suçla ilgili olarak dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE
2-Sanık hakkında uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
1-Dosya kapsamından, olay tarihinde haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayırma kararı verilen temyiz dışı sanıklar … ile birlikte, uyuşturucu madde kullanmaya karar vererek; aralarında toplamış oldukları para ile sanık aracılığıyla satın aldıkları uyuşturucu maddeyi seyir halinde iken araçta birlikte içtikten sonra, ihbar üzerine; kolluk görevlilerince 12 gram esrar maddesinin ele geçirildiği olayda; sanığın eyleminin bir bütün olarak kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluştuduğu ayrıca, özel yer ve donanım veya malzeme sağlama olarak değerlendirilemeyeceği, sanığın uyuşturucu kullanımını kolaylaştırmaya yönelik kastının olmadığı, atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden bu suçtan yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
2-Hükümden sonra 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3)Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nce alınan tanık numunelerin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 02/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2017/357 Esas ve 2019/3196 Karar sayılı ilamında; sanığın kullanmak amacıyla bulundurduğu uyuşturucu maddeyi önceden olay yerinde bulunan ve kova tabir edilen düzenekle başkalarıyla birlikte tüketmesi eyleminde, özel yer, donanım veya malzeme sağlamanın söz konusu olmadığı ve olay yerinde başkaca madde ele geçmediği gözetilerek uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan beraat verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2017/357, K. 2019/3196Kaynağı aç
10. Ceza Dairesi         2017/357 E.  ,  2019/3196 K.
"İçtihat Metni"
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : 1- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
2- Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm ve Karar : 1- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı
2- Değişen suç vasfına göre uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde ve itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
B) Uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Sanığın savunması, olay ve yakalama tutanağı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan haklarındaki soruşturma evrakı tefrik edilen … ve …’nin anlatımları karşısında, sanığın uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırmak için özel yer, donanım ve malzeme sağlamasının söz konusu olmadığı, sanığın kastının kullanmak amacıyla bulundurduğu uyuşturucu maddeyi kova tabir edilen daha önce olay yerinde bulunan düzenekle diğer sanıklarla birlikte kullanmak olduğu, olay yerinden başkaca uyuşturucu maddenin ele geçmediğinin anlaşılması ve aynı olayda kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca hüküm kurulmuş olması karşısında, sanığın uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA,
22.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2013/13007 Esas ve 2014/1359 Karar sayılı ilamında; ikametgâha gelen kişilere uyuşturucu madde verilmesi ve alınan maddelerin evde kullanılmasına rıza gösterilmesinden ibaret eylemin Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu, bu hareketin 190. maddede belirtilen özel yer, donanım ve malzeme sağlama niteliğinde sayılamayacağı ve kolaylaştırma suçunun unsurlarının oluşmadığı kabul edilmiştir.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2013/13007, K. 2014/1359Kaynağı aç
10. Ceza Dairesi         2013/13007 E.  ,  2014/1359 K.
"İçtihat Metni"
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : a) Uyuşturucu madde ticareti yapma
b) Uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma
Hüküm : Her iki suçtan mahkûmiyet
Dosya incelendi:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün incelenmesi:
Sanığın birden fazla kişiye ayrı ayrı uyuşturucu madde verip vermediği saptandıktan sonra, sanık hakkında zincirleme suçla ilgili TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile eleştiri dışında yaptırımların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
B) Uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan kurulan hükmün incelenmesi:
Olay günü evine gelen ve haklarında “ kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanan kişilere uyuşturucu madde vermek ve onların aldıkları uyuşturucu maddeleri evinde kullanmalarına rıza göstermekten ibaret eyleminin sadece TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrasında yer alan suçu oluşturduğu, aynı Kanun'un 190. maddesinde belirtilen “ özel yer, donanım ve malzeme sağlama” niteliğinde olmadığı, dolayısıyla sözü edilen maddede tanımlanan “uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma” suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
28.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Uyuşturucu Madde Kullanılmasını Alenen Özendirme Suçu

Türk Ceza Kanunu'nun 190. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında; uyuşturucu yahut uyarıcı madde tüketimini alenen özendiren ya da bu mahiyette yayın yapan kişilere beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezası verilir.

Özendirme fiilinde aleniyet unsuru; uyuşturucu madde kullanımını özendiren söz ve davranışların, belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunmasını ifade eder.

Sosyal paylaşım sitelerindeki paylaşımların özendirici vasfı ve failin kastı somut delillerle ispatlanmalıdır. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/2023 Esas ve 2020/867 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, sosyal medyaya yüklenen fotoğraf içeriklerinin özendirici nitelikte olduğunun kesin olarak belirlenememesi ve sanığın alenen özendirme kastıyla hareket ettiğine dair şüpheden uzak yeterli delil bulunmaması durumunda beraat kararı verilmesi gerekir.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2017/2023, K. 2020/867Kaynağı aç
20. Ceza Dairesi         2017/2023 E.  ,  2020/867 K.
"İçtihat Metni"
Mahkeme : ANTALYA 16. Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : 1- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma 2- Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanılmasını özendirme
Hükümler : 1- Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri (kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden)
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A-) Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kanun yolu taleplerinin incelenmesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20/03/2012 tarihli ve 2011/785 esas ve 2012/101 karar sayılı kararında açıklandığı üzere; "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma" suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tebdiri uygulanmasına" ilişkin kararların, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14/04/2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE,
B-) Sanık hakkında uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanılmasını özendirme suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
İncelenen tüm dosya kapsamına göre; sanığın "facebook" isimli sosyal paylaşım sitesine koyduğu fotoğraf içeriklerinin özendirici nitelikte olduğunu kesin olarak kabul etmek olanaklı olmadığı gibi, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendirme kastı ile hareket ederek sosyal paylaşım sitesinde yer verdiğine dair her türlü şüpheden uzak yeterli delil bulunmadığından unsurları oluşmayan suçtan beraati yerine, mahkumiyetine karar verilmesi;
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 27/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay incelemesine konu somut bir olayda, sanığın mahalleden tanıdığı arkadaşlarının yanında uyuşturucu madde kullanması ve kullanılan maddenin kendisine bir zararı bulunmadığını söylemesi eyleminde teşvik niteliği ve yayın yapma vasfı bulunmadığından suçun unsurlarının oluşmadığı belirtilmiştir.

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin bir kararında; 5898 sayılı Uçucu Maddelerin Zararlarından İnsan Sağlığının Korunmasına Dair Kanun kapsamında ele alınan yapıştırıcı maddenin Türk Ceza Kanunu'nun 190. maddesinin 2. fıkrasındaki uyuşturucu madde kullanılmasını alenen özendirme suçunun konusunu oluşturamayacağı ve eylemin sabit olduğuna ilişkin yeterli delil bulunmadığı vurgulanmıştır.

Mesleki Sıfat Sebebiyle Cezanın Artırılması

Türk Ceza Kanunu'nun 190. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; maddede tanımlanan fiillerin tabip, eczacı, kimyager, veteriner, hemşire, laborant veya sağlık hizmeti sunan diğer görevliler ile kimyacılık ve ecza ticaretiyle uğraşan meslek mensuplarınca işlenmesi durumunda tayin edilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır.

Soruşturma Usulü, Görevli Mahkeme ve Dava Zamanaşımı

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma ve özendirme suçu şikâyete bağlı suçlar arasında yer almaz. Suçun mağduru kamu olduğundan şikâyetten vazgeçme ceza yargılamasını düşürmez; savcılık dava zamanaşımı süresi içinde re'sen soruşturma yürütür. Bu suçlarda yargılama yapma görevi asliye ceza mahkemesine aittir.

Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereğince beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda kamu davası on beş yılın geçmesiyle düşer. Aynı maddenin 4. fıkrasına göre zamanaşımı sürelerinin belirlenmesinde kanundaki cezanın yukarı sınırı dikkate alınır ve seçimlik cezalarda hapis cezası esas alınır. Kanun'un 66. maddesinin 3. fıkrası uyarınca dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de zamanaşımının hesabında gözetilir. Kanun'un 66. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ise eylem tarihinde on iki yaşını doldurmuş olup on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında bu sürelerin yarısının, on beş yaşını doldurmuş olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hakkında ise üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66- (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında
kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda
yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda
onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını
gerektiren suçlarda sekiz yıl,
geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup
da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin
geçmesiyle kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller
itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun
kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları
gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8
md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece
bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı
süresi yeni baştan işlemeye başlar.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs
halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda
kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara
karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından
işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye
başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış
müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların
yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi

Yargılama sürecinde ortaya konulacak deliller bakımından usul kurallarına uygunluk zorunludur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca, kanuna aykırı olarak elde edilen deliller reddolunur.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 206Kaynağı aç
Madde 206 – (1) Sanığın sorguya çekilmesinden sonra
delillerin ortaya konulmasına başlanır. (Ek cümleler: 25/5/2005 – 5353/29
md.) Ancak, sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle
sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz.
Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir.
(2) Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde
reddolunur:
a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse.
b) Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa.
c) İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa.
(3) Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza
gösterirlerse, tanığın dinlenmesinden veya başka herhangi bir delilin ortaya
konulmasından vazgeçilebilir.
(4) (Mülga: 25/5/2005 – 5353/29 md.)
Delil ve olayın geç bildirilmesi

Etkin Pişmanlık Hükümleri

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma ve özendirme suçları bakımından ceza indirimini düzenleyen özel bir etkin pişmanlık hükmü mevzuatta yer almamaktadır. Dolayısıyla bu suç tipi açısından fail hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaz.

Uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırma suçunun cezası nedir?

Uyuşturucu veya uyarıcı madde tüketimini kolaylaştırmak maksadıyla özel yer veya malzeme temin eden, yakalanmayı güçleştirecek tedbir alan veya kullanma yöntemleri öğreten faillere beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezası verilir.

Uyuşturucu madde kullanımını alenen özendirme suçunun cezası ne kadardır?

Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılmasını aleni şekilde teşvik eden yahut bu nitelikte yayın gerçekleştiren kişiler beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Özendirme suçunda aleniyet unsuru ne demektir?

Aleniyet, özendirici söz ve davranışların belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması durumudur.

Uçucu nitelikteki yapıştırıcı maddeler alenen özendirme suçuna konu olur mu?

Yargıtay kararında, 5898 sayılı Kanun kapsamında yer alan belirli bir yapıştırıcı maddenin Türk Ceza Kanunu'nun 190. maddesinin 2. fıkrasındaki uyuşturucu maddeyi alenen özendirme suçunun konusunu oluşturmayacağı ve olayda eylemin sabitliğine dair yeterli delil de bulunmadığı kabul edilmiştir.

Uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırma suçunda etkin pişmanlık uygulanır mı?

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma ve özendirme suçunda ceza indirimini düzenleyen kanuni bir hüküm bulunmadığından etkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz.

Bu suçta şikâyetten vazgeçme davayı düşürür mü?

Suçun mağduru kamu olduğundan şikâyetten vazgeçme bir özellik taşımaz; suç şikâyete bağlı olmayıp 15 yıllık olağan zamanaşımı süresi içinde re'sen soruşturulur ve görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu