Yanlış İlaç Verilmesi ve Doz Hatasında Tazminat Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Yanlış İlaç Verilmesi ve Doz Hatasında Tazminat Davası

Yanlış ilaç verilmesi veya ilaç doz hatası; hastaya verilmesi gereken ilaç yerine başka bir ilacın sunulması, doğru ilacın hatalı dozda veya yanlış yoldan uygulanması, yanlış hastaya verilmesi, uygulama zamanının karıştırılması, alerji ya da ilaç etkileşimlerinin gözetilmemesi, reçete hatası veya eczanece yanlış teslim yapılması hallerini kapsar. Hekim, hemşire, eczacı ve sağlık kuruluşları; ilacın reçete edilmesinden hazırlanmasına, temininden saklanmasına, uygulanmasından klinik takibine ve kayıt altına alınmasına kadar her basamakta dikkat ve özen göstermekle yükümlüdür.

Hekimin İlaç Seçimi ve Bilgilendirme Yükümlülüğü

Hekim; hastanın teşhisine uygun ilacı seçmek, dozu doğru saptamak, kullanım süresi ile şeklini açıklamak ve riskli ilaçlarda gerekli tetkik ve takipleri planlamakla yükümlüdür. Hastanın yaşı, kilosu, gebelik veya emzirme durumu, karaciğer ve böbrek fonksiyonları, bilinen alerjileri, mevcut rahatsızlıkları ve kullandığı diğer ilaçlar dikkate alınmadan reçete yazılması hatalı tedavi iddiasına yol açabilir. Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca, hastaya uygulanacak ilaçların önemli özellikleri hakkında bilgi verilmesi ve hastanın kendi sağlık dosyasını inceleyerek suret alma hakkı bulunmaktadır.

Beklenmeyen Yan Etkiler ve Tazminat Sorumluluğu

Tıbbi kurallara uygun biçimde seçilmiş ve doğru dozda tatbik edilmiş bir ilacın hastada beklenmeyen yan etkilere yol açması her zaman tazminat sorumluluğu doğurmaz. Bu tür durumlarda yan etkinin öngörülebilirliği, riskin yönetimi, hastanın aydınlatılması ve ortaya çıkan klinik tabloya zamanında tıbbi müdahale yapılıp yapılmadığı ayrıca değerlendirilir.

Hemşire ve Sağlık Personelinin Uygulama Kuralları

Hemşire ve diğer sağlık personeli; ilacı doğru hastaya, doğru dozda, doğru zamanda, doğru yoldan ve doğru yöntemle uygulamakla ödevlidir. Uygulama öncesinde hasta kimlik bilekliği, dosya bilgileri, tedavi tabelası, ilaç etiketi, doz, saat ve veriliş yolunun karşılaştırılması temel kontrol adımları arasındadır. Hasta dosyasında alerji bilgisi bulunmasına rağmen bunun gözetilmemesi, sistemsel uyarıların dikkate alınmaması, hekimce alerji geçmişinin sorgulanmaması veya personelin mevcut uyarıları ihmal etmesi sorumluluk doğurabilir.

Yüksek Riskli İlaçlarda Kayıt ve Güvenlik Standartları

İnsülin, kan sulandırıcılar, kemoterapi ilaçları, opioidler ve anestezikler gibi yüksek riskli ilaç gruplarında hastanelerin ve sağlık personelinin dikkat yükümlülüğü artmaktadır. Bu ilaçların kullanımında; ilacın adı, uygulanan dozu, uygulama yolu, infüzyon hızı, ilacı hazırlayan ve uygulayan görevliler, kontrol eden personel, hastanın kimlik bilgileri ve uygulama sonrasındaki izlem kayıt altına alınmalıdır.

Eczacının Reçete Kontrolü ve İlaç Teslim Yükümlülüğü

Eczacı veya eczane çalışanları, reçetede yazılı ilacı doğru okumak, reçete edilen doğru doz ve formu hastaya teslim etmekle yükümlüdür. Eczane personeli ayrıca hastaya ilacın kullanım şekline ilişkin gerekli bilgilendirmeyi yapmalı ve karışıklığa yol açabilecek durumlarda özenli davranmalıdır.

Kamu Hastanelerinde İdareye Başvuru ve Tam Yargı Davası

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesine göre, kamu hastanelerinde meydana gelen zararlara karşı yargı yoluna başvurulmadan önce idari başvuru aşamasının tamamlanması zorunludur. Zarara uğrayan ilgililerin, zarara yol açan eylemi herhangi bir şekilde öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her durumda eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde ilgili idareye müracaat ederek haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerekir. Sunulan istemin idarece tamamen veya kısmen reddi halinde bu ret bildirimini izleyen günden itibaren ya da kuruma yöneltilen başvuruya otuz gün içinde yanıt verilmemesi durumunda bu otuz günlük sürenin dolduğu tarihten itibaren yasal dava açma süresi içinde tam yargı davası açılabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – 1. İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.[9] 2. Görevli olmayan adli (…)[10] yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz. Dilekçeler üzerine ilk inceleme:

Mesleki Sorumluluk Kurulu ve Tazminatın Rücusu

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 18. maddesi uyarınca, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesindeki soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere; kamu veya özel sağlık kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim, diş hekimi ve diğer sağlık meslek mensuplarının muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi uygulamaları sebebiyle yürütülen ceza soruşturmalarında 4483 sayılı Kanun hükümleri tatbik edilir ve soruşturma izni Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. Bu Kurulun kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.

3359 sayılı SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU m. ek 18Kaynağı aç
Ek Madde 18- (Ek:12/5/2022-7406/14 md.) Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar hakkında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Soruşturma izni, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu, özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensupları bakımından il sağlık müdürlüklerinde görevli başkan veya yardımcılarını da ön inceleme yapmak üzere görevlendirebilir. Soruşturma izni verilmesine ilişkin 4483 sayılı Kanunun 7 nci maddesindeki süreler, iki kat olarak uygulanır. Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı ilgilisine rücu edilip edilmeyeceğine ve rücu miktarına, ilgilinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanıp kullanmadığı ve kusur durumu gözetilerek Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından bir yıl içinde karar verilir. (Ek cümle:21/2/2024-7496/21 md.) Devlet üniversitelerinde görev yapanlar bakımından, ilgili üniversite tarafından Mesleki Sorumluluk Kurulu kararı ve varsa ilgili hakkında görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullandığına dair kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı dikkate alınarak altı ay içinde nihai karar verilir. (Ek fıkra:21/2/2024-7496/21 md.) İdare, kesinleşen mahkeme kararında hüküm altına alınan tazminatı ödedikten sonra hukuken sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle tazminatın ödenmesine sebep olan ve zorunlu meslekî malî sorumluluk sigortası bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile devlet üniversitelerinde görev yapan sağlık meslek mensuplarının yerine geçer. Bu sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle her türlü kusuru ve görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek verdikleri zararlardan dolayı idare tarafından ödenen avukatlık vekâlet ücreti ve yargılama masrafları dâhil tazminat sağlık meslek mensubunun kusuru oranında ve sigorta teminatı dâhilinde tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu malî sorumluluk sigortası yaptırdığı sigorta şirketinden talep edilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu, Sağlık Bakanı tarafından belirlenen;[15] a) Bakan yardımcısı, b) Sağlık Hizmetleri, Kamu Hastaneleri, Hukuk Hizmetleri, Yönetim Hizmetleri genel müdürleri veya yardımcıları, c) Profesör veya doçent unvanlı biri dâhilî, diğeri cerrahi branştan iki hekim, olmak üzere yedi üyeden oluşur. Mesleki Sorumluluk Kurulunun başkanı Bakan yardımcısıdır. (c) bendi uyarınca belirlenen üyelerin görev süresi iki yıldır. Mesleki Sorumluluk Kurulu, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve üye tam sayısının salt çoğunluğuyla karar alır. Oylamalarda çekimser oy kullanılamaz. Sağlık Bakanı gelen işin niteliği ve sayısına göre, başka bir Bakan yardımcısının başkanlığında dördüncü fıkrada gösterilenlerden, yeni kurullar oluşturabilir.[16] Mesleki Sorumluluk Kurulu üyeleri, ikinci fıkra kapsamında verdikleri kararlar sebebiyle görevinin gereklerine aykırı hareket ettiklerinin kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararıyla tespit edilmesi dışında mali ve idari yönden sorumlu tutulamaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. Bilgi toplama, işleme ve paylaşma yetkisi

Kamu kurumları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan personelin tıbbi işlemleri nedeniyle idare tarafından ödenen tazminatın rücu edilip edilmeyeceğine ve miktarına; ilgilinin görevini kötüye kullanıp kullanmadığı ve kusur durumu gözetilerek Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından bir yıl içinde karar verilir. Devlet üniversitelerinde görev yapanlar bakımından nihai karar ilgili üniversite tarafından altı ay içinde tesis edilir. İdare kesinleşen mahkeme kararıyla tazminatı ödedikten sonra personelin yerine geçer; ödenen tazminat kusur oranında ve teminat dahilinde zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortasından talep edilir.

Doğru ilacın beklenmeyen yan etki göstermesi tazminat gerektirir mi?

Tıbben doğru seçilmiş ve uygun dozda uygulanmış bir ilacın beklenmeyen yan etkilere yol açması her zaman tazminat sorumluluğu doğurmaz. Yan etkinin tıbbi olarak öngörülebilirliği, aydınlatma yükümlülüğü ve sonrasında yürütülen takip ve müdahale koşulları ayrıca değerlendirilir.

Kamu hastanesindeki ilaç hatasında idareye başvuru süresi ne kadardır?

2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi gereğince, zarara yol açan eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurulması zorunludur.

İdare ilaç hatası başvurusuna cevap vermezse ne yapılır?

İdareye yapılan tazminat başvurusuna otuz gün içinde bir cevap verilmediği takdirde, bu sürenin sona erdiği tarihten itibaren kanuni dava açma süresi içinde tam yargı davası açılabilir.

Hekimlerin tıbbi uygulamaları için ceza soruşturma iznini hangi makam verir?

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesindeki soruşturma usulüne tabi olanlar hariç tutulmak kaydıyla; kamu veya özel sağlık kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde çalışan sağlık meslek mensuplarının muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin işlemleri hakkındaki soruşturmalarda 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanır ve soruşturma izni Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. Kurul kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu