Yalan Tanıklık Suçu Nedir? Unsurları, Cezası ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Yalan Tanıklık Suçu Nedir? Unsurları, Cezası ve Şartları

Yalan Tanıklık Suçu ve Korunan Hukuki Değer

Yalan tanıklık suçu, bir olay hakkında tanık olarak dinlenen kişinin yetkili merciler önünde gerçeğe aykırı beyanda bulunmasıyla meydana gelir. Bu suç tipiyle korunan hukuki değer, yargı organlarının güvenilirliği ve adaletin doğru şekilde gerçekleşmesidir.

Suçun faili kural olarak tanık sıfatıyla dinlenmiş olan kimsedir. Tanık, uyuşmazlık konusu olay hakkında bilgisi bulunan ve bu bilgiyi yetkili makam önünde açıklayan kişidir. Tanık sıfatına sahip olmayan bir kimsenin gerçeğe aykırı beyanlarda bulunması koşulları varsa diğer suçlar kapsamında değerlendirilse de doğrudan yalan tanıklık suçunu vücuda getirmez.

Yalan Tanıklık ile İftira Suçu Arasındaki Ayrım

Yalan tanıklık suçu ile iftira suçu benzer sonuçlar doğurabilse de failin konumu ve eylemin gerçekleştiği aşama bakımından birbirinden ayrılır. İftira suçu, bir kimsenin işlemediğini bildiği bir fiili yetkili makamlara ihbar veya şikâyet ederek hakkında soruşturma ya da kovuşturma başlatılmasına yol açmasıyla işlenir. Yalan tanıklık suçu ise yürütülen bir süreçte kişinin tanık sıfatıyla dinlendiği esnada gerçeğe aykırı beyan vermesiyle tamamlanır.

Tanıklıktan Çekinme Hakkı Bulunanların Sorumluluğu

Kanunun tanıdığı tanıklıktan çekinme hakkı, kişiye gerçeğe aykırı anlatımda bulunma yetkisi vermez. Tanıklıktan çekinme hakkına sahip bir kişi bu hakkını kullanmayıp beyanda bulunmayı seçtiğinde, aktardığı bilgilerin doğruluğundan sorumludur ve gerçeğe aykırı anlatımları cezai sorumluluk doğurur.

Yalan Tanıklık Suçunun Cezası ve Temel Halleri

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 272/1 uyarınca, hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı tanıklık yapan kimseye dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 272Kaynağı aç
Madde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. (3) Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (4) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi ile ilgili olarak gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. (5) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla; yalan tanıklık yapan kişi, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur. (6) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (…)[105] hükmolunur. (7) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, altıncı fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır. (8) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptırım uygulanmışsa; yalan tanıklıkta bulunan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler

Fiilin mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde işlenmesi durumunda ceza artırılarak bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapılması halinde ise fail hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası uygulanır.

Yalan Tanıklığın Ağırlaştırıcı Nitelikli Halleri

Aleyhine yalan tanıklık yapılan kişi hakkında gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri tatbik edilmişse, isnat edilen fiili işlemediğinden bahisle beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi koşuluyla tayin olunacak ceza yarı oranında artırılır.

Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması durumunda, kişinin yüklenen fiili işlemediğinden dolayı beraat etmesi veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi şartıyla, yalan tanıklık yapan fail ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun dolaylı faili olarak cezalandırılır.

Aleyhine tanıklık edilen kişinin hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptırıma maruz kalması halinde yalan tanıklık yapan kişiye üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir. Yalan tanıklık sebebiyle aleyhine ifade verilen kişinin ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezasına mahkûm olması durumunda ise yalan tanıklıkta bulunan kişi hakkında yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezası hükmedilir; hükmolunan cezanın infazına başlanmış olması halinde bu ceza yarısı kadar artırılır.

Şahsi Cezasızlık ve Cezada İndirim Sebepleri

Türk Ceza Kanunu m. 273 uyarınca, kişinin kendisinin, üstsoyunun, altsoyunun, eşinin veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına yol açabilecek bir konuda yalan tanıklık yapması halinde cezada indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. Aynı kural, tanıklıktan çekinme hakkı bulunmasına karşın bu hak kendisine hatırlatılmadan dinlenen ve gerçeğe aykırı beyanda bulunan kimseler için de geçerlidir. Ancak kanun koyucu, bu şahsi cezasızlık veya indirim imkânının özel hukuk uyuşmazlıklarında yapılan yalan tanıklık hallerinde uygulanamayacağını açıkça düzenlemiştir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 273Kaynağı aç
Madde 273- (1) Kişinin; a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması, b) Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması, Halinde, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü, özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklık hallerinde uygulanmaz. Etkin pişmanlık

Etkin Pişmanlık Hükümleri ve Aşamaları

Türk Ceza Kanunu m. 274 kapsamında yalan tanıklık suçunda etkin pişmanlık kademeli bir yapıya bağlanmıştır. Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar verilmeden veya nihai hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde faile ceza verilmez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 274Kaynağı aç
Madde 274- (1) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar verilmeden veya hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz. (2) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar verildikten sonra ve fakat hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisinden yarısına kadarı indirilebilir. (3) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısından üçte birine kadarı indirilebilir. Yalan yere yemin

Kişi aleyhine bir hak kısıtlaması veya yoksunluğu doğuracak karar tesis edildikten sonra fakat hüküm verilmeden önce gerçeğin açıklanması durumunda verilecek cezanın üçte ikisinden yarısına kadarı indirilebilir. Mahkûmiyet kararı verildikten sonra ancak bu karar kesinleşmeden önce gerçeğin itiraf edilmesi halinde ise cezanın yarısından üçte birine kadarı indirilebilir.

Tanıklıktan çekinme hakkı bulunan kişinin yalan beyanda bulunması suç oluşturur mu?

Evet, çekinme hakkına sahip kişi bu hakkını kullanmayıp ifade vermeyi tercih ettiğinde beyanlarının doğruluğundan sorumlu tutulur ve gerçeğe aykırı anlatımları cezalandırılır.

Yalan tanıklık ile iftira suçu arasındaki temel fark nedir?

İftira suçu suçsuz bir kişinin yetkili mercilere bildirilmesiyle meydana gelirken, yalan tanıklık suçu kişinin tanık sıfatıyla dinlendiği resmi süreçte gerçeğe aykırı anlatımda bulunmasıyla oluşur.

Yalan tanıklıktan dönülmesi halinde ceza tamamen kalkar mı?

Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında herhangi bir hak kısıtlaması niteliğinde karar verilmeden veya nihai hüküm kurulmadan önce gerçeğin söylenmesi halinde cezaya hükmolunmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu