Yalan Tanıklık Suçu ve Cezası

by Avukat Erdal Ersoy
Yalan Tanıklık Suçu ve Cezası

Yalan tanıklık suçu, tanık dinlemeye kanunen yetkili kılınan makamlar önünde gerçeğe aykırı biçimde tanıklık yapılmasıyla meydana gelir. Suçun oluşabilmesi için failin bu fiili kasten işlemesi şart olup yanılma, unutma, algı farklılığı veya ihmal neticesinde ortaya çıkan çelişkili anlatımlar ve tutarsızlıklar tek başına bu suçu oluşturmaz. Soruşturma evresinde tanık dinleme yetkisi Cumhuriyet savcısına aitken kovuşturma aşamasında bu yetki mahkeme, naip hâkim veya istinabe olunan hâkim tarafından kullanılır. Kolluk birimlerince alınan beyanlar ise her durumda tanıklık beyanı kapsamında değerlendirilmez.

Yalan Tanıklık Suçunun Cezası ve Ağırlaştırıcı Nedenler

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 272/1 uyarınca, hukuka aykırı bir fiil sebebiyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı tanıklık yapan kimseye dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Eylemin mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde işlenmesi halinde, TCK m. 272/2 uyarınca fail bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğunda ise ceza iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıdır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 272Kaynağı aç
Madde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir
soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe
aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen
yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya
kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi ile ilgili olarak gözaltına alma
ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yüklenen fiili işlemediğinden
dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
verilmiş olması koşuluyla, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(5) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin gözaltına alınması veya
tutuklanması halinde; yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı
veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla; yalan
tanıklık yapan kişi, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin
hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.
(6) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin ağırlaştırılmış müebbet hapis
veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar
hapis cezasına; (…)[105]
hükmolunur.
(7) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının
infazına başlanmış ise, altıncı fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(8) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında hapis cezası dışında adlî
veya idari bir yaptırım uygulanmışsa; yalan tanıklıkta bulunan kişi, üç yıldan
yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler

Yalan beyana maruz kalan kişi hakkında gözaltı ve tutuklama haricindeki bir koruma tedbirine başvurulmuşsa, isnat edilen eylemi gerçekleştirmediği gerekçesiyle beraat etmesi yahut kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda yalan tanıklık cezası yarı oranında artırılır. Şayet tanıklık nedeniyle şahıs gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa ve isnat olunan fiili işlemediği gerekçesiyle beraat ya da kovuşturmama kararı almışsa, yalan tanıklıkta bulunan kimse Türk Ceza Kanunu kapsamında ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı dolaylı fail sıfatıyla cezai sorumluluk taşır.

Aleyhine tanıklık yapılan şahsın ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûm edilmesi durumunda, yalan tanıklık yapan fail hakkında yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Mahkûm olunan hapis cezasının infazına başlanmış bulunması halinde ise verilecek bu ceza yarısı kadar artırılır. Tanıklık sebebiyle aleyhine beyanda bulunulan kimse hakkında hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptırım uygulanmış olması halinde ise fail üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Şahsi Cezasızlık ve İndirim Nedenleri

5237 sayılı Kanun m. 273/1 gereğince; kişinin kendisinin, üstsoyunun, altsoyunun, eşinin veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan tanıklık yapması ya da tanıklıktan çekinme hakkı bulunmasına karşın bu hak kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı tanıklıkta bulunması hallerinde verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. Ancak bu düzenleme sınırsız olmayıp özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında gerçekleştirilen yalan tanıklık fiillerinde uygulanmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 273Kaynağı aç
Madde 273- (1) Kişinin;
a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve
kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan
tanıklıkta bulunması,
b) Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine
hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması,
Halinde, verilecek cezada indirim
yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü, özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında yapılan
yalan tanıklık hallerinde uygulanmaz.
Etkin pişmanlık

Etkin Pişmanlık Halleri ve Gerçeğin Söylenmesi

5237 sayılı Kanun'un 274. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri, tanığın doğruyu ikrar ettiği yargılama evresine göre farklı sonuçlar bağlamıştır. Beyanın hedefindeki kişi hakkında herhangi bir hak kısıtlaması ya da yoksunluğu doğuran karar tesis edilmeden veya esas hüküm kurulmadan evvel doğru beyanda bulunulursa faile ceza tayin edilmez. Kişi aleyhine bu türden bir hak kısıtlaması kararı verilmesinin ardından fakat hükümden evvel gerçeğin açıklanması durumunda, uygulanacak ceza üçte ikisinden yarısına kadar indirilebilir. Şayet aleyhine tanıklık edilen kişi hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuşsa, bu hüküm kesinleşinceye kadar gerçeğe dönülmesi halinde öngörülen cezada yarısından üçte birine kadar indirim yapılması mümkündür.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 274Kaynağı aç
Madde 274- (1) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir
hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar verilmeden
veya hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
(2) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu
sonuçlayacak nitelikte karar verildikten sonra ve fakat hükümden önce gerçeğin
söylenmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisinden yarısına kadarı
indirilebilir.
(3) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında verilen mahkûmiyet kararı
kesinleşmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısından
üçte birine kadarı indirilebilir.
Yalan yere yemin

Soruşturma Usulü ve Rücu Sorumluluğu

Yalan tanıklık suçu takibi şikâyete bağlı bir suç niteliğinde değildir; Cumhuriyet savcılığı soruşturmayı re'sen yürütür. Bu kapsamda ihbar, dosyadaki tutanaklar, ifadeler arasındaki çelişkiler ve mahkeme gözlemi soruşturma sürecini başlatabilir. Bunun yanı sıra yalan tanıklık nedeniyle gözaltına alınma ve tutuklama uygulanması halinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde Devlet, yalan tanıklıkta bulunan şahsa rücu eder.

Yalan tanıklık suçunda savcılık kendiliğinden harekete geçer mi?

Yalan tanıklık suçu şikayete tabi olmayıp dosyadaki tutanaklar, ihbar, çelişkili ifadeler veya mahkeme gözlemi doğrultusunda Cumhuriyet savcılığı tarafından re'sen soruşturulur.

Hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi cezayı engeller mi?

Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu doğuracak bir karar tesis edilmeden veya hükümden önce gerçeğin söylenmesi durumunda cezaya hükmolunmaz.

Hafıza yanılması veya algı farklılığı yalan tanıklık sayılır mı?

Kastın bulunmadığı, ihmal, unutma, yanılma veya algı farklılığından ileri gelen tutarsız beyanlar tek başına yalan tanıklık suçunu oluşturmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu