Yabancılık unsuru barındıran iş sözleşmelerinde taraflar, aralarındaki iş ilişkisiyle irtibatlı olsun ya da olmasın diledikleri bir ülkenin hukukunu sözleşmeye uygulanacak hukuk olarak kararlaştırabilirler. Bu serbesti, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 27. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiştir. Tarafların seçtiği hukuk düzeni geçerli olmakla birlikte, işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgari koruma saklı tutulur. Taraflarca belirlenen hukukun sağladığı hakların mutad işyeri hukukunun emredici kurallarıyla tanınan asgari koruma düzeyinin altında kalması hâlinde mutad işyeri hukuku tatbik edilir ve seçilen hukuk ile mutad işyeri hukuku arasında bir yararlılık karşılaştırması yapılır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/5618, K. 2020/16557Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/873, K. 2023/424Kaynağı aç
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 27Kaynağı aç
Hukuk Seçiminin Şekli ve Genel İşlem Koşulları Bakımından Geçerliliği
5718 sayılı Kanun kapsamında yabancılık unsurlu iş sözleşmelerinde yapılacak hukuk seçimi için özel bir geçerlilik şekli öngörülmemiştir. Hukuk seçimi yazılı veya sözlü yapılabileceği gibi irade beyanlarının dış dünyaya yansıması bağlamında açık ya da zımni olarak da kararlaştırılabilir. Uygulanacak hukuku seçme imkânı tanınan hâllerde, taraflarca aksine açık bir mutabakat sağlanmadıkça seçilen hukukun kanunlar ihtilafı kuralları değil, maddî hukuk hükümleri uygulanır.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 2Kaynağı aç
İşçinin matbu nitelikte sözleşmeler imzalamış olması, genel işlem koşulları çerçevesinde hukuk seçimine ilişkin klozun geçersizliği sonucunu doğurmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/873, K. 2023/424 sayılı kararında, matbu sözleşmelerde yer alan hukuk seçimi hükmünün geçersiz olduğu yönündeki iddiayı kabul etmemiş ve taraflarca yapılan hukuk seçiminin öncelikle gözetilmesi gerektiğini belirtmiştir. Hukuk seçimi yapılmamış olsaydı dahi 5718 sayılı Kanun uyarınca mutad işyeri hukuku uygulanacağından, yurt dışı iş sözleşmelerinde çalışılan ülke hukukunun uygulanacağının kararlaştırılması dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmez.
İşverenin yurt dışı iş sözleşmelerinde işçiyi çalışılan ülke mevzuatı hakkında bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi, uyuşmazlığa seçilen çalışılan ülke mevzuatının uygulanmasını engellemez. Bilgilendirme yükümlülüğüne dair sözleşme hükümleri, işverenin yabancı ülke mevzuatına uygun hareket etmesini temin etme ve işçinin haklarını koruma amacına yöneliktir.
Mutad İşyeri Kavramı ve Geçici Görevlendirmenin Etkisi
Mutad işyeri, işin zaman ve içerik olarak ağırlıklı biçimde ifa edildiği ve işçinin işini fiilen yürüttüğü yerdir. İşçiye yapılan ücret ödemelerinin yöntemi veya ödemenin yapıldığı para birimi mutad işyerinin tayininde belirleyici rol oynamaz. Türkiye İş Kurumu tarafından hazırlanan standart yurt dışı iş sözleşmelerinde geçen çalışılan ülke ifadesi de milletlerarası özel hukuk anlamında işçinin işini fiilen yaptığı mutad işyerine işaret eder.
İşçinin işini geçici olarak başka bir ülkede yerine getirmesi, örneğin montaj faaliyeti amacıyla yurt dışına görevlendirilmesi durumunda bu yer mutad işyeri sayılmaz. Buna karşılık işçi baştan itibaren yalnızca yabancı bir ülkede çalışmak üzere istihdam edilmişse ya da yurt dışına gönderilen işçinin geri dönme veya işverenin geri alma iradesi ortadan kalkmışsa, işçinin fiilen çalıştığı yabancı yer mutad işyeri vasfını kazanır.
Hukuk Seçimi Yapılmayan Hâllerde Uygulanacak Hukukun Tespiti
Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinde taraflarca uygulanacak hukuk seçilmemişse veya yapılan hukuk seçimi anlaşması geçerli değilse, 5718 sayılı Kanun'un 27. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sözleşmeye işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukuku tatbik edilir. İşin geçici olarak bir başka ülkede görülmesi hâlinde bu yer mutad işyeri kabul edilmez.
İşçinin işini belirli bir ülkede mutad olarak yapmayıp devamlı olarak birden fazla ülkede sürdürmesi durumunda, mutad işyerinin varlığından söz edilemeyeceği için 5718 sayılı Kanun'un 27. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sözleşme, işverenin esas işyerinin yani merkezinin bulunduğu ülke hukukuna tabi olur.
Hâlin bütün şartlarına göre iş sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması durumunda, işin yapıldığı yer hukukunun işin yapıldığı sırada uygulanmak zorunda olan hükümleri hariç olmak üzere, sözleşmeye tarafların belirlediği hukuk, mutad işyeri hukuku veya işverenin esas işyeri hukuku yerine bu hukuk uygulanabilir. 5718 sayılı Kanun'un 27. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen bu imkân işçinin korunmasını hedefler ve hâkime takdir yetkisi verir; mutad işyeri hukukunun hükümleri daha sıkı ilişkili hukuka göre işçinin lehine ise hâkim mutad işyeri hukukunu uygulamakta serbesttir. Bununla birlikte yargı uygulamasında, taraflarca açık bir hukuk seçimi yapılmışsa daha sıkı ilişkili hukuk değerlendirmesi yapılamayacağı ve işçi lehine yorum ilkesinin ancak uygulanacak hukukun açıkça seçilmediği hâllerde işletilebileceği kabul edilmektedir.
Sözleşmesel Alacakların Kapsamı ve Yargı Kararlarında Hukuk Seçiminin Uygulanması
İş sözleşmesinin belirli süreli yapılıp yapılamayacağı, iş sözleşmesinin sona ermesiyle doğan ihbar ve kıdem tazminatları, fazla çalışma, yıllık ücretli izin, işverence yapılan uygulama ve ödemelerin niteliği ile zamanaşımı süreleri 5718 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca tayin edilen hukuka göre değerlendirilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/873, K. 2023/424 sayılı kararında, tarafların yabancı hukuk seçimi yaptığı ve mutad işyerinin de söz konusu yabancı ülke olduğu dönemlere ilişkin olarak işçiyi koruma saikiyle doğrudan Türk hukukunun uygulanmasını isabetli bulmamıştır. Benzer şekilde Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/5618, K. 2020/16557 sayılı kararında, iş sözleşmesinde çalışılan ülke mevzuatının uygulanacağı kararlaştırılan ve tüm çalışma süresini Umman'da geçiren işçinin davasında, hukuk seçimi ve mutad işyeri gereği Umman hukukunun uygulanması, lüzum görülmesi hâlinde yabancı hukuk alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınarak uyuşmazlığın çözülmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Yabancı Hukukun Araştırılması ve Türk Hukukunun İkame Edilmesi
5718 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hâkim, Türk kanunlar ihtilafı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku re'sen uygular. Yabancı hukukun muhtevasının tespitinde tarafların yardımına başvurulabileceği gibi, bu husus özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi de yaptırılabilir. Yetkili yabancı hukukun olaya uygulanacak hükümleri tüm araştırmalara karşın tespit edilemezse uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanır.
Uygulanacak yabancı hukukun kanunlar ihtilafı kurallarının başka bir hukuku yetkili kılması şeklindeki atıf kuralı, yalnızca kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda dikkate alınır. Hukuku tatbik edilecek devlet birden fazla bölgesel birime ve farklı hukuk düzenlerine sahipse uygulanacak bölge hukuku ilgili devletin hukukuna göre, bu yönde belirleyici bir hüküm bulunmuyorsa uyuşmazlıkla en sıkı ilişkili bölge hukukuna göre tespit edilir.
Kamu Düzeni İstisnası ve Doğrudan Uygulanan Kuralların Sınırları
5718 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması durumunda o hüküm tatbik edilmez ve gerekli görülen hâllerde Türk hukuku uygulanır. Kanunlar ihtilafı hukukundaki kamu düzeni anlayışı, iç hukuktaki kamu düzeni anlayışından daha dar ve istisnai niteliktedir. Yetkili yabancı hukukun kıdem, ihbar, yıllık izin veya fazla çalışma gibi konularda Türk hukukundan farklı hükümler getirmesi ya da işçiye Türk hukukuna göre daha az koruma sağlaması tek başına kamu düzeni müdahalesi için yeterli bir sebep teşkil etmez.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
5718 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince, yetkili yabancı hukukun tatbik edildiği uyuşmazlıklarda düzenleme gayesi ve uygulama alanı itibarıyla Türk hukukunun doğrudan uygulanan kurallarının kapsamına giren hâllerde doğrudan uygulanan kural uygulanır. Doğrudan uygulanan kurallar, tarafların yararından ziyade devlet teşkilatının sosyal, ekonomik ve politik menfaatlerini korumayı hedefler. İş hukukunda işçiyi koruyan her emredici kural doğrudan uygulanan kural sayılmaz; her kuralın getirilme gayesi ve devlet menfaatleri açısından önemi somut olarak değerlendirilir.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
Doğrudan uygulanan kuralların coğrafi sınırları hedeflemesi ve ülkesellik ilkesi uyarınca, kuralın uygulama alanı belirlenir. Hafta tatili, dinî ve millî bayram günleri ve tatil ücretlerine ilişkin hükümler doğrudan uygulanan kural niteliğinde olmakla birlikte yalnızca kendi coğrafi uygulama alanına giren iş ilişkilerine tatbik olunur. Bu nedenle tamamen yurt dışında yerine getirilen bir iş ilişkisinde Türk hukukundaki asgari ücrete ya da Türkiye'deki dinî ve millî bayramlara ilişkin kurallar uygulama alanı bulmaz.
Milletlerarası Yetki Kuralları
Yabancılık unsuru taşıyan bireysel iş sözleşmesinden veya iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi 5718 sayılı Kanun'un 44. maddesi ile tayin edilmiştir. Düzenlemeye göre işçinin işini mutaden yaptığı işyerinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Ayrıca işçi tarafından işverene karşı açılan davalarda işverenin yerleşim yeri mahkemesinin yanı sıra işçinin yerleşim yeri veya mutad meskeninin bulunduğu Türk mahkemeleri de yetkilidir.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 44Kaynağı aç
Yabancı hukukun seçilmesi işçinin asgari haklarını ortadan kaldırır mı?
İş sözleşmesinde diledikleri hukuku seçebilen tarafların bu seçimi, işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümleriyle korunan asgari seviyenin altına inemez; seçilen hukuk bu korumadan daha geride kalırsa mutad işyeri hukuku uygulanır.
Geçici yurt dışı görevi mutad işyerini değiştirir mi?
Montaj gibi geçici bir görevle yabancı ülkeye gidilmesi orayı mutad işyeri yapmaz; ancak işçi sadece o ülkede çalıştırılmak üzere işe alınmışsa veya geri dönme iradesi kalkmışsa fiilen çalışılan yabancı yer mutad işyeri olur.
Yabancı hukukun daha az koruma sağlaması Türk kamu düzenine aykırı mıdır?
Yetkili yabancı hukukun ihbar, kıdem tazminatı veya tatil alacaklarında Türk hukukundan farklı kurallar getirmesi ya da daha düşük koruma sağlaması tek başına kamu düzeni müdahalesi için yeterli sayılmaz.
Tamamen yurt dışında çalışan işçi Türk asgari ücretini isteyebilir mi?
İşin tamamının yurt dışında ifa edildiği hâllerde ülkesellik ilkesi gereğince Türk hukukundaki doğrudan uygulanan asgari ücret ve resmî tatil hükümleri uygulama alanı bulmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

