Ceza yargılamasında Türkçe bilmeyen sanık veya mağdurun duruşmadaki iddia ve savunmasının esaslı noktaları, mahkemenin atadığı tercüman aracılığıyla çevrilir. Şüpheli veya sanıktan müdafi seçmesi istenir; seçemeyeceğini bildirirse istemi üzerine müdafi görevlendirilir. Tutuklama ise kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni varsa gündeme gelir; işin önemi, beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçülü değilse verilemez.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 202Kaynağı aç
Türkçe bilmiyorsa; mahkeme tarafından atanan tercüman aracılığıyla duruşmadaki
iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar tercüme edilir.
(2) Engelli olan sanığa veya mağdura, duruşmadaki iddia ve savunmaya
ilişkin esaslı noktalar, anlayabilecekleri biçimde anlatılır.
(3) Birinci ve ikinci fıkra hükümleri, soruşturma evresinde dinlenen
şüpheli, mağdur veya tanıklar hakkında da uygulanır. Bu evrede tercüman, hâkim
veya Cumhuriyet savcısı tarafından atanır.[71]
(4) (Ek: 24/1/2013-6411/ 1 md.) Ayrıca sanık;
a) İddianamenin anlatılması,[72]
b) Esas hakkındaki mütalaanın verilmesi,
üzerine sözlü savunmasını, kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan
ettiği başka bir dilde yapabilir. Bu durumda tercüme hizmetleri, beşinci fıkra
uyarınca oluşturulan listeden, sanığın seçeceği tercüman tarafından yerine
getirilir. Bu tercümanın giderleri Devlet Hazinesince karşılanmaz. Bu imkân,
yargılamanın sürüncemede bırakılması amacına yönelik olarak kötüye
kullanılamaz.
(5) (Ek: 24/1/2013-6411/ 1 md.) Tercümanlar, il adlî yargı adalet
komisyonlarınca her yıl düzenlenen listede yer alan kişiler arasından
seçilirler. Cumhuriyet savcıları ve hâkimler yalnız bulundukları il bakımından
oluşturulmuş listelerden değil, diğer illerde oluşturulmuş listelerden de
tercüman seçebilirler. Bu listelerin düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar
yönetmelikle belirlenir.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Duruşmanın
Düzen ve Disiplini
Hâkim veya başkanın yetkisi
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 150Kaynağı aç
(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine
bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda
olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.
(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak
derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi
görevlendirilir.
(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan
dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.
(4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin
görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Müdafi görevini yerine getirmediğinde yapılacak işlem ve müdafilik
görevinden yasaklanma[54]
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 100Kaynağı aç
delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık
hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya
güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.[13]
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini
uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde
bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut
delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama
nedeni var sayılabilir:[14]
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;[15]
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. (Ek:6/12/2019-7196/58 md.)[16]
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80)
3. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
4.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Kasten yaralama (madde 86, fıkra
3, bent b, e ve f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),[17]
5. İşkence (madde 94, 95)
6. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
7. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
8.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık
(madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),
9. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
(iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
11. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
12. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309,
310, 311, 312, 313, 314, 315),
b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin
(3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.
d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda
tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin
dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
g) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.
h) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen
suçlar.
i) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Kadına karşı işlenen kasten yaralama
suçu.
j) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev
yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen
kasten yaralama suçu.
k) (Ek:10/10/2024-7528/35 md.) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı
resmî eğitim kurumlarında yönetici, öğretmen, usta öğretici, yabancı uyruklu
öğrencilerin eğitimine yönelik Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen
projelerde öğretici/öğretmen veya rehber danışman; özel öğretim kurumlarında
yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici olarak görev yapanlar ile
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumları ve özel öğretim
kurumlarında ders ücreti karşılığı ders okutanlara ve diğer kamu kurum ve
kuruluşlarında görev yapan öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya
görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama suçu.
(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını
gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç
olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda
tutuklama kararı verilemez.[18]
Tutuklama kararı
Tercümanın kapsamı ve görevlendirilmesi
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 202. maddesinin birinci fıkrası, sanık veya mağdur meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmiyorsa mahkeme tarafından tercüman atanmasını öngörür. Çeviri, dosyadaki her belgenin eksiksiz metnini değil, duruşmada ileri sürülen iddia ve savunmanın esaslı noktalarını kapsar.
Aynı maddenin ikinci fıkrası, engelli sanık veya mağdur için ayrı bir anlatım yolu düzenler. Duruşmadaki iddia ve savunmanın esaslı noktaları, bu kişilerin anlayabileceği biçimde aktarılır.
Düzenleme yalnız kovuşturma duruşmasına özgü değildir. 202. maddenin üçüncü fıkrası, birinci ve ikinci fıkralardaki kuralların soruşturmada dinlenen şüpheli, mağdur ve tanıklar hakkında da uygulanacağını belirtir. Bu evrede tercümanı hâkim veya Cumhuriyet savcısı atar.
Tercüman, il adli yargı adalet komisyonlarının her yıl hazırladığı listedeki kişiler arasından seçilir. Cumhuriyet savcısı ve hâkim, görev yaptığı ilin listesiyle sınırlı değildir; başka illerde düzenlenen listelerden de seçim yapabilir. Listenin usul ve esasları yönetmeliğe bırakılmıştır.
Türkçe bilmeyen veya engelli olan şüpheli, sanık, mağdur ya da tanık için görevlendirilen tercümanın gideri, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 324. maddesinin beşinci fıkrasına göre yargılama giderleri arasında sayılmaz. Bu gider Devlet Hazinesi tarafından karşılanır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 324Kaynağı aç
avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın
yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve
taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir.
(2) Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği
gösterilir.
(3) Giderlerin miktarı ile iki taraftan birinin diğerine ödemesi gereken
paranın miktarını mahkeme başkanı veya hâkim belirler.
(4) Devlete ait yargılama giderlerine ilişkin kararlar, Harçlar Kanunu
hükümlerine göre; kişisel haklara ilişkin kararlar, 9.6.1932 tarihli ve 2004
sayılı İcra ve İflâs Kanunu hükümlerine göre yerine getirilir. (Ek cümle:
2/7/2012-6352/100 md.) Devlete ait yargılama giderlerinin 21/7/1953 tarihli
ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı
maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin
Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir.
(5) Türkçe bilmeyen ya da engelli olan şüpheli, sanık, mağdur veya tanık
için görevlendirilen tercümanın giderleri, yargılama gideri sayılmaz ve bu
giderler Devlet Hazinesince karşılanır.
Sanığın yükümlülüğü
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 202. maddesinin dördüncü fıkrasına göre sanık, iddianamenin anlatılması veya esas hakkındaki mütalaa üzerine sözlü savunmasını, kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka bir dilde yapabilir. Bu durumda tercüme, beşinci fıkra uyarınca oluşturulan listeden sanığın seçeceği tercüman tarafından yerine getirilir. Bu imkân yargılamayı sürüncemede bırakmak amacıyla kötüye kullanılamaz. Bu tercümanın giderleri Devlet Hazinesince karşılanmaz.
Müdafi seçimi ve görevlendirme
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin birinci fıkrasına göre şüpheli veya sanıktan bir müdafi seçmesi istenir. Kişi müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemesi halinde müdafi görevlendirilir. Bu fıkrada görevlendirme, hem seçememe beyanına hem de isteme bağlıdır.
Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık çocuksa, kendisini savunamayacak derecede malulse ya da sağır ve dilsizse, 150. maddenin ikinci fıkrası uyarınca istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir.
Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar nedeniyle yürütülen soruşturma ve kovuşturmada da ikinci fıkradaki istem aranmaksızın görevlendirme uygulanır. Buradaki ölçü cezanın üst sınırı değil alt sınırıdır.
Tutuklama istenildiğinde şüpheli veya sanık, seçeceği müdafiin ya da baro tarafından görevlendirilecek müdafiin yardımından yararlanır. Bu imkân, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 101. maddesinin üçüncü fıkrasında ayrıca düzenlenmiştir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 101Kaynağı aç
Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma
evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya
re'sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve
adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî
nedenlere yer verilir.
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/97 md.) Tutuklamaya, tutuklamanın
devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;
a) Kuvvetli suç şüphesini,
b) Tutuklama nedenlerinin varlığını,
c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu,
d) (Ek:8/7/2021-7331/14 md.) Adli kontrol uygulamasının yetersiz
kalacağını,
gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir.
Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği
yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir.
(3) Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği
veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır.
(4) Tutuklama kararı verilmezse, şüpheli veya sanık derhâl serbest
bırakılır.
(5) Bu madde ile 100 üncü madde gereğince verilen kararlara itiraz
edilebilir.
Tutuklulukta geçecek süre
Tutuklamanın şartları ve karar mercileri
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesinin birinci fıkrasına göre tutuklama, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ile bir tutuklama nedeninin birlikte bulunması halinde verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması durumunda tutuklama kararı verilemez.
Kaçma, saklanma veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular tutuklama nedeni olabilir. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı girişimine dair kuvvetli şüphe de bu kapsamda değerlendirilebilir.
Yalnız adli para cezasını gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemez. Kasten işlenen ve vücut dokunulmazlığına karşı olan suçlar hariç tutulmak üzere, hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda da tutuklama kararı verilemez.
Soruşturma evresinde tutuklamaya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi karar verir. Kovuşturma evresinde kararı, savcının istemi üzerine veya resen mahkeme verir. İstemde, adli kontrolün yetersiz kalacağını gösteren hukuki ve fiili nedenler belirtilir.
Tutuklama, tutukluluğun devamı veya bu konudaki tahliye isteminin reddi kararında kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenlerinin varlığı, tedbirin ölçülülüğü ve adli kontrolün yetersizliği somut olgularla gerekçelendirilir.
Adli kontrol yükümlülükleri
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesinin birinci fıkrası, bir suç nedeniyle yürütülen soruşturmada 100. maddedeki tutuklama sebepleri varsa şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebileceğini düzenler. Tutuklama yasağının bulunduğu hâllerde de adli kontrol uygulanabilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 109Kaynağı aç
sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100 üncü maddede belirtilen tutuklama
sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol
altına alınmasına karar verilebilir.
(2) Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hallerde de, adlî kontrole ilişkin
hükümler uygulanabilir.
(3) Adlî kontrol, şüphelinin aşağıda gösterilen bir veya birden fazla
yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir:
a) Yurt dışına çıkamamak.
b) Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli
olarak başvurmak.
c) Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde
meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol
tedbirlerine uymak.
d) Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve
gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek.
e) Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol
bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene
tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek.
f) Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir
defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği
üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak.
g) Silâh bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan
silâhları makbuz karşılığında adlî emanete teslim etmek.
h) Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarı ve ödeme
süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere
aynî veya kişisel güvenceye bağlamak.
i) Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adlî kararlar gereğince
ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence
vermek.
j) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Konutunu terk etmemek.
k) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Belirli bir yerleşim bölgesini terk
etmemek.
l) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Belirlenen yer veya bölgelere
gitmemek.
(4) (Ek: 25/5/2005 – 5353/14 md.)[22]
(Mülga: 2/7/2012-6352/98 md.) (Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/15 md.) Maruz
kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu
koşullarında hayatını yalnız idame ettiremediği 13/12/2004 tarihli ve 5275
sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16 ncı maddesinin
üçüncü fıkrası uyarınca tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu
tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin tutuklanması yerine
adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Hakkında mahkûmiyet hükmü
verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna
başvurulmuş olması hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren
ilk derece mahkemesi de adlî kontrol kararı verebilir.
(5) Hâkim veya Cumhuriyet savcısı (d)
bendinde belirtilen yükümlülüğün uygulamasında şüphelinin meslekî uğraşılarında
araç kullanmasına sürekli veya geçici olarak izin verebilir.
(6) Adlî kontrol altında geçen süre,
şahsî hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Bu hüküm,
maddenin üçüncü fıkrasının (e) ve (j) bentlerinde belirtilen hallerde
uygulanmaz. (Ek cümle:8/7/2021-7331/15 md.) Ancak, (j) bendinde
belirtilen konutunu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın
mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.[23]
(7) (Ek: 6/12/2006 – 5560/19 md.) Kanunlarda
öngörülen tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında adlî
kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.[24]
Adlî kontrol kararı ve hükmedecek merciler
Yükümlülükler arasında yurt dışına çıkamamak, hâkimin belirlediği yerlere belirtilen sürelerde düzenli başvurmak, konutu terk etmemek ve belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek bulunur. Bunlar kanunda sayılan yükümlülüklerden bazılarıdır ve yabancı uyruklu kişiye özgü ayrı bir liste oluşturmaz.
Sınır dışı değerlendirmesi ve idari gözetim
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 54. maddesinde sayılan yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır. Sayılanlar arasında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 59. maddesi kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler ile kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı bakımından tehdit oluşturanlar da vardır.
6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 54Kaynağı aç
sınır dışı etme kararı alınır:
a) 5237 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi kapsamında
sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler
b) Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar
amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar
c) Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan
işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar
ç) Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan
yollardan sağlayanlar
d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı
açısından tehdit oluşturanlar
e) Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar
veya vizesi iptal edilenler
f) İkamet izinleri iptal edilenler
g) İkamet izni bulunup da süresinin sona ermesinden itibaren
kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal
edenler
ğ) Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler
h) Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış
hükümlerini ihlal edenler ya da bu hükümleri ihlale teşebbüs edenler[20]
ı) Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı bulunmasına rağmen
Türkiye’ye geldiği tespit edilenler
i) Uluslararası koruma başvurusu
reddedilen, uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez
olarak değerlendirilen, başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş
sayılan, uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden
haklarında verilen son karardan sonra bu Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de
kalma hakkı bulunmayanlar
j) İkamet izni uzatma başvuruları reddedilenlerden, on gün
içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar
k) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/36 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/31 md.) Uluslararası
kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu
değerlendirilenler.
(2) (Değişik:
3/10/2016-KHK-676/36 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/31 md.) Bu maddenin birinci fıkrasının (b),
(d) ve (k) bentleri kapsamında oldukları değerlendirilen uluslararası koruma
başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler hakkında
uluslararası koruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı
alınabilir.
Sınır dışı etme kararı alınmayacaklar
Türk Ceza Kanunu’nun 59. maddesi, işlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm edilen yabancının durumunun İçişleri Bakanlığına bildirilmesini düzenler. Bildirim, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına veya koşullu salıverilmesine karar verildikten sonra ve her hâlde cezanın infazı tamamlandıktan sonra, sınır dışı işlemleri yönünden değerlendirme yapılmak üzere derhâl yapılır. Hüküm bildirim yükümlülüğünü düzenler; bildirimin infazı durdurduğunu veya kendiliğinden sınır dışı kararı oluşturulduğunu göstermez.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 59Kaynağı aç
(1) İşlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm edilen yabancı,
denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına veya koşullu salıverilmesine
karar verildikten ve her halde cezasının infazı tamamlandıktan sonra, durumu,
sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak değerlendirilmek üzere derhal İçişleri
Bakanlığına bildirilir.[17]
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri
54. madde kapsamındaki yabancı kollukça yakalanırsa, hakkında karar verilmek üzere durumu derhâl valiliğe bildirilir. Sınır dışı etme kararı alınması gerektiği değerlendirilirse kararı valilik verir. Değerlendirme ve karar verme süresi 48 saati geçemez.
6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 57Kaynağı aç
kolluk tarafından yakalanmaları hâlinde, haklarında karar verilmek üzere derhâl
valiliğe bildirilir. Bu kişilerden, sınır dışı etme kararı alınması gerektiği
değerlendirilenler hakkında, sınır dışı etme kararı valilik tarafından alınır.
Değerlendirme ve karar süresi kırk sekiz saati geçemez.
(2) (Değişik:6/12/2019-7196/77 md.) Hakkında sınır
dışı etme kararı alınanlardan; kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye
giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan,
kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan
sürede çıkmayan, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit
oluşturanlar hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır ya da 57/A
maddesi uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir. Hakkında
idari gözetim kararı alınan yabancılar, yakalamayı yapan kolluk birimince geri
gönderme merkezlerine kırk sekiz saat içinde götürülür.
(3) Geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim süresi altı
ayı geçemez. Ancak bu süre, sınır dışı etme işlemlerinin yabancının iş birliği
yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle
tamamlanamaması hâlinde, en fazla altı ay daha uzatılabilir.
(4) (Değişik:6/12/2019-7196/77 md.) İdari gözetimin
devamında zaruret olup olmadığı, valilik tarafından her ay düzenli olarak
değerlendirilir. Gerek görüldüğünde, otuz günlük süre beklenmez. İdari
gözetimin devamında zaruret görülmeyen yabancılar için idari gözetim derhâl
sonlandırılır. Bu yabancılara, 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif
yükümlülükler getirilir.
(5) İdari gözetim kararı, idari gözetim süresinin uzatılması
ve her ay düzenli olarak yapılan değerlendirmelerin sonuçları, gerekçesiyle
birlikte yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Aynı
zamanda, idari gözetim altına alınan kişi bir avukat tarafından temsil
edilmiyorsa, kendisi veya yasal temsilcisi kararın sonucu, itiraz usulleri ve
süreleri hakkında bilgilendirilir.
(6) İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya
da avukatı, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir.
Başvuru idari gözetimi durdurmaz. Dilekçenin idareye verilmesi hâlinde, dilekçe
yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır. Sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde
sonuçlandırır. Sulh ceza hâkiminin kararı kesindir. İdari gözetim altına alınan
kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim şartlarının ortadan
kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hâkimine başvurabilir.
(7) İdari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlardan,
avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayanlara, talepleri hâlinde
19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık
hizmeti sağlanır.
(8) (Ek:6/12/2019-7196/77 md.) İdari gözetim altına
alınan yabancıların uyruklarının tespit edilmesi amacıyla elektronik ve
iletişim cihazları incelenebilir. İnceleme sonucunda elde edilen veriler bu
amaç dışında kullanılmaz.
İdari
gözetime alternatif yükümlülükler
Hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden ve fıkrada sayılan diğer hâllerde bulunanlar bakımından valilik idari gözetim kararı alır veya alternatif yükümlülük getirir. Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancı, yakalamayı yapan kolluk birimince geri gönderme merkezine kırk sekiz saat içinde götürülür.
Geri gönderme merkezindeki idari gözetim altı ayı geçemez. Sınır dışı etme işlemleri, yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamazsa süre en fazla altı ay daha uzatılabilir.
İdari gözetimin devamında zaruret bulunup bulunmadığı valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir. Zaruret görülmezse gözetim derhâl sonlandırılır ve alternatif yükümlülükler getirilebilir.
İdari gözetim altına alınan kişi, yasal temsilcisi veya avukatı karara karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Başvuru idari gözetimi durdurmaz. Hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve verdiği karar kesindir.
Yabancı memlekette tebligat
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 25. maddesine göre yabancı memlekette tebligat, o memleketin yetkili makamı aracılığıyla yapılır. Anlaşma veya ilgili ülke kanunları elverişliyse, o yerdeki Türkiye’nin siyasi memuru veya konsolosu tebligat yapılmasını yetkili makamdan ister. Hüküm genel tebligat usulünü düzenler.
7201 sayılı TEBLİGAT KANUNU m. 25Kaynağı aç
25 – Yabancı memlekette tebliğ o memleketin salahiyetli
makamı vasıtasiyle yapılır. Bunun için anlaşma veya o memleket kanunları müsait
ise, o yerdeki Türkiye siyasi memuru veya konsolosu tebligat yapılmasını
salahiyetli makamdan ister.
(Mülga:
19/3/2003-4829/18 md.)
Yabancı
memleketlerde bulunan kimselere tebliğ olunacak evrak, tebligatı çıkaran
merciin bağlı bulunduğu vekalet vasıtasiyle Dışişleri Bakanlığıne, oradan
damemuriyet havzası nazarı itibara alınarak ilgili Türkiye Elçiliğine veya
Konsolosluğuna gönderilir.
(Ek:
6/6/1985 – 3220/8 md.) Şu kadar ki, Dışişleri Bakanlığının aracılığına
lüzum görülmeyen hallerde tebligat evrakı, ilgili Bakanlıkça doğrudan doğruya o
yerdeki Türkiye Büyükelçiliğine veya Başkonsolosluğuna gönderilebilir.
Siyasî temsilcilik
aracılığıyla yabancı ülkedeki Türk vatandaşlarına tebligat:
Sık sorulan sorular
Türkçe bilmeyen sanığa bütün dosya çevrilir mi?
Hayır. Mahkemenin atadığı tercüman, duruşmadaki iddia ve savunmanın esaslı noktalarını çevirir. Engelli sanık veya mağdura da bu esaslı noktalar anlayabileceği biçimde anlatılır.
Soruşturmada tercümanı kim atar?
Soruşturmada dinlenen şüpheli, mağdur veya tanık bakımından tercümanı hâkim veya Cumhuriyet savcısı atar. Seçim, yıllık adli yargı listesinden ve gerekirse başka ilin listesinden yapılabilir.
Hangi tercüman giderini Hazine karşılamaz?
Sanığın, iddianamenin anlatılması veya esas hakkındaki mütalaa üzerine başka bir dilde yaptığı sözlü savunmanın tercüman gideri Devlet Hazinesince karşılanmaz. Buna karşılık, Türkçe bilmeyen veya engelli kişi için görevlendirilen tercümanın gideri yargılama gideri sayılmaz ve Hazinece karşılanır.
Müdafi hangi durumda istem olmadan görevlendirilir?
Müdafii bulunmayan çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul ya da sağır ve dilsiz şüpheli veya sanık için istem aranmaz. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçun soruşturma ve kovuşturmasında müdafi yoksa yine istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir.
Tutuklama kararı hangi şartlarla verilebilir?
Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni bulunmalıdır; tedbir ayrıca ölçülü olmalıdır. Yalnız adli para cezasını gerektiren suçlarda ve kasten işlenen vücut dokunulmazlığı suçları hariç üst sınırı iki yılı aşmayan hapis cezalarında tutuklama kararı verilemez.
Adli kontrol tutuklamanın yerine uygulanabilir mi?
Soruşturmada 100. maddedeki tutuklama sebepleri varsa şüpheli, tutuklama yerine adli kontrol altına alınabilir. Tutuklama yasağının bulunduğu hâllerde de adli kontrol uygulanabilir.
İdari gözetim ne kadar sürebilir?
Geri gönderme merkezindeki idari gözetim altı ayı geçemez. İşlem, yabancının iş birliği yapmaması veya doğru bilgi ya da belge vermemesi nedeniyle tamamlanamazsa süre en fazla altı ay daha uzatılabilir.
İdari gözetim kararına başvuru gözetimi durdurur mu?
Hayır. Kişi, yasal temsilcisi veya avukatı sulh ceza hâkimine başvurabilir; başvuru idari gözetimi durdurmaz. Hâkim başvuruyu beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

