Yabancı Sanıklar Bakımından HAGB ve Sınır Dışı Riski

by Avukat Erdal Ersoy
Yabancı Sanıklar Bakımından HAGB ve Sınır Dışı Riski

Ceza yargılamasında hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına ilişkin verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, müsadere hükümleri hariç olmak üzere kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. Buna karşılık yabancılar hukuku uygulamasında, ceza dosyasına konu edilen eylem, mahkemenin değerlendirmesi ve kararın gerekçesindeki olgular idari makamlarca kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı riskleri çerçevesinde değerlendirmeye alınabilmektedir. Ayrıca kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturan yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı tesis edilmektedir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen
esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana
çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve
süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da
bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa
yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya
daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler
saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler
hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77]
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve
davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda
kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade,
suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası
ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl
süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında
kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin
belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat
sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya
özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında
ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek
hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine
getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı
fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;
sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık
taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15
md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli
serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde,
açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı
verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim
süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine
ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak
mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu
değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz
edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının
ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir
mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz
edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir
değerlendirme yapabilir.
(12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin
üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye
mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde
hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı
kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece
mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi
hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm,
usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü
maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili
olarak uygulanmaz.
Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar
6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 54Kaynağı aç
MADDE 54 – (1) Aşağıda sayılan yabancılar hakkında
sınır dışı etme kararı alınır:
a) 5237 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi kapsamında
sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler
b) Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar
amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar
c) Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan
işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar
ç) Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan
yollardan sağlayanlar
d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı
açısından tehdit oluşturanlar
e) Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar
veya vizesi iptal edilenler
f) İkamet izinleri iptal edilenler
g) İkamet izni bulunup da süresinin sona ermesinden itibaren
kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal
edenler
ğ) Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler
h) Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış
hükümlerini ihlal edenler ya da bu hükümleri ihlale teşebbüs edenler[20]
ı) Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı bulunmasına rağmen
Türkiye’ye geldiği tespit edilenler
i) Uluslararası koruma başvurusu
reddedilen, uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez
olarak değerlendirilen, başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş
sayılan, uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden
haklarında verilen son karardan sonra bu Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de
kalma hakkı bulunmayanlar
j) İkamet izni uzatma başvuruları reddedilenlerden, on gün
içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar
k) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/36 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/31 md.) Uluslararası
kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu
değerlendirilenler.
(2) (Değişik:
3/10/2016-KHK-676/36 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/31 md.) Bu maddenin birinci fıkrasının (b),
(d) ve (k) bentleri kapsamında oldukları değerlendirilen uluslararası koruma
başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler hakkında
uluslararası koruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı
alınabilir.
Sınır dışı etme kararı alınmayacaklar

Ceza Muhakemesinde HAGB Kararının Şartları ve Hükümleri

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231/5 uyarınca, sanığa yüklenen suç dolayısıyla yapılan yargılama neticesinde belirlenen cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası olması hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Anılan kararın verilmesiyle kurulan mahkûmiyet hükmü, müsadereye ilişkin düzenlemeler saklı kalmak üzere sanık bakımından bir hukukî netice meydana getirmez. Kanunun 231 inci maddesinin altıncı fıkrasına göre bu yönde karar kurulabilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları değerlendirilerek yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve eylemle mağdurun ya da kamunun maruz kaldığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin yollarıyla tamamen telafi edilmesi aranır.

Zararın derhal giderilmesinin mümkün olmadığı durumlarda 5271 sayılı Kanun m. 231/9 gereğince, sanığın mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödeyerek tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. HAGB kararı verilmesi durumunda Kanunun 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince sanık beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Bu denetim süresi zarfında kasten yeni bir suç işlenmemesi ve belirlenen yükümlülüklere riayet edilmesi hâlinde, Kanunun 231 inci maddesinin onuncu fıkrası uyarınca açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak ceza davasının düşmesine hükmedilir.

5271 sayılı Kanun m. 231/12 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir; istinaf ve temyiz incelemeleri usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden gerçekleştirilir. HAGB kararları 5271 sayılı Kanun m. 231/13 doğrultusunda bunlara mahsus özel bir sisteme kaydedilir ve bahse konu kayıtlar yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından talep edilmesi hâlinde bu maddede öngörülen amaç doğrultusunda kullanılabilir.

Hapis Cezası Mahkûmiyetinde TCK m. 59 Bildirimi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 59/1 uyarınca, işlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm edilen yabancının durumu; denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına veya koşullu salıverilmesine karar verildikten sonra ve her hâlde cezasının infazı tamamlandığında, sınır dışı işlemleri yönünden değerlendirilmek üzere derhal İçişleri Bakanlığına bildirilir. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m. 54/1-a uyarınca, 5237 sayılı Kanun m. 59 kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilen yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı tesis edilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 59Kaynağı aç
Madde 59- (Değişik: 31/3/2005 – 5328/1 md.)
(1) İşlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm edilen yabancı,
denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına veya koşullu salıverilmesine
karar verildikten ve her halde cezasının infazı tamamlandıktan sonra, durumu,
sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak değerlendirilmek üzere derhal İçişleri
Bakanlığına bildirilir.[17]
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri

İdarenin Risk Değerlendirmesi ve İkamet İzni Durumu

6458 sayılı Kanun m. 54/1-d hükmü gereğince kamu düzeni, kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit teşkil eden yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır. İdari değerlendirmede mutlaka kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı aranmayabilmekte; soruşturma veya kovuşturma evresindeki maddi olgular da risk göstergesi kabul edilebilmektedir. Bu kapsamda uyuşturucu, terör, silah, organize suçlar ve cinsel suçlar gibi alanlarda idari makamlarca daha sert bir yaklaşım benimsendiği görülmektedir.

Ceza yargılamasına konu fiil, mahkemenin suça ilişkin değerlendirmesi ve HAGB kararının gerekçesindeki olgular Göç İdaresi Başkanlığı ve idari mercilerce kamu düzeni, güvenliği veya sağlığı açısından değerlendirmeye tabi tutulabilmektedir. Uyuşturucu, fuhuş, kaçakçılık, sahtecilik ve şiddet içeren eylemler dolayısıyla oluşan dosya verileri ve HAGB kararları, yabancının ikamet izni taleplerinin kamu düzeni gerekçesiyle reddedilmesine veya mevcut izninin uzatılmamasına sebebiyet verebilir. Diğer taraftan 6458 sayılı Kanun m. 54/2 uyarınca, anılan maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri kapsamında oldukları değerlendirilen uluslararası koruma başvuru sahibi veya statü sahibi kişiler hakkında uluslararası koruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı verilebilir.

Yurt Dışına Çıkış Yasağı ve Sınır Dışı İşlemi Ayrımı

5271 sayılı Kanun m. 109/3-a uyarınca şüpheli veya sanığın yurt dışına çıkamaması yönünde adlî kontrol yükümlülüğüne tabi tutulmasına karar verilebilir. Yurt dışına çıkış yasağı adli bir koruma tedbiri niteliğindedir ve bu hususta yetkili merci ceza mahkemesi veya hâkimidir; sınır dışı kararı ise yetkili idari mercilerin tesis ettiği idari bir işlemdir. Yabancı sanık hakkında HAGB kararı verilmiş olması, ceza dosyasında önceden konulmuş olan adli kontrol yükümlülüğünü kendiliğinden kaldırmaz; tedbirin sona erdirilmesi için yetkili ceza merciinden talepte bulunulması ve bu doğrultuda karar alınması şarttır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 109Kaynağı aç
Madde 109 – (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/98 md.) Bir suç
sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100 üncü maddede belirtilen tutuklama
sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol
altına alınmasına karar verilebilir.
(2) Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hallerde de, adlî kontrole ilişkin
hükümler uygulanabilir.
(3) Adlî kontrol, şüphelinin aşağıda gösterilen bir veya birden fazla
yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir:
a) Yurt dışına çıkamamak.
b) Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli
olarak başvurmak.
c) Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde
meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol
tedbirlerine uymak.
d) Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve
gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek.
e) Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol
bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene
tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek.
f) Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir
defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği
üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak.
g) Silâh bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan
silâhları makbuz karşılığında adlî emanete teslim etmek.
h) Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarı ve ödeme
süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere
aynî veya kişisel güvenceye bağlamak.
i) Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adlî kararlar gereğince
ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence
vermek.
j) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Konutunu terk etmemek.
k) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Belirli bir yerleşim bölgesini terk
etmemek.
l) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Belirlenen yer veya bölgelere
gitmemek.
(4) (Ek: 25/5/2005 – 5353/14 md.)[22]
(Mülga: 2/7/2012-6352/98 md.) (Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/15 md.) Maruz
kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu
koşullarında hayatını yalnız idame ettiremediği 13/12/2004 tarihli ve 5275
sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16 ncı maddesinin
üçüncü fıkrası uyarınca tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu
tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin tutuklanması yerine
adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Hakkında mahkûmiyet hükmü
verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna
başvurulmuş olması hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren
ilk derece mahkemesi de adlî kontrol kararı verebilir.
(5) Hâkim veya Cumhuriyet savcısı (d)
bendinde belirtilen yükümlülüğün uygulamasında şüphelinin meslekî uğraşılarında
araç kullanmasına sürekli veya geçici olarak izin verebilir.
(6) Adlî kontrol altında geçen süre,
şahsî hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Bu hüküm,
maddenin üçüncü fıkrasının (e) ve (j) bentlerinde belirtilen hallerde
uygulanmaz. (Ek cümle:8/7/2021-7331/15 md.) Ancak, (j) bendinde
belirtilen konutunu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın
mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.[23]
(7) (Ek: 6/12/2006 – 5560/19 md.) Kanunlarda
öngörülen tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında adlî
kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.[24]
Adlî kontrol kararı ve hükmedecek merciler

Sınır Dışı Etme Yasağı Kapsamındaki Haller

6458 sayılı Kanun m. 55/1 gereğince, sınır dışı etme şartları mevcut olsa bile gönderileceği ülkede yaşam hakkı tehdidi, işkence yahut insanlık onuruyla bağdaşmayan ceza veya muameleye maruz kalma riski bulunduğuna dair somut göstergeler tespit edilen kişiler hakkında sınır dışı etme kararı tesis edilemez. Benzer şekilde, ileri yaş, hamilelik veya vahim sağlık problemleri dolayısıyla seyahat etmesi tehlikeli görülenler ile yaşamsal risk taşıyan tedavisi devam edip gideceği ülkede bu imkândan yoksun olan yabancılar da sınır dışı etme yasağının koruması altındadır.

6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 55Kaynağı aç
MADDE 55 – (1) 54 üncü madde kapsamında olsalar dahi,
aşağıdaki yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınmaz:
a) Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye,
insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda
ciddi emare bulunanlar
b) Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle
seyahat etmesi riskli görülenler
c) Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam
etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar
ç) Mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti
mağdurları
d) Tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya
cinsel şiddet mağdurları
(2) Birinci fıkra kapsamındaki
değerlendirmeler, herkes için ayrı yapılır. Bu kişilerden, belli bir adreste
ikamet etmeleri, istenilen şekil ve sürelerde bildirimde bulunmaları
istenebilir.
Türkiye’yi terke davet

Aynı hüküm uyarınca mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları bu süreç boyunca, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları ise tedavileri tamamlanıncaya kadar sınır dışı edilemez. 6458 sayılı Kanun m. 55/2 gereğince bu değerlendirmeler her yabancı için ayrı yapılır; haklarında bu madde uyarınca sınır dışı etme kararı alınmayan kişilerden belirli bir adreste ikamet etmeleri, istenilen şekil ve sürelerde bildirim yapmaları talep edilebilir.

Sınır Dışı Kararının Tebliği ve İdare Mahkemesinde Dava

6458 sayılı Kanun m. 53/1 uyarınca sınır dışı etme yetkisi, Genel Müdürlüğün talimatına dayanılarak veya valiliklerce doğrudan kullanılır. Alınan karar; hukuki dayanaklarıyla birlikte ilgili yabancıya, kanuni temsilcisine yahut vekiline tefhim veya tebliğ edilir; vekille temsil edilmeyen ilgililere kararın muhtevası, başvuru yolları ve yasal hak düşürücü süreler ayrıca açıklanır. İlgili yabancı, temsilcisi veya avukatı, sınır dışı işlemine karşı tebliğ tarihini izleyen yedi gün içerisinde yetkili idare mahkemesinde dava açabilir; yargı yoluna başvurulduğu hususu işlemi tesis eden idari birime de iletilir.

6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 53Kaynağı aç
MADDE 53 – (1)
Sınır dışı etme kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır.
(2) Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme
kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir.
Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil
edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve
süreleri hakkında bilgilendirilir.
(3) (Değişik:21/11/2024-7533/36 md.) Yabancı veya
yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın
tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye
başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir.
Mahkemeye yapılan başvurularda savunmanın verilmesi veya savunma verme
süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır. Davacının gösterdiği adrese
tebligat yapılamaması halinde, 2577 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinin
üçüncü fıkrasında öngörülen süre iki ay olarak uygulanır. Duruşma yapılması
mahkemenin takdirine bağlıdır. Başvurular dosyanın tekemmülünden veya ara karar
ya da duruşma yapılması gereken hâllerde bunların tamamlanmasından itibaren on
beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar
kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya
yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır
dışı edilmez.
Sınır dışı etme kararı alınacaklar

6458 sayılı Kanun m. 53/3 uyarınca, yabancının açık kabulü bulunmadığı müddetçe, dava açma süresince veya mahkemeye başvurulmuşsa yargılama kesinleşene dek sınır dışı işlemi uygulanamaz. İdare mahkemesinde görülen davada duruşma icrası mahkemenin değerlendirmesine bırakılmıştır; yargılama süreci dosyanın tekemmülü veya gerekli ara kararların ya da duruşmanın ikmalinden itibaren on beş gün zarfında kesin hükümle neticelendirilir. İdari yargı denetiminde yabancı lehine savunma geliştirilirken; ceza yargılamasında zararın giderilmesi, mağdurun rızası, Türkiye'deki ailevi bağlar ile çocukların üstün yararı gibi olgular idari işlemin ölçülülüğü çerçevesinde ileri sürülebilir.

HAGB kararı yabancı hakkında doğrudan sınır dışı kararı verilmesini gerektirir mi?

HAGB kararı infazı gereken bir hapis cezası mahkûmiyeti doğurmaz; ancak ceza dosyasındaki fiil ve mahkeme değerlendirmesi idarece kamu düzeni, güvenliği veya sağlığı açısından tehdit olarak nitelendirilirse sınır dışı kararı alınabilir.

Sınır dışı etme kararına karşı hangi sürede dava açılır?

Sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine iptal davası açılması gerekir.

İdare mahkemesinde dava açıldığında sınır dışı işlemi durur mu?

Yabancının rızası saklı kalmak üzere, kanuni dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama kesinleşene kadar sınır dışı etme işlemi icra edilemez.

HAGB kararı verilmesi yurt dışına çıkış yasağını kendiliğinden kaldırır mı?

HAGB kararı yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol tedbirini kendiliğinden kaldırmaz; tedbirin sona erdirilmesi için adli kontrol kararını veren ceza mahkemesinden talepte bulunulması gerekir.

Ölüm veya işkence tehlikesi bulunan ülkeye yabancı sınır dışı edilebilir mi?

Gönderileceği ülkede yaşamına son verileceği, işkence göreceği yahut insanlık onuruyla bağdaşmayan bir muameleye maruz kalacağına dair kuvvetli emareler saptanan kişiler hakkında sınır dışı etme kararı tesis edilemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu