Yabancı Ortaklı Türk Şirketlerinde Ortaklar Arası Uyuşmazlıklar

by Avukat Erdal Ersoy
Yabancı Ortaklı Türk Şirketlerinde Ortaklar Arası Uyuşmazlıklar

Yabancı ortaklı Türk şirketi; Türk ticaret siciline kayıtlı, merkez adresi Türkiye sınırları içinde bulunan, Türk hukukuna tabi olan ve pay sahiplerinden en az biri yabancı gerçek veya tüzel kişi niteliği taşıyan şirketleri ifade eder. Bu şirketlerde ortaklar arasında doğan kurumsal uyuşmazlıklar şirketler hukuku kuralları ile ortaklar arasındaki sözleşmesel taahhütler çerçevesinde ele alınır.

Uygulanacak Hukuk ve Şirketler Hukuku Statüsü

Şirketin Türk hukukuna tabi olması sebebiyle ortaklar arasında meydana gelen şirket içi uyuşmazlıklarda temel kural olarak şirketler hukuku statüsü (lex societatis) uyarınca Türk hukuku tatbik edilir. Ortaklar arasında akdedilen pay sahipleri sözleşmesinde yabancı bir hukukun seçilmiş olması durumunda ise sözleşmesel ilişki yönünden farklı hukuki tartışmalar ortaya çıkabilir.

Pay sahipleri sözleşmesinde taraflarca yabancı bir hukuk seçilmiş olsa dahi, şirketin iç işleyişine, organlarının oluşumuna ve yetkilerine, esas sözleşmenin geçerliliğine, azınlık haklarına ve sermaye yapısına ilişkin hususlarda Türk hukukunun emredici hükümleri uygulanır.

Pay Sahipleri Sözleşmesi ile Esas Sözleşme Arasındaki İlişki

Pay sahipleri sözleşmesinde yer alan taahhütler ile ticaret siciline tescil edilmiş esas sözleşme hükümleri arasında çelişki bulunması durumunda, pay sahipleri sözleşmesi kural olarak üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez ve uyuşmazlıkların çözümünde ticaret siciline tescilli esas sözleşme hükümleri dikkate alınır.

Genel Kurul Kararlarının İptali ve Butlan Halleri

Anonim şirketlerde kanuna veya esas sözleşmeye aykırılık, eşit işlem ilkesinin ihlali, bilgi alma hakkının engellenmesi yahut gerçeğe aykırı finansal tablolar düzenlenmesi durumunda genel kurul kararlarının iptali veya butlan ve yokluk iddiaları ileri sürülebilir. Toplantıda olumsuz oy kullanarak muhalefetini tutanağa geçirten ortak veya azınlık pay sahipleri iptal davası ikame edebilirken, yokluk ve butlan gibi daha ağır ihlallerde süreye bağlı olmayan talepler gündeme gelebilir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 445 uyarınca, kanuna, şirket esas sözleşmesine veya dürüstlük kuralına aykırılık içeren genel kurul kararlarına karşı, kararın alındığı tarihten başlayarak üç ay zarfında şirket merkezinin yer aldığı asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açılması mümkündür.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 445Kaynağı aç
MADDE 445- (1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler. II – İptal davası açabilecek kişiler

Bilgi Alma Hakkı ve Özel Denetim Talebi

Yabancı ortak bilgi alma hakkının kısıtlandığı hallerde yönetim kurulu üyelerinden veya şirket müdürlerinden yazılı bilgi talep edebilir. Genel kurulda bu hakkın kullanımının engellenmesi durumunda mahkemeden bilgi alma hakkının ihlali gerekçesiyle dava açılabilir ve kanuni koşulların oluşması durumunda özel denetçi atanması istenebilir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 438/1 uyarınca, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olması ve bilgi alma veya inceleme hakkının önceden kullanılmış bulunması kaydıyla, her pay sahibi belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 438Kaynağı aç
MADDE 438- (1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. (2) Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir. 2. Genel kurulun reddi

Genel kurulun özel denetim talebini onaylaması halinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 438/2 gereğince şirket veya her bir pay sahibi, otuz gün içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atanmasını talep edebilir.

Sermaye Artırımı ve Payın Sulandırılması Riski

Sermaye artırımı süreçlerinde rüçhan haklarının kısıtlanması veya fiilen kullanılmasının engellenmesi azınlık yabancı ortağın şirketteki pay oranının sulandırılması riskini gündeme getirebilir. Bu gibi süreçlerde yabancı ortağın sermaye artırımına iştirak etmek istememesi veya haklarının fiilen kullandırılmadığı yönündeki iddiaları kurumsal uyuşmazlıklara yol açabilmektedir.

Yöneticilerin Sorumluluğu, Sadakat Borcu ve Rekabet Yasağı

Şirketin azınlığın aleyhine ve zarara yol açacak şekilde yönetilmesi durumunda, şirkete verilen zararın tazmini amacıyla yönetim kurulu üyelerine, yöneticilere ve somut şartlara göre hâkim ortağa karşı sorumluluk davası açılabilir. Bu davalarda şirketin uğradığı zarar ile pay sahibinin kişisel zararı ayrımı gözetilir.

Şirket yönetimini üstlenen ortakların sadakat borcu ile rekabet yasağını ihlal etmesi halinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat talepleri, haksız rekabet kuralları ve şartları oluştuğunda ortaklıktan çıkarma yollarına başvurulabilir.

Kilitlenme, Haklı Sebeple Fesih ve Şirketten Çıkma

Ortaklar arasındaki güven ilişkisinin bozulması veya yönetimsel kilitlenme yaşanması durumlarında anonim şirketler bakımından haklı sebeple şirketin feshi davası açılabilirken; limited şirketlerde haklı sebeple şirketten çıkma talebi veya pay sahibinin şirketten çıkarılması hükümleri işletilebilir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 531 uyarınca, haklı sebeplerin varlığı halinde sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden pay sahipleri, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshini talep edebilirler.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 531Kaynağı aç
MADDE 531- (1) Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir. II – Hükümleri 1. Tescil ve ilan

Aynı hüküm uyarınca mahkeme, şirketin feshine karar vermek yerine, davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenerek şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.

Yabancı Yargı ve Tahkim Kararlarının Tenfizi

Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de hüküm ifade edebilmesi ve yabancı tahkim kararlarının yerine getirilebilmesi kanuni şartlara bağlıdır. Türk mahkemeleri tenfiz ve icra taleplerinde kamu düzenine aykırılık, savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı ve tahkim anlaşmasının geçerliliği gibi kriterleri inceleme yetkisine sahiptir.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 54/1 uyarınca yabancı mahkeme ilamlarının tenfizi için Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık bulunması, ilamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması ve hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması şarttır.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 54Kaynağı aç
MADDE 54 – (1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir: a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması. b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması. c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması. ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması. Tebliğ ve itiraz

5718 sayılı Kanun m. 54/1-ç hükmü uyarınca, hükmü veren mahkemenin bulunduğu yer kanunlarına göre kendisine karşı tenfiz istenen kişinin usulüne uygun şekilde mahkemeye çağrılmamış veya temsil edilmemiş yahut kanunlara aykırı olarak yokluğunda hüküm verilmiş olması ve ilgilinin bu hususlardan birine dayanarak Türk mahkemesinde itirazda bulunması halinde tenfiz talebi kabul edilmez.

Pay sahipleri sözleşmesinde yabancı hukuk seçilebilir mi?

Pay sahipleri sözleşmesinde yabancı bir hukuk kararlaştırılabilir; ancak şirketin iç işleyişine, organlarına, esas sözleşmesine, azınlık haklarına ve sermaye yapısına ilişkin Türk hukukunun emredici kuralları uygulama alanı bulur.

Genel kurul kararlarının iptali davası hangi sürede ve nerede açılır?

Genel kurul kararlarının iptali davası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 445 uyarınca karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılır.

Anonim şirketin haklı sebeple feshini hangi orandaki azınlık talep edebilir?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 531 uyarınca sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde ise yirmide birini temsil eden pay sahipleri haklı sebeplerin varlığında şirketin feshini talep edebilir.

Genel kurul özel denetim talebini onaylarsa mahkemeye başvuru süresi ne kadardır?

Genel kurulun özel denetim istemini onaylaması halinde, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atanmasını isteyebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu