Yabancı bir ülkede veya uluslararası bir tahkim kurumunca verilen hakem kararı Türkiye'de kendiliğinden icra edilemez. Kararın cebri icraya konu olabilmesi için öngörülen hukuki sürecin tamamlanması gerekir. Temel mekanizma tanıma ve tenfizdir; tenfiz kararı, yabancı hakem kararına Türkiye'de icra edilebilirlik kazandırır.
Uygulanabilecek hukuki çerçeve
Yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizinde 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ile 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında New York Sözleşmesi iki hukuki kaynak olarak gösterilir. Türkiye New York Sözleşmesi'ne taraf olduğundan, yabancı ülkelerde verilen birçok hakem kararının tenfizinde sözleşme hükümleri önem taşır.
Türkiye'nin New York Sözleşmesi'ne taraf olduğu 8.5.1991 tarihinden itibaren yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizinde sözleşme hükümlerinin öncelikle uygulanması gerekir. Bu öncelik, 1982'de yürürlüğe giren 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun karşısında açıklanmış ve bu kanun kapsamındaki hakem kararlarının alanını oldukça daraltmıştır. Sözleşmeye taraf olmayan bir devlet ülkesinde verilen ve yerli olmayan hakem kararları ise bu kapsamda kalır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2011/13-568, K. 2012/47Kaynağı aç
Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıkta tahkim yerinin Türkiye olarak belirlenmesi veya 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu hükümlerinin taraflar ya da hakem veya hakem kurulunca seçilmesi hâlinde, 5.7.2001'den itibaren bu kanunun uygulanması zorunludur. Tahkim şartını içeren sözleşmenin tarihi kanunun yürürlüğünden önceyse uyuşmazlığın bu kanun kapsamına girmediği kabul edilir.
New York Sözleşmesi toprak esasını benimser; Türkiye dışında verilen hakem kararlarının yabancı hakem kararı sayılması gerekir. Kararın yabancı bir tahkim yeriyle bağlantısı ve yabancı tahkim kurallarına göre oluşturulması da dikkate alınabilecek unsurlardandır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/13-568 esas ve 2012/47 karar sayılı uyuşmazlığında tenfizi istenen karar, taraflar arasındaki 18.8.2000 tarihli sözleşmeye ilişkin olup New York Sözleşmesi'ne taraf olan Fransa'da verilmişti. Bu nedenle New York Sözleşmesi'nin uygulanması gerektiği sonucuna varıldı. Bu sonuç, her karar için yer ve tarihin ayrıca değerlendirilmesi gereğini ortadan kaldırmaz.
Tenfizden önce ve sonra cebri icra
Almanya'da veya İngiltere'de verilen bir hakem kararı, tenfiz olmaksızın Türkiye'deki borçlunun banka hesaplarına doğrudan haciz konulmasına imkân sağlamaz. Tenfiz davası sonucunda Türk mahkemesince verilen kararla yabancı hakem kararı Türkiye'de icra edilebilir hâle gelir.
Tenfiz kararından sonra yabancı hakem kararı Türk hukukunda icra edilebilir bir belge niteliği kazanır. Alacaklı, Türk icra hukuku çerçevesinde takip başlatabilir. Banka hesapları ile taşınır ve taşınmaz mallar üzerine haciz ve icra yoluyla tahsil, başvurulabilecek cebri icra yolları arasındadır.
Tenfiz incelemesinin sınırı
New York Sözleşmesi'ne dayanan sistemde hakem kararının esası yeniden ele alınmaz; kararın belirli hukuki şartları taşıyıp taşımadığı değerlendirilir. Türk mahkemesi, hakemlerin delilleri nasıl tarttığını veya uyuşmazlığı isabetle çözüp çözmediğini denetlemez. Bakılan noktalar, geçerli bir tahkim anlaşmasının varlığı, tarafların yargılama haklarının korunması, kamu düzenine aykırılık ve tahkimde temel usul kurallarına uyulup uyulmadığıdır.
Kamu düzenine aykırılık itirazının incelenebilmesi için bazı hâllerde işin esasına ilişkin hususların araştırılması gerekebilir. Bu araştırma, davanın teknik anlamda esastan incelenmesi anlamına gelmez.
Bağlayıcılık, usul ve yetki
Tenfiz bakımından yabancı hakem kararının taraflar açısından bağlayıcı olması gerekir. Henüz kesinleşmemiş veya uygulanabilirlik kazanmamış kararlarda tenfiz sorunu ortaya çıkabilir. Değerlendirilen hususlar arasında geçerli tahkim anlaşması, hakem heyetinin yetkisi, tarafların yargılama sürecine katılım haklarının korunması, kararın kesin ve bağlayıcı niteliği ile Türk kamu düzenine açık aykırılık bulunmaması yer alır.
Taraflar arasında tahkim şartının bulunmaması veya tahkim anlaşmasının geçersiz olması hâlinde tenfiz talebi reddedilebilir. Tarafın tahkim sürecinden haberdar edilmemesi, iddia ve savunmasını sunma imkânı bulamaması veya usule ilişkin temel haklarının ihlali tenfize engel oluşturabilecek durumlardandır. Hakemlerin yalnız kendilerine verilen yetki kapsamında karar vermesi gerekir; tahkim anlaşmasının kapsamı dışında kalan konuda karar verilmesi tenfiz bakımından sorun doğurabilir.
New York Sözleşmesi'nde aktarılan hükme göre, tenfizin istendiği ülkenin yetkili makamı, uyuşmazlık konusunun o ülke hukukuna göre tahkime elverişli olmadığını veya kararın tenfizinin o ülkenin kamu düzenine aykırı olduğunu saptarsa tanıma ve icra talebini reddedebilir. Yabancı hakem kararının Türkiye'de tanınması ve tenfizi için de uyuşmazlığın tahkime elverişli olması yanında kararın Türk kamu düzenine aykırı olmaması gerekir. Hüküm, bu hâllerde ret zorunluluğu değil reddedilebilme imkânı kurar.
Kamu düzeni denetimi
Gümrük kanunları ve vergi mevzuatı kamu düzenini ilgilendiren alanlar arasında görülebilir. Vergi mevzuatına aykırı bir alacağı hükme bağlayan hakem kararının, Türk hukukunun vazgeçilmez saydığı temel ilkelerle bağdaşmaması nedeniyle kamu düzeni müdahalesiyle karşılaşabileceği ifade edilmiştir. Tenfiz devletinin dış ticaret, gümrük veya vergi mevzuatına karşı muvazaadan doğan alacakları ya da sahte belge ve hileyle elde edilen sonuçları hükme bağlayan kararlar da kamu düzenine aykırı kabul edilebilir. Bu ifadeler her iddiada ret zorunluluğu kurmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2011/13-568 esas ve 2012/47 karar sayılı kararında, verginin kamu düzenini ilgilendirmesini gözeterek Özel Daire bozmasına uyulması gerekirken direnilmesini usul ve yasaya aykırı bulmuş ve yerel mahkemenin direnme kararının bozulması gerektiği sonucuna varmıştır. Bozma gerekçesinde, iadesine karar verilen vergilerin ödenmesi, vergi sorumlusu ve yükümlüsü, vergi mevzuatına aykırılık, vergi kaçırma, hile, muvazaa ve örtülü kazanç iddialarının yeterince incelenmediği belirtilmiştir. Ortak girişim anlaşmasının resmî ve onaylı Türkçe tercümesinin getirtilmesi, ileri sürülen 16. madde hükmünün bu tercümede bulunup bulunmadığının ve sözleşmenin icrasında uygulanıp uygulanmadığının araştırılması gerekli görülmüştür. Ayrıca vergi hukuku konusunda uzman bir kişinin de bulunduğu üç kişilik bilirkişi kurulundan, denetlemeye elverişli gerekçeli rapor alınarak tenfizin Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi istenmiştir. Karar, hakem kararının Türk kamu düzenine aykırı olduğunu saptamamış; eksik inceleme nedeniyle direnme kararını 08.02.2012 günündeki ikinci görüşmede oyçokluğuyla bozmuştur.
Mahkeme ve sunulacak belgeler
Yabancı hakem kararının uygulanabilmesi için açılacak tenfiz davasında görevli mahkeme genel olarak asliye ticaret mahkemesidir. Yetki bakımından davalının Türkiye'deki yerleşim yeri, Türkiye'de bulunan malvarlığı ve kararın uygulanacağı yer önem taşıyabilir. Bu unsurlar kesin bir yetki sırası veya tek yetkili mahkeme sonucu kurmaz.
Tenfizde genel olarak hakem kararının aslı veya usulüne uygun onaylı örneği, tahkim anlaşması veya tahkim şartı, kararın kesinleştiğini ya da bağlayıcı olduğunu gösteren belgeler ve gerekli hâllerde tercümeler sunulur. Eksik veya şekle aykırı belge sunulması, doğrudan tenfiz talebinin reddine yol açmasa da sürecin uzamasına neden olabilir.
Yabancı hakem kararı Türkiye'de doğrudan icra edilir mi?
Hayır. Yabancı ülkede veya uluslararası bir tahkim kurumunca verilen hakem kararı Türkiye'de kendiliğinden icra edilemez. İcra edilebilirlik, tenfiz kararıyla kazanılır.
Tenfiz davası hangi mahkemede açılır?
Tenfiz davasında görevli mahkeme genel olarak asliye ticaret mahkemesidir. Yetkide davalının Türkiye'deki yerleşim yeri, malvarlığı ve kararın uygulanacağı yer önem taşıyabilir.
Mahkeme hakem kararının esasını yeniden inceler mi?
Hayır. Mahkeme, delil değerlendirmesinin veya uyuşmazlığın çözümünün doğruluğunu yeniden incelemez. Kamu düzeni itirazı için gerekli araştırma, davanın teknik anlamda esastan incelenmesi sayılmaz.
Kamu düzenine aykırılık tenfiz talebini nasıl etkiler?
Uyuşmazlığın tahkime elverişli olmaması veya kararın tenfizinin ülkenin kamu düzenine aykırı olması hâlinde tanıma ve icra talebi reddedilebilir. Türkiye'de tenfiz için tahkime elverişlilik yanında Türk kamu düzenine aykırılık bulunmaması da gerekir.
Tenfiz için hangi belgeler sunulur?
Genel olarak kararın aslı veya onaylı örneği, tahkim anlaşması ya da şartı, kararın kesin veya bağlayıcı olduğunu gösteren belgeler ve gerekli hâllerde tercümeler sunulur. Belge eksikliği doğrudan ret sonucunu doğurmasa da süreci uzatabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

