Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar ve Yasal Çerçeve

by Avukat Erdal Ersoy
Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar ve Yasal Çerçeve

Kasten Yaralama Suçu ve Nitelikli Unsurları

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin ilk fıkrasına göre, bir kimsenin bedenine kasıtlı olarak acı çektirilmesi, sağlığının yahut algılama kabiliyetinin bozulmasına yol açılması halinde faile bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülür. Fiilin kişi üzerindeki tesirinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif kalması durumunda ise mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Bu eylemin kadına karşı gerçekleştirilmesi halinde belirlenecek cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 86Kaynağı aç
Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya
sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin
kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde
hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan
bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/3 md.) Suçun kadına
karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan
az olamaz.
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,[38]
b) Beden veya ruh bakımından kendisini
savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında,
(f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.[39]
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama[40]

Kasten yaralama suçunun üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı, yerine getirilen kamu görevi nedeniyle ya da kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanması suretiyle veya silahla işlenmesi hallerinde şikayet aranmaksızın ceza yarı oranında artırılır. Eylemin canavarca hisle işlenmesi halinde ise ceza bir kat artırılarak tayin edilir.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama ve İhmali Davranış

Kasten yaralama eylemi mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, konuşmasında sürekli zorluğa, yüzünde sabit ize, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmuşsa veya gebe bir kadına karşı işlenip çocuğunun vaktinden önce doğmasına yol açmışsa, belirlenen ceza bir kat artırılır. Bu durumda hükmedilecek ceza Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin birinci fıkrasına giren hallerde dört yıldan, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise altı yıldan az olamaz. Fiilin mağdurun iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, yüzünün sürekli değişikliğine veya gebe kadının çocuğunun düşmesine yol açması halinde ise ceza iki kat artırılır; ceza birinci fıkra hallerinde altı yıldan, üçüncü fıkra hallerinde dokuz yıldan az belirlenemez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 87Kaynağı aç
Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre
belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya
giren hallerde dört
yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde
altı yıldan az olamaz.[41]
(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata
girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye
göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya
giren hallerde altı yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde dokuz yıldan az olamaz.41
(3) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/4 md.) Kasten yaralamanın vücutta
kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre
belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre,
yarısına kadar artırılır.
(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin
birinci fıkrasına giren hallerde on yıldan ondört yıla
kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise ondört yıldan
onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.[42][43]
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi[44]

Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına yol açması halinde ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılır. Eylem sonucunda ölüm meydana gelmişse, Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki hallerde on yıldan ondört yıla kadar, üçüncü fıkrasındaki hallerde ise ondört yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi durumunda ceza üçte ikisine kadar indirilebilir ve bu hükmün tatbikinde kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine dair şartlar dikkate alınır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 88Kaynağı aç
Madde 88-(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi
halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün
uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar
göz önünde bulundurulur.
Taksirle yaralama

Taksirle Yaralama Suçu ve Nitelikli Durumları

Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına yol açan fail hakkında, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmedilir. Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına yol açması halinde verilecek ceza dokuz aydan beş yıla kadar hapistir. Taksirle yaralama fiilinin mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, vücudunda kemik kırılmasına, konuşmasında sürekli zorluk, yüzünde sabit ize, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ya da gebe kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına sebebiyet vermesi durumunda ceza yarısı oranında artırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 89Kaynağı aç
Madde 89- (1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya
sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.[45]
(2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli
zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında
artırılır.
(3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata
girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.
(4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.[46]
(5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/5 md.) Taksirle yaralama suçunun
soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına
giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet
aranmaz.
İnsan üzerinde deney

Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak mağdurun şikayetine tabidir. Bununla birlikte, Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin birinci fıkrasındaki temel yaralama hali hariç olmak üzere, eylemin bilinçli taksirle işlenmesi halinde soruşturma ve kovuşturma yürütülmesi için şikayet şartı aranmaz.

Organ veya Doku Ticareti Fiilleri

Hukuken geçerli rızaya dayanmaksızın kişiden organ alan kimse beş yıldan dokuz yıla kadar, suçun konusunun doku olması halinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Organ veya dokuyu satın alan, satan ya da satılmasına aracılık edenler de aynı cezai yaptırıma tabidir. Bu fiillerin bir suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ceza sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası olarak belirlenir. Hukuka aykırı olarak ölüden organ veya doku alan kimse hakkında ise bir yıla kadar hapis cezası uygulanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 91Kaynağı aç
Madde 91- (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden
organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(2) Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Organ veya doku satın alan, satan, satılmasına aracılık eden kişi
hakkında, birinci fıkrada belirtilen cezalara hükmolunur.
(4) Bir ve üçüncü fıkralarda tanımlanan suçların bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis ve onbin
güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(5) Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olan organ veya dokuyu saklayan,
nakleden veya aşılayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(6) Belli bir çıkar karşılığında organ veya doku teminine yönelik olarak
ilan veya reklam veren veya yayınlayan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(7) Bu maddede tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
(8) Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun ölmesi
halinde, kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Zorunluluk hali

Belli bir çıkar karşılığında organ veya doku teminine yönelik ilan ya da reklam veren veya bunları yayınlayan şahıslar, bir yıla kadar hapis cezasına tabidir. Türk Ceza Kanunu'nun 91. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın kişiden organ alma suçunun icrası sonucunda mağdurun ölmesi halinde fail hakkında kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler tatbik edilir.

Türkiye'de Suçun İşlenmesi ve Yabancıların Durumu

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 8. maddesinin ilk fıkrası uyarınca, ülke sınırları dahilinde işlenen fiiller bakımından Türk kanunları tatbik olunur. Eylemin kısmen veya tamamen Türkiye'de icra edilmesi yahut suç neticesinin Türkiye sınırlarında ortaya çıkması hallerinde suç Türkiye'de işlenmiş kabul edilir. Maddenin ikinci fıkrası kapsamında; Türk kara ve hava sahası ile karasularında, açık deniz ve hava sahasındaki Türk araçlarında veya Türkiye'nin kıta sahanlığı ile münhasır ekonomik bölgesinde bulunan sabit platformlarda yahut bunlara karşı işlenen fiiller de Türkiye'de işlenmiş sayılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8- (1) Türkiye'de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları
uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi veya neticenin
Türkiye'de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye'de işlenmiş sayılır.
(2) Suç;
a) Türk kara ve hava sahaları ile Türk karasularında,
b) Açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve hava
araçlarında veya bu araçlarla,
c) Türk deniz ve hava savaş araçlarında veya bu araçlarla,
d) Türkiye'nin kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgesinde tesis
edilmiş sabit platformlarda veya bunlara karşı,
işlendiğinde Türkiye'de işlenmiş sayılır.
Yabancı ülkede hüküm verilmesi

Türkiye sınırları dahilinde yaralama fiillerine karışan yabancı uyruklular hakkında Türk Ceza Kanunu hükümleri uygulanır; diplomatik dokunulmazlığa sahip özel statülü şahıslar bu durumun ayrık tutulduğu haller arasında sayılmaktadır. Bir yabancının yaralama fiili isnadıyla gözaltına alınması veya tutuklanması halinde, Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi gereği ilgili kişinin kendi ülke konsolosluğuna bildirim yapılması usulü mevcuttur. Aile içi şiddet ve darp eylemleriyle karşılaşan yabancı uyruklu kadınlar ve çocuklar bakımından ise 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma ve uzaklaştırma tedbirlerinden yararlanma imkânı bulunmaktadır.

Kemik kırılması kasten yaralama suçunun cezasını nasıl etkiler?

Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına yol açması halinde verilecek ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılır.

Taksirle yaralama suçunda hangi hallerde şikayet aranmaz?

Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin birinci fıkrasındaki temel yaralama hali hariç olmak üzere, eylemin bilinçli taksirle işlenmesi durumunda soruşturma ve kovuşturma için mağdurun şikayeti aranmaz.

Yabancı uyrukluların Türkiye'de işledikleri yaralama suçlarında Türk kanunları uygulanır mı?

Türkiye'de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları tatbik edildiğinden, ülke sınırları dahilinde yaralama fiilini işleyen yabancı uyruklu kişiler Türk Ceza Kanunu hükümlerine tabidir.

Şiddete maruz kalan yabancı uyruklu kadın ve çocuklar koruma kararı alabilir mi?

Özellikle aile içi şiddet veya darp eylemlerine maruz kalan yabancı uyruklu kadınlar ve çocuklar, 6284 sayılı Kanun kapsamında öngörülen uzaklaştırma ve koruma tedbirlerinden faydalanabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu