Verilen Emir ve Görevleri Zamanında Yapmama Disiplinsizliği

by Avukat Erdal Ersoy
Verilen Emir ve Görevleri Zamanında Yapmama Disiplinsizliği

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin C fıkrasının (a) bendi kapsamında memurların kendilerine tevdi edilen görev ve talimatları kasıt taşıyarak eksiksiz ve süresinde yerine getirmemesi aylıktan kesme cezasıyla yaptırıma bağlanmıştır. Aynı düzenleme görev yerindeki kurumsal usul ve esaslara uyulmamasını, resmi nitelikteki evrak, araç ve gereçlerin özenle korunmaması veya özensiz kullanılmasını da bu disiplin cezası kapsamına almaktadır.

Aylıktan Kesme ile Kademe İlerlemesinin Durdurulması Arasındaki Fark

Disiplin hukuku uygulamasında eylemin ağırlığı ile öngörülen ceza arasındaki bağlantının titizlikle değerlendirilmesi gerekir. 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin C fıkrasının (a) bendinde düzenlenen emir ve görevleri tam ve zamanında yerine getirmeme hali aylıktan kesme cezasını gerektirirken; aynı maddenin D fıkrasının (n) bendinde yer verilen görev ve talimatların kasten hiç yapılmaması fiili kademe ilerlemesinin durdurulması yaptırımına bağlanmıştır. Bu çerçevede idarenin ilgilinin eylemini nitelendirirken görevin vaktinde ve eksiksiz ifa edilmemesi ile görevin kasten hiç yerine getirilmemesi arasındaki ayrımı somut olayın özelliklerine göre tahlil etmesi icap eder.

Görevin Kapsamı ve Personele Yüklenemeyecek Nöbet Görevi

Kamu görevlisine emri yerine getirmediği isnadıyla disiplin cezası uygulanabilmesi için söz konusu görevin ilgili personelin mevzuatta tanımlanan kadro ve unvanına uygun olması zorunludur. Örneğin ortaöğretim kurumlarında nöbet görevinin yalnızca öğretmenler tarafından yerine getirileceği kurala bağlandığından, derslere uygulatıcı sıfatıyla giren veteriner hekim unvanlı bir personelin öğretmen sayılarak nöbet tutmadığı gerekçesiyle verilen emir ve görevleri yapmamaktan ötürü aylıktan kesme cezasıyla tecziye edilmesi hukuka uygun görülmemektedir.

Disiplin Soruşturmacısının Kıdemi ve Disiplin Kurulunda Oy Yasağı

Disiplin soruşturmasının tarafsız yürütülmesi amacıyla soruşturmacı olarak tayin edilen kişinin soruşturulan kamu görevlisinin kıdem ve görev bakımından üstü, bunun fiilen mümkün olmaması durumunda ise en azından dengi statüsünde bulunması gerekir. Soruşturulan kamu görevlisinin astı konumundaki bir kamu görevlisince yürütülen tahkikat sonucunda düzenlenen rapora dayanılarak disiplin cezası tayin edilmesi usul ve yetki yönünden hukuka aykırılık oluşturur.

Soruşturmacının tarafsızlığı kuralı itiraz mercii önündeki değerlendirmede de geçerlidir. Disiplin soruşturmasını yürüten kişinin, ilgilinin disiplin cezasına karşı yaptığı itirazın görüşüldüğü disiplin kurulu toplantısına üye sıfatıyla katılıp oy kullanması disiplin cezasını sakatlar.

Tevhiden Cezalandırma ve Bağımsız Fiillerin Ayrımı

Disiplin soruşturmalarında kamu görevlisine isnat edilen her bir eylemin hukuki değerlendirmesi ayrı yapılmakla birlikte idarenin tevhiden cezalandırma yoluna başvurması mümkündür. İdari yargı yerlerince yapılan denetimlerde her eylem bağımsız değerlendirilse dahi idarece ilgilinin lehine tesis edilmiş olan tevhiden cezalandırma uygulamasını ortadan kaldıracak şekilde karar verilemez.

Buna karşılık Danıştay Onikinci Dairesinin E. 2019/1984, K. 2019/5772 sayılı kararında açıklandığı üzere, aynı süreç içerisinde gerçekleşmiş olsa dahi eylemler nitelikleri bakımından birbirinden farklı ise her bir eylem için ayrı disiplin cezası uygulanmasında hukuki engel bulunmamaktadır. Örneğin bir ihale sürecinde ihale komisyonunun oluşumundaki usulsüzlük ile harcama yetkilisi sıfatıyla mevzuata aykırı ödeme emri belgesinin imzalanması eylemleri nitelik yönünden bağımsız olduğundan, bu fiillerin ayrı ayrı cezalandırılması mükerrer cezalandırma sayılmaz.

Danıştay 12. Daire, E. 2019/1984, K. 2019/5772Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2019/1984 E.  ,  2019/5772 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2019/1984 Karar No : 2019/5772 DAVACI : VEKİLİ : KARŞI TARAF (DAVALI) : VEKİLİ : İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının, … Hastanesinin başhekim vekili olarak görev yaptığı dönemde, Teftiş Kurulu Başkanlığınca başlatılan soruşturma kapsamında, hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde tespit edilen usulsüzlükler nedeniyle 18.09.2012 tarihli ve … sayılı işlemin (d) bendinde belirtilen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-(a) maddesi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının, … tarihinde gerçekleşen ihalenin … Şti. Üzerine kalmasına karşın sözleşme ve ödemelerin bu şirketin ortak girişimi adına yapıldığı, ödeme emri belgelerini harcama yetkilisi olarak imzaladığı, ihale yetkilisi sıfatıyla bu ihale komisyonu kararını onayladığı, kendi imzaladığı ihale kararını da ihlal ettiği, usulsüzce ortak girişim adına ödemelerin zincirleme idari işlemler yoluyla yapılmasını sağladığı tespit edildiğinden bahisle 657 sayılı Kanun'un 125/C-(a) maddesi uyarınca aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığı olayda, soruşturma kapsamında tespit edilen usulsüzlüklerin yapıldığı, belirtilen eylem için öngörülen disiplin cezasının da bir alt ceza uygulanmak suretiyle indirildiği kuşkusuz olmakla birlikte, …. İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasına kayden açılan davada, … tarihinde … ihale kayıt numaralı ihalede yapılan usulsüzlüklerden dolayı davacıya aylıktan kesme cezası verildiği, davacının anılan bu cezaya karşı dava açtığı ancak …. İdare Mahkemesinin … tarihli E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddedildiği, aynı ihalede yapılan usulsüzlüklere tek ceza verilmesi gerekirken ayrıca dava konusu olan ikinci cezanın verilmiş olması aynı suçun cezalandırılmasında tekerrür anlamı taşıyacağından tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının yapılan usulsüzlüklerde hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı ve asıl mesleğinin hekimlik olduğu şeklindeki iddiasının kanunu bilmemenin mazeret sayılamayacağından kabul edilemeyeceği, tesis edilen işlemlerin soruşturma sonucunda belgeleriyle ispat edildiğinden dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden, davacının … Hastanesi'nde başhekim vekili olduğu dönemde yapılan ihalelere ilişkin olarak yapılan soruşturma sonucu, … tarihinde gereçekleşen … kayıt numaralı temizlik ve ilaçlama hizmet alım ihalesinde, 17.03.2010 tarihinde ihale komisyonu kararını onayladığı, işin …TL bedelle … Şti'ne ihale edilmesine karşın, 07.04.2010 tarihli hizmet alım sözleşmesinde yüklenici sıfatıyla …. Şirketi ortak girişimi sıfatıyla sözleşmenin imzalandığı ve uygulandığı, ihale yetkilisi sıfatıyla onayladığı ihale komisyonu kararında sadece ihaleyi kazanan firmanın … Şti olduğu belirtilmesine rağmen ve … firmasının da bu ihale kararında geçici teminat mektubu ile teklifinin olmaması nedeniyle ihale dışı bırakılmasından sonra, Tip sözleşmedeki imzaların pilot ortak sıfatıyla … Şti. ile özel ortağı olarak belirtilen … Şt. yetkililerinin imzalarının bulunmasının ihale komisyonu kararına aykırı olduğu ayrıca bu iki firma arasında imzalanan iş ortaklığı beyannamesinin sözleşme öncesi tarihi taşıyan noter onaylı bir belge olmadığı ve ihale komisyonu kararında da ortak girişim olarak yer almadığı dolayısıyla ihaleye teklif vermedikleri halde … tarih ve … yevmiye no.lu ödeme emri belgesi ile usulsüzce …Şti. ortak girişimi adına düzenlenmiş fatura ile … TL'lik ödeme emri belgesini de ayrıca harcama yetkilisi olarak imzaladığı, ihale yetkilisi sıfatıyla bu ihale komisyonu kararını onayladığı, kendi imzaladığı ihale kararını da ihlal ettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125-C/(a) maddesi uyarınca 1/8 aylıktan kesme cezası ile cezalandırılması üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 14. maddesinde, "Ortak girişimler birden fazla gerçek veya tüzel kişi tarafından iş ortaklığı veya konsorsiyum olarak iki türlü oluşturulabilir. İş ortaklığı üyeleri, hak ve sorumluluklarıyla işin tümünü birlikte yapmak üzere, … ortaklık yaparlar. İş ortaklığı her türlü ihaleye teklif verebilir. … İhale aşamasında ortak girişimden kendi aralarında bir iş ortaklığı veya konsorsiyum yaptıklarına dair anlaşma istenir. İş ortaklığı anlaşmalarında pilot ortak,… belirtilir. İhalenin iş ortaklığı veya konsorsiyum üzerinde kalması halinde, sözleşme imzalanmadan önce noter tasdikli iş ortaklığı veya konsorsiyum sözleşmesinin verilmesi gerekir. İş ortaklığı anlaşma ve sözleşmesinde, iş ortaklığını oluşturan gerçek veya tüzel kişilerin taahhüdün yerine getirilmesinde müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları,… Belirtilir. " hükmü yer almaktadır. 5018 sayılı Kamu Mali ve Kontrol Kanunu'nun 11. maddesinde, ''Bakanlıklarda müsteşar, diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Ancak, Milli Savunma Bakanlığında üst yönetici Bakandır. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahalli idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi, (…) ve iç denetçiler (…) aracılığıyla yerine getirirler.'' hükmünü; 32. maddesinde, ''Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.'' hükmünü; 33. maddesinde, ''Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik cümle: 22/12/2005-5436 S.K./10. mad) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.'' hükmünü amirdir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Olayda, her ne kadar İdare Mahkemesince … tarihli ve … ihale kayıt numaralı ihalede davacının yaptığı usulsüzlükler hakkında aynı işlemin (g) bendinde aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığı ve bu işleme karşı açılan davada …. İdare Mahkemesinin … tarihli E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, aynı ihalede yapılan usulsüzlüklere tek ceza verilmesi gerekirken ayrıca dava konusu olan ikinci cezanın verilmiş olmasının aynı suçun cezalandırılmasında mükererlik oluşturacağı belirtilmiş ise de, söz konusu eylemlerin niteliği itibarıyla birbirinden farklı eylemler olduğu, ayrı ayrı cezalandırılmasında hukuki engel bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim, yukarıda belirtilen Mahkeme kararı Danıştay Onikinci Dairesinin 11/09/2019 tarihli ve E:2019/1983, K:2019/5771 sayılı kararı ile işlemin ceza verme zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle bozulmuş, söz konusu kararda yapılan değerlendirmede, ihalede ihale komisyonunun oluşumu ile ilgili bir usulsüzlük ile davacının harcama yetkilisi sıfatıyla imzaladığı ödeme emri arasında zincirleme bir ilişki bulunmadığı hususu ortaya konulmuştur. Bu durumda, ihalenin … Şirketi üstüne kaldığı, sözleşme ve ödemelerin ise .. Şirketi ortak girişimi adına yapıldığı iddia edilse de söz konusu belgeler dava dosyasında bulunmadığından, … tarihinde gereçekleşen … sayılı ihaleye ait tüm ihale dökümanı getirtilerek, bu belgelerin incelenmesi sonucu İdare Mahkemesince işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, aynı eylem nedeniyle ikinci kez cezalandırılma yapılamayacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu …. İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 11/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Savunma İstemi, Tebligat Usulü ve Zamanaşımı

Disiplin işlemleri soruşturma ve ceza zamanaşımı sürelerine tabi olduğundan gecikmesinde sakınca bulunan işlerdendir. İki yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolmasına az bir zaman kaldığı hallerde raporlu bulunan personele savunma istem yazısının idare memurları aracılığıyla tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 5. maddesinde memur vasıtasıyla tebliğ sebebinin tebligat evrakında gösterileceği belirtilmiş olsa da bu kural idarenin iç işleyişine ilişkin olduğundan, sebebin evrakta yer almaması işlemi sakatlamaz.

İtiraz Usulü ve Süreler

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 135. maddesi uyarınca disiplin amirlerince verilen kınama cezalarına karşı disiplin kuruluna itiraz yoluna başvurulabilir; itiraz süresi kararın ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri ise kendilerine intikal eden itiraz dilekçesi ile karar ve eklerini inceleyerek intikal tarihinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermekle yükümlüdür.

Verilen emir ve görevleri zamanında yapmamanın cezası nedir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin C fıkrasının (a) bendi uyarınca kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak memurlar hakkında aylıktan kesme cezasını gerektirir.

Görevi zamanında yapmamak ile kasten yapmamak arasındaki fark nedir?

657 sayılı Kanun'un 125. maddesi gereğince verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmama fiili aylıktan kesme cezası yaptırımına bağlanmışken, verilen görev ve emirleri kasten yapmama eylemi kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektirir.

Disiplin soruşturmasını ast konumundaki bir kamu görevlisi yürütebilir mi?

Disiplin soruşturmasını yürüten muhakkikin soruşturulan memurun kıdem ve görev bakımından üstü, bu durum fiilen mümkün değilse en azından dengi olması zorunlu olup ast konumundaki personelin hazırladığı rapora dayanılarak ceza tesis edilemez.

Soruşturmayı yürüten muhakkik itirazın görüşüldüğü kurulda oy kullanabilir mi?

Disiplin soruşturmasını yürüten soruşturmacının, disiplin cezasına karşı yapılan itirazın görüşülüp karara bağlandığı disiplin kurulu toplantısına katılarak oy kullanması hukuka aykırıdır ve işlemi sakatlar.

Disiplin cezasına itiraz süresi kaç gündür?

657 sayılı Kanun'un 135. maddesi uyarınca disiplin amirinin kararına karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edilmelidir; bu süre içinde itiraz edilmeyen cezalar kesinleşir ve itiraz mercii otuz gün içinde karar verir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu