Vergi İhbarı Nasıl Yapılır ve Kaçakçılık Bildirimi

by Avukat Erdal Ersoy
Vergi İhbarı Nasıl Yapılır ve Kaçakçılık Bildirimi

Vergi ihbarı; mükelleflerin belge düzenine aykırılıkları veya vergi kaçakçılığı fiilleri başta olmak üzere vergi ziyaına yol açan eylemlerinin yetkili idari mercilere bildirilmesidir. Bu bildirim yazılı dilekçeyle, tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak, e-Devlet kapısı üzerinden veya 189 Alo Maliye hattı aranarak gerçekleştirilebilir.

Vergi İhbarının Yapılacağı Merciler ve Başvuru Usulü

Vergi ihbarı başvuruları Gelir İdaresi Başkanlığı birimlerine, Vergi Dairesi Başkanlıklarına, Defterdarlıklara veya vergi dairelerine yazılı olarak iletilebileceği gibi 189 Alo Maliye hattı aranarak da iletilebilir.

İhbarın idarece değerlendirmeye alınabilmesi için kural olarak ihbarda bulunan kişinin T.C. kimlik numarası ile yerleşim yeri adres bilgilerinin sunulması gerekir. Kimliksiz veya isimsiz bildirim yapılması da mümkün olmakla birlikte, kimlik bilgisi yer almayan başvurularda başvuru sahibine geri bildirim sağlanamaz ve açık kimlik bilgisi bulunmayan ihbarlar için ihbar ikramiyesi ödenmez.

Yetkili mercilere sunulacak ihbar dilekçesinde ihbar konusu fiil, eylemin zamanı ve yeri, muhatap tarafların tanımı, mevcut deliller, yaklaşık vergi etkisi ve açık talep yer almalıdır. Gerçeğe aykırı, asılsız ve iftira niteliği taşıyan bildirimler ise ihbarda bulunan kişi bakımından sorumluluk doğurabilir.

Vergi Kaçakçılığı Eylemleri ve Cezai Yaptırımlar

Vergi ziyaına neden olan her türlü eylem ihbar konusu yapılabilir. Fatura veya fiş vermeme gibi belge düzenine aykırılıklar, elektronik belge suiistimalleri, mükellefiyet kaydı yaptırılmaksızın fiilen ticari faaliyette bulunulması ile sahte veya yanıltıcı belge düzenlenmesi ya da kullanılması bu kapsamda öne çıkan fiillerdir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359'uncu maddesinin (a) fıkrası gereğince; defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapılması, ilgisiz kişiler adına hesap açılması, matrahın azalması sonucunu doğuracak şekilde kayıt tutulması, defter, kayıt ve belgelerin tahrif edilmesi veya gizlenmesi ile muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlenmesi yahut kullanılması hallerinde on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Varlığı noter tasdik kayıtlarıyla veya başka yollarla sabit olduğu halde vergi incelemesi yapan yetkililere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi de gizleme fiili sayılır.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 359Kaynağı aç
Madde 359 – (Değişik: 23/1/2008-5728/276 md.) a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan; 1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler, 2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, Hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.[138] b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir. c) Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. ç) (Ek:29/4/2021-7318/4 md.) Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilmediği halde, ödeme kaydedici cihaz mührünü kaldıran, donanım veya yazılımını değiştiren veya yetkilendirilmiş olsun ya da olmasın ödeme kaydedici cihazın hafıza birimlerine, elektronik devre elemanlarına veya harici donanım veya yazılımlarla olan bağlantı sistemine ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemlere fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek; gerçekleştirilen satışlara ait mali belge veya bilgilerin cihazda kayıt altına alınmasını engelleyen, cihazda kayıt altına alınan bilgileri değiştiren veya silen, ödeme kaydedici cihaz veya bağlantılı diğer donanım ve sistemler ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemler tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyen veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. d) (Ek:30/11/2022-7423/1 md.) 3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile düzenlenen piyasalarda, Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetki verilip verilmediğine bakılmaksızın, mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi kapsamında vergi güvenliğini sağlamak amacıyla kullanılmasına zorunluluk getirilen özel etiket ve işaretlerle ürünlerin etiketlenmesi veya işaretlenmesi ve etiketlenen veya işaretlenen ürün bilgilerinin kurulan veri merkezine aktarılmasını sağlayan sisteme fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek Hazine ve Maliye Bakanlığına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyenler veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 13/9/2023 tarihli ve E.: 2022/81, K.: 2023/153 sayılı Kararı ile.) (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır. Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez. Cezadan indirim[139]

Gerçek bir işleme dayanmakla birlikte işlemi mahiyet veya miktar yönünden gerçeğe aykırı yansıtan evrak muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgedir. Gerçek bir durum veya muamele olmadığı halde varmış gibi düzenlenen evrak ise sahte belgedir. 213 sayılı Kanun'un 359'uncu maddesinin (b) fıkrası gereğince defter, kayıt ve belgeleri yok edenler, defter sayfalarını yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar ya da sahte belge düzenleyen veya kullananlar hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası uygulanır. Kaçakçılık suçları hakkında hapis cezası verilmesi, anılan Kanun'un 344'üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezasının ayrıca kesilmesine engel oluşturmaz.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 371'inci maddesindeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında kaçakçılık suçu cezaları uygulanmaz. Kaçakçılık fiilleriyle ziyaa uğratılan verginin, gecikme faizi ve zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammı soruşturma evresinde ödenirse hapis cezası yarı oranında, kovuşturma evresinde hükme kadar ödenirse üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı cezanın bulunmadığı hallerde ise verilecek hapis cezası yarı oranında indirilir.

Vergilendirmede İspat Esasları ve Delil Durumu

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3'üncü maddesinin (B) bendi uyarınca vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemlerin gerçek mahiyeti esastır. Bu mahiyet yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir; iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya normal ve mutad olmayan bir durumu ileri süren taraf ispat külfeti altındadır.

Danıştay 9. Daire, E. 2018/2924, K. 2021/3728Kaynağı aç
Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2018/2924 E.  ,  2021/3728 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2018/2924 Karar No : 2021/3728 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İş Makinaları Hafriyat Demir Nakliye İnşaat Malzemeleri Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2015 yılı için re'sen tarh edilen kurumlar vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği ve vergi inceleme raporlarında yer verilen tespitler ve karşıt inceleme yapılan mükellefler hakkındaki hususların birlikte değerlendirilmesinden; firmalarla yapılan sözleşmeler, ödeme kayıtları ve hesap hareketleri incelenmeden, bu kuruluşlar nezdinde herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadan ve davacı tarafından düzenlenen faturaların gerçek olup olmadıkları hususu somut olarak tespit edilmeden, sadece alışlara getirilen eleştiriler veri alınmak suretiyle, davacının düzenlediği tüm belgelerin komisyon karşılığı olduğundan hareketle hesaplanan kurumlar vergisi ile kesilen cezada, eksik inceleme nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince, uyuşmazlığın esası irdelenerek, sahte fatura düzenleme eyleminden kaynaklanan cezalı tarhiyatın, eksik inceleme gerekçesiyle kaldırıldığı görülmekte ise de dava konusu ihbarnameye; tarh nedeni, matrahın bulunuş şekli ve tarhiyatın dayanağına ilişkin bilgi ve belgeleri içermeyen ve bu hususlarda vergi tekniği raporuna atıfta bulunulan vergi inceleme raporunun eklenmesinin yeterli olmadığı, esasında incelemeye ilişkin tüm bilgileri içeren, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun da ihbarnameye eklenerek davacıya tebliğ edilmesi gerektiği, dava dosyasına vergi tekniği raporunun sunulmuş olmasının ya da mahkemelerce dosyaya sunulan vergi tekniği raporlarının davacılara tebliğinin sağlanmasının, esaslı şekil unsuru olan, idare tarafından tebliğ yapma zorunluluğunu ortadan kaldırmadığı gibi şekil hatasını da telafi etmediği belirtilerek, davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararı sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğundan, istinaf başvurusunun, belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacıya tebliğ edilmesi gereken belgeler arasında vergi tekniği raporunun bulunmadığı, esasa müessir olmayan şekil hataları nedeniyle, ihbarnamelerin hukuki kıymetlerini kaybetmeyecekleri, vergi tekniği raporunun tebliğ edilmemiş olmasının davacının savunma hakkını kısıtlamadığı ve işlemi geçersiz kılmayacağı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2015 yılı için re'sen tarh edilen kurumlar vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 20. maddesinde, verginin tarhının, vergi alacağının, kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak, bu alacağı miktar itibarıyla tespit eden idari muamele olduğu; 21. maddesinde tebliğin, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesi olduğu; 34. maddesinde, ikmalen ve re'sen tarh edilen vergilerin "ihbarname" ile ilgililere tebliğ olunacağı; 35. maddesinin 1. fıkrasında da ihbarnamelerde; sıra numarası ve tanzim tarihi, verginin nev'i, mükellefin soyadı, adı (tüzelkişilerde unvanı) ile açık adresi, vergilendirme dönemi, verginin matrahı, hesabı ve miktarı, kısa ve açık bir ifade ile ikmalen veya re'sen vergi tarhını gerektiren sebepler, vergi mahkemesinde dava açma süresi ve şeklinin yer alması gerektiği düzenlendikten sonra 2. fıkrasında, takdir komisyonu kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve re'sen takdiri gerektiren inceleme raporunun birer suretinin ihbarnameye eklenmesi öngörülmüştür. Aynı Kanun'un 108. maddesinde ise tebliğ olunan vesikaların esasa müessir olmayan şekil hatalarından dolayı hukuki kıymetlerini kaybetmeyecekleri, yalnız vergi ihbarı ile ilgili vesikalarda mükellefin adının, verginin nevi ve miktarının, vergi mahkemesinde dava açma süresinin hiç yazılmamış olmasının veyahut bu vesikaların görevli bir makam tarafından tanzim edilmemiş bulunmasının vesikayı hükümsüz kılacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Yine anılan Kanun'un 3/B maddesinde, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelerin gerçek mahiyetinin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin, bunu iddia eden tarafa ait olduğu belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 1. fıkrasında, dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneğinin davalıya, davalının vereceği savunmanın davacıya tebliğ olunacağı; 2. fıkrasında da, davacının ikinci dilekçesinin davalıya, davalının vereceği ikinci savunmanın da davacıya tebliğ edileceği, buna karşı davacının cevap veremeyeceği, ancak, davalının ikinci savunmasında, davacının cevaplandırmasını gerektiren hususlar bulunduğu davanın görülmesi sırasında anlaşılırsa, davacıya cevap vermesi için bir süre verileceği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 20. maddesinde de Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapacakları, mahkemelerin, belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilecekleri, bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesinin mecburi olduğu; 21. maddesinde ise, dilekçeler ve savunmalarla birlikte verilmeyen belgelerin, bunların vaktinde ibraz edilmelerine imkan bulunmadığına mahkemece kanaat getirilmesi durumunda, kabul ve diğer tarafa tebliğ edileceği, bu belgelerin, duruşmada ibraz edilmesi ve diğer tarafın cevabını hemen verebileceğini beyan etmesi veya cevap vermeye lüzum görmemesi halinde, ayrıca tebliğ edilmeyeceği açıklanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; idari yargılamada re'sen inceleme ilkesi geçerli olup, bu ilke uyarınca yargı yerlerinin görülmekte olan davalara ilişkin her türlü bilgi ve belgeyi isteme ve inceleme hakkı bulunmakta, öte yandan; iddia ve savunmalar ile deliller karşılıklı olarak davanın taraflarına tebliğ edilmekte, dolayısıyla ilgililer, haklarında tesis edilen dava konusu idari işlemi ve bu işlemin tesis edilme sebeplerini, idarelerin dayandığı mevzuat hükümleri ve yine kendilerine ilişkin olup, idarelerin uhdesinde bulunan bilgi ve belgeleri öğrenmekte ve dava dilekçelerinde veyahut kendilerine tebliğ edilen savunma ve eki bilgi ve belgelere karşı verecekleri ikinci dilekçelerde bu bilgi ve belgelerde yazılı olgulara göre gerekli açıklamaları özgür bir biçimde yapabilmekte, bu itibarla, Anayasa ile güvence altına alınan hak arama ve savunma hakkı özgür ve kısıntısız bir biçimde kullanılabilmektedir. Uygulamada, genellikle vergi tekniği raporuna atıfla düzenlenen vergi inceleme raporları ve/veya takdir komisyonu kararlarının mükellefe tebliğ edildiği ancak, tarh nedeninin, matrahın bulunuş yönteminin ve tarhiyatın dayanağına ilişkin bilgi ve belgelerin gösterildiği vergi tekniği raporunun tebliğ edilmediği görülmektedir. Ana kural, vergi tekniği raporunun ihbarname ekinde tebliğ edilmesi olmakla birlikte, söz konusu raporun mahkemelerce ara kararı ile istenilmesi ya da re'sen idarece dava dosyasına sunulması üzerine, davacı tarafından incelenmek ve haklılığını ortaya koymaya yönelik delillerini sunmasına imkan vermek suretiyle bu eksikliğin yargılama aşamasında giderilmesi de mümkündür. Vergilendirme işlemi yapılırken, kanuna uygun biçimlendirilen muamelelerin, bu biçimselliğinin ötesine geçilerek, muamelenin tarafları arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin gerçek mahiyetinin araştırılması gerekmektedir. Kanun, gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasında, yemin hariç her türlü delile izin vermiştir. Bu deliller, tarafların ikrarı, vergiyi doğuran olayla ilişkisi doğal ve açık bulunan tanık ifadesi, muamelenin taraflarının ekonomik ve ticari konumları, iş yerlerinin durumu, arandığında bulunup bulunamamasına ilişkin tespitler olabilir. Uyuşmazlıkta, davacı hakkında düzenlenen ihbarnamenin, vergi inceleme raporu ile birlikte davacıya tebliğ edilmesi üzerine yasal süresinde dava açılmıştır. Olayda, vergi inceleme raporunun ve vergi ceza ihbarnamesinin tebliğ edildiği görüldüğünden; vergi tekniği raporunun ihbarname ile birlikte tebliğ edilmemesi, davacı hakkında tesis edilen işlemi hükümsüz kılacak nitelikte esasa etkili bir şekil hatası teşkil etmemektedir. Kaldı ki; ihbarname ekinde ayrıca tebliğ edilmeyen vergi tekniği raporunun, 2577 sayılı Kanun'un 20 ve 21. madde hükümleri uyarınca, ara kararla istenmesi ya da re'sen idarece dava dosyasına sunulması üzerine davacı tarafından incelenmek ve haklılığını ortaya koymaya yönelik delillerin sunulmasına imkan vermek suretiyle bu eksikliğin yargılama aşamasında giderilmesi de her zaman mümkündür. Bu durumda, davacı şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler de değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu, yukarıda değinilen gerekçeyle reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 08/06/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 9. Dairesinin 2020/3696 Esas ve 2022/4982 Karar sayılı kararında, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlendiği veya kullanıldığı iddiasına dayalı işlemler yönünden, faturaların gerçeği yansıtmadığının idare tarafından tereddüdü bertaraf edici mahiyette açık, somut ve kesin delillerle ispatlanması gerektiği belirtilmiştir.

Danıştay 9. Daire, E. 2020/3696, K. 2022/4982Kaynağı aç
Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/3696 E.  ,  2022/4982 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2020/3696 Karar No : 2022/4982 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Mal Müdürlüğü KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrol Tarım Kimya Ürünleri ve Madeni Yağ Üretim Pazarlama San. ve tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına, Ulus Vergi Dairesi Müdürlüğünün …vergi kimlik numaralı mükellefi …Peyzaj Kimyevi Maddeleri Pet. Ürn. San. Tic. Ltd. Şti. ve …vergi kimlik numaralı mükellefi …Kimyevi Mad. Pet. Ür. San. Tic. Ltd. Şti. ile Tepecik Vergi Dairesi Müdürlüğünün …vergi kimlik numaralı mükellefi … Pet. Kim. Tar. Hay. Mad. Yağ San. Tic. Ltd. Şti'nden aldığı faturaların sahte olduğu ve sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016/Şubat-Mayıs dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile bu vergi üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…… sayılı kararıyla; dava konusu cezalı tarhiyatın, …Peyzaj Kimyevi Mad. Pet. Ürn. San. Tic. Ltd. Şti. ve …Kimyevi Mad. Pet. Ür. San. Tic. Ltd. Şti'nden aldığı faturaların sahte olduğu ve bu alışlara bağlı satış faturalarının da tamamının sahte belge olarak değerlendirilmesi gerektiği kabulüyle re'sen yapılan cezalı tarhiyatın 2016/Şubat-Nisan dönemlerine ilişkin kısmı yönünden; …tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunun tebliğ edilmeyerek, sadece, …tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunun tebliği ile yetinilmesinin, dava konusu tarhiyatlara yol açan re'sen takdir sebeplerinin, takdire dayanak alınan verilerin ve idarece yapılan tespitlerin davacı şirket bilgisine sunulmaması anlamına geldiği, yapılan tespitlere karşı, davacı şirketin yasadan kaynaklanan savunma haklarını, iradesini kısıtlanmaksızın kullanamamasına sebebiyet verdiği sonucuna ulaşıldığından, davacı adına re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kama değer vergisinin 2016/Şubat-Nisan dönemine ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği, 2016/Mayıs dönemine ilişkin kısmı yönünden ise; anılan dönemde davacı şirkete fatura düzenleyen … Pet. Kim. Tar. Hay. Mad. Yağ San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin irdelenmesi ve ilgili dönemde çalıştırdığı işçi sayısı, işyeri koşulları, işyerinde bulundurduğu teçhizatın niteliği, niceliği ve parasal değeri, idarece yapılan yoklamaların ilgili dönemden en az 10 ay sonra yapılmış olması, mükellefin ilgili dönemdeki kapasite raporu, sanayi sicil belgesi, EPDK belgesi gibi evraka sahip olması hususlarının birlikte değerlendirilmesi suretiyle, davacı şirket tarafından 2016/Mayıs döneminde bu mükelleften alınan "paslanmayı önleyici müstahzar" içerikli faturaların muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğunun davalı idare tarafından açık, somut, güncel ve fiili bir şekilde, bu hususta oluşan tereddütü bertaraf edici mahiyette kesin delillerle ispat edilemediği sonucuna ulaşıldığından hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ve vergi inceleme raporu uyarınca davacı şirket hakkında tekerrür hükümleri uygulanarak yapılan cezalı tarhiyatın hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı şirket adına, Ulus Vergi Dairesi Müdürlüğünün …vergi kimlik numaralı mükellefi …Peyzaj Kimyevi Maddeleri Pet. Ürn. San. Tic. Ltd. Şti. ve …vergi kimlik numaralı mükellefi …Kimyevi Mad. Pet. Ür. San. Tic. Ltd. Şti. ile Tepecik Vergi Dairesi Müdürlüğünün …vergi kimlik numaralı mükellefi … Pet. Kim. Tar. Hay. Mad. Yağ San. Tic. Ltd. Şti'nden aldığı faturaların sahte olduğu ve sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak dayanılarak, 2016/Şubat-Mayıs dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile bu vergi üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 20. maddesinde, verginin tarhının, vergi alacağının, kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak, bu alacağı miktar itibarıyla tespit eden idari muamele olduğu; 21. maddesinde tebliğin, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesi olduğu; 34. maddesinde, ikmalen ve re'sen tarh edilen vergilerin "ihbarname" ile ilgililere tebliğ olunacağı; 35. maddesinin 1. fıkrasında da ihbarnamelerde; sıra numarası ve tanzim tarihi, verginin nev'i, mükellefin soyadı, adı (tüzelkişilerde unvanı) ile açık adresi, vergilendirme dönemi, verginin matrahı, hesabı ve miktarı, kısa ve açık bir ifade ile ikmalen veya re'sen vergi tarhını gerektiren sebepler, vergi mahkemesinde dava açma süresi ve şeklinin yer alması gerektiği düzenlendikten sonra 2. fıkrasında, takdir komisyonu kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve re'sen takdiri gerektiren inceleme raporunun birer suretinin ihbarnameye eklenmesi öngörülmüştür. Aynı Kanun'un 108. maddesinde ise, tebliğ olunan vesikaların esasa müessir olmayan şekil hatalarından dolayı hukuki kıymetlerini kaybetmeyecekleri, yalnız vergi ihbarı ile ilgili vesikalarda mükellefin adının, verginin nevi ve miktarının, vergi mahkemesinde dava açma süresinin hiç yazılmamış olmasının veyahut bu vesikaların görevli bir makam tarafından tanzim edilmemiş bulunmasının vesikayı hükümsüz kılacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Yine anılan Kanun'un 3/B maddesinde, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelerin gerçek mahiyetinin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin, bunu iddia eden tarafa ait olduğu belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 1. fıkrasında, dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneğinin davalıya, davalının vereceği savunmanın davacıya tebliğ olunacağı; 2. fıkrasında da, davacının ikinci dilekçesinin davalıya, davalının vereceği ikinci savunmanın da davacıya tebliğ edileceği, buna karşı davacının cevap veremeyeceği, ancak, davalının ikinci savunmasında, davacının cevaplandırmasını gerektiren hususlar bulunduğu davanın görülmesi sırasında anlaşılırsa, davacıya cevap vermesi için bir süre verileceği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 20. maddesinde de Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapacakları, mahkemelerin, belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilecekleri, bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesinin mecburi olduğu; 21. maddesinde ise, dilekçeler ve savunmalarla birlikte verilmeyen belgelerin, bunların vaktinde ibraz edilmelerine imkan bulunmadığına mahkemece kanaat getirilmesi durumunda, kabul ve diğer tarafa tebliğ edileceği, bu belgelerin, duruşmada ibraz edilmesi ve diğer tarafın cevabını hemen verebileceğini beyan etmesi veya cevap vermeye lüzum görmemesi halinde, ayrıca tebliğ edilmeyeceği açıklanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu, tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin, … Pet. Kim. Tar. Hay. Mad. Yağ San. Tic. Ltd. Şti'nden alınan faturalardan kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının dayandığı hukuki nedenler ve gerekçesi Dairemizce de uygun görüldüğünden davalının temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, belirtilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının, …Peyzaj Kimyevi Maddeleri Pet. Ürn. San. Tic. Ltd. Şti. ve …Kimyevi Mad. Pet. Ür. San. Tic. Ltd. Şti'nden aldığı faturaların sahte olduğu ve davacı şirketin, bu alışlara bağlı olarak satış faturalarının da sahte belge olduğunun kabulü ile sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle 2016/Şubat-Nisan dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile bu vergi üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmına yönelik davalı temyiz istemine gelince; Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; idari yargılamada re'sen inceleme ilkesi geçerli olup, bu ilke uyarınca yargı yerlerinin görülmekte olan davalara ilişkin her türlü bilgi ve belgeyi isteme ve inceleme hakkı bulunmakta, öte yandan; iddia ve savunmalar ile deliller karşılıklı olarak davanın taraflarına tebliğ edilmekte, dolayısıyla ilgililer, haklarında tesis edilen dava konusu idari işlemi ve bu işlemin tesis edilme sebeplerini, idarelerin dayandığı mevzuat hükümleri ve yine kendilerine ilişkin olup, idarelerin uhdesinde bulunan bilgi ve belgeleri öğrenmekte ve dava dilekçelerinde veyahut kendilerine tebliğ edilen savunma ve eki bilgi ve belgelere karşı verecekleri ikinci dilekçelerde bu bilgi ve belgelerde yazılı olgulara göre gerekli açıklamaları özgür bir biçimde yapabilmekte, bu itibarla, Anayasa ile güvence altına alınan hak arama ve savunma hakkı özgür ve kısıntısız bir biçimde kullanılabilmektedir. Uygulamada, genellikle vergi tekniği raporuna atıfla düzenlenen vergi inceleme raporları ve/veya takdir komisyonu kararlarının mükellefe tebliğ edildiği ancak, tarh nedeninin, matrahın bulunuş yönteminin ve tarhiyatın dayanağına ilişkin bilgi ve belgelerin gösterildiği vergi tekniği raporunun tebliğ edilmediği görülmektedir. Vergi tekniği raporunun ihbarname ekinde tebliğ edilmemesi usuli bir eksiklik ise de söz konusu raporun mahkemelerce ara kararı ile istenilmesi ya da re'sen idarece dava dosyasına sunulması üzerine, davacı tarafından incelenmek ve haklılığını ortaya koymaya yönelik delillerini sunmasına imkan vermek suretiyle bu eksikliğin yargılama aşamasında giderilmesi de mümkündür. Vergilendirme işlemi yapılırken, kanuna uygun biçimlendirilen muamelelerin, bu biçimselliğinin ötesine geçilerek, muamelenin tarafları arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin gerçek mahiyetinin araştırılması gerekmektedir. Kanun, gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasında, yemin hariç her türlü delile izin vermiştir. Bu deliller, tarafların ikrarı, vergiyi doğuran olayla ilişkisi doğal ve açık bulunan tanık ifadesi, muamelenin taraflarının ekonomik ve ticari konumları, iş yerlerinin durumu, arandığında bulunup bulunamamasına ilişkin tespitler olabilir. Uyuşmazlıkta, davacı hakkında düzenlenen ihbarnamelerin, vergi inceleme raporu ile birlikte davacıya tebliğ edilmesi üzerine yasal süresinde dava açılmıştır. Olayda, vergi inceleme raporu ve vergi ceza ihbarnamelerinin tebliğ edildiği görüldüğünden; vergi tekniği raporunun ihbarname ile birlikte tebliğ edilmemesi, davacı hakkında tesis edilen işlemi hükümsüz kılacak nitelikte esasa etkili bir şekil hatası teşkil etmemektedir. Kaldı ki; ihbarname ekinde ayrıca tebliğ edilmeyen vergi tekniği raporunun, 2577 sayılı Kanun'un 20 ve 21. madde hükümleri uyarınca, ara kararla istenmesi ya da re'sen idarece dava dosyasına sunulması üzerine, davacı tarafından incelenmek ve haklılığını ortaya koymaya yönelik delillerin sunulmasına imkan vermek suretiyle bu eksikliğin yargılama aşamasında giderilmesi de her zaman mümkündür. Bu durumda, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler de değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda değinilen gerekçeyle davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, 2016/Şubat-Nisan dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile bu vergi üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının BOZULMASINA, diğer kısmının ONANMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Muhbirin Gizliliği ve İhbar İkramiyesi Koşulları

Vergi ihbarında muhbirin kimliğinin gizli tutulması esastır ve kimlik bilgileri inceleme sürecine ilişkin evraka yansıtılmaz. İhbar ikramiyesinden faydalanmak isteyen kişinin ise dilekçesinde ikramiye talebini açıkça belirtmesi ve banka hesap veya IBAN bilgilerini eklemesi gerekir.

Vergi ihbar ikramiyesine hak kazanılabilmesi için ihbarın Gelir Vergisi veya Kurumlar Vergisi gibi sürekli yükümlülük gerektiren vergilere ilişkin olması aranır. 1905 sayılı Kanun'un 1'inci maddesinde ise menkul ve gayrimenkul mallar ile intifa haklarının bildirilmesine dair ayrı bir ikramiye düzenlenmiştir; Hükümetin kayda dayalı bilgisi dışında kalan bu tür mallar ile hakları ihbar edenlere Hazinenin mülkiyetinin tahakkuk etmesinden sonra mal türüne ve değer dilimlerine göre kademeli oranlar üzerinden ikramiye ödenir ve önemli ihbarlarda bu oranlar Cumhurbaşkanı kararıyla artırılabilir.

1905 sayılı MENKUL VE GAYRİMENKUL EMVAL İLE BUNLARIN İNTİFA HAKLARININ VE DAİMİ VERGİLERİN MEKTUMLARINI HABER VERENLERE VERİLECEK İKRAMİYELERE DAİR KANUN m. 1Kaynağı aç
Madde 1 – Umumi veya hususi kanunlar ve muahedeler ahkamına göre Devlete ait veya Hazine emrine mevdu olması lazımgeldiği halde Hükümetin kayda müstenit ıttılaı haricinde kalmış olan bilümum menkul ve gayrimenkul emval veya bu nevi emvalin intifa hakları ile senede merbut veya ipotekli ve ipoteksiz alacakları ve her nevi mevduat ve emanet ile esham ve tahvilatı ve sigorta matluplarını ihbar edenlere ihbar edilen emvalin veya intifa hakkının Hazineye aidiyeti tahakkuk ettikten sonra bu emvalin kıymetleri veya iki senelik intifa baliğleri üzerinden aşağıdaki nispetlere göre ikramiye verilir: Menkullerde Gayrimenkullerde 5 000  liraya kadar yüzde   30 yüzde 20 25 000  liraya kadar, 5000 liradan yukarı olan kısım için " 25 "     15 50 000  liraya kadar, 25000 liradan yukarı olan kısım için " 15 "     12 100 000  liraya kadar, 50000 liradan yukarı olan kısım için " 10 "     10 100 000  liradan yukarı olan kısım için " 7,5 "    7,5 Mühim ihbarlarda Cumhurbaşkanı karariyle bu nispetler icaba göre tezyit edilebilir.[1]

İkramiye hakkı için ihbarın vergi incelemesi başlamadan önce veya incelemenin erken safhalarında yapılması ve ihbar konularının vergi incelemesi sonucunda saptanan matrah farkları ile bağlantılı olması gerekir. Bununla birlikte muhbir somut delil sunmamış olsa dahi sözlü olarak aktardığı bilgilere dayanılarak yapılan inceleme sonucunda matrah farkı tespit edilirse ikramiye almaya hak kazanabilir. Muhbirin gerektiğinde vergi inceleme elemanıyla temasa geçerek istenen bilgileri vermesi beklenir; vergi işlemlerinin icrasında görevli kamu görevlileri ikramiyeden yararlanamazken birden fazla muhbir bulunması durumunda içerikle en erken ve en etkin bağlantı kuran kişi lehine değerlendirme yapılabilir.

İkramiye hesabına gecikme zammı, gecikme faizi ve usulsüzlük cezaları kural olarak dahil edilmeyip vergi aslı ve vergi ziyaı cezası esas alınır. İkramiyenin bir bölümü kesin tahakkuk aşamasında, kalan bölümü ise vergi ve cezanın tahsilatı yapıldıktan sonra ödenir. Vergi kaybı tespiti durumunda vergi ve ceza raporlarının yanı sıra muhbir adına müstakil bir ikramiye raporu düzenlenir. Uzlaşma durumunda uzlaşılan vergi ve ceza tutarları, dava yoluna başvurulduğunda ise yargı mercilerince verilen nihai karar ikramiye miktarını ve ödeme aşamasını belirler.

Vergi ihbarı kaç günde sonuçlanır?

Vergi ihbarının neticelendirilmesinde tek bir kesin süre bulunmayıp sürecin tamamlanması dosyanın kapsamına, delil durumuna ve ilgili birimlerin inceleme yoğunluğuna göre farklılık gösterir.

Anonim ihbar yapıldığında ikramiye ödenir mi?

Açık kimlik bilgisi içermeyen anonim başvurular için ihbar ikramiyesi ödenmez ve başvuran kişiye geri bildirim sağlanamaz. İkramiyeden yararlanabilmek için T.C. kimlik ve adres bilgilerinin sunulması ile talep halinde inceleme elemanıyla temas kurulması gerekir.

Vergi ihbarında somut delil sunmak zorunlu mudur?

İhbar dilekçesinde mevcut delillerin belirtilmesi aranmakla birlikte, muhbir somut bir delil ibraz edememiş olsa dahi sözlü olarak aktardığı bilgilere dayanılarak yürütülen incelemede matrah farkı tespit edilirse ikramiyeye hak kazanılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu