İthalatta Gözetim Kıymeti Gümrük Kıymeti Sayılır mı?

by Avukat Erdal Ersoy
İthalatta Gözetim Kıymeti Gümrük Kıymeti Sayılır mı?

Gümrük Kıymetinin Belirlenmesi ve Satış Bedeli Yöntemi

4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca ithal eşyasının gümrük kıymetinin tespitinde esas alınan temel yöntem satış bedeli yöntemidir. Satış bedeli; Kanun'un 27 ve 28. maddelerindeki yasal düzeltmeler yapılmak kaydıyla, eşyanın Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışında fiilen ödenen veya ödenecek fiyatı ifade eder. Kanun'un 61. maddesi gereğince tescil edilmiş gümrük beyannamesi kural olarak beyan sahibini bağlar ve gümrük vergileri tahakkukuna esas tutulur. Eşyanın faturasında yer alan bedelin idarece düşük bulunması veya benzer eşyalarda daha yüksek kıymetlere rastlanması, satış bedeli yönteminin idare tarafından kendiliğinden reddedilmesi sonucunu doğurmaz. Sipariş miktarı, ticari düzey, ürün kalitesi, uzun süreli tedarik ilişkisi, teslim ve ödeme koşulları ile dönemsel indirimler fiyat farklılığını açıklayabilir.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2025/15, K. 2025/16Kaynağı aç
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2025/15 E.  ,  2025/16 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/15 Karar No : 2025/16 ÖZET: Aykırılığın, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinin (1) numaralı fıkrasında 18/07/2021 tarih ve 7333 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme sonrasında tescil edilen beyannameler bakımından eşyanın kıymetinin gözetim tebliğindeki kıymete eşitlenecek tutarda yurt dışı gider kalemine ihtirazi kayıtla beyanda bulunmak suretiyle artırılması nedeniyle fazladan ödendiği iddia edilen vergilerin, Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca geri verme başvurusu kapsamında iadesinin mümkün olmadığı yönünde giderilmesine BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin (5) numaralı fıkrası uyarınca karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca konu ile ilgili kararlar ve mevzuat incelenerek gereği görüşüldü: I. AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNDE BULUNAN : İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu II. İSTEMİN ÖZETİ : 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinin (1) numaralı fıkrasında 18/07/2021 tarih ve 7333 sayılı Kanun ile ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması sonucunda ödenen vergilerin iade edilmeyeceği yolunda yapılan düzenleme sonrasında tescil edilen beyannameler yönünden, eşyanın kıymetinin, gözetim tebliğindeki kıymete eşitlenecek tutarda yurt dışı gider kalemine ihtirazi kayıtla beyanda bulunmak suretiyle artırılması nedeniyle fazladan ödendiği iddia edilen vergilerin, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca geri verme başvurusunun reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile fazladan ödendiği iddia edilen vergilerin iadesi istemiyle açılan davalarda verilen Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 30/12/2024 tarih ve E:2024/638, K:2024/1286 sayılı kararı ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. Vergi Dava Dairesinin 29/01/2025 tarih ve E:2024/1414, K:2025/259 sayılı kararı arasındaki aykırılığın, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının "c" işaretli bendi uyarınca, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. Vergi Dava Dairesinin kararı doğrultusunda giderilmesi, istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanın bu yöndeki talebini uygun gören İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 11/03/2025 tarih ve E:2025/9, K:2025/9 sayılı kararıyla istenmiştir. III. AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI: A. Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin E:2024/638 sayılı dosyasına konu yargılama süreci: Dava konusu istemin özeti: Davacı adına tescilli, … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi (3. kalem) kapsamında ithal edilen eşyanın kıymetinin, İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'de öngörülen birim kıymete yükseltilmesi suretiyle ihtirazi kayıt ile beyan edilerek ödenen vergilerin, eşyalara ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının geri verilmesi istemiyle, Gümrük Kanunu'nun 211. maddesine göre yapılan geri verme başvurusunun reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali ve fazladan ödenen vergilerin tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. Erzurum 2. Vergi Mahkemesinin 29/03/2024 tarih ve E:2023/705, K:2024/185 sayılı kararının özeti: Olayda, uyuşmazlığa konu beyanname muhteviyatı eşyanın, gözetim uygulamasına tabi ve fatura kıymetinin gözetim kıymetinin altında olması nedeniyle davacı tarafından ithal edilmek istenen eşyanın sorunsuz olarak serbest dolaşıma sokulabilmesi için herhangi bir yurt dışı gider yapılmadığı halde yurt dışı gider kalemine yapılan ek beyan ile eşyanın kıymetinin gözetim tebliğinde belirlenen kıymete ulaşması sağlanmıştır. Bu itibarla da davacı tarafından yapılan yurt dışı gider beyanı ile idarenin, eşyanın gerçek fiyatının tespiti amacıyla inceleme ve araştırma yapma, yasalarca kendisine verilen yetkiler çerçevesinde ticaret politikası önlemlerini uygulama ihtimalinin ortadan kaldırıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin, davacının kendi beyanı ile arttırılması sonucu tahakkuk ettirilerek ödenen vergilerin iadesi talebinin reddine dair dava konusu işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Mahkeme, bu gerekçeyle davanın reddine karar vermiştir. Davacının istinaf istemini inceleyen Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 30/12/2024 tarih ve E:2024/638, K:2024/1286 sayılı kararının özeti: i. Vergi Mahkemesinin, geri verme başvurusunun reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlem yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf istemine ilişkin yapılan inceleme: Mahkemece, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinin (1) numaralı fıkrasında 7333 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra ihtirazi kayıtla beyanda bulunulması, Kanun'un 242. maddesine göre yapılan itiraza ilişkin olarak tesis edilen işleme karşı dava açma hakkı vermekle birlikte, uyuşmazlığın çözümü için mevcut hukuk normlarının bir bütün olarak değerlendirilmesinin icap ettiği, bu bağlamda, söz konusu değişikliğin ihtirazi kayıtla verilen beyannameye istinaden tahakkuk ettirilerek ödenen vergilerin iadesi bakımından da uygulanmasının gerektiği kabul edilerek karar verilmiştir. Uyuşmazlık, anılan Kanun'un 242. maddesi kapsamında ihtirazi kayıt konularak itiraz prosedürünün işletilmesi suretiyle ödenen vergilerin iadesine ilişkin olup, olayda uygulanma imkânı bulunmayan Kanun'un 211. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişikliğin Kanun'un 242. maddesine teşmil edilmesi suretiyle verilen mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir. Bu durumda, davacı tarafından ihtirazi kayıtla verilen serbest dolaşıma giriş beyannameleri kalemi muhteviyatı eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen vergilere vaki itirazın reddine dair işlemin hukuka uygunluğu değerlendirilmek suretiyle, bu kısım için fazladan ödenen vergilerin iadesi istemi de göz önünde bulundurularak karar vermek gerekmektedir. Davacı tarafından, serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı emtianın kıymeti, yurt dışı giderlere ek kıymet beyanında bulunulması suretiyle arttırılmıştır, ancak yurt dışı giderler kaleminde yer verilen ek kıymetin, dosya kapsamından da görüldüğü üzere ihtirazi kayıtla beyan edildiği anlaşıldığından, davacının beyanının bağlayıcı olduğunun kabulüne imkân bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacı tarafından ihtirazi kayıtla verilen uyuşmazlık konusu serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile ithal edilen eşyaların, İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliğ hükümlerine tabi olduğu gerekçesiyle gözetim farkına isabet eden vergilerin tahakkuk ettirilmesine karşın İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliğ'de öngörülen değer, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığından, davacı tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ve fazladan tahsil edilen tutarların davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. ii. Davacının faiz istemi yönünden yapılan inceleme: 4458 sayılı Kanun'un 216. maddesi uyarınca, 10/04/2023 tarihinden sonra tescil edilen beyannamelere istinaden geri verilen vergilere "kanuni faiz" uygulanacaktır. Olayda, fazladan tahsilatın ihtirazi kayıtla beyanda bulunan davacı kusurundan kaynaklanmadığı, davalı idarenin gözetim uygulanması nedeniyle gerçekleştirildiği ve davacı adına tescilli beyannamelerin tescil tarihinin 10/04/2023 tarihinden sonra olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle fazladan tahsil edilen gümrük vergisi ve katma değer vergisinin, tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak kanuni faiz ile birlikte davacıya iadesi gerekmekte olup davacının, dava konusu anılan vergiler için faiz isteminin kanuni faizi aşan kısmının ise reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. iii. Karar Sonucu: Vergi Dava Dairesi, bu gerekçelerle, Vergi Mahkemesinin, geri verme başvurusunun reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlem yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf isteminin kabulü suretiyle anılan hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline, fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren kanuni faiz ile birlikte iadesine, kanuni faizi aşan kısım yönünden ise istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiştir. B. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. Vergi Dava Dairesinin E:2024/1414 sayılı dosyasına konu yargılama süreci: Dava konusu istemin özeti: Davacı adına tescilli, … tarih ve …sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen eşyanın kıymetinin, İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'de öngörülen birim kıymete yükseltilmesi suretiyle ihtirazi kayıt ile beyan edilerek ödenen vergilerin, eşyalara ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının geri verilmesi istemiyle Gümrük Kanunu'nun 211. maddesine göre yapılan geri verme başvurusunun zımnen reddine ilişkin karara vaki itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali ve fazladan ödenen vergilerin tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İstanbul 2. Vergi Mahkemesinin 12/03/2024 tarih ve E:2023/2540, K:2024/492 sayılı kararının özeti: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinin (1) numaralı fıkrasına 18/07/2021 tarih ve 7333 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle getirilen ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması halinde bu vergilerin geri verilmesine veya kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilemeyeceği düzenlemesi, 28/07/2021 tarih ve 31551 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Davaya konu vergilerin gözetim uygulamasından kaynaklı olarak davacı tarafından fazladan ödendiğinden bahisle iadesinin istendiği, gözetim uygulamasının ticaret politikası önlemleri kapsamında olduğu, dava konusu beyannamenin 7333 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile değiştirilen 211. maddesinin yürürlüğü girdiği tarihten sonraki bir tarih olan 09/10/2023 tarihinde tescil edildiği görülmüştür. Yürürlüğe giren yeni mevzuat uyarınca ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması nedeniyle fazladan ödenen vergilerin geri vermeye konu olamayacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda, gözetim uygulamasının bir ticaret politikası önlemi olduğu, davacının beyannamenin yurt dışı gider kısmında kıymet beyan ettiği yurt dışı giderlerin idarece araştırılmasının/denetlenmesinin mümkün olmadığı, bu yurt dışı gider beyanı ile ilgili ithalat rejimi kararına dayanarak gümrük idaresince uygulanan gümrük gözetim kontrolünün etkisiz kılındığı ve bu amaçla yurt dışı gider beyan edildiği anlaşıldığından beyannamenin tescil tarihinde yürürlükte olan meri mevzuat hükümlerine göre tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Mahkeme, bu gerekçeyle davayı reddetmiştir. Davacının istinaf istemini inceleyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. Vergi Dava Dairesinin 29/01/2025 tarih ve E:2024/1414, K:2025/259 sayılı kararının özeti: Vergi Dava Dairesi, istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların isteme konu vergi mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle istemi kesin olarak reddetmiştir. IV. İNCELEME VE GEREKÇE: A. İLGİLİ MEVZUAT: 1- 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümünde şu düzenleme yer almaktadır: "1. İthal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedelidir. Satış bedeli, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28 inci maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır… " 2- 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 18/06/2009 tarih ve 5911 sayılı Kanun'un 66. maddesiyle değişik 25. maddesi şu şekildedir: "1. 24 üncü madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymeti, bu maddenin 2 nci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirlenir. Eşyanın gümrük kıymeti bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümleri uygulanamaz. Ancak, beyan sahibinin yazılı talebinin gümrük idaresince uygun bulunması şartıyla (c) ve (d) bentlerinin uygulama sırası değiştirilebilir. 2. Bu madde hükümleri gereğince, gümrük kıymeti aşağıdaki yöntemlere göre belirlenir: a) Türkiye'ye ihraç amacıyla satılarak, kıymeti belirlenecek eşya ile aynı veya yakın bir tarihte ihraç edilen aynı eşyanın satış bedeli, b) Türkiye'ye ihraç amacıyla satılarak, kıymeti belirlenecek eşya ile aynı veya yakın bir tarihte ihraç edilen benzer eşyanın satış bedeli, c) İthal eşyasının veya aynı ya da benzer eşyanın Türkiye içinde satıcılardan müstakil kişilere yapılan en büyük miktardaki satışına ait birim fiyata dayalı kıymet, d) İthal eşyasının üretiminde kullanılan malzeme ve imalat veya diğer imal işlemlerinin bedel veya kıymetleri ile Türkiye'ye ihraç edilmek üzere ihraç ülkesindeki üreticiler tarafından üretilen, kıymeti belirlenecek eşya ile aynı sınıf veya cins eşyanın satışında mutat olan kar ve genel giderlere eşit bir tutar ve 27 nci maddenin 1 inci fıkrasının (e) bendinde sayılan diğer bedel veya kıymetler toplamından oluşan hesaplanmış kıymet. 3. 2 nci fıkranın uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." 3- 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 61. maddesinin 18/06/2009 tarih ve 5911 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile değişik hali şu şekildedir: "1. 60 ıncı maddede belirtilen şartlara uygun beyannameler, ait oldukları eşyanın gümrüğe sunulmuş olması halinde tescil edilir. Tescil işlemi, beyana ilişkin bilgilerin yerel alan ağı veya geniş alan ağı üzerinden gümrük bilgisayar sistemine girilerek sistem tarafından tescil tarihi ve sayısı verilmesini ya da beyanname veya beyanname hükmündeki belgenin üzerine mühür vurularak, sıra numarası ile tarih konulması ve bu beyannameye ait bilgilerin tescil defterine yazılmasını ifade eder. 2. Aksine hüküm bulunmadıkça, eşyanın beyan edildiği gümrük rejimine ilişkin tüm hükümlerin uygulanmasında esas alınacak tarih, beyannamenin (…) tescil edildiği tarihtir. 3. (…) tescil edilmiş (…) beyanname, ait olduğu eşyanın vergileri ve para cezalarından dolayı taahhüt niteliğinde beyan sahibini bağlar ve gümrük vergileri tahakkukuna esas tutulur." 4- 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinin 18/7/2021 tarih ve 7333 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile değişik hali şu şekildedir: "1. Kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergileri geri verilir. Kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergileri kaldırılır. Ancak, kanunen ödenmemesi veya tahakkuk ettirilmemesi gereken gümrük vergileri ilgili kişinin kasten yaptığı bir tahrifat veya ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmişse, bu vergilerin geri verilmesine veya kaldırılmasına ilişkin talepler kabul edilmez. 2. Kanunen ödenmemeleri gereken gümrük vergileri, söz konusu vergilerin yükümlüye tebliğ edilmesi ve ilgilinin üç yıl içinde gümrük idaresine müracaatı üzerine geri verilir veya kaldırılır. Kontrol ve denetleme sonucunda, geri verme veya kaldırma hallerinden birinin tespiti durumunda, aynı süre içinde geri verme veya kaldırma işlemi doğrudan yapılır. Bu süre mücbir sebep veya beklenmeyen hallerde uzatılabilir." 5- 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinin 18/06/2009 tarih ve 5911 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile değişik hali şu şekildedir: "1. Yükümlüler kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir. 2. İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir. 3. İtiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlış makama verilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmış sayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır. 4. İtirazın reddi kararlarına karşı işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabilir." 6- 27/08/1993 tarih ve 21681 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşma'nın 14. maddesinde bu Anlaşma'nın I. ekinde yer alan notların Anlaşma'nın ayrılmaz bir parçası olduğu, Anlaşma maddelerinin bu notlarla birlikte mütalaa edileceği ve uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Anlaşma'nın 17. maddesinde bu Anlaşma'da yer alan hiçbir hükmün gümrük idaresinin gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır. B. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairelerince kesin olarak verilen kararlar arasındaki aykırılık, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinin (1) numaralı fıkrasında 18/07/2021 tarih ve 7333 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme sonrasında tescil edilen beyannameler bakımından eşyanın kıymetinin gözetim tebliğindeki kıymete eşitlenecek tutarda yurt dışı gider kalemine ihtirazi kayıtla beyanda bulunmak suretiyle artırılması nedeniyle fazladan ödendiği iddia edilen vergilerin, Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca geri verme başvurusu kapsamında iadesinin mümkün olup olmadığına ilişkindir. Gümrük Kanunu'nun 24 ve 25. maddeleri ile GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşma'nın 17. maddesinde yer alan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle, satış bedelinin esas alınması, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerektiği; ayrıca gümrük idaresinin, beyanın doğruluğunu tespit amacıyla her zaman, her türlü bilgi ve belgeyi inceleyerek değerlendirme hak ve yetkisine sahip bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır. İthalatta uygulanacak gözetim ve korunma önlemleri, Türk mevzuatında, 29/01/1995 tarih ve 22186 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, 26/01/1995 tarih ve 4067 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 25/02/1995 tarih ve 22213 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 03/02/1995 tarih ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması'nın ekinde yer alan ve bu anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır. 07/10/2009 tarih ve 27369 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği’nin 3. maddesinin (n) bendinde ticaret politikası önlemlerinin gözetim, korunma önlemleri, miktar kısıtlamaları ve ithalat veya ihracat yasaklamaları gibi eşyanın ithal ve ihracı ile ilgili hükümlerle belirlenmiş tarife dışı önlemleri ifade ettiği hükme bağlanmıştır. Bir ticaret politikası önlemi olan gözetim, dış ticaret konusu eşyaların ithalattaki gelişim seyrinin gözlemlenmesidir. Türk gümrük mevzuatında gözetim önlemi ithalatta gözetim uygulaması adıyla yer almaktadır. İthalatta gözetim uygulamasının dayanağını 29/05/2004 tarih ve 25476 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2004/7304 sayılı İthalatta Gözetim Uygulaması Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı oluşturmaktadır. Anılan Karar’ın “Gözetim uygulaması” başlıklı 4. maddesinde bir malın ithalatında gözetim uygulanmasına ilişkin kararın başvuru üzerine veya resen yapılacak bir değerlendirme sonucunda Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından verileceği, yapılacak değerlendirmede ithalatın gelişimi, ithal şartları ve ithalatın yerli üreticiler üzerindeki etkisinin dikkate alınacağı, gözetim kararının gözetim belgesi düzenlenmesi yoluyla ileriye yönelik olarak veya gerçekleşen ithalatı değerlendirmek üzere geçmişe dönük olarak uygulanabileceği, ileriye yönelik gözetime tabi bir malın ithalatında gümrük mevzuatının gerektirdiği belgelerin yanı sıra gözetim belgesinin de aranacağı hükme bağlanmıştır. İthalatta gözetim uygulaması, eşyanın kıymeti bakımından birim başına asgari bir fiyatın belirlenmesi ve bu fiyatın altında ithalatın gerçekleştirilmesi hâlinde bu durumun izlenmesi esasına dayanan bir dış ticaret politikası aracıdır. Gözetim uygulaması başlatılması durumunda, herhangi bir korunma tedbirinden söz edilememekte, bu aşamada, o malın ithalatında herhangi bir kısıtlama, vergi oranında artış, eşik kıymet belirlenmesi veya ek mali yükümlülük uygulaması söz konusu olmamaktadır. Bir eşyanın ithalatının kayda alınmak suretiyle ileriye yönelik olarak gözetim uygulamasına tabi tutulduğu durumlarda eşyanın kıymeti bakımından belirlenen birim başına asgari fiyatın altında ithalat gerçekleştirmek isteyen ithalatçıların ithalatta gözetim uygulamasına tabi olması ve ithalat sırasında gümrük mevzuatının gerektirdiği belgelerin yanı sıra İthalat Genel Müdürlüğünce düzenlenen bir gözetim belgesini ibraz etmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, ithalatının izlenmesine karar verilen eşyanın belirlenen kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi hâlinde gümrük vergisi mükellefleri için öngörülen yükümlülük sadece gözetim belgesi ibrazı zorunluluğudur. Gözetim belgesinin ibraz zorunluluğu, o malın belli bir değerin altında kıymetle ithal edilmek istenmesi durumuna münhasırdır. Bu bağlamda, gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşyanın, belirlenen bir kıymetin altında ithal edilmek istenmesi hâlinde sadece ''gözetim belgesi'' ibrazı zorunluluğu getirilmekte; ancak bu zorunluluğa uyulmaması Gümrük Kanunu hükümlerine göre ek tahakkuk yapılmasını gerektiren bir durum oluşturmamaktadır. 4458 sayılı Kanun'un 24. maddesine göre ithal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli olarak belirlendiğinden, aksi gümrük idaresince ortaya konulmadıkça satış bedeli, vergilendirmede esas alınmaktadır. İthalatta gözetim uygulanmasına ilişkin tebliğlerde belirtilen birim kıymet ise, eşyanın ithalat seyrini izlemek açısından bir ölçüt belirlemekte, dolayısıyla bu birim kıymet, eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedelini oluşturmamaktadır. Öte yandan, kanunen doğan vergi borcunun eksik ya da fazla tahakkuk ettirilmesi ve bu hâliyle ödenmiş olması mümkündür. Türk vergi mevzuatında bu tür yanlışlıkların giderilmesi amacıyla öngörülen idari başvuru yolları bulunmaktadır. Gümrük vergileri açısından bu tür yanlışlıkların düzeltilmesi için 4458 sayılı Kanun’un 210 ilâ 217. maddelerinde vergilerin geri verilmesi veya kaldırılması kurumu düzenlenmiştir. Anılan kurum, fazla tahakkuk ettirilen ya da tahsil edilen gümrük vergileri ve para cezaları açısından anlaşmazlıkların idari aşamada giderilmesine hizmet eden bir idari çözüm yoludur. 4458 sayılı Kanun'un 242. maddesinde düzenlenen itiraz yolu ise gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı idari dava açmadan önce tüketilmesi gereken bir idari çözüm yoludur. 28/07/2021 tarih ve 31551 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 13. maddesiyle, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması halinde ödenen veya tahakkuk ettirilen vergilerin geri verilmesi veya kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilmeyeceği yolunda değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikten önce ithalatçılar, eşyanın kıymetinin gözetim tebliğinde belirtilen kıymetten düşük olması durumunda, eşyanın kıymetinin gözetim tebliğinde belirtilen düzeye çıkmasını sağlayacak şekilde yurt dışı giderlerin artırılması yoluyla beyanda bulunmak suretiyle ithalatı gerçekleştirmekte, kıymetin arttırılması nedeniyle fazladan ödedikleri vergilerin iadesi için ya üç yıllık süre içinde 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesine göre geri verme veya kaldırma başvurusunda bulunmakta ya da tescil tarihinde beyannameye ihtirazi kayıt koymak suretiyle aynı Kanun'un 242. maddesi uyarınca tahakkuka itiraz ederek vergilerin iadesini talep etmekteydiler. 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki dönemde ihtirazi kayıtla beyanda bulunarak tescil edilen beyannameler yönünden, 4458 sayılı Kanun'un 242. maddesinde düzenlenen itiraz yoluna başvurulmasının önünde kanuni bir engelin bulunmadığı, diğer bir ifadeyle Kanun'un 211. maddesinde yapılan değişiklikte öngörülen, ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması hâlinde ödenen veya tahakkuk ettirilen vergilerin geri verilmesine veya kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilmeyeceği yolundaki düzenlemenin, Kanun'un 242. maddesi kapsamında yapılacak itiraz başvurularında uygulanamayacağı açıktır. Nitekim, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun ve 26/3/2024 tarih ve 32501 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 24/01/2024 tarih ve E:2023/6, K:2024/1 sayılı kararı da bu yöndedir. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu anılan kararında, bölge idare mahkemeleri arasındaki karar aykırılığının, eşyanın kıymetinin, gözetim tebliğindeki kıymete eşitlenecek tutarda yurt dışı gider kalemine ihtirazi kayıtla beyanda bulunmak suretiyle artırılması nedeniyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi uyarınca tahakkuka yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile vergilerin iadesi talebiyle açılan davada, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle satış bedelinin esas alınması, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması; satış bedeli yönteminin terk edilme nedenlerinin somut olarak ortaya konulmadığı sonucuna varılması halinde işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı yönünde giderilmesine karar vermiştir. Öte yandan, Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi uyarınca idarece kendiliğinden yapılmış bir ek tahakkuk işlemi veya ihtirazi kayıtla verilen gümrük beyannamesine dayalı bir tahakkuk işlemi üzerine vergi mahkemesinde idari dava açılabilmesi için, söz konusu tahakkuklara karşı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinde öngörülen idari itiraz yoluna başvurulması ve bu başvurunun zımnen ya da açık olarak reddedilmiş olması gerekmektedir. Gümrük yükümlüsünün herhangi bir baskı, tehdit ve endişe altında kalmaksızın, yani serbest iradeyle yapmış olduğu beyanlar hukukta yazılı ikrar hükmündedir (Turgut Candan, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, Yetkin Yayınları, Ankara, 2022, s:635) ve yükümlü açısından bağlayıcıdır. Gümrük uygulamasında ihtirazi kayıt, beyanın bu bağlayıcılığını etkisiz kılmak ve hak arama yollarına başvuru hakkını saklı tutmak amacıyla gümrük beyannamelerine konulmakta ve beyanın serbest irade ürünü olmadığını gösteren açıklama olarak nitelendirilmektedir. Yine uygulamada, Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca geri verme veya kaldırma başvurusunda bulunabilmek için beyannameye ihtirazi kayıt konulmuş olmasına gerek bulunmadığı, Kanun'un 242. maddesi uyarınca itiraz başvurusunda bulunabilmek için ise beyannameye ihtirazi kayıt konulması gerektiği kabul edilmektedir. Aykırılığın giderilmesine konu edilen uyuşmazlıklarda, dava konusu edilen işlemler, gümrük yükümlüsünce ihtirazi kayıtla beyanda bulunulduktan sonra, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesine göre yapılan bir geri verme veya kaldırma talebi üzerine bu talebin reddi yolunda tesis edilmiştir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinde değişiklik yapan 18/07/2021 tarih ve 7333 sayılı Kanun'un 13. maddesinin gerekçesi "4458 sayılı Gümrük Kanununun 211 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan düzenleme ile; yükümlülerin, ticaret politikası önlemlerinden kaçınmak için kendi beyanlarıyla eşyanın gümrük kıymetini artırmalarını müteakiben ödenmiş veya tahakkuk ettirilmiş vergilerin geri verilmesi veya kaldırılması önlenerek, Dünya piyasa fiyatlarından daha düşük fiyatlardan ithal edilen eşyaların gözetim uygulaması kapsamında izlenmesi ve ticaret politikası önlemlerinin etkisizleştirilmesinin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. " şeklindedir. Madde gerekçesinden de anlaşıldığı üzere, değişiklik ile kanun koyucu, ticaret politikasının etkisiz hale getirilmesi sonucu doğuracak şekilde yükümlünün kendi beyanı ile ithalata konu eşyanın kıymetini artırması durumunda vergilerin geri verilmesi veya kaldırılmasının önüne geçilmesini amaçlamıştır. Bu nedenle 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra tescil edilen beyannameler açısından, eşyanın kıymetinin gözetim tebliğinde belirtilen düzeye çıkmasını sağlayacak şekilde beyanda bulunulması, ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması neticesini doğuracağından, bu durumda ödenen veya tahakkuk eden vergilerin geri verilmesi veya kaldırılması talepleri kabul edilmeyecektir. Dolayısıyla, ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması durumunda, ithalat esnasında gümrük beyannamesine ihtirazi kayıt konulmuş olması, yükümlüye, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında yapılan başvurularda, hak arama yolunu açık tutma imkânı sağlamayacaktır. Dolayısıyla, 4458 sayılı Kanun'un sistematiği ve yukarıda belirtilen Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 24/01/2024 tarih ve E:2023/6, K:2024/1 sayılı kararı gözetildiğinde, gözetim uygulaması nedeniyle fazladan vergi ödediğini iddia eden ithalatçıların hukuken izlemesi gereken prosedür, ihtirazi kayıt konulması suretiyle beyannamelerin tescil edilmesi durumunda, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesine göre değil 242. maddesine göre başvuru yollarını tüketerek dava açmalarıdır. Yukarıda yer alan belirlemelerin birlikte değerlendirilmesinden, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinin (1) numaralı fıkrasında 18/07/2021 tarih ve 7333 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme sonrasında tescil edilen beyannameler bakımından eşyanın kıymetinin gözetim tebliğindeki kıymete eşitlenecek tutarda yurt dışı gider kalemine ihtirazi kayıtla beyanda bulunmak suretiyle artırılması nedeniyle fazladan ödendiği iddia edilen vergilerin, Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca geri verme başvurusu kapsamında iadesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. V. SONUÇ: Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle aykırılığın, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinin (1) numaralı fıkrasında 18/07/2021 tarih ve 7333 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme sonrasında tescil edilen beyannameler bakımından eşyanın kıymetinin gözetim tebliğindeki kıymete eşitlenecek tutarda yurt dışı gider kalemine ihtirazi kayıtla beyanda bulunmak suretiyle artırılması nedeniyle fazladan ödendiği iddia edilen vergilerin, Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca geri verme başvurusu kapsamında iadesinin mümkün olmadığı yönünde giderilmesine, 17/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Kıymet Yöntemlerinde Sıra ve İdarenin Gerekçe Yükümlülüğü

Satış bedeli yönteminin uygulanamayacağı hukuken ortaya konulmadıkça diğer kıymet belirleme yöntemlerine geçilemez. Gümrük Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca gümrük kıymeti sırasıyla aynı eşyanın satış bedeli, benzer eşyanın satış bedeli, birim fiyata dayalı kıymet ve hesaplanmış kıymet yöntemleri adım adım uygulanarak belirlenir. Eşyanın gümrük kıymeti bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bende geçilemez; bu yöntemlerle de sonuca ulaşılamaması halinde Kanun'un 26. maddesindeki son yöntem uygulanır. Birim fiyata dayalı kıymet ile hesaplanmış kıymet yöntemlerinin sırası ancak beyan sahibinin yazılı talebinin gümrük idaresince uygun bulunması şartıyla değiştirilebilir. Yöntemlerdeki bu sıra emredici nitelikte olup idare, önceki yöntemin neden uygulanamadığını açıklamadan doğrudan referans değere veya gözetim kıymetine geçemez. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun E. 2023/6, K. 2024/1 sayılı kararında da idarenin satış bedeli yöntemini terk etme nedenlerini somut olarak ortaya koymaması halinde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilmiştir.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/6, K. 2024/1Kaynağı aç
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/6 E.  ,  2024/1 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/6 Karar No : 2024/1 ÖZET: Eşyanın kıymetinin, gözetim tebliğindeki kıymete eşitlenecek tutarda yurt dışı gider kalemine ihtirazi kayıtla beyanda bulunmak suretiyle artırılması nedeniyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi uyarınca tahakkuka yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile vergilerin iadesi talebiyle açılan davada, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle satış bedelinin esas alınması, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması; satış bedeli yönteminin terk edilme nedenlerinin somut olarak ortaya konulmadığının anlaşılması halinde işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılması gerektiği hakkında. BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin (5) numaralı fıkrası uyarınca karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca konu ile ilgili kararlar ve mevzuat incelenerek gereği görüşüldü: I- AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNDE BULUNAN : Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu II- İSTEMİN ÖZETİ: 28/07/2021 tarih ve 31551 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 13. maddesiyle, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinde, ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması sonucunda ödenen veya tahakkuk ettirilen vergilerin geri verilmesi veya kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilmeyeceği yolunda değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikten sonra gözetim belgesinin sunulmaması ve gözetim tebliğlerinde belirtilen kıymete ulaşmak amacıyla yurt dışı gider olarak ihtirazi kayıtla beyan edilen tutardan kaynaklanan fark vergilere ilişkin tahakkukun iptali ve vergilerin iadesi istemiyle yapılan başvurularının reddi üzerine, işlemin iptali ve ödenen vergilerin faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davalarda Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2022/1032, K:2023/1271 sayılı kararı ile Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 25/01/2023 tarih ve E:2022/1429, K:2023/42 sayılı kararı arasındaki aykırılığın 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının "c" işaretli bendi uyarınca; ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle satış bedelinin esas alınması, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerekmekte olup, satış bedeli yönteminin terk edilme nedenlerinin somut olarak ortaya konulması gerektiği gerekçesiyle aykırılığın Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2022/1032, K:2023/1271 sayılı kararında yer verilen hukuksal nedenler ve gerekçeyle aynı doğrultuda giderilmesi, istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanın bu yöndeki talebini uygun gören Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 29/09/2023 tarih ve E:2023/61, K:2023/61 sayılı kararıyla istenmiştir. III- AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI: A- Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin E:2022/1032 sayılı dosyasına konu yargılama süreci: Dava konusu istemin özeti: Davacı adına tescilli 11/11/2021 tarih ve 9224 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen eşyanın kıymetinin, İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle ihtirazi kayıtla beyan edilmesi üzerine tahakkuk ettirilerek ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin ihtirazi kayda konu kısmına karşı 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi uyarınca yapılan itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali ve fazladan tahsil edilen vergilerin tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. Gaziantep 1. Vergi Mahkemesinin 29/04/2022 tarih ve E:2022/46, K:2022/330 sayılı kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, davacı adına tescilli 11/11/2021 tarih ve 9224 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın ithalatının gözetim uygulamasına tabi olduğu, ithalatın gerçekleştirilmesi için beyannamenin yurt dışı diğer gider bölümünde ek kıymet beyanında bulunulduğu, beyannamenin tescil edildiği tarihte verilen dilekçe ile yurt dışı gider bölümünde yapılan ek kıymet beyanının ihtirazi kayıtlı olduğunun Gümrük Müdürlüğüne bildirildiği tespit edilmiştir. Akabinde 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesine göre ihtirazi kayıtla yapılan beyana isabet eden tahakkuka itiraz edilerek bu kapsamdaki vergilerin iadesinin istenildiği, Bölge Müdürlüğünün başvurunun ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca form kullanılarak yapılması gerektiği şeklinde yönlendirmede bulunarak talebi yerine getirmemesi üzerine bu cevabın kesin olmayan cevap olarak kabul edilerek itirazın zımnen reddedildiğinden bahisle, bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Olayda, davalı idarece, 28/07/2021 tarih ve 31551 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Kanun'la 4458 sayılı Kanun’un 211. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, davaya konu beyanname muhteviyatı ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin davacının kendi beyanı ile artırılması sebebiyle, beyanına göre tahakkuk eden vergilerin geri verilmesini talep hakkının bulunmadığı iddia edilmiştir. Yükümlülerce ihtirazi kayıtla verilen beyannameye dayalı tahakkukun bulunması halinde de itiraz yoluna başvurulması mümkün bulunduğundan, davacı tarafından beyannamenin tescil tarihinde ileri sürülen ihtirazi kaydın varlığı karşısında, bu iddiada hukuki isabet bulunmamaktadır. Dava konusu beyanname muhteviyatı eşyanın beyan edilen birim kıymetinin ihracatçıya ödenen gerçek kıymet olmadığı yönünde davalı idarece yapılmış herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Gözetime tabi olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan eşya için, salt gözetim kıymet farkı nedeniyle yüksek beyan edilen birim kıymetin söz konusu eşyanın, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı, dolayısıyla yurt dışı gider beyan edilerek arttırılan kıymet üzerinden ödenen dava konusu gümrük ve katma değer vergisinin kanunen ödenmesi gereken bir vergi olmadığı, gözetim önlemlerinin yanlış uygulanması suretiyle davacı şirketten haksız tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ ile belirlenen birim kıymet üzerinden belirlenen kıymet, gümrük mevzuatı çerçevesinde esas alınacak kıymet olmayıp gözetim belgesi ibrazının gerekli olup olmadığının tespitinde esas alınacak değerdir. Gümrük Kanunu hükümlerine göre eşyanın gümrük kıymetinin satış bedeli yöntemine göre belirlenen fiyat olduğu, satış bedeli yöntemine göre gümrük kıymetinin tespit edilemediği durumda sırasıyla diğer yöntemlere göre gümrük kıymetinin belirleneceği açıktır. Davalı idarece, davacı tarafından beyan edilen uyuşmazlık konusu beyanname eki faturadaki kıymetin gerçeği yansıtmadığı konusunda herhangi bir tespit yapılmadığı gibi eşyanın kıymetinin gerçek satış bedeline göre düşük olduğu hususunun ihracatçı firma piyasasında ve ihracatçı ülke yetkili makamları nezdinde yapılan araştırmalarla saptanmasının da söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacının ihtirazi kaydı dikkate alınmaksızın tahakkuk ettirilen İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ ile belirlenen birim kıymetle, eşyanın faturasında yazılı kıymeti arasındaki farka isabet eden gümrük vergisi ile katma değer vergisinin iadesi istemiyle Gümrük Kanunu’nun 242. maddesi kapsamında yapılan başvurunun zımnen reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Davacının faiz talebi yönünden ise, vergilendirme hatası yapılarak haksız ve hukuka aykırı olarak davacıdan tahsil edilen vergilerin tahsil tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü hakkında Kanuna göre belirlenen tecil faizi ile birlikte iadesi gerekmektedir. Mahkeme, bu gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline, fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar vermiştir. Davalının istinaf istemini inceleyen Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2022/1032, K:2023/1271 sayılı kararının özeti: Vergi Dava Dairesi, istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların isteme konu vergi mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle istemi kesin olarak reddetmiştir. B- Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin E:2022/1429 sayılı dosyasına konu yargılama süreci: Dava konusu istemin özeti: Davacı adına tescilli 12/10/2021 tarih ve 6442 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen eşyanın kıymetinin, İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle ihtirazi kayıtla beyan edilmesi üzerine tahakkuk ettirilerek ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin ihtirazi kayda konu kısmına karşı 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi uyarınca yapılan itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali ve fazladan tahsil edilen vergilerin tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. Erzurum 1. Vergi Mahkemesinin 27/01/2022 tarih ve E:2021/1569, K:2022/44 sayılı kararının özeti: Gümrük Kanunu uyarınca işlem tesis edilmesi istemiyle veya idarece re'sen ya da ilgililerin isteği üzerine tesis edilen işlemlere karşı idareye yapılacak başvuru yollarının yöntem ve süreleri ile kendisine başvuruda bulunulan idarenin cevap verme süreleri, anılan Kanun'da, genel hükümlerden ayrı olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle, Gümrük Kanunu'na göre yapılan vergi veya fon payı tahakkukları ile ilgili olarak idari davaya konu olabilecek işlemlerin oluşumunun, başvuru usulleri ve süreleri konusunda özel kanun niteliği taşıyan, anılan Kanun hükümlerine göre, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde ise genel kanun niteliğindeki 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. ve 11. maddeleri hükümlerine göre belirlenmesi gerekmektedir. Davacı tarafından Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi kapsamında yapılan vergilerin iadesi yolundaki itiraz başvurusunun reddine dair kesin olmayan cevabın, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi çerçevesinde istemin reddi sayılarak davanın açıldığının kabulü ile uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekmektedir. 28/07/2021 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 7333 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle, 4458 sayılı Gümrük Kanun'un 211. maddesine, ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması halinde vergilerin geri verilmesi veya kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilmeyeceği düzenlemesi eklenmiştir. Söz konusu değişiklikle yasa koyucunun, eşyanın bedelinin satış bedelinden yüksek beyan edilmek suretiyle ticaret politikası önlemlerinin aşındırılarak uygulanamaz hale getirilmesini engellemeyi hedeflediği anlaşılmaktadır. Ticaret politikası önlemleri ile idare, yasalarca kendisine verilen yetkiler çerçevesinde ithalat ve ihracat işlemlerinin belirlenen politikalar çerçevesinde yürütülmesini sağlamak amacıyla her türlü denetleme, inceleme ve araştırma yetkisine sahiptir. Bu amaçla, ithal edilen eşyanın insan, bitki ve çevre sağlığına olabilecek zararlı etkilerinin engellenmesi, ithal edilen eşya miktarının tespiti ile yerli üreticiyi olumsuz etkileyecek miktarda artış olup olmadığının belirlenmesi, eşyanın gerçek fiyatı üzerinden vergilerin tahakkuk ettirilmesini sağlayarak kamu zararı oluşmasını engellemek idarenin yetki ve görevinde olup idarenin bu görevleri yerine getirmek için yapacağı işlemlerin, yükümlüler açısında haksız zorlama olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Olayda, 12/10/2021 tarih ve 6442 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın gözetim uygulamasına tabi olduğu anlaşılmakta ve davacının ithal etmek istediği eşya için İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ uyarınca gözetim belgesi alarak idareye ibraz etmesi gerekmektedir. Ancak gözetim belgesi alma zorunluluğunu yerine getirmeden eşyanın serbest dolaşıma girmesini isteyen davacı, herhangi bir yurt dışı gider yapılmadığını ve beyan edilen kıymetin eşyanın satış kıymetine dahil olmadığını bilerek eşyanın kıymetinin gözetim tebliğindeki kıymete ulaşmasını sağlayacak miktarda yurt dışı gider kalemine ek beyanda bulunmuştur. Bu şekilde, idare tarafından gözetim belgesi istenilmesinin önüne geçilmiş ve ticaret politikası önlemlerinden olan gözetim uygulaması ve eşyanın gerçek kıymeti üzerinden vergilendirilmesi şartları ihlal edilmiştir. Bu nedenle, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin davacının kendi beyanı ile arttırılması sonucu tahakkuk ettirilerek ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin iadesi talebiyle yapılan itirazın reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Mahkeme bu gerekçeyle davayı reddetmiştir. Davacının istinaf istemini inceleyen Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 25/01/2023 tarih ve E:2022/1429, K:2023/42 sayılı kararının özeti: Vergi Dava Dairesi, istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların isteme konu vergi mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle istemi kesin olarak reddetmiştir. IV- İNCELEME VE GEREKÇE: A- İLGİLİ MEVZUAT: 1-4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümünde şu düzenleme yer almaktadır: "1. İthal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedelidir. Satış bedeli, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28 inci maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır… " 2-4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 18/06/2009 tarihli ve 5911 sayılı Kanun'un 66. maddesiyle değişik 25. maddesi şu şekildedir: " 1. 24 üncü madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymeti, bu maddenin 2 nci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirlenir. Eşyanın gümrük kıymeti bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümleri uygulanamaz. Ancak, beyan sahibinin yazılı talebinin gümrük idaresince uygun bulunması şartıyla (c) ve (d) bentlerinin uygulama sırası değiştirilebilir. 2. Bu madde hükümleri gereğince, gümrük kıymeti aşağıdaki yöntemlere göre belirlenir: a) Türkiye'ye ihraç amacıyla satılarak, kıymeti belirlenecek eşya ile aynı veya yakın bir tarihte ihraç edilen aynı eşyanın satış bedeli, b) Türkiye'ye ihraç amacıyla satılarak, kıymeti belirlenecek eşya ile aynı veya yakın bir tarihte ihraç edilen benzer eşyanın satış bedeli, c) İthal eşyasının veya aynı ya da benzer eşyanın Türkiye içinde satıcılardan müstakil kişilere yapılan en büyük miktardaki satışına ait birim fiyata dayalı kıymet, d) İthal eşyasının üretiminde kullanılan malzeme ve imalat veya diğer imal işlemlerinin bedel veya kıymetleri ile Türkiye'ye ihraç edilmek üzere ihraç ülkesindeki üreticiler tarafından üretilen, kıymeti belirlenecek eşya ile aynı sınıf veya cins eşyanın satışında mutat olan kar ve genel giderlere eşit bir tutar ve 27 nci maddenin 1 inci fıkrasının (e) bendinde sayılan diğer bedel veya kıymetler toplamından oluşan hesaplanmış kıymet. 3. 2 nci fıkranın uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." 3- 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. Maddesinin (1) numaralı fıkrasının 18/7/2021 tarihli ve 7333 sayılı Kanunun 13. maddesi ile değişik hali şu şekildedir: "1. Kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergileri geri verilir. Kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergileri kaldırılır. Ancak, kanunen ödenmemesi veya tahakkuk ettirilmemesi gereken gümrük vergileri ilgili kişinin kasten yaptığı bir tahrifat veya ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmişse, bu vergilerin geri verilmesine veya kaldırılmasına ilişkin talepler kabul edilmez. 4- 27/08/1993 tarih ve 21681 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşma'nın 14. maddesinde bu Anlaşma'nın I. ekinde yer alan notların Anlaşma'nın ayrılmaz bir parçası olduğu, Anlaşma maddelerinin bu notlarla birlikte mütalaa edileceği ve uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Anlaşma'nın 17. maddesinde bu Anlaşma'da yer alan hiçbir hükmün gümrük idaresinin gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır. B- HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Gümrük Kanunu'nun 24 ve 25. maddeleri ile GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşma'nın 17. maddesinde yer alan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle, satış bedelinin esas alınması, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerektiği; ayrıca gümrük idaresinin, beyanın doğruluğunu tespit amacıyla her zaman, her türlü bilgi ve belgeyi inceleyerek değerlendirme hak ve yetkisine sahip bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır. İthalatta uygulanacak gözetim ve korunma önlemleri, Türk mevzuatında, 29/01/1995 tarih ve 22186 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, 26/01/1995 tarih ve 4067 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 25/02/1995 tarih ve 22213 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 03/02/1995 tarih ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması'nın ekinde yer alan ve bu anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır. Ticaret Bakanlığınca yerli üreticilerin talebi üzerine veya re'sen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar doğurup doğurmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanarak inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. Gözetim uygulaması başlatılması durumunda, herhangi bir korunma tedbirinden söz edilemez. Yani bu aşamada, o malın ithalatında herhangi bir kısıtlama, vergi oranında artış, eşik kıymet belirlenmesi veya ek mali yükümlülük uygulaması söz konusu olmamaktadır. Sadece bir malın ithalatında, yerli üreticilerin zarar görmesine sebebiyet verebilecek miktarda artış olup olmadığının belirlenebilmesi için o malın ithal seyrinin izlenmesi amaçlanmakta ve bu amacın gerçekleştirilebilmesi için o malın ithalatında İthalat Genel Müdürlüğünce düzenlenen bir gözetim belgesi ibrazı zorunluluğu getirilmektedir. Gözetim belgesinin ibraz zorunluluğu, o malın belli bir değerin altında kıymetle ithal edilmek istenmesi durumuna münhasır olup gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşyanın, belirlenen bir kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde sadece ''gözetim belgesi'' ibrazı zorunluluğu getirildiğinden bu zorunluluğa uyulmaması Gümrük Kanunu hükümlerine göre ek tahakkuk yapılmasını gerektiren bir durum değildir. Öte yandan İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğlerde belirtilen birim kıymet, eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli değildir. Bununla beraber 28/07/2021 tarih ve 31551 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 13. maddesiyle, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinde, ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması halinde ödenen veya tahakkuk ettirilen vergilerin geri verilmesi veya kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilmeyeceği yolunda değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikten önce ithalatçılar, eşyanın kıymetinin gözetim tebliğinde belirtilen kıymetten düşük olması durumunda, eşyanın kıymetinin gözetim tebliğinde belirtilen düzeye çıkmasını sağlayacak şekilde yurt dışı diğer giderlerin artırılması yoluyla beyanda bulunmak suretiyle ithalatı gerçekleştirmekte, kıymetin arttırılması nedeniyle fazladan ödedikleri vergilerin iadesi için ya üç yıllık süre içinde 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesine göre geri verme veya kaldırma başvurusunda bulunmakta ya da tescil tarihinde beyannameye ihtirazi kayıt koymak suretiyle aynı Kanun'un 242. maddesi uyarınca tahakkuka itiraz ederek vergilerin iadesini talep etmekteydiler. 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra tescil edilen beyannameler açısından, eşyanın kıymetinin gözetim tebliğinde belirtilen düzeye çıkmasını sağlayacak şekilde beyanda bulunulması, ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması neticesini doğuracağından, bu durumda ödenen veya tahakkuk eden vergilerin geri verilmesi veya kaldırılması taleplerinin kabul edilmeyeceği açıktır. Ancak, aykırılığın giderilmesine konu edilen uyuşmazlıklarda dava konusu edilen işlemler, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesine göre yapılan bir geri verme veya kaldırma talebi üzerine bu talebin reddi yolunda tesis edilmiş işlemler değil, aynı Kanun'un 242. maddesi uyarınca beyannamelere ihtirazi kayıt konulmak suretiyle yapılan itirazın zımnen reddine dair işlemlerdir. Gümrük vergileri tahakkukları dolayısıyla vergi mahkemesinde idari dava açılabilmesi için, söz konusu tahakkuklara karşı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinde öngörülen idari itiraz yoluna başvurulması ve bu başvurunun zımnen ya da açık olarak reddedilmiş olması; itiraz yoluna başvurulabilmesi için de, idarece kendiliğinden yapılmış bir ek tahakkuk işleminin veya ihtirazi kayıtla verilen gümrük beyannamesine dayalı tahakkukun bulunması gerekmektedir. İhtirazi kayıt, uygulamada, beyanın bağlayıcılığını etkisiz kılmak ve hak arama yollarına başvuru hakkını saklı tutmak amacıyla beyannameye konulan ve beyanın serbest irade ürünü olmadığını gösteren açıklama olarak nitelendirilmektedir. Karar aykırılığının giderilmesi istemine konu olaylarda beyannamelere ihtirazi kayıt konulması ve daha sonra 4458 sayılı Kanun'un 242. maddesinde öngörülen idari başvuru yolu izlenerek dava açılması söz konusu olduğundan, Kanun'un 211. maddesinde yapılan değişiklikte öngörülen, ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması halinde ödenen veya tahakkuk ettirilen vergilerin geri verilmesine veya kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilmeyeceği yolundaki düzenlemenin uyuşmazlık konusu olaylarda uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Yukarıda yer alan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, beyannameye ihtirazi kayıt konulması ve 4458 sayılı Kanun'un 242. maddesi uyarınca tahakkuka itiraz edilmesi halinde, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle, satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. V- SONUÇ: Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle aykırılığın, eşyanın kıymetinin, gözetim tebliğindeki kıymete eşitlenecek tutarda yurt dışı gider kalemine ihtirazi kayıtla beyanda bulunmak suretiyle artırılması nedeniyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi uyarınca tahakkuka yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile vergilerin iadesi talebiyle açılan davada, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle satış bedelinin esas alınması, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması; satış bedeli yönteminin terk edilme nedenlerinin somut olarak ortaya konulmadığı sonucuna varılması halinde işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı yönünde giderilmesine, 24/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X – KARŞI OY: Uyuşmazlık, kanunen ödenmemesi veya tahakkuk ettirilmemesi gereken gümrük vergilerinin ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmişse, bu vergilerin geri verilmesine veya kaldırılmasına dair taleplerin kabul edilmeyeceği yönünde 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinde yapılan değişikliğin söz konusu artırmanın ihtirazi kayıtla yapılmasından sonra aynı Kanun'un 242. maddesi uyarınca takip edilen itiraz sürecinin neticelenmesi üzerine açılan davalarda verilen kararları etkileyip etkilemeyeceğine ilişkindir. Anılan yasal değişikliğin gerekçesinde, "yükümlülülerin, ticaret politikası önlemlerinden kaçınmak için kendi beyanlarıyla eşyanın gümrük kıymetini artırmalarını müteakiben ödenmiş veya tahakkuk ettirilmiş vergilerin geri verilmesi veya kaldırılması önlenerek, dünya piyasa fiyatlarından daha düşük fiyatlardan ithal edilen eşyaların gözetim uygulaması kapsamında izlenmesi ve ticaret politikası önlemlerinin etkisizleştirilmesinin önüne geçilmesinin amaçlandığı" belirtilmiştir. İthalatta gözetim uygulamasına bağlı belge temini yükümlülüğünden kaçınmak isteyen gümrük vergisi mükelleflerinin vergilerin geri verilmesi veya kaldırılması taleplerinin yerine getirilmesi imkanını ortadan kaldıran kuralın; getiriliş amacı dikkate alındığında, düzenlendiği yasa maddesi ve içerdiği ifadeler yönünden ihtirazi kayıt beyanı üzerine Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi kapsamında yapılan itiraz başvurularının değerlendirilmesinde de davalı idareyi bağlayan bir kural olduğu tartışmasızdır. Kanun koyucu belirtilen düzenlemeyle, gözetim belgesinin dahil olduğu ticaret politikası önleminin işlerliğini sağlamak amacıyla yükümlülerin kendi beyanıyla kıymet artırımına gitmeleri sonrasında tahakkuk eden ve ödenen vergilerin kaldırılması ve geri verilmesi taleplerinin kabul edilmemesini emredici bir kural olarak getirmiştir. Gümrük Kanunu'nun 210. maddesinde tanımları yapılan ve 211. maddesinde yöntemleri gösterilen geri verme ve kaldırma işlemleri, gümrük idaresinin gümrük vergilerinin tahakkuk ettiği veya ödendiği tarihten başlamak üzere üç yıl içinde gerçekleştirebileceği işlemler olup, beyannamenin tescilinin akabinde ihtirazi kayıtla beyan üzerine yapılan itiraz başvurularının karşılanmasında da esasen gümrük idaresinin tahakkukun kaldırılması ve ödenen verginin iadesi ile ilgili olarak tasarrufta bulunduğu açık olduğundan anılan kurallarla bağlı olmadığı söylenemez. Anılan yasa maddesinde belirtilen taleplerin dava açma süresi içinde yapılması halinde "kaldırma" ve "geri verme" kurallarının uygulanmayacağı yönünde bir düzenleme de bulunmamaktadır. İhtirazi kayıtla beyan üzerine tahakkukun kaldırılması talebini içeren anılan Kanun'un 242. maddesi kapsamındaki itiraz başvurusu ile geri verme taleplerinin reddi üzerine açılan davalarda inceleme yöntemi yönünden ayrım yapılması sadece içtihadi bakımdan dava açma süresinin etkinliğini sağlamaya yöneliktir. Başka bir deyişle, tahakkuka karşı dava açma süresini aşar şekilde üç yıl içinde geri verme müessesesinden istifade edilerek dava açılabilmesi nedeniyle 1615 sayılı mülga Gümrük Kanunu'nun 87.maddesinin yürürlükte olduğu dönemde içtihadı birleştirme yoluna gidilerek 211. madde uygulamasında verginin tahakkuk ettirilmemesi veya ödenmemesi gerektiği hususunun herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma hacet olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu getirilmiş, bu suretle idari istikrar ilkesi gözetilmiştir. Bu nedenle, gümrük idaresinin ihtirazi kayıt üzerine tahakkuk eden vergilere karşı yapılan itiraz ve talepleri değerlendirirken, tahakkuka yönelik istemleri kaldırma, ödemelerin iadesi taleplerini de geri verme kurallarından bağımsız şekilde değerlendirmesi düşünülemez. Sonuçta her iki safhada da itiraz ve talep ya tahakkuka ya da ödenen verginin iadesine yönelik gerçekleşecek olup, yargısal süreçler yönünden yapılan ayrımların gümrük idaresinin uygulaması yönünden bir farklılık göstermeyeceği aşikardır. Kaldı ki, yasa metninde yükümlü talep ve itirazlarının kabulünde gözetilen ölçü "kanuna aykırılık" olarak belirlenmiş olup, bu yönüyle tahakkuku izleyen süreçte yapılan başvurularda söz konusu ölçütün her safhada geçerli olduğu açıktır. Diğer taraftan, getirilen düzenleme ile birlikte, Gümrük Kanunu'ndaki kıymetle ilgili hükümlere göre tahakkuk ettirilmemesi gerekse dahi, yükümlünün kendi beyanı ile ticaret politikası önlemine tabi eşya için belge temin etme yükümlülüğünden kaçınma amacıyla kıymet artırılmakta ise bu artırmaya bağlı tahakkukun kaldırılması taleplerinin kabul edilmeyeceği düzenlenmekle, tarafların uymakla yükümlü olduğu ve kamu hukukunda da geçerli olan objektif iyi niyet ilkesi korunmaya çalışıldığı gibi ticaret politikası önlemlerine ilişkin yasal mevzuatın işlevsiz bırakılmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı, çatışan mevzuatlar arasında yasa koyucunun dış ticaret önlemlerinin etkinliğini sağlama yönünde bir irade gösterdiği anlaşılmaktadır. Nitekim, yine aynı Kanun'un 74. maddesinde, Türkiye Gümrük Bölgesine gelen eşyanın serbest dolaşıma girişinin ticaret politikası önlemlerinin uygulanması ile mümkün olduğu belirtilmiş olup, gözetim belgesi daha önce Gümrük Yönetmeliği'nde anılan önlem kapsamında tanımlanmış iken yasa koyucu tarafından yeni değişiklikle ticaret politikası önlemleri kapsamında olduğu teyit edilerek düzenleme yapılmıştır. Bu doğrultuda gözetim belgesinin Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması'na aykırı olmayan, Gümrük Kanunu'nun 74. maddesinde belirtilen bir ticaret politikası önlemi kapsamında ithalatın gerçekleşmesi sırasında aranan zorunlu bir belge halini aldığı ve temin edilmediği takdirde de, 235/1-c maddesi kapsamında gümrüklenmiş değerin iki katı idari para cezasının konusunu teşkil edeceği düşünüldüğünde, tahakkukun kaldırılması yönündeki kararların yükümlüler aleyhine sonuç doğurabilme ihtimalinin bulunduğu gözden ırak tutulmaması gereken bir husustur. Diğer taraftan, Gümrük Kanunu'nun, 5911 sayılı Kanun'la değişik şekliyle, 61. maddesinin (3) numaralı fıkrasında, tescil edilmiş beyannamenin, ait olduğu eşyanın vergileri ve para cezalarından dolayı taahhüt niteliğinde beyan sahibini bağlayacağı ve gümrük vergileri tahakkukuna esas tutulacağı belirtilmiştir. Öte yandan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde ifade bulan "dürüstlük kuralı" gereği herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olup bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını ise hukuk düzeni korumamaktadır. Özel hukukta olduğu gibi kamu hukukunda da geçerli olan ve objektif iyi niyet olarak da tanımlanan bu ilke tüm hukuki ilişkilerde geçerli olduğu gibi tüm taraflar her türlü işleminde buna uymakla yükümlüdür. Uyuşmazlık konusu olaylarda, ithal edilen eşyanın kıymeti, ithalatçı tarafından ticaret politikası önlemi olan gözetim uygulamasından kaçınmak amacıyla mükelleflerin kendi iradesiyle arttırılmıştır. Dış ticaret önlemleriyle ilgili gözetim belgesi temin etme yükümlülüğünden kaçınmak ve buna dair yasal düzenlemeleri etkisiz kılmak yönündeki bu amacı hukuk düzeninin korumayacağı, yükümlünün kendisini beyanı artırmaya zorladığı öne sürülen hususun dış ticaret mevzuatıyla ilgili yasal düzenlemelerden ibaret olduğu, faturada yazılı gümrük kıymetini beyan ederek gözetim belgesi temin etme yerine bu yasal yükümlülüğü bertaraf etme gayesiyle ihtirazi kayıtla beyanını yükselttiği, dolayısıyla tamamen kendi özgür iradesiyle ve dış ticaret önlemleri kapsamında öngörülen yasal ödevleri yerine getirmeme gayesiyle faturada yazılı ve gözetim belgesi gerektiren kıymeti sanki belgeye tabi değilmiş gibi yükseltme davranışının, gümrük idaresine atfedilebilir bir yönü bulunmadığı gibi mükellefin kendi seçimi ve tercihinden ibaret olduğu, idareye yapılan itiraz üzerine vergi tahakkukunun kaldırılması ve ödenen verginin iadesi talebinin 210. ve 211. maddede düzenlenen "kaldırma" ve "geri verme" işlemleri için getirilen kısıtlamalar dikkate alınmaksızın değerlendirilmesinin gümrük idaresi yönünden mümkün bulunmadığı anlaşıldığından, tahakkuka vaki itirazın ve dolayısıyla tahakkukun kaldırılması ve vergilerin iadesi talebinin reddedilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak eşyanın kıymetinin, gözetim tebliğindeki kıymete eşitlenecek tutarda yurt dışı gider kalemine ihtirazi kayıtla beyanda bulunmak suretiyle artırılması nedeniyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi uyarınca tahakkuka yapılan itirazın reddi işleminin iptali ve vergilerin iadesine ilişkin açılan davada, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra tescil edilen beyannameler açısından, yükümlülerin kendi beyanları ile gümrük kıymetini artırmalarının dış ticaret önlemlerine tabi eşya dolayısıyla almak zorunda oldukları belgeleri temin etme ödevinden kaçınma amaçlı olduğu, dünya piyasa fiyatlarından daha düşük fiyatlardan yapılan ithalatların izlenmesini sağlayan önlemlerin etkisizleştirilmesinin önüne geçilmesi amacıyla yapılan yasal değişikliğin dava konusu işlemi de kapsamına aldığı anlaşıldığından, aykırılığın "ihtirazi kayıtla beyan üzerine yapılan tahakkukun kaldırılması veya vergilerin iadesi yönündeki taleplerin kabul edilmeyeceği" yönünde giderilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Gözetim Kıymetinin Hukuki Niteliği ve Ek Tahakkuk Sınırı

İthalatta gözetim uygulanmasına ilişkin tebliğlerde belirtilen birim kıymet, bu kıymetin altında ithalat yapılamayacak kanuni bir asgari fiyat olmadığı gibi Gümrük Kanunu'nda sayılan kıymet yöntemlerinden biri de değildir. Bu değer yalnızca ithalat seyrini izlemek amacıyla belirlenen bir ölçüttür. Gözetim uygulaması başlatılması durumunda eşyanın ithalatında bir kısıtlama, vergi oranında artış, eşik kıymet belirlenmesi veya ek mali yükümlülük uygulaması söz konusu olmaz. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun E. 2025/15, K. 2025/16 sayılı kararında da vurgulandığı üzere gözetim tebliğlerindeki birim kıymet, eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedelini oluşturmaz.

Gözetim önlemine tabi eşyanın belirlenen kıymetin altında ithal edilmek istenmesi halinde mevzuat uyarınca yalnızca gözetim belgesi ibrazı zorunluluğu doğar. İthalat bedelinin tebliğdeki eşiğin altında kalması ve gözetim belgesi ibraz edilmemesi, Gümrük Kanunu hükümlerine göre gümrük idaresince ek tahakkuk yapılmasını gerektiren bir durum meydana getirmez.

Yurt Dışı Diğer Giderler Beyanı ve İhtirazi Kaydın Hükümleri

Gözetim belgesi ibraz edilmeden ithalat işleminin tamamlanması gayesiyle beyannamede 'yurt dışı diğer giderler' hanesine gerçek dışı tutarlar eklenmesi, bu meblağı fiili bir gider haline getirmez. Bir tutarın Gümrük Kanunu'nun 27. maddesi kapsamında gümrük kıymetinin bir unsuru sayılabilmesi için gerçek bir harcama veya ödemeye karşılık gelmesi zorunludur; dolayısıyla idarenin tutarın gerçekte hangi ödeme veya gideri temsil ettiğini incelemesi gerekir.

Gümrük beyanına ihtirazi kayıt düşülmesi, beyanın mükellefin serbest iradesini yansıtmadığını ortaya koyarak bağlayıcılığı zayıflatır ve yargı yollarına müracaat imkanını korur. Ancak tek başına ihtirazi kayıt bulunması tahakkuk eden vergiyi doğrudan hukuka aykırı hale getirmediği gibi kendiliğinden vergi iadesi sonucunu da doğurmaz. Yükümlünün ek tutarı beyan etme gerekçesini somutlaştırması ve eşyaya ait gerçek satış bedelini ticari evraklarla ispatlaması icap eder.

7333 Sayılı Kanun Değişikliği ve İdari İtiraz Prosedürü

4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinin birinci fıkrasına 7333 sayılı Kanun ile eklenen hüküm doğrultusunda, ticaret politikası önlemleri kapsamındaki eşyanın kıymetinin beyan sahibince artırılması sebebiyle tahakkuk eden yahut ödenen vergiler için mezkûr madde uyarınca geri verme ya da kaldırma talebinde bulunulamaz. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun E. 2025/15, K. 2025/16 sayılı kararında, anılan yasal değişiklik sonrasında tescili yapılan beyannamelerde gözetim seviyesine ulaşmak üzere yurt dışı gider hanesine ihtirazi kayıtla ekleme yapılmış olsa dahi, 211. maddedeki geri verme prosedürünün işletilemeyeceği ve konulan ihtirazi kaydın bu başvuru yolunu açık tutmayacağı belirtilmiştir.

Gözetim uygulaması çerçevesinde fazla vergi ödendiği iddiasıyla hak aramak isteyen ithalatçılar bakımından işletilmesi öngörülen usul Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinde düzenlenmiştir. Yükümlüler, tebliğ edilen gümrük vergilerine karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde bir üst makama, üst makam bulunmuyorsa işlemi tesis eden makama itiraz edebilir. İdari makamlara ulaştırılan itirazlar otuz gün zarfında karara bağlanır. Tahakkuk işlemine karşı vergi mahkemesinde dava ikame edilebilmesi için ise m. 242'deki idari itiraz sürecinin tüketilmiş olması ve istemin açık yahut zımni olarak reddedilmesi aranır.

Gözetim Uygulamasının Kapsamı ve İadelerde Faiz

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun E. 2023/6, K. 2024/1 sayılı kararı, gözetim uygulamasını yahut gözetim belgesi sunma mecburiyetini ortadan kaldırmamakta; gözetim eşiğini yakalamak gayesiyle beyana eklenen meblağın gümrük kıymetine dahil olup olamayacağını incelemektedir. Fazla tahsil edilen gümrük vergilerinin iadesinde faiz hesabı ise Gümrük Kanunu'nun 216. maddesine tabidir. İlgili madde uyarınca, fazla ödemenin yükümlüden ileri gelmesi halinde iade müracaatının yapıldığı andan, diğer hallerde ise paranın tahsil edildiği andan itibaren kararın tebliğine dek kanuni faiz işletilir. Verilen iade kararının tebliğinden sonraki dört aylık sürede idarece yerine getirilmemesi durumunda da mükellefin talebiyle tebliğden fiili ödeme gününe kadar geçen devre için kanuni faiz uygulanır.

4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU m. 216Kaynağı aç
Madde 216 –(Değişik:24/10/2019-7190/8 md.)[121] 1. Gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde, geri vermeye konu fazla tahsilatın yükümlüden kaynaklanması durumunda geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten, diğer durumlarda ise tahsilat tarihinden geri verme kararının tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde kanuni faiz oranında hesaplanan faiz ödenir.[122] 2. Geri verme kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren dört ay içerisinde idarece söz konusu kararın uygulanmaması hâlinde, ilgilinin talebi üzerine, tebliğ tarihinden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde kanuni faiz oranında hesaplanan faiz ödenir.
Gözetim tebliğinde belirtilen birim kıymet asgari ithalat fiyatı mıdır?

Hayır, gözetim tebliğinde yer alan birim kıymet kanuni bir asgari fiyat veya gümrük kıymeti yöntemi olmayıp yalnızca ithalat seyrini izlemek amacıyla belirlenen bir idari eşiktir.

Gözetim farkı nedeniyle ödenen vergilerin iadesi için hangi hukuki yol izlenmelidir?

7333 sayılı Kanun değişikliği sonrasında tescil edilen beyannameler bakımından Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi kapsamında geri verme başvurusu yapılamaz; beyannameye ihtirazi kayıt konularak tahakkukun tebliğinden itibaren 15 gün içinde 242. madde uyarınca idari itiraz yoluna başvurulmalı ve ret kararı üzerine vergi mahkemesinde dava açılmalıdır.

Faturadaki bedelin düşük bulunması idareye satış bedeli yöntemini kendiliğinden reddetme yetkisi verir mi?

Hayır, faturadaki fiyatın düşük görülmesi veya benzer eşyalarda daha yüksek fiyatlar bulunması idare için inceleme nedeni oluştursa da sipariş miktarı, ticari düzey veya indirim gibi gerekçelerle açıklanabilen satış bedeli yönteminin kendiliğinden reddi sonucunu doğurmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu