Usulsüzlük cezası, vergi kaybı doğmasa dahi kanunun öngördüğü şekil ve usul kurallarına uyulmaması halinde kesilen idari nitelikte bir mali yaptırımdır. Vergilendirme sürecinde biçimsel kuralların ihlali idarece cezalandırılmakta olup genel ve özel usulsüzlük olarak farklı rejimlere tabi tutulmuştur.
Genel Usulsüzlük Cezası ve Dereceleri
Genel usulsüzlük, idari usul ihlallerine ilişkin kuralları kapsar ve mükellef gruplarına göre birinci ve ikinci derece olarak uygulanır. Genel usulsüzlük cezaları; kanun cetvelinde tüccarlar, serbest meslek erbabı, basit usulde vergilendirilenler, dar mükellefler, mükellef olmayanlar ve muhtelif yükümlüler için farklılaştırılmış tutarlar üzerinden belirlenir.
Vergi beyannamelerinin verilmemesi, defter tutulmaması veya kanuni defterlerin tasdik ettirilmemesi gibi temel yükümlülüklerin ihlali birinci derece usulsüzlük kapsamındadır. Beyannamelerin kanuni süresinden sonra verilmesi ve defterlerin usulüne uygun tutulmaması gibi şekli eksiklikler ise ikinci derece usulsüzlük cezası gerektirir.
Özel Usulsüzlük Cezası ve Belge Düzeni
213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 353 uyarınca fatura, perakende satış fişi veya serbest meslek makbuzunun düzenlenmemesi ile e-Fatura ve e-Arşiv gibi dijital dönüşüm kurallarına uyulmaması hallerinde nispi veya maktu özel usulsüzlük cezası tatbik edilir. Özel usulsüzlük cezalarında tespit sayısına göre kademeli artış uygulanır; ceza miktarları takip eden tespitlerde yükselirken yıllık toplam üst sınırlar uygulanabilmektedir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 353/1 uyarınca tek bir tespitte aynı türden birden fazla belgenin düzenlenmediği saptanırsa her bir belge için ayrı ceza kesilir; ancak bu işlem ilgili cetveldeki tespit sayısının belirlenmesinde tek bir tespit kabul edilir. Ayrıca bu belgeleri almak zorunda olanlar, fiili idarenin bilgisine girmeden önce ve belgenin düzenlenmesi gereken süreyi izleyen beş iş günü içinde idareye bildirirse alıcı adına özel usulsüzlük cezası kesilmez; belgeyi düzenlemek zorunda olanlar adına ise ceza üç kat uygulanır.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 353Kaynağı aç
Vergi Usul Kanunu m. 353'te düzenlenen fiiller sonucunda vergi kaybı da meydana gelirse, kaybın gerektirdiği vergi cezaları ayrıca kesilir ve cezaların birleşmesine ilişkin 336'ncı madde uygulanmaz. Aynı fiil dolayısıyla genel ve özel usulsüzlük koşullarının birlikte ortaya çıkması halinde ise kanundaki içtima ve en ağır cezanın uygulanması kuralları birlikte değerlendirilir.
Tekerrür Hükümleri ve İdari Takip
213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 339 gereğince, usulsüzlükten dolayı ceza kesilip cezası kesinleşen mükelleflere cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilirse usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılarak uygulanır. Bu sürenin hesabında cezaların kesinleşme tarihi dikkate alınır. Tekerrür nedeniyle yapılacak artırım tutarı, kesinleşen cezadan ve birden fazla kesinleşen ceza varsa tutar itibarıyla en yükseğinden fazla olamaz.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 339Kaynağı aç
Usulsüzlük cezası, idari nitelikte bir alacak olarak tahakkuk ettirildiğinde diğer kamu alacakları gibi takip edilebilir.
Cezada İndirim, Uzlaşma ve Düzeltme Yolu
213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 376 uyarınca, ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde vergi dairesine başvurularak usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının yarısının vadesinde veya teminat gösterilerek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeneceği bildirilirse kesilen cezanın yarısı indirilir. Bu hüküm vergi aslına bağlı olmaksızın kesilen usulsüzlük cezalarında da geçerlidir. Ancak bildirilen ceza süresinde ödenmez veya dava konusu yapılırsa indirim hakkından faydalanılamaz.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 376Kaynağı aç
Usulsüzlük cezaları fiilin niteliğine ve tutarına göre uzlaşma kapsamına girebilmektedir. Öte yandan dava açma süresi kaçırılmış olsa dahi, açık vergi hatalarının varlığı halinde beş yıllık zamanaşımı süresi içinde düzeltme başvurusunda bulunulması mümkündür.
Yargı Yolu ve Tahsilatın Durması
Usulsüzlük cezalarına karşı, ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili vergi mahkemesinde iptal davası açılması gerekir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 27/4 uyarınca, vergi mahkemesinde dava açılması dava konusu edilen zam ve cezaların tahsil işlemlerini kendiliğinden durdurur. Vergi mahkemelerindeki yargılama süreci dosya ve belgeler üzerinden yürütülen yazılı usule tabidir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 27/4 uyarınca işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerden ve tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar tahsilatı durdurmaz; bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. İdare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere bölge idare mahkemesine itiraz edilebilir; itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
Usulsüzlük cezasına karşı hangi sürede dava açılmalıdır?
Usulsüzlük cezası ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili vergi mahkemesinde iptal davası açılmalıdır.
Vergi mahkemesinde dava açılması cezanın tahsilini durdurur mu?
Kural olarak 2577 sayılı Kanun m. 27/4 uyarınca vergi mahkemesinde dava açılması dava konusu edilen cezaların tahsil işlemlerini durdurur; ancak işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması, ihtirazi kayıtla verilen beyannamelere karşı açılan davalar ve tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar tahsilatı kendiliğinden durdurmaz.
Usulsüzlük cezasında tekerrür artırımı nasıl hesaplanır?
Cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilirse usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılır; artırım tutarı kesinleşen en yüksek cezayı geçemez.
Usulsüzlük cezasında yüzde elli indirimden nasıl yararlanılır?
İhbarnamenin tebliğinden itibaren otuz gün içinde başvurarak cezanın yarısının vadesinde veya teminatla ödeneceği bildirilirse ve dava açılmazsa kalan ceza tutarı indirilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

