Vergi Davasında Süre, Tahsilat ve İndirim Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Vergi Davasında Süre, Tahsilat ve İndirim Şartları

Özel kanunda ayrı süre gösterilmeyen hallerde vergi mahkemesinde dava açma süresi otuz gündür. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıkta sürenin başlangıcı işlemin türüne göre değişir. Dava açılınca tahsilat ancak dava konusu edilen bölüm bakımından durur; bu sonuç her dosya ve her işlem için geçerli değildir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Dava süresinin genel çerçevesi

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin birinci fıkrası, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz günlük dava açma süresi öngörür. Otuz gün, özel kanunun başka süre belirlemediği hallere ilişkin genel süredir.

2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, sürenin hangi tarihten sonra işleyeceğini uyuşmazlığın türüne göre ayırır. Süre, ilgili olayın gerçekleştiği günü izleyen günden başlar. Tahakkuku tahsile bağlı vergide bu olay tahsilattır. Tebliğ yapılan veya tebliğ yerine geçen işlemde tebliğ; tevkif yoluyla alınan vergide istihkak sahibine yapılan ödeme; tescile bağlı vergide ise tescildir. İdarenin dava açması gereken konuda başlangıç, ilgili merci ya da komisyon kararının idareye geldiği günü izleyen gündür.

İlan ve düzenleyici işlemlerde başlangıç

Adresi belli olmayan kişiye, özel kanundaki hükme göre ilan yoluyla bildirim yapılmışsa ve özel kanunda aksine hüküm yoksa süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün geçtikten sonra işlemeye başlar. Özel kanundaki farklı hüküm bu başlangıcı değiştirir.

İlanı gereken düzenleyici işlemde dava süresi ilan tarihini izleyen günden başlar. İşlem uygulanırsa ilgili, düzenleyici işleme, uygulanan işleme veya her ikisine birden karşı dava açabilir. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, bu düzenlemeye dayanan işlemin iptaline engel oluşturmaz.

Dava açmanın tahsil işlemlerine etkisi

2577 sayılı Kanun’un 27. maddesinin birinci fıkrasına göre Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. Vergi uyuşmazlığındaki tahsil sonucu bu fıkrada değil, maddenin dördüncü fıkrasında ayrıca düzenlenmiştir.

Vergi mahkemesinde vergi uyuşmazlığından doğan davanın açılması; tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının yalnızca dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Dava konusu edilmeyen bölüme bu durdurma kendiliğinden yayılmaz.

26. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca işlemden kaldırılmış vergi davası dosyasında tahsilat sürer. Aynı şekilde kaldırıldıktan sonra yeniden işleme alınan dosyada da tahsilat durmaz. İhtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine yapılan işlemden ve tahsilat işleminden doğan davada tahsilat yine durmaz. Bu hallerde yürütmenin durdurulması istenebilir.

Dosyanın işlemden kaldırılması

Dava sırasında ölüm veya başka bir sebeple tarafların kişilik ya da niteliği değişirse mahkeme, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verir. Gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde dosya, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar işlemden kaldırılır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 26Kaynağı aç
Madde 26 – 1. Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. 2 Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir. 3. (Değişik: 5/4/1990-3622/9 md.) Davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması halinde, yeni adresin bildirilmesine kadar dava dosyası işlemden kaldırılır ve varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir yıl içinde yeni adres bildirilmek suretiyle yeniden işleme konulması istenmediği takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. 4. (Değişik: 5/4/1990-3622/9 md.) Dosyaların işlemden kaldırılmasına ve davanın açılmamış sayılmasına dair kararlar diğer tarafa tebliğ edilir. Yürütmenin durdurulması[19]

Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmezse, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.

Davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamazsa dosya, yeni adres bildirilene kadar işlemden kaldırılır ve varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. İşlemden kaldırıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde yeni adres bildirilerek dosyanın yeniden işleme konulması istenmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.

Dosyanın işlemden kaldırılmasına ve davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararlar diğer tarafa tebliğ edilir. Tahsilatın devam edeceği haller, 27. maddenin dördüncü fıkrasında 26. maddenin üçüncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarına bağlanmıştır; ölüm veya kişilik değişikliği nedeniyle işlemden kaldırma aynı sonuçla özdeş değildir.

Yürütmenin durdurulması kararı

Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir. Durumun gerekleri teminat aranmamasına da imkân tanır. Teminat uyuşmazlığını, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hâkim çözer. İdareden ve adli yardımdan yararlanan kişilerden teminat alınmaz.

Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen karara, tebliği izleyen günden itibaren yedi gün içinde ve bir defaya mahsus itiraz edilebilir. İtiraz mercii dosyanın gelişinden itibaren yedi gün içinde karar verir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

İtiraz mercii kararı veren makama göre değişir. Danıştay dava dairelerinin kararına karşı başvuru, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına yapılır. Bölge idare mahkemesi kararına karşı en yakın bölge idare mahkemesi; idare ve vergi mahkemeleri ile tek hâkim kararlarına karşı bölge idare mahkemesi itiraz merciidir.

Yürütmenin durdurulmasına dair kararlar on beş gün içinde yazılır ve imzalanır. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.

Ödeme emrine karşı itiraz

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 58. maddesine göre ödeme emri tebliğ edilen kişi, böyle bir borcu olmadığını, borcu kısmen ödediğini veya borcun zamanaşımına uğradığını tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ileri sürebilir. Başvuru, alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonuna yapılır. İtirazın şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesinde Vergi Usul Kanunu hükümleri uygulanır.

6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN m. 58Kaynağı aç
Madde 58 – Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtirazın şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur.[27] Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi lazımdır, aksi halde itiraz edilmemiş sayılır. (Mülga üçüncü fıkra: 28/1/2010-5951/1 md.) İtiraz komisyonu bu itirazları en geç 7 gün içinde karara bağlamak mecburiyetindedir. (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 21/4/2022 tarihli ve E.: 2021/119, K.: 2022/48 sayılı Kararı ile.) İtiraz komisyonlarının bu konudaki kararları kesindir. Borcun tamamına bu madde gereğince vakı itirazların tamamen veya kısmen reddi halinde, borçlu ret kararının kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde mal bildiriminde bulunmak mecburiyetindedir.[28] Borcun bir kısmına karşı bu madde gereğince vakı itirazlar mal bildiriminde bulunma müddetini uzatamaz. Mal bildirimi:

Borcun bir kısmına itiraz eden kişi, o kısmın yönünü ve miktarını açıkça göstermelidir. Bunlar gösterilmezse itiraz edilmemiş sayılır.

İtiraz komisyonu bu itirazları en geç 7 gün içinde karara bağlamak zorundadır. İtiraz komisyonlarının bu konudaki kararları kesindir.

Borcun tamamına yöneltilen itiraz tamamen veya kısmen reddedilirse borçlu, ret kararının tebliğinden itibaren 15 gün içinde mal bildiriminde bulunmak zorundadır. Borcun bir kısmına yapılan itiraz, mal bildirimi süresini uzatmaz.

Cezanın yarısının indirilmesi

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 376. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi, ikmalen, resen veya idarece yapılan tarhiyata ilişkindir. Mükellef veya vergi sorumlusu, ihbarnamelerin tebliğinden sonraki otuz gün içinde ilgili vergi dairesine başvurur. Başvuruda, tarh edilen vergi veya vergi farkının tamamı ile vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının yarısı için ödeme iradesi açıklanır. Ödeme ya vadede yapılır ya da 6183 sayılı Kanun’da gösterilen türden teminat verilerek vade bittikten sonraki üç ay içinde yapılır. Bu bildirimle indirilen miktar, kesilen cezanın yarısıdır. Verginin veya vergi farkının kendisi yarıya inmez.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 376Kaynağı aç
Madde 376 – (Değişik: 22/7/1998-4369/17 md.) (Değişik birinci fıkra:5/12/2019-7194/26 md.) Mükellef veya vergi sorumlusu; 1. İkmalen, resen veya idarece tarh edilen vergiyi veya vergi farkını ve vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının yarısını ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse kesilen cezanın yarısı, 2. (Mülga:28/7/2024-7524/14 md.) indirilir. Mükellef veya vergi sorumlusu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezasını yukarıda yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa bu madde hükmünden faydalandırılmaz. Yukarıdaki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Uzlaşma[148] Uzlaşmanın konusu, kapsamı, komisyonlar ve şekli

Mükellef veya vergi sorumlusu, ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezasını maddede yazılı süre içinde ödemez ya da bunları dava konusu yaparsa 376. madde hükmünden yararlandırılmaz.

Aynı maddedeki hükümler, vergi aslına bağlı olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır.

Sık sorulan sorular

Vergi mahkemesinde dava süresi kaç gündür?

Özel kanunda ayrı süre gösterilmeyen hallerde vergi mahkemesinde dava açma süresi otuz gündür. Aynı genel kuralda Danıştay ve idare mahkemeleri için süre altmış gündür.

Vergi davası açılınca tahsilat durur mu?

Vergi uyuşmazlığından doğan davada tahsilat, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının yalnızca dava konusu edilen bölümü bakımından durur. 26. maddenin üçüncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyasında tahsilat devam eder. Bu dosyanın yeniden işleme konulması, ihtirazi kayıtlı beyanname üzerine yapılan işlem ve tahsilat işleminden doğan dava tahsilatı durdurmaz.

Ödeme emrine karşı hangi süre içinde nereye başvurulur?

Borcun bulunmadığı, kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonuna iletilebilir.

Cezada indirim için hangi şartlar aranır?

Mükellef veya vergi sorumlusu, ihbarnamelerin tebliğinden itibaren otuz gün içinde başvurmalı; vergi veya vergi farkının tamamı ile sayılan cezaların yarısını vadesinde ya da belirtilen teminatla vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirmelidir. Bu halde kesilen cezanın yarısı indirilir. Süresinde ödeme yapılmaz veya konu dava edilirse indirimden yararlanılamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu