Kurumlar vergisi, tüzel kişiliğe sahip kurumların safi kurum kazancı üzerinden alınan bir gelir vergisi türüdür. Anonim şirket veya limited şirket gibi tüzel kişiliği haiz kuruluşlar elde ettikleri kazançlar üzerinden bu vergiyi ödemekle yükümlüdür; gerçek kişiler ile şahıs işletmeleri kurumlar vergisi mükellefi olmayıp gelir vergisine tabidir. Kurumun kanuni veya iş merkezinin bulunduğu konuma göre mükellefiyetin kapsamı ayrışır. Kanuni veya iş merkezi Türkiye sınırları içinde yer alan tam mükellef kurumlar hem yurt içinde hem de yurt dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilir. Kanuni ve iş merkezinin her ikisi de Türkiye dışında bulunan dar mükellef kurumlar ise yalnızca Türkiye'de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergiye tabi tutulur.
Kurumlar Vergisinin Mükellefleri
Kurumlar vergisinin mükellefiyet sahası sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler ile iş ortaklıklarını içine alır. Sermaye şirketleri grubunda Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca kurulan anonim şirketler, limited şirketler ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler bulunur. Bu mükelleflerin faaliyet döneminde vergiye tabi matrahı oluşmasa dahi yıllık kurumlar vergisi beyannamesi verme zorunluluğu sürer. Hesap dönemini zararla kapatan veya hiç kazanç elde edemeyen şirketler de beyannamelerinde zararlarını göstererek bildirimde bulunmak mecburiyetindedir.
Genel ve Sektörel Kurumlar Vergisi Oranları
Kurumlar vergisi kural olarak safi kurum kazancı üzerinden yüzde 25 oranında tahsil edilir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m. 32/1 uyarınca bankalar, 6361 sayılı Kanun kapsamındaki finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri, elektronik ödeme ve para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri için bu oran yüzde 30 olarak uygulanır. Bunun yanı sıra 3996 sayılı Kanun çerçevesindeki yap-işlet-devret modeli projeleri ile 6428 sayılı Kanun kapsamındaki kamu-özel iş birliği projelerinde sözleşmenin tarafı olarak faaliyette bulunan kurumların kazançları üzerinden de kurumlar vergisi yüzde 30 oranında alınır.
5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 32Kaynağı aç
İndirimli Oranlar ve Teşvik Uygulamaları
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m. 32/8 uyarınca, sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranı 1 puan indirimli uygulanır. İhracat yapan kurumlar ile imalatçı veya tedarikçi vasfıyla ihracatı dış ticaret sermaye şirketleri ya da sektörel dış ticaret şirketleri aracılığıyla gerçekleştiren kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançları için ise kurumlar vergisi oranı yüzde 20 olarak uygulanmakta ya da 5 puanlık indirim öngörülmektedir. Üretim kazançlarının ihracata isabet eden kısmı için bu indirimden faydalanan mükelleflere ayrıca üretim faaliyeti indirimi tatbik edilmez.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m. 32/6 uyarınca, bankalar ve kanunda sayılan finansal kuruluşlar hariç olmak üzere, payları Borsa İstanbul Pay Piyasasında ilk defa işlem görmek üzere en az yüzde 20 oranında halka arz edilen kurumların paylarının ilk defa halka arz edildiği hesap döneminden başlamak üzere beş hesap dönemine ait kazançlarına kurumlar vergisi oranı 2 puan indirimli uygulanır; genel oran üzerinden yapılan hesaplamalarda bu oran yüzde 23 olarak dikkate alınabildiği gibi indirim süresi bazı değerlendirmelerde üç hesap dönemi olarak da ifade edilmektedir. Halka açık olma niteliği ile üretim faaliyeti veya ihracat şartlarının bir arada bulunması durumunda ise indirimlerin birleşmesiyle kazanç türüne göre yüzde 22 veya yüzde 18 oranları tatbik edilebilmektedir.
Kurum Kazancında İstisnalar
Safi kurum kazancının hesaplanmasında vergilendirme dışı tutulan temel istisna kalemleri bulunur. Tam mükellef bir şirketin diğer bir tam mükellef şirketin sermayesine katılmasından doğan kâr payları kurumlar vergisinden istisnadır. 5520 sayılı Kanun m. 5/1-b kapsamında yurt dışı iştirak kazancı istisnası için iştirak payı, elde tutma süresi ve kanuni asgari vergi yükü şartlarının yanı sıra, iştirak kazancının elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye transfer edilmesi şartı aranır. 5520 sayılı Kanun m. 5/1-ç uyarınca anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermaye artırımlarında çıkardıkları payların bedelinin itibari değeri aşan kısmı da vergiden istisnadır.
5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 5Kaynağı aç
5520 sayılı Kanun m. 5/1-e uyarınca, kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının elden çıkarılmasından doğan kazançların yüzde 75'lik kısmı istisna kapsamındadır; öte yandan kurumların aktifinde en az iki tam yıl kayıtlı yer alan taşınmaz ve iştirak hissesi satışlarında kazancın yüzde 50'sinin istisna tutulması ve pasifte özel fon hesabında muhafaza edilmesi de düzenleme konusu edilmiştir. Teknoloji geliştirme bölgelerindeki yazılım ve Ar-Ge faaliyet kazançları 2028 yılına kadar istisnadır. Serbest bölgelerde üretim ruhsatı almış mükelleflerin bölgedeki imalat faaliyet kazançları da ilgili mevzuat çerçevesinde kurumlar vergisinden muaf tutulabilmektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m. 5/1-d hükmü gereğince, emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere yatırım fon ve ortaklıklarının taşınmaz kazanç istisnasından yararlanabilmesi için taşınmazlardan elde edilen kazançların en az yüzde 50'sinin, kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar ortaklara kâr payı olarak dağıtılması şarttır. Belirlenen sürede kâr dağıtımı yapılmazsa zamanında tahakkuk etmeyen vergiler ziyaa uğramış kabul edilir. Kanunun 5/3 maddesi gereğince, kurumların istisna kazançlarına ait giderleri veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararları, vergiye tabi kurum kazancından indirilemez; ancak iştirak hisseleri iktisabıyla ilgili finansman giderleri kurum kazancından indirim konusu yapılabilir.
Matrahtan Yapılabilecek İndirimler
İstisnalar düşüldükten sonra kalan kurum kazancından beyanname üzerinde belirli kanuni indirimler yapılabilir. Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde yürütülen araştırma, geliştirme ve tasarım harcamalarının yüzde 100'ü kurum kazancından düşülebilir. 5520 sayılı Kanun m. 10/1-ı uyarınca ödenmiş sermayesini nakden artıran şirketler, artırılan sermaye tutarı üzerinden TCMB faiz oranına göre hesaplanan tutarın yüzde 50'sini matrahtan indirebilir; bu oran nakdin yurt dışından getirilmesi halinde yüzde 75 olarak tatbik edilir. Amatör spor dallarına yapılan sponsorluk harcamalarının yüzde 100'ü, profesyonel spor kulüplerine veya profesyonel spor dallarına yapılanların ise yüzde 50'si indirim konusu yapılabilir.
5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 10Kaynağı aç
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m. 10/1-ğ düzenlemesi uyarınca, Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere Türkiye'den sunulan ve münhasıran yurt dışında yararlanılan mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri analizi ile eğitim ve sağlık hizmetlerinden elde edilen kazançların yüzde 80'i kurum kazancından indirilir. Bu indirimden faydalanmak için faturanın yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi ve elde edilen kazancın beyannamenin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye transfer edilmiş olması gerekir. Mükelleflerin geçmiş dönemlerden devreden mali zararları ise, her yıl beyannamede ayrı ayrı gösterilmek şartıyla en fazla 5 yıl boyunca izleyen dönem kazançlarından mahsup edilebilir.
Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi ve Vergi Güvenlik Tedbirleri
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m. 32/C uyarınca, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının en az yüzde 10'u oranında yurt içi asgari kurumlar vergisi hesaplanır. Bu matrah belirlenirken iştirak kazançları, emisyon primi, risturn, sat-kirala-geri al ile kira sertifikası kazanç istisnaları, taşınmaz kazançları dışındaki fon ve ortaklık istisnaları, serbest bölgeler ve Türk Uluslararası Gemi Sicili istisnaları ile girişim sermayesi fonu, korumalı işyeri ve Ar-Ge ile tasarım indirimleri kurum kazancından düşülür. İlk defa faaliyete başlayan kurumlar hakkında faaliyete başlanılan hesap döneminden itibaren üç hesap dönemi boyunca asgari kurumlar vergisi uygulanmaz. Hesaplanacak vergiden, indirimli oran uygulamaları ve kanunda öngörülen teşvik belgelerindeki yatırıma katkı tutarları nedeniyle ilgili dönemde tahakkuk ettirilmeyen vergiler indirilerek ödenecek tutar belirlenir.
5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 32/CKaynağı aç
Kurumlar vergisi ödendikten sonra kalan kazancın ortaklara kâr payı olarak dağıtılması evresinde yüzde 10 oranında gelir vergisi stopaj kesintisi tatbik edilir. Şirketin ortaklarından veya ortaklarla ilişkili kişilerden temin ettiği borçlanmaların kurumun öz sermayesine oranla çok yüksek olması durumunda, aşan kısım örtülü sermaye sayılarak bu tutara isabet eden faiz ve kur farkı giderleri kanunen kabul edilmeyen gider kabul edilir ve kurum kazancından indirilemez.
Beyan ve Ödeme Takvimi
Normal takvim yılı esasına tabi kurumlar vergisi mükellefleri, ilgili yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamesini hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ay olan Nisan ayının 1'inden 30'una kadar elektronik ortamda verir ve tahakkuk eden vergiyi Nisan ayı sonuna kadar öder. Beyanname verme veya ödeme süresinin resmî tatile rastlaması halinde kanuni süreler tatili izleyen ilk iş gününe kadar uzar.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m. 32/2 uyarınca kurumlar vergisi mükellefleri, yıllık vergiye mahsup edilmek üzere cari kurumlar vergisi oranında geçici vergi öder. Geçici vergi üçer aylık dönemler itibarıyla hesaplanır ve dördüncü dönem için beyanname verilmez. İlk üç geçici vergi dönemine ilişkin beyannameler 1. dönem için 17 Mayıs, 2. dönem için 17 Ağustos ve 3. dönem için 17 Kasım günlerinin akşamına kadar verilir ve aynı sürelerde ödenir; tahakkuk eden geçici vergiler yıllık kurumlar vergisinden mahsup edilir.
Şirket zarar ettiğinde kurumlar vergisi beyannamesi verilir mi?
Evet, hesap dönemini zararla kapatan veya vergi matrahı oluşmayan mükelleflerin de yıllık kurumlar vergisi beyannamesi vermesi zorunludur; beyannamede zarar gösterilir ve vergi tahakkuk etmez.
Kurumlar vergisinin genel oranı nedir?
Kurumlar vergisinin genel kanuni oranı yüzde 25'tir; ancak 5520 sayılı Kanun m. 32/1 uyarınca bankalar, 6361 sayılı Kanun kapsamındaki şirketler, elektronik ödeme ve para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri ile yap-işlet-devret ve kamu-özel iş birliği projelerinde sözleşmenin tarafı olan şirketler için oran yüzde 30'dur.
Geçmiş yıl mali zararları kaç yıl mahsup edilebilir?
Geçmiş yıllara ait mali zararlar, her yıl kurumlar vergisi beyannamesinde ayrı ayrı gösterilmek şartıyla en fazla 5 yıl süreyle izleyen dönemlerin kurum kazancından mahsup edilebilir.
Geçici vergi beyannameleri hangi tarihlerde verilir?
Geçici vergi beyannameleri 1. dönem için 17 Mayıs, 2. dönem için 17 Ağustos ve 3. dönem için 17 Kasım günlerinin akşamına kadar verilir ve ödenir; dördüncü geçici vergi dönemi için beyanname düzenlenmez.
Yurt dışına sunulan hizmetlerde kazanç indirimi oranı nedir?
Yurt dışındaki mukimlere sunulup yurt dışında yararlanılan yazılım, tasarım, mimarlık, mühendislik ve veri analizi gibi belirli hizmetlerden sağlanan kazancın beyanname verme süresine kadar Türkiye'ye transfer edilmesi koşuluyla yüzde 80'i kurum kazancından indirilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

