Vergi Yoklaması, Arama ve Bilgi Verme Kuralları

by Avukat Erdal Ersoy
Vergi Yoklaması, Arama ve Bilgi Verme Kuralları

Yoklama, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve konuları araştırmak ve tespit etmek için yapılır. Arama, ihbar veya inceleme nedeniyle vergi kaçırıldığına delalet eden emareler bulunursa, vergi incelemesine yetkililerin gerekçeli istemi ve sulh yargıcının kararıyla mümkündür. Bilgi isteme, kamu idare ve müesseseleri, mükellefler ve mükelleflerle işlem yapan diğer gerçek ve tüzel kişilerin istenen bilgileri vermesini gerektirir; bu kişiler bilgi için vergi dairesine zorla getirilemez.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 127Kaynağı aç
Madde 127 – (Değişik: 4/12/1985-3239/12 md.) Yoklamadan maksat, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmektir. Yoklamaya yetkili memurlar, ayrıca vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili olarak: a) Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenmiş usuller dahilinde özel yetki verilmiş olmak kaydıyla günlük hasılatı tespit etmek, b) 3100 Sayılı Kanun kapsamına girip ödeme kaydedici cihaz kullanmak mecburiyetinde olanların bu mecburiyete uyup uymadıklarını, bu cihazları belli edilmiş esaslara göre kullanıp kullanmadıklarını ve günlük hasılatı tespit etmek, c) Günü gününe kayıt yapılması zorunlu defterlerin iş yerlerinde bulundurulup bulundurulmadığını, tasdikli olup olmadığını usulüne göre kayıt yapılıp yapılmadığını, vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi icap eden belgelerin usulüne göre düzenlenip düzenlenmediği ile kullanılıp kullanılmadığını, faturasız mal bulunup bulunmadığını, levha asma veya kullanma mecburiyetine uyulup uyulmadığını tespit etmek, kanuni defter ve belgeler dışında kalan ve vergi kaybının bulunduğuna emare teşkil eden defter, belge ve delillerin tespit edilmesi halinde bunları almak, d) Nakil vasıtalarını, Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirliyeceği özel işaretle durdurmak ve taşıtta bulundurulması icap eden taşıt pulu, yolcu listesi, fatura veya sevk irsaliyesi, yolcu bileti ile taşıma irsaliyelerinin muhtevası ile taşınan yolcu ve malların miktar ve mahiyetlerini ölçmek, tartmak, saymak suretiyle tespit etmek, e) Taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi ve faturanın taşıtta bulunmaması, halinde bu belgelerin ibrazına kadar nakil vasıtalarını trafikten alıkoymak, taşınan malın sahibi belli değilse tespitine kadar malı bekletmek ve muhafaza altına almak, (Beklemeye ve muhafazaya alınan malların bozulmaya ve çürümeye maruz mallar olması halinde derhal, diğer mallar ise üç ay sonra Maliye ve Gümrük Bakanlığının belli edeceği esaslar dahilinde tasfiye olunur.) Yetkisini haizdirler. Yukarıda sayılan yetkilerin hangilerinin ne şekilde ve hangi hallerde kullanılacağını belirlemeye, yoklamaya yetkili olanların bu husustaki görev ve yetkilerini sınırlamaya Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir. Yoklama ve denetimde görevli memurların görevlerini ifa sırasında, güvenliklerinin sağlanmasına ilişkin esaslar Cumhurbaşkanınca belirlenir.[33] Yoklamaya yetkililer:
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 142Kaynağı aç
Madde 142 – İhbar veya yapılan incelemeler dolayısiyle, bir mükellefin vergi kaçırdığına delalet eden emareler bulunursa, bu mükellef veya kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer şahıslar nezdinde ve bunların üzerinde arama yapılabilir. Aramanın yapılabilmesi için: 1. Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların buna lüzum göstermesi ve gerekçeli bir yazı ile arama kararı vermeye yetkili sulh yargıcından bunu istemesi; 2. Sulh yargıcının istenilen yerlerde arama yapılmasına karar vermesi; şarttır. İrtibatları sebebiyle muhtelif şahıslar nezdinde ve mahallerde yapılmasına lüzum gösterilen aramalardan birine karar vermeye yetkili olan sulh yargıcı bunlardan diğer sulh yargıçlarının salahiyetine dahil bulunanlar hakkında da karar vermeye yetkilidir. İhbar üzerine yapılan aramada ihbar sabit olmazsa nezdinde arama yapılan kimse muhbirin adının bildirilmesini istiyebilir, bu takdirde, vergi dairesi muhbirin ismini bildirmeye mecburdur. Aramada bulunan defter ve vesikalar:
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 148Kaynağı aç
Madde 148 – Kamu idare ve müesseseleri, mükellefler veya mükelleflerle muamelede bulunan diğer gerçek ve tüzel kişiler, Maliye Bakanlığının veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların istiyecekleri bilgileri vermeye mecburdurlar. Bilgiler yazı veya sözle istenilir. Sözle istenen bilgileri vermeyenlere keyfiyet yazı ile tekit ve cevap vermeleri için kendilerine münasip bir mühlet tayin olunur. Bilgi istenmek üzere ilgililer vergi dairesine zorla getirilemez. Memleket dışı imtiyazlarından faydalanan yabancı Devlet memurları bilgi verme mecburiyetine tabi olamazlar. Devamlı bilgi verme:

Yoklamanın amacı

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 127. maddesinde yoklamanın amacı, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve konuları araştırmak ve tespit etmek olarak belirlenmiştir.

Yoklamada yapılabilecek tespitler

Yoklamaya yetkili memurlar, vergi kanunlarının uygulanmasıyla ilgili olarak günlük hasılatı da tespit edebilir. Bunun için Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenmiş usuller içinde özel yetki verilmiş olması gerekir.

3100 sayılı Kanun kapsamına girip ödeme kaydedici cihaz kullanmak zorunda olanlar bakımından, bu zorunluluğa uyulup uyulmadığı, cihazların belirlenmiş esaslara göre kullanılıp kullanılmadığı ve günlük hasılat tespit edilebilir.

Yoklamada, günü gününe kayıt yapılması zorunlu defterlerin işyerinde bulunup bulunmadığı, tasdikli olup olmadığı ve usulüne göre kayıt yapılıp yapılmadığı incelenebilir. Vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi gereken belgelerin usulüne göre düzenlenip düzenlenmediği ve kullanılıp kullanılmadığı, faturasız mal bulunup bulunmadığı ile levha asma veya kullanma yükümlülüğüne uyulup uyulmadığı da tespit edilebilir.

Kanuni defter ve belgeler dışında kalan ve vergi kaybı bulunduğuna emare oluşturan defter, belge ve deliller tespit edilirse yoklamaya yetkili memurlar bunları alabilir. Bu yetki, kanuni defter ve belgeler dışında kalan delillere ilişkindir.

Nakil vasıtalarının durdurulması ve malların bekletilmesi

Yoklamaya yetkili memurlar, Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği özel işaretle nakil vasıtalarını durdurabilir. Taşıtta bulunması gereken taşıt pulu, yolcu listesi, fatura veya sevk irsaliyesi, yolcu bileti ve taşıma irsaliyelerinin içeriği ile taşınan yolcu ve malların miktar ve niteliği ölçülerek, tartılarak veya sayılarak tespit edilebilir.

Taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi ve faturanın taşıtta bulunmaması hâlinde, belgeler ibraz edilinceye kadar nakil vasıtası trafikten alıkonabilir. Taşınan malın sahibi belli değilse, tespiti yapılıncaya kadar mal bekletilip muhafaza altına alınabilir.

Beklemeye ve muhafazaya alınan mallardan bozulmaya ve çürümeye açık olanlar derhâl tasfiye olunur. Diğer mallar ise üç ay sonra tasfiye olunur. Tasfiye, Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği esaslara göre yapılır.

Yetkilerin kullanımı ve görev güvenliği

Sayılan yetkilerden hangilerinin hangi hâlde ve ne şekilde kullanılacağını belirleme yetkisi Maliye ve Gümrük Bakanlığına aittir. Bakanlık, yoklamaya yetkili olanların bu konudaki görev ve yetkilerini sınırlamaya da yetkilidir.

Yoklama ve denetimde görevli memurların görevlerini yerine getirirken güvenliklerinin sağlanmasına ilişkin esaslar Cumhurbaşkanınca belirlenir.

Aramanın şartları

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 142. maddesine göre, ihbar veya yapılan incelemeler nedeniyle bir mükellefin vergi kaçırdığına delalet eden emareler bulunursa arama yapılabilir. Arama, bu mükellef veya kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer kişiler nezdinde ve bunların üzerinde yapılabilir.

Aramanın yapılabilmesi iki şarta bağlıdır. Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar aramaya lüzum göstermeli ve gerekçeli bir yazıyla arama kararı vermeye yetkili sulh yargıcından bunu istemelidir. Ayrıca sulh yargıcı, istenilen yerlerde arama yapılmasına karar vermelidir.

İrtibatları nedeniyle birden fazla kişi nezdinde ve birden fazla yerde arama yapılmasına lüzum gösterilirse yetki genişleyebilir. Bunlardan biri hakkında karar vermeye yetkili sulh yargıcı, diğer sulh yargıçlarının yetki alanına girenler hakkında da karar verebilir.

İhbar üzerine yapılan aramada ihbar doğrulanmazsa, nezdinde arama yapılan kişi muhbirin adının bildirilmesini isteyebilir. Bu talep hâlinde vergi dairesi muhbirin adını bildirmek zorundadır.

Bilgi verme yükümlülüğü

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 148. maddesi, kamu idare ve müesseselerini, mükellefleri ve mükelleflerle işlem yapan diğer gerçek ve tüzel kişileri kapsar. Bunlar, Maliye Bakanlığının veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların isteyeceği bilgileri vermek zorundadır.

Bilgiler yazıyla veya sözle istenebilir. Sözle istenen bilgileri vermeyenlere durum yazıyla hatırlatılır ve cevap vermeleri için uygun bir süre belirlenir. Hüküm, bu sürenin somut ölçüsünü ayrıca göstermez.

Bilgi istenmesi, ilgili kişilerin vergi dairesine zorla getirilmesine imkân vermez. Ayrıca yurt dışı imtiyazlarından yararlanan yabancı devlet memurları bilgi verme yükümlülüğüne tabi tutulamaz.

Özel usulsüzlük hükmünün uygulanma şartı

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesindeki hükmün uygulanması belirli bir yazılı bildirime bağlanmıştır. Bilgi ve ibraz ödeviyle ilgili tebliğde, verilen sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi ya da defter ve belgelerin ibrazı için belirlenen sürede ibraz edilmemesi hâlinde kanunun ceza hükümlerinin uygulanacağı ilgililere yazılı olarak bildirilmelidir.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 355Kaynağı aç
Madde 355 – (Değişik : 30/12/2004-5281/15 md.) Damga Vergisi ödenmemiş veya noksan ödenmiş kâğıtları, vergi ve cezası tahsil edilmeden tasdik eden veya örneklerini çıkarıp veren noterler adına her kâğıt için tahsil edilmeyen Damga Vergisi üzerinden maktu vergilerde % 50, nispî vergilerde % 10 oranında özel usulsüzlük cezası kesilir. Ancak, bu madde kapsamında kesilecek özel usulsüzlük cezaları her bir kâğıt için 40 (70,00 TL) Türk lirasından az olamaz.[126][127] Bilgi vermekten çekinenler ile 107/A, 152/A, 153/A, mükerrer 242, 256, 257, mükerrer 257 nci madde ve Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi hükmüne uymayanlar için ceza:[128][129][130][131][132] Mükerrer Madde 355 – (Ek: 30/12/1980-2365/80 md; Değişik: 22/7/1998-4369/13 md.) Bu Kanunun 86,148,149,150, mükerrer 242, 256 ve 257 nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257 nci maddesi ve Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan (Kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil);[133] 1. Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında 20.000 (35.000 TL) Türk Lirası, 2. İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basıt usulde tespit edilenler hakkında 10.000 (17.000 TL) Türk Lirası, 3. Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında 5.000 (8.700 TL) Türk Lirası, Özel usulsüzlük cezası kesilir. (Ek cümle: 21/3/2018-7103/13 md.) Bu Kanunun 107/A maddesi uyarınca getirilen zorunluluklara uymayanlardan, bu fıkranın (1) numaralı bendinde yer alanlara 1.000 (12.000 TL) Türk lirası, (2) numaralı bendinde yer alanlara 500 (6.000 TL) Türk lirası, (3) numaralı bendinde yer alanlara 250 (3.000 TL) Türk lirası özel usulsüzlük cezası kesilir. (Ek cümle:1/7/2022-7417/28 md.) (Değişik cümle:28/7/2024-7524/13 md.) Mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (7) numaralı bendi ile getirilen zorunluluklara uymayanlar ile aynı bent kapsamında bildirilmesi gereken alım, satım, kiralama, ilan ve reklama ilişkin bilgileri bildirmeyen, eksik veya yanıltıcı bildirimde bulunanlara, bildirilmeyen, eksik veya yanıltıcı bildirilen her bir alım, satım, kiralama, ilan ve reklama konu mal ve hizmete ilişkin bilgi ve diğer yükümlülükler için (1), (2) ve (3) numaralı bentler uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilir, bu şekilde kesilen özel usulsüzlük cezası her bir bildirim için 10 milyon (17.000.000 TL) Türk lirasından fazla olamaz. (Ek cümle:29/4/2021-7318/3 md.) Mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (8) ve (10) numaralı bentleri uyarınca getirilen zorunluluklara uymayanlara, (1) numaralı bentte yer alan tutarın 10 katından az ve 10 milyon (17.000.000 TL) Türk lirasından fazla olmamak üzere, bir önceki hesap dönemine ait brüt satışlar toplamının binde 3’ü tutarında özel usulsüzlük cezası kesilir. (Ek cümle:1/7/2022-7417/28 md.) 152/A maddesi veya mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (9) numaralı bendi ile getirilen zorunluluklara uymayanlara (1) numaralı bentte yer alan özel usulsüzlük cezasının 3 katı uygulanır.[134] Bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi şarttır. (Ek cümle: 16/6/2009-5904/22 md.) Ancak, bu ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartı aranmaz. Özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen mecburiyetleri yerine getirmeyenlere yeniden süre verilerek bu mecburiyetleri yerine getirmeleri tebliğ olunur. Verilen sürede bu mecburiyetlerin yerine getirilmemesi halinde yukarıda yazılı özel usulsüzlük cezaları bir kat artırılarak uygulanır. (Ek fıkra: 16/7/2004-5228/10 md.) Tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayanların her birine, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir. Bu şekilde ceza kesilenler hakkında üçüncü fıkra hükmü uygulanmaz. (Ek cümle: 23/7/2010-6009/12 md.) Ancak, bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon (35.000.000 TL) Türk lirasını geçemez. (Ek cümle:28/7/2024-7524/13 md.) Tevsik zorunluluğuna aykırı bir şekilde ödeme yapanların, durumu ödemeyi takip eden beş iş günü içerisinde kendiliğinden idareye bildirmesi halinde, ödemede bulunan adına bu fıkra uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmez. (Ek fıkra:28/7/2024-7524/13 md.) Mal teslimi veya hizmet ifalarına ilişkin tahsilatların, banka ve benzeri finans kurumları, ödeme kuruluşları veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi aracılığıyla başkalarının adı ve/veya hesabı kullanılarak yapılması durumunda, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 10’u nispetinde, mal teslimi veya hizmet ifasını yapanlar ile adına ve/veya hesabına ödeme yapılanlara ayrı ayrı özel usulsüzlük cezası kesilir. Bu şekilde ceza kesilen mükellefler hakkında üçüncü fıkra hükmü uygulanmaz. Ancak, bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon (35.000.000 TL) Türk lirasını geçemez. (Ek fıkra:28/7/2024-7524/13 md.) 23/2/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu uyarınca izin verilen durumlar hariç olmak üzere kredi kartı, banka kartı, ön ödemeli kart, karekod, elektronik cüzdan ve benzeri ödeme araçları kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen tahsilatların, kendi mükellefiyeti adına kayıtlı olmayan ödeme sistemleri veya cihazları aracılığıyla yapılması durumunda, tahsilatı yapan mükelleflere ve kendi adına kayıtlı olan bu sistemleri veya cihazları kullandıranlara ayrı ayrı her bir işlem için bu maddeye göre tatbik olunan özel usulsüzlük cezasının üç katı uygulanır. Şu kadar ki, bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon (35.000.000 TL) Türk lirasını geçemez. (Ek fıkra:28/7/2024-7524/13 md.) 153/A maddesinin üçüncü ve müteakip fıkraları uyarınca istenilen teminatın süresinde verilmemesi veya tamamlanmaması halinde mezkûr fıkralar kapsamında verilmesi veya tamamlanması gereken teminat tutarı kadar, teminatı vermeyenler veya tamamlamayanlar adına özel usulsüzlük cezası kesilir. Bu ceza hakkında, Kanunun 376 ncı maddesi ile uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (Ek fıkra: 3/7/2005-5398/23 md.) Elektronik ortamda beyanname verilmesi mecburiyetine uyulmaması halinde kesilmesi gereken özel usûlsüzlük cezası, beyannamenin kanuni süresinin sonundan başlayarak elektronik ortamda 30 gün içinde verilmesi halinde 1/10 oranında, bu sürenin dolmasını takip eden 30 gün içinde verilmesi halinde ise 1/5 oranında uygulanır.[135] (Ek fıkra: 16/6/2009-5904/22 md.) (Ek cümle:15/7/2016-6728/21 md.) Elektronik ortamda bildirim veya form verilmesi mecburiyetine uyulmaması hâlinde kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası, bildirim veya formların belirlenen sürelerin sonundan başlayarak elektronik ortamda 3 gün içinde verilmesi halinde 1/10 oranında uygulanır. Elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen bildirim veya formlara ilişkin olarak süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen bildirim ve formların, belirlenen sürelerin sonundan itibaren 10 gün içinde verilmesi halinde özel usulsüzlük cezası kesilmez, takip eden 15 gün içinde verilmesi halinde ise kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası 1/5 oranında uygulanır.135 (Ek fıkra: 16/6/2009-5904/22 md.) Elektronik ortamda beyanname ile bildirim ve form verme mecburiyetine uymayanlara bu maddeye göre ceza kesilmesi halinde, 352 nci maddenin birinci derece usulsüzlüklerle ilgili (1) numaralı bendi ile ikinci derece usulsüzlüklerle ilgili (7) numaralı bendi uyarınca ayrıca ceza kesilmez. (Ek fıkra: 18/5/2017-7020/8 md.) Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi uyarınca verilmesi gereken beyanname ile ilgili olarak bu maddeye veya 352 nci maddeye göre ceza kesilmesini gerektiren fiillerin, aynı zamanda 5510 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası kesilmesini gerektirmesi durumunda aynı fiillerden dolayı bu madde ve 352 nci madde uyarınca ayrıca ceza kesilmez. (Ek fıkra:28/7/2024-7524/13 md.) Ödeme kaydedici cihaz üreticisi veya ithalatçıları ile bu cihazlara ilişkin hizmet veren güvenli servis sağlayıcıları, bankalar, elektronik para kuruluşları, ödeme kuruluşları, şarj ağı işletme lisansı sahipleri ve elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, imzalanması, iletilmesi ve saklanması hususlarından herhangi biri için hizmet verme konusunda yetkilendirilenler ile sipariş, satış, muhasebe, stok takip ve benzeri programları kullandıran, teslim eden veya satan mükelleflerden; bu Kanunun 149 uncu, mükerrer 242 nci ve mükerrer 257 nci maddeleri uyarınca vergi güvenliğini sağlamak amacıyla, Hazine ve Maliye Bakanlığınca nitelikleri belirlenip onaylanan ve kullanma yükümlülüğü getirilen elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemler haricindeki cihaz ve sistemleri veya kullanmaması gereken elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri mükelleflere kullandıran, teslim eden veya satanlara, Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslara göre bu cihaz ve sistemlerle entegre veya bağlantılı olarak çalışması gereken program, cihaz veya sistemleri gerekli entegrasyonu veya bağlantıyı yapmadan kullandıran, teslim eden veya satanlara, Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına bu cihaz ve sistemler tarafından aktarılması gereken belge, bilgi ve verilerin aktarılmasını sağlayacak sistemleri kurmayan veya 359 uncu maddenin (ç) ve (d) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere bu sistemlerin gerçeğe uygun olmayan şekilde belge, bilgi ve veri aktarmasına sebebiyet verenler ile elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, imzalanması, iletilmesi ve saklanması ile bunlara ilişkin sistem ve yazılım gereksinimleri hususlarında Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen usul ve esaslara aykırı davrananlara her bir tespit için ayrı ayrı olmak üzere birinci fıkranın (1) numaralı bendinde yer alan özel usulsüzlük cezasının on katı tutarında özel usulsüzlük cezası kesilir. Ancak bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon (35.000.000 TL) Türk lirasını geçemez. Bu fıkraya göre ceza kesilmesini gerektiren fiillerin, aynı zamanda 6/12/1984 tarihli ve 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanun uyarınca usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektirmesi durumunda aynı fiillerden dolayı 3100 sayılı Kanun uyarınca ayrıca ceza kesilmez. (Ek fıkra:28/7/2024-7524/13 md.) Tek bir fiilin bu maddede yer alan birden fazla özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektirmesi halinde bu cezalardan en ağırı kesilir.

Ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulmuşsa, ilgililere ayrıca yazılı bildirim yapılması şartı aranmaz.

Özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yeniden süre verilerek bu yükümlülükleri yerine getirmeleri tebliğ edilir. Verilen sürede de yerine getirilmezse, hükümde yazılı özel usulsüzlük cezaları bir kat artırılarak uygulanır.

Hâkim kararına itirazın genel çerçevesi

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 268. maddesinin birinci fıkrası, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde hâkim veya mahkeme kararına itirazı düzenler. İtiraz, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie verilecek dilekçeyle veya tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 268Kaynağı aç
Madde 268 – (1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.[114] (2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir. (3) İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir: a) (Değişik: 18/6/2014-6545/74 md.) Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir. b) (Değişik:8/7/2021-7331/24 md.) Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir. İtirazı incelemeye yetkili mercilerin farklı olduğu hâllerde, itirazların gecikmeksizin incelenmesi amacıyla, kararına itiraz edilen sulh ceza hâkimliği tarafından gerekli tedbirler alınır. Sulh ceza hâkimliği işleri, asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına aittir. c) Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın ağır ceza mahkemesine aittir. d) Naip hâkim kararlarına yapılacak itirazların incelenmesi, mensup oldukları ağır ceza mahkemesi başkanına, istinabe olunan mahkeme kararlarına karşı yukarıdaki bentlerde belirtilen esaslara göre bulundukları yerdeki mahkeme başkanı veya mahkemeye aittir. e) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları ile Yargıtay ceza dairelerinin esas mahkeme olarak baktıkları davalarda verdikleri kararlara yapılan itirazlarda; üyenin kararını görevli olduğu dairenin başkanı, daire başkanı ile ceza dairesinin kararını numara itibarıyla izleyen ceza dairesi; son numaralı daire söz konusu ise birinci ceza dairesi inceler. İtirazın kararın yerine getirilmesinde etkisi

Tutanağa geçirilen beyan ve imza, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından onaylanır.

Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir. Yerinde görmezse itirazı en çok üç gün içinde incelemeye yetkili mercie gönderir.

Bir yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği varsa sulh ceza hâkimliği kararlarına itiraz, numara olarak kendisini izleyen hâkimlikçe incelenir. Son numaralı hâkimliğin kararı ise bir numaralı hâkimlikçe incelenir.

Ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerde tek sulh ceza hâkimliği varsa itiraz, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğince incelenir. Ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerde tek sulh ceza hâkimliği varsa inceleme, en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir.

Arama için sulh yargıcının kararı gerekli midir?

Evet. Arama için vergi incelemesine yetkili kişilerin lüzum göstermesi ve gerekçeli yazıyla sulh yargıcından istemesi yetmez; sulh yargıcının istenilen yerlerde aramaya karar vermesi de şarttır.

Bilgi istenen kişi vergi dairesine zorla getirilebilir mi?

Hayır. Bilgi istenmek üzere ilgililer vergi dairesine zorla getirilemez.

Taşıtta fatura veya irsaliye yoksa ne yapılabilir?

Taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi ve fatura taşıtta yoksa belgeler ibraz edilinceye kadar nakil vasıtası trafikten alıkonabilir. Malın sahibi belli değilse tespiti yapılıncaya kadar mal bekletilip muhafaza altına alınabilir.

Muhafaza edilen mal ne zaman tasfiye edilir?

Bozulmaya ve çürümeye açık mallar derhâl, diğer mallar üç ay sonra, Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği esaslara göre tasfiye olunur.

Sözle istenen bilgi verilmezse ne olur?

Sözle istenen bilgiyi vermeyene durum yazıyla hatırlatılır ve cevap için uygun bir süre belirlenir. Bu sürenin gün olarak ölçüsü hükümde gösterilmemiştir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu