Yoklama, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve konuları araştırmak ve tespit etmek için yapılır. Arama, ihbar veya inceleme nedeniyle vergi kaçırıldığına delalet eden emareler bulunursa, vergi incelemesine yetkililerin gerekçeli istemi ve sulh yargıcının kararıyla mümkündür. Bilgi isteme, kamu idare ve müesseseleri, mükellefler ve mükelleflerle işlem yapan diğer gerçek ve tüzel kişilerin istenen bilgileri vermesini gerektirir; bu kişiler bilgi için vergi dairesine zorla getirilemez.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 127Kaynağı aç
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 142Kaynağı aç
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 148Kaynağı aç
Yoklamanın amacı
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 127. maddesinde yoklamanın amacı, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve konuları araştırmak ve tespit etmek olarak belirlenmiştir.
Yoklamada yapılabilecek tespitler
Yoklamaya yetkili memurlar, vergi kanunlarının uygulanmasıyla ilgili olarak günlük hasılatı da tespit edebilir. Bunun için Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenmiş usuller içinde özel yetki verilmiş olması gerekir.
3100 sayılı Kanun kapsamına girip ödeme kaydedici cihaz kullanmak zorunda olanlar bakımından, bu zorunluluğa uyulup uyulmadığı, cihazların belirlenmiş esaslara göre kullanılıp kullanılmadığı ve günlük hasılat tespit edilebilir.
Yoklamada, günü gününe kayıt yapılması zorunlu defterlerin işyerinde bulunup bulunmadığı, tasdikli olup olmadığı ve usulüne göre kayıt yapılıp yapılmadığı incelenebilir. Vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi gereken belgelerin usulüne göre düzenlenip düzenlenmediği ve kullanılıp kullanılmadığı, faturasız mal bulunup bulunmadığı ile levha asma veya kullanma yükümlülüğüne uyulup uyulmadığı da tespit edilebilir.
Kanuni defter ve belgeler dışında kalan ve vergi kaybı bulunduğuna emare oluşturan defter, belge ve deliller tespit edilirse yoklamaya yetkili memurlar bunları alabilir. Bu yetki, kanuni defter ve belgeler dışında kalan delillere ilişkindir.
Nakil vasıtalarının durdurulması ve malların bekletilmesi
Yoklamaya yetkili memurlar, Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği özel işaretle nakil vasıtalarını durdurabilir. Taşıtta bulunması gereken taşıt pulu, yolcu listesi, fatura veya sevk irsaliyesi, yolcu bileti ve taşıma irsaliyelerinin içeriği ile taşınan yolcu ve malların miktar ve niteliği ölçülerek, tartılarak veya sayılarak tespit edilebilir.
Taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi ve faturanın taşıtta bulunmaması hâlinde, belgeler ibraz edilinceye kadar nakil vasıtası trafikten alıkonabilir. Taşınan malın sahibi belli değilse, tespiti yapılıncaya kadar mal bekletilip muhafaza altına alınabilir.
Beklemeye ve muhafazaya alınan mallardan bozulmaya ve çürümeye açık olanlar derhâl tasfiye olunur. Diğer mallar ise üç ay sonra tasfiye olunur. Tasfiye, Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği esaslara göre yapılır.
Yetkilerin kullanımı ve görev güvenliği
Sayılan yetkilerden hangilerinin hangi hâlde ve ne şekilde kullanılacağını belirleme yetkisi Maliye ve Gümrük Bakanlığına aittir. Bakanlık, yoklamaya yetkili olanların bu konudaki görev ve yetkilerini sınırlamaya da yetkilidir.
Yoklama ve denetimde görevli memurların görevlerini yerine getirirken güvenliklerinin sağlanmasına ilişkin esaslar Cumhurbaşkanınca belirlenir.
Aramanın şartları
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 142. maddesine göre, ihbar veya yapılan incelemeler nedeniyle bir mükellefin vergi kaçırdığına delalet eden emareler bulunursa arama yapılabilir. Arama, bu mükellef veya kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer kişiler nezdinde ve bunların üzerinde yapılabilir.
Aramanın yapılabilmesi iki şarta bağlıdır. Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar aramaya lüzum göstermeli ve gerekçeli bir yazıyla arama kararı vermeye yetkili sulh yargıcından bunu istemelidir. Ayrıca sulh yargıcı, istenilen yerlerde arama yapılmasına karar vermelidir.
İrtibatları nedeniyle birden fazla kişi nezdinde ve birden fazla yerde arama yapılmasına lüzum gösterilirse yetki genişleyebilir. Bunlardan biri hakkında karar vermeye yetkili sulh yargıcı, diğer sulh yargıçlarının yetki alanına girenler hakkında da karar verebilir.
İhbar üzerine yapılan aramada ihbar doğrulanmazsa, nezdinde arama yapılan kişi muhbirin adının bildirilmesini isteyebilir. Bu talep hâlinde vergi dairesi muhbirin adını bildirmek zorundadır.
Bilgi verme yükümlülüğü
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 148. maddesi, kamu idare ve müesseselerini, mükellefleri ve mükelleflerle işlem yapan diğer gerçek ve tüzel kişileri kapsar. Bunlar, Maliye Bakanlığının veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların isteyeceği bilgileri vermek zorundadır.
Bilgiler yazıyla veya sözle istenebilir. Sözle istenen bilgileri vermeyenlere durum yazıyla hatırlatılır ve cevap vermeleri için uygun bir süre belirlenir. Hüküm, bu sürenin somut ölçüsünü ayrıca göstermez.
Bilgi istenmesi, ilgili kişilerin vergi dairesine zorla getirilmesine imkân vermez. Ayrıca yurt dışı imtiyazlarından yararlanan yabancı devlet memurları bilgi verme yükümlülüğüne tabi tutulamaz.
Özel usulsüzlük hükmünün uygulanma şartı
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesindeki hükmün uygulanması belirli bir yazılı bildirime bağlanmıştır. Bilgi ve ibraz ödeviyle ilgili tebliğde, verilen sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi ya da defter ve belgelerin ibrazı için belirlenen sürede ibraz edilmemesi hâlinde kanunun ceza hükümlerinin uygulanacağı ilgililere yazılı olarak bildirilmelidir.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 355Kaynağı aç
Ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulmuşsa, ilgililere ayrıca yazılı bildirim yapılması şartı aranmaz.
Özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yeniden süre verilerek bu yükümlülükleri yerine getirmeleri tebliğ edilir. Verilen sürede de yerine getirilmezse, hükümde yazılı özel usulsüzlük cezaları bir kat artırılarak uygulanır.
Hâkim kararına itirazın genel çerçevesi
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 268. maddesinin birinci fıkrası, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde hâkim veya mahkeme kararına itirazı düzenler. İtiraz, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie verilecek dilekçeyle veya tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 268Kaynağı aç
Tutanağa geçirilen beyan ve imza, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından onaylanır.
Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir. Yerinde görmezse itirazı en çok üç gün içinde incelemeye yetkili mercie gönderir.
Bir yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği varsa sulh ceza hâkimliği kararlarına itiraz, numara olarak kendisini izleyen hâkimlikçe incelenir. Son numaralı hâkimliğin kararı ise bir numaralı hâkimlikçe incelenir.
Ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerde tek sulh ceza hâkimliği varsa itiraz, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğince incelenir. Ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerde tek sulh ceza hâkimliği varsa inceleme, en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir.
Arama için sulh yargıcının kararı gerekli midir?
Evet. Arama için vergi incelemesine yetkili kişilerin lüzum göstermesi ve gerekçeli yazıyla sulh yargıcından istemesi yetmez; sulh yargıcının istenilen yerlerde aramaya karar vermesi de şarttır.
Bilgi istenen kişi vergi dairesine zorla getirilebilir mi?
Hayır. Bilgi istenmek üzere ilgililer vergi dairesine zorla getirilemez.
Taşıtta fatura veya irsaliye yoksa ne yapılabilir?
Taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi ve fatura taşıtta yoksa belgeler ibraz edilinceye kadar nakil vasıtası trafikten alıkonabilir. Malın sahibi belli değilse tespiti yapılıncaya kadar mal bekletilip muhafaza altına alınabilir.
Muhafaza edilen mal ne zaman tasfiye edilir?
Bozulmaya ve çürümeye açık mallar derhâl, diğer mallar üç ay sonra, Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği esaslara göre tasfiye olunur.
Sözle istenen bilgi verilmezse ne olur?
Sözle istenen bilgiyi vermeyene durum yazıyla hatırlatılır ve cevap için uygun bir süre belirlenir. Bu sürenin gün olarak ölçüsü hükümde gösterilmemiştir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

