Vergi davası, mükellefler ile adlarına ceza uygulanan kişilerin vergilendirme işlemlerine karşı açtığı idari nitelikteki uyuşmazlıklardır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu gereğince vergi mahkemelerinde genel dava açma süresi otuz gün olarak belirlenmiştir. Vergi uyuşmazlığı dolayısıyla mahkemede dava yoluna başvurulduğunda, uyuşmazlığa konu edilen tarhiyat, harç, zam ve cezaların tahsil süreci kendiliğinden durur. Vergi yargılamasında dava ikame edilmeden evvel idareye başvuru yapılması yönünde bir dava şartı aranmaz.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Dava Açma Süreleri ve Sürenin Başlangıç Esasları
Vergi mahkemelerinde 30 günlük genel dava açma süresi; vergi ve ceza ihbarnamelerinde tebliğ tarihini izleyen günden, verginin tahakkuku tahsile bağlı ise tahsilatın yapıldığı tarihi izleyen günden, verginin tevkif yoluyla alındığı hallerde istihkak sahiplerine ödemenin yapıldığı tarihi izleyen günden, tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı tarihi izleyen günden ve idarenin dava açması gereken konularda ilgili merci veya komisyonda alınan kararın idareye ulaştığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Beyanın ihtirazi kayıtla yapıldığı durumlarda ise dava açma süresi tahakkuk fişinin kesildiği günü izleyen günden itibaren 30 gündür.
Vergiyle ilişkili düzenleyici işlemlere karşı açılacak iptal davalarında dava açma süresi, işlemin yayımlanmasını takip eden günden itibaren 60 gündür. Bu süre içinde dava açılmamış olması durumunda, düzenleyici işlemin kişiye uygulanması üzerine uygulama tarihinden itibaren 60 gün içinde düzenleyici işlemin iptali için dava açılabilir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m. 58 uyarınca, kendisine ödeme emri tebliğ olunan borçlu; böyle bir borcun bulunmadığı, borcun kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı gerekçeleriyle tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabilir; ödeme emrine karşı dava açma süresi de 15 gündür. Borcun yalnızca bir bölümüne itiraz ileri süren ilgilinin, bu kısmın cihet ve miktarını açıkça belirtmesi zorunludur; aksi takdirde kamu alacağının o bölümüne itiraz edilmemiş kabul edilir.
6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN m. 58Kaynağı aç
Tarhiyata karşı uzlaşma yoluna gidilmesi ve uzlaşılamaması halinde dava açma süresi, 30 günlük genel süreden arta kalan süredir. Şayet uzlaşamama halinde kalan süre 15 günden daha az ise mükellefe 15 günlük ek süre tanınır.
Tebligatın usulsüz yapılması durumunda muhatap tebligatı öğrenmiş ve bu durumu beyan etmişse, tebligat muhatabın bildirdiği tarihte yapılmış sayılır. Tebligat işlemlerinin mevzuata ve usulüne uygun gerçekleştirildiğini ispat yükümlülüğü ise idareye aittir.
Yetkili Mahkeme ve Tarafların Dava Ehliyeti
Vergi davalarında dava, vergi dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılır. İptal davalarında işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bakanlıklar tarafından yürürlüğe konulan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılacak davalar ise ilk derece mahkemesi olarak Danıştay nezdinde görülür.
Vergi davası açma hakkı vergi mükelleflerine ve adlarına vergi cezası kesilmiş olan şahıslara aittir. Kişiler davayı bizzat açabilecekleri gibi avukatları aracılığıyla da takip edebilirler. Küçükler, kısıtlılar ve tüzel kişiler ise davalarını kanuni temsilcileri vasıtasıyla açarlar. Vergi dairesinin mükellefe karşı dava açma yetkisi bulunmamakta; idare Takdir ve Tadilat Komisyonları tarafından takdir ve tayin edilmiş olan matrahlar aleyhine dava açabilmektedir.
Tahsilatın Kendiliğinden Durması ve Yürütmenin Durdurulması Usulü
2577 sayılı Kanun m. 27/4 uyarınca vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlığından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen kısmının tahsil işlemlerini durdurur. Ancak davacının adresine tebligat yapılamaması sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılması halinde tahsilatı durduran bu hukuki etki hükümsüz kalır. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemler ve tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar tahsil işlemini kendiliğinden durdurmaz; bu uyuşmazlıklarda mahkemeden ayrıca yürütmenin durdurulması talep edilebilir.
2577 sayılı Kanun m. 27/2 uyarınca yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi amacıyla, dava konusu işlemin icrası halinde giderilmesi güç veya imkânsız zararların meydana gelmesi ile idari işlemin hukuka açık aykırılık taşıması koşullarının bir arada bulunması şarttır. Yargı yeri, davalı idarenin beyanını aldıktan ya da kanuni cevap süresi dolduktan sonra gerekçesini ortaya koyarak bu kararı verebilir. Aynı nedenlere dayanılarak mükerrer biçimde yürütmenin durdurulması isteminde bulunulması mümkün değildir. İlk derece mahkemesi kararının ardından istinaf veya temyiz yoluna başvurulması yürütmeyi doğrudan durdurmaz; bu aşamalarda yürütmenin durdurulması teminat gösterilerek talep edilebilir.
İspat Külfeti ve Delillerin Serbestisi
213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 3/B maddesi uyarınca vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemlerin gerçek mahiyeti esastır. İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia edilmesi halinde, ispat külfeti bunu ileri süren tarafa aittir.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 3Kaynağı aç
Vergiyi doğuran olay ve bu olaya dair muamelelerin gerçek mahiyeti, yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Ancak vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadeleri ispatlama vasıtası olarak kabul edilmez.
Duruşma Talebi ve Adli Tatilde Yargılama
Vergi yargılamasında asıl usul evrak üzerinde inceleme yapılması olup kural olarak duruşma açılmaz; bununla birlikte mahkeme kendi takdiriyle re'sen duruşma yapılmasına karar verebilir. Tarafların duruşma talebinde bulunabilmesi ise davanın iptal ya da tam yargı davası olması veya tarh edilen mali yükümler ile ceza tutarları toplamının kanunda belirlenen parasal eşiği aşması durumuna bağlı kılınmıştır (ikincil verilerde bu had 25 bin Türk lirası olarak geçmektedir). Bu nitelikleri taşıyan dosyalarda taraflardan birinin duruşma istemesi halinde duruşma icrası zorunlu hale gelir.
Adli tatil süresi içinde vergi mahkemelerinde dava açılması mümkündür. Buna karşın adli tatilde vergi mahkemelerinde her türlü iş görülmez; yürütmenin durdurulması ve delil tespitine ilişkin işler ile kanunen belirli bir sürede karara bağlanması gereken uyuşmazlıklar karara bağlanır. Bu kapsam dışında kalan davaların görülmesi adli tatil sonrasına bırakılır.
Yargı Kararının Sonuçları ve Kanun Yolları
Vergi mahkemesince mükellef lehine davanın kabulüne karar verilmesi durumunda vergi idaresinin işlemi tamamen veya kısmen iptal edilir, tarhiyat terkin edilir ve fazla ödenmiş vergiler mükellefe iade olunur. Takdir ve tadilat komisyonu kararlarına karşı vergi dairesi tarafından açılan davanın kabulü halinde işlem iptal edilir; davanın reddedilmesi halinde ise dava açılmasıyla durmuş bulunan tahsilat işlemleri yeniden işlemeye başlar, henüz tahakkuk etmemiş vergi varsa tahakkuk eder ve bu alacağa gecikme zammı uygulanır.
2577 sayılı Kanun m. 45 uyarınca vergi mahkemesi kararlarına karşı tebliğden itibaren 30 gün içinde yetkili bölge idare mahkemesine istinaf yoluna gidilebilir. Kanun metninde konusu otuz bir bin Türk lirasını aşmayan davalara ilişkin ilk derece kararlarının kesin olduğu ve istinaf denetimine kapalı bulunduğu hükme bağlanmıştır. İstinaf merciinin ilk derece mahkemesi hükmünü hukuka uygun görmemesi durumunda kararın kaldırılmasına hükmedilerek uyuşmazlığın esası hakkında doğrudan yeni bir karar tesis edilir. İvedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklarda ise istinaf aşaması bulunmayıp doğrudan temyiz yolu öngörülmüştür.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 45Kaynağı aç
Bölge idare mahkemesi kararlarına karşı temyiz başvurusu kural olarak tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Danıştay nezdinde yapılır; bununla birlikte 2577 sayılı Kanun m. 45/2 uyarınca anılan Kanunun 48 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında verilen bölge idare mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi yedi gündür. Yasal parasal kesinlik sınırının altında kalan bölge idare mahkemesi kararları kesinleşir. Ayrıca 2577 sayılı Kanun m. 51 uyarınca, kesin nitelikteki kararlar ile kanun yolu denetiminden geçmeksizin kesinleşen hükümlerden yürürlükteki hukuka aykırılık teşkil edenler Danıştay Başsavcısı tarafından kanun yararına temyiz edilebilir. Bozma kararı kesinleşen merci kararının neticelerini ortadan kaldırmaz. Bu olağanüstü kanun yoluna ek olarak yargılamanın yenilenmesi kurumu da işletilebilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 51Kaynağı aç
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Vergi davası açılması vergi borcunun tahsilatını durdurur mu?
2577 sayılı Kanun m. 27/4 gereğince vergi mahkemesinde dava açılması, tarh edilen vergi, resim, harçlar ile zam ve cezaların dava konusu edilen kısmının tahsil işlemlerini kendiliğinden durdurur. Ancak ihtirazi kayıtla verilen beyannamelere karşı açılan davalar, tahsilat işlemlerine karşı açılan davalar ve işlemden kaldırılıp yeniden işleme konulan dosyalarda tahsilat kendiliğinden durmaz.
Ödeme emrine karşı hangi sürede ve hangi sebeplerle başvuru yapılabilir?
6183 sayılı Kanun m. 58 kapsamında ödeme emri tebliğ edilen kişi; borcun bulunmadığı, kısmen ödendiği ya da zamanaşımına uğradığı iddialarıyla 15 gün içinde itirazda bulunabilir; ödeme emrine karşı dava açma süresi de 15 gündür. Borcun bir kısmına itiraz edilmesi halinde bu bölümün cihet ve miktarının açıkça belirtilmesi şarttır; aksi halde borcun o kısmına itiraz edilmemiş sayılır.
Uzlaşma sağlanamadığında vergi mahkemesinde dava açma süresi nedir?
Tarhiyata karşı uzlaşma yoluna başvurulup uzlaşılamaması halinde dava açma süresi, 30 günlük genel dava açma süresinden arta kalan süredir; şayet kalan süre 15 günden daha az ise mükellefe 15 günlük ek süre tanınır.
Vergi mahkemelerinde duruşma yapılması zorunlu mudur?
Vergi yargılamasında asıl usul dosya üzerinden inceleme yapılmasıdır. Mahkeme re'sen duruşma açabileceği gibi; davanın iptal veya tam yargı davası olması yahut mali yüküm ve cezalar toplamının kanunda aranan eşiği (ikincil verilerde 25 bin Türk lirası olarak gösterilen tutarı) aşması halinde taraflardan birinin talebiyle duruşma yapılması zorunludur.
Vergi yargılamasında tanık beyanı ispat aracı sayılır mı?
Vergi Usul Kanunu m. 3/B uyarınca vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir; ancak vergiyi doğuran olayla açık ve tabii bağı bulunmayan şahit ifadeleri ispatlama vasıtası olarak kabul edilmez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

