Vergi Davalarının Konusu ve Kapsamı Hakkında Esaslar

by Avukat Erdal Ersoy
Vergi Davalarının Konusu ve Kapsamı Hakkında Esaslar

Vergi davalarının konusunu genel bütçeye, il özel idarelerine, belediye ve köylere ait vergi, resim, harçlar, benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin uyuşmazlıklar oluşturur. 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca vergi mahkemeleri, bu mali yükümlülüklere ilişkin davalar ile aynı konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıkları ve kanunlarla verilen diğer işleri karara bağlamakla görevlidir.

Dava Açma Koşulları ve Tarhiyat Şartı

213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 378 gereğince vergi mahkemesinde dava açılabilmesi için verginin tarh edilmiş, cezanın kesilmiş veya tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması şarttır. Tevkif yoluyla alınan vergilerde ise istihkak sahiplerine fiilen ödemenin yapılmış bulunması ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması dava açma şartı olarak aranır.

Takdir komisyonu kararlarına karşı kural olarak doğrudan dava açılması mümkün değildir. Yükümlüler ancak komisyonun belirlediği matraha dayanılarak tesis edilen tarhiyat işlemlerine karşı dava yoluna gidebilir. İdarece tesis edilen tarhiyata karşı dava açıldığında, dayanak teşkil eden takdir komisyonu kararının hukuka aykırılığı da uyuşmazlık kapsamında mahkeme önüne taşınabilir.

Yargı Yetkisinin Sınırları ve Matrah Tespiti

Anayasa m. 125/4 hükmü doğrultusunda vergi yargısında yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlandırılmış olup hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Mahkemelerce yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak mahiyette yargı kararı tesis edilemez.

Yerindelik denetimi yasağı bulunmakla birlikte, takdir komisyonları tarafından takdir edilen matrahlara karşı açılan davalarda vergi idaresinin talep ettiği miktarı aşmamak koşulu ile matrah vergi mahkemesi tarafından belirlenebilmektedir.

Ceza Yargısının Görev Alanına Giren Haller

Vergi cezaları 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında düzenlenmiş olsa dahi, hürriyeti bağlayıcı nitelikteki vergi cezalarına ilişkin davalarda vergi mahkemeleri görevli değildir. Bu tür hürriyeti bağlayıcı cezalara ilişkin uyuşmazlıkların çözümü ceza mahkemelerinin görev alanına girmektedir.

Takdir komisyonu kararına karşı doğrudan vergi davası açılabilir mi?

Takdir komisyonu kararlarına karşı kural olarak doğrudan dava açılamaz; yükümlülerin bu karara dayanılarak yapılan tarhiyat işlemine karşı dava açması ve komisyon kararının hukuka aykırılığını bu davada ileri sürmesi gerekir.

Hürriyeti bağlayıcı vergi cezalarına hangi mahkeme bakar?

Hürriyeti bağlayıcı vergi cezalarına ilişkin uyuşmazlıklarda vergi mahkemeleri değil, ceza mahkemeleri görevlidir.

Vergi mahkemesi yerindelik denetimi yapabilir mi?

Hayır, Anayasa uyarınca vergi mahkemelerinin yargı yetkisi hukuka uygunluk denetimi ile sınırlıdır; yerindelik denetimi yapılamaz ve idari işlem niteliğinde karar verilemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu