Vergi Cezalarını Ortadan Kaldıran Hukuki Haller

by Avukat Erdal Ersoy
Vergi Cezalarını Ortadan Kaldıran Hukuki Haller

Vergi cezaları; kanuni sürelere uygun olarak ödeme yapılması, ceza kesme veya tahsil zamanaşımının gerçekleşmesi, mükellefin ölümü, uzlaşma sağlanması ya da doğal afet sebebiyle terkin yoluna gidilmesi hallerinde ortadan kalkar. Bunun yanı sıra Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da, vergi cezalarına karşı idari hata düzeltme ve dava yolları ile belirli kanuni şartlara tabi olarak tahakkuktan veya takipten vazgeçilmesine ilişkin ayrı usuller düzenlenmiştir.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 372Kaynağı aç
Madde 372 – Ölüm halinde vergi cezası düşer. Mücbir sebepler:

Ödeme Yoluyla Vergi Cezasının Sona Ermesi

Mükellefe tebliğ edilen ceza ihbarnamesinde yer alan vergi cezası, tebliğ tarihinden başlayarak 30 gün içinde Vergi Usul Kanunu'nun 110 ila 112. maddelerinde öngörülen usule uygun biçimde ödendiğinde ortadan kalkar.

Vergi cezalarına karşı vergi mahkemesinde dava açılmamışsa, dava açma süresinin bittiği tarihten itibaren bir ay içinde ödeme gerçekleştirilir. Cezaya karşı vergi mahkemesinde dava açılması halinde ise mahkeme kararı üzerine vergi dairesince düzenlenecek ihbarnamenin muhataba tebliğinden itibaren bir aylık ödeme süresi başlar. Dava açılması nedeniyle tahsili duran cezanın, mükellefin talebi doğrultusunda dava sürerken kısmen veya tamamen ödenmesi de mümkündür.

Uzlaşma ve İdari Hata Düzeltme Usulleri

Vergi ziyaına sebebiyet verilmesinde kanun hükümlerine yeterince nüfuz edilememesi, Vergi Usul Kanunu'nun 369. maddesinde belirtilen yanılma halinin bulunması, kanunun 116, 117 ve 118. maddelerindeki vergi hataları ile her türlü maddi hatanın mevcudiyeti yahut idare ile yargı kararları arasında görüş farklılığı bulunması durumlarında idare ile mükellef arasında tarhiyat öncesi veya tarhiyat sonrası uzlaşma yoluna gidilebilir.

Vergi hatası gerekçesiyle yapılan düzeltme başvurusu reddedilen mükellefler, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra Vergi Usul Kanunu'nun 124. maddesi kapsamında şikayet yoluyla Maliye Bakanlığına başvurabilir; bu başvuru il özel idaresi vergilerinde valiliğe, belediye vergilerinde ise belediye başkanlığına yapılır. Mükellef aleyhine düzeltme yapılması durumunda ise vergi mahkemesinde dava açma hakkı mevcuttur.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 124Kaynağı aç
Madde 124 – (Değişik: 23/6/1982-2686/24 md.) Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler. Bu madde gereğince il özel idare vergileri hakında valiliğe ve belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat edilir. Düzeltme şümulü:

Vergi Mahkemesinde Dava Açma Şartları

Vergi Usul Kanunu'nun 377. maddesi uyarınca mükellefler ve adlarına ceza kesilenler; tarh edilen vergilere, kesilen cezalara ve tadilat ile takdir komisyonlarının takdir ettiği matrahlara karşı vergi mahkemesinde dava açabilir. Kural olarak mükellefler beyan ettikleri matrahlara karşı dava açamazlar. Bu davanın açılabilmesi için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi veya komisyon kararlarının tebliğ edilmiş olması şarttır; tevkif yoluyla alınan vergilerde ise istihkak sahibine ödemenin yapılmış ve verginin kesilmiş olması aranır.

Ceza Kesme ve Tahsil Zamanaşımı

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 374. maddesi uyarınca ceza kesme zamanaşımı süreleri düzenlenmiştir. Vergi ziyaı cezasında, cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden itibaren beş yıl; Kanun'un 353 ve mükerrer 355. maddeleri uyarınca kesilecek usulsüzlük cezalarında usulsüzlüğün yapıldığı yılı izleyen yılın birinci gününden başlayarak beş yıl geçtikten sonra ceza kesilemez. Genel usulsüzlük cezalarında bu süre usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın ilk gününden itibaren iki yıldır. Vergi ziyaı cezası ile usulsüzlüğün birleştiği hallerde ise ceza, vergi ziyaı cezası için tayin edilen beş yıllık süre içinde kesilir. Belirtilen bu kanuni süreler içinde ceza ihbarnamesinin tebliğ edilmesiyle zamanaşımı kesilir.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 374Kaynağı aç
Madde 374 – Aşağıda yazılı süreler geçtikten sonra vergi cezası kesilmez: 1. (Değişik: 23/6/1982-2686/42 md.) vergi ziyaı cezasında cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden; 353 ve mükerrer 355 inci maddeler uyarınca kesilecek usulsüzlük cezalarında, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak beş yıl (114 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü ceza zamanaşımı için de geçerlidir.); 2. Usulsüzlükte, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlıyarak iki yıl; (Değişik: 22/7/1998-4369/81 md.) Ancak 336 ncı madde hükmüne göre vergi ziyaı cezası ile usulsüzlüğün birleşmesi halinde kesilecek ceza, vergi ziyaı cezası için belli edilen zamanaşımı süresi içinde kesilir. Bu süreler içinde ceza ihbarnamesi tebliğ edilmekle zamanaşımı kesilmiş olur. Vergi cezalarında yapılan hatalar:

Vergi alacağının tarh ve tebliğine ilişkin genel kural Vergi Usul Kanunu'nun 114. maddesinde düzenlenmiş olup alacağın doğduğu takvim yılını izleyen yılbaşından itibaren 5 yıl içinde tarh ve tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar; matrah takdiri amacıyla takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur ancak işlemeyen süre bir yılı geçemez. Damga vergisine tabi evrakın zamanaşımına uğramasından sonra hükmünden yeniden yararlanılması halinde ise kanun gereğince evraka ait vergi alacağı yeniden doğar.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 114Kaynağı aç
Madde 114 – Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmiyen vergiler zamanaşımına uğrar. (İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesinin 15/10/2009 tarihli ve E.: 2006/124, K.: 2009/146 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 23/7/2010-6009/8 md.) Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması, zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz. (Ek: 4/12/1985-3239/9 md.; Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/5 md.) Şarta bağlı istisna veya muafiyet uygulamaları sonucu kısmen veya tamamen alınmayan vergilere ilişkin zamanaşımı süresi, istisna veya muafiyet şartlarının ihlâl edildiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren başlar. (Değişik: 4/12/1985-3239/9 md.) Damga vergisine tabi olup vergi ve cezası zamanaşımına uğrayan evrakın hükmünden tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra faydalanıldığı takdirde mezkür evraka ait vergi alacağı yeniden doğar. Verginin terkini:

Kesinleşmiş kamu alacaklarının tahsilinde zamanaşımı, 6183 sayılı Kanun'un 102. maddesine göre vadenin rastladığı seneyi takip eden takvim yılının başlangıcından beş yılın geçmesiyle gerçekleşir. Para cezalarına yönelik özel yasalardaki zamanaşımı hükümleri saklı olup sürenin dolmasının ardından mükellef tarafından isteğe bağlı olarak yapılan ödemeler geçerliliğini korur. Kanun'un 103. maddesi gereğince ödeme yapılması, haciz tatbiki, cebren tahsilat ve takip muameleleri neticesindeki tahsilatlar, ödeme emri tebliği veya mal bildiriminde bulunulması gibi hallerde tahsil zamanaşımı kesilir; zamanaşımı kural olarak kesilmenin rastladığı takvim yılını izleyen senenin başından itibaren yeniden işlemeye başlar.

6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN m. 102Kaynağı aç
Madde 102 – Amme alacağı, vadesinin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur. Zamanaşımının kesilmesi:
6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN m. 103Kaynağı aç
Madde 103 – Aşağıdaki hallerde tahsil zamanaşımı kesilir: 1. Ödeme, 2. Haciz tatbikı, 3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, 4. Ödeme emri tebliği, 5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, 6. Yukardaki 5 sırada gösterilen muamelelerden her hangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbikı veya bunlar tarafından yapılması, 7. İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, 8. Amme alacağının teminata bağlanması, 9. Kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, 10. İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi. 11. (Ek: 25/12/2003-5035/5 md.) Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması. Kesilmenin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının bir bozma karariyle kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcı yeni vade gününün rasladığı; amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcı teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rasladığı; takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür. Zamanaşımının işlememesi:

Doğal Afet ve Tahsil İmkânsızlığı Nedeniyle Terkin

Vergi Usul Kanunu'nun 115. maddesi gereğince; yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, muzır hayvan ve haşarat istilası gibi afetler sebebiyle varlıklarının en az üçte birini kaybeden mükelleflerin zarar gören gelir kaynaklarıyla ilgili vergi borçları ve vergi cezaları ile mahsullerinin en az üçte birini kaybeden mükelleflerin afete maruz kalan arazileri için hasat ve devşirme dönemine rastlayan yıla ait arazi vergisi borçları ve vergi cezaları, Maliye Bakanlığınca zararla orantılı olarak kısmen veya tamamen terkin edilir. Maliye Bakanlığı bu terkin yetkisini mahalline devredebilir; meydana gelen zarar derecesi ile zararın ilgili bulunduğu gelir kaynağı ise mahalli idare heyetlerinin yaptıracağı tahkikat sonucunda tespit edilir.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 115Kaynağı aç
Madde 115 – Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, muzir hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benzer afetler yüzünden: 1. Varlıklarının en az üçte birini kaybeden mükelleflerin bu afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili bulunan vergi borçları ve vergi cezaları; 2. Mahsullerinin en az üçte birini kaybeden mükelleflerin, afete maruz arazi için zararın tahakkuk ettiği hasat ve devşirme zamanına tesadüf eden yıla ait olarak tahakkuk ettirilen Arazi Vergisi borçları ve vergi cezaları; Maliye Bakanlığınca zararla mütenasip olmak üzere, kısmen veya tamamen terkin olunur. (Ek cümle: 28/12/2001-4731/4 md.) Maliye Bakanlığı terkin yetkisini mahalline devredebilir. Zarar derecesini ve ilgili bulunduğu gelir kaynağını mahalli idare heyetleri yaptıracağı tahkikat üzerine tesbit eder. Tahakkuktan vazgeçme:[31] Mükerrer Madde 115 – (Ek: 4/12/1985-3239/10 md.) İkmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergi ve bunlara ilişkin cezaların toplam miktarı 1.000.000 lirayı (1.000.000 lira dahil) (350 TL) aşmaması ve tahakkukları için yapılacak giderlerin bu miktardan fazla olacağının tespiti halinde, Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dahilinde tahakkuklarından vazgeçilebilir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Vergi Hatalarını Düzeltme ve Reddiyat[32] Vergi hatası:

6183 sayılı Kanun'un 105. maddesi uyarınca, doğal afetler sebebiyle varlıklarının veya mahsullerinin en az üçte birini kaybeden mükellefler adına tahakkuk ettirilen ve afetin zarar verdiği gelir kaynaklarına ilişkin kamu alacaklarının Cumhurbaşkanı kararıyla kısmen veya tamamen terkin edilebilmesi için afetin gerçekleştiği tarihten itibaren altı ay içinde ilgili kamu idaresine yazılı başvuruda bulunulması şarttır. Tahakkuktan vazgeçme müessesesi bakımından Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 115. maddesi; ikmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergi ve cezaların toplam tutarının kanuni haddi aşmaması ve tahakkuk masraflarının alacaktan fazla olacağının tespiti halinde tahakkuktan vazgeçilebileceğini öngörür. Takip aşamasında ise 6183 sayılı Kanun'un 106. maddesi uyarınca, yapılacak takip neticesinde tahsili imkânsız görülen veya tahsil giderleri alacak tutarını aşan yasal sınırlar altındaki kamu alacakları, tahsil zamanaşımı beklenmeksizin yetkili makamlarca terkin yoluyla takipten kaldırılabilir.

6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN m. 105Kaynağı aç
Madde 105 – Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, zararlı hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benziyen afetler yüzünden zarara maruz kalan varlıklarının ve mahsullerinin en az üçte birini kaybedenler adına tahakkuk ettirilmiş ve afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili amme alacakları Cumhurbaşkanı karariyle kısmen veya tamamen terkin olunur.[34] Bu madde hükmünden faydalanmak için afetin vukuu tarihinden itibaren 6 ay içinde ilgili amme idaresine yazı ile müracaat edilmesi şarttır. Bu madde şümulüne giren bir zararın mevcut olup olmadığı mahalli il veya ilçe idare kurullarınca, zararın derecesi, Maliye Vekaletince genel olarak belirtilecek esaslar dahilinde ilgili amme idarelerince tesbit olunur. Vergi Usul Kanunu mevzuuna giren amme alacakları hakkında mezkür kanunun 105 inci maddesi hükümleri tatbik olunur. Tahsil imkansızlığı sebebiyle terkin:
6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN m. 106Kaynağı aç
Madde 106 – (Değişik: 26/11/1980 – 2347/10 md.) (Değişik birinci fıkra: 25/5/1995 – 4108/15 md.) Yapılacak takip sonunda tahsili imkansız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu anlaşılan ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren amme alacaklarında 10 Türk Lirasına (10 Türk Lirası dahil), diğer amme alacaklarında 20 Türk Lirasına (20 Türk Lirası dahil) kadar amme alacakları, amme idarelerinde terkin yetkisini haiz olanlar tarafından tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin terkin olunabilir. Cumhurbaşkanı, bu tutarları topluca veya ayrı ayrı on katına kadar artırmaya yetkilidir.[35][36] (Ek: 3/12/1988 – 3505/25 md.) Maliye ve Gümrük Bakanı, yukarıdaki fıkra hükmüne göre terkin edilecek amme alacağının miktarını belirlemeye yetkilidir. Terkin selahiyetini haiz olanlar bu selahiyetlerin tamamını veya bir kısmını mahalli makamlara bırakabilirler. İKİNCİ BÖLÜM Yasaklar ve cezalar Sırrın ifşası:

Mükellefin Ölümünün Vergi Cezalarına Etkisi

Cezanın şahsiliği ilkesi doğrultusunda mükellefin ölümü halinde vergi cezası düşer; zira ceza sorumluluğu ölümle birlikte son bulur. Ancak ölüm gerçekleştiğinde mükellefin vergi yükümlülükleri ve ödevleri tamamen ortadan kalkmaz. Asıl vergi borçları ölüm sebebiyle silinmeyip mirası reddetmemiş olan mirasçılara intikal eder.

Mükellefin vefatı durumunda vergi cezası mirasçılara kalır mı?

Cezanın şahsiliği ilkesi uyarınca mükellefin ölümü halinde vergi cezası düşer; fakat ödenmemiş asıl vergi borçları mirası reddetmeyen mirasçılara intikal eder.

Vergi ziyaı cezasında ceza kesme zamanaşımı süresi ne kadardır?

Vergi ziyaı cezasında zamanaşımı süresi, cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını izleyen yılın ilk gününden itibaren 5 yıldır.

Afet sebebiyle terkin başvurusunda kanuni süre sınırı var mıdır?

Takip aşamasına geçmiş amme alacaklarında afet sebebiyle terkine başvurmak için afetin meydana geldiği tarihten itibaren 6 ay içinde yazılı müracaat yapılmalıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu