Velayet Kavramı ve Kapsamı
Velayet; ana ve babanın, ergin olmayan veya kısıtlanan çocuklarının kişiliklerine ve mallarına ilişkin haklarını, ödevlerini, yetkilerini ve yükümlülüklerini barındıran; bakım, eğitim, öğretim, korunma ve yasal temsil görevlerini kapsayan hukuki bir kurumdur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 335. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ergin olmayan çocuk kural olarak ana ve babasının velayeti altındadır ve yasal bir sebep bulunmadıkça velayet ebeveynden alınamaz. Hukuk düzeninde asıl olan velayet hakkının ana ve babada bulunmasıdır. Ayrıca hâkim vasi atanmasına lüzum görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da Türk Medeni Kanunu'nun 335. maddesinin ikinci fıkrası gereğince ana ve babalarının velayeti altında kalır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 335Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/2-794, K. 2013/310Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/1047, K. 2016/171Kaynağı aç
Evlilik İçi ve Dışı İlişkilerde Velayetin Kullanımı
Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 336. maddesi ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/2-794 Esas, 2013/310 Karar sayılı ilamı uyarınca velayet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise evlilik birliğinin sona ermesiyle birlikte velayetin beraberce kullanılma olanağı kalmadığından çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir. Bununla birlikte, tarafların anlaşması ve çocuğun üstün yararının bunu gerektirmesi hâlinde boşanma sonrasında da kararların birlikte alınmasını içeren ortak velayet tesis edilebileceği de kabul görmektedir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 336Kaynağı aç
Ana ve baba evli değilse 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 337. maddesinin birinci fıkrası uyarınca velayet anaya aittir. Evli olmayan ananın küçük, kısıtlı veya ölmüş olması ya da velayetin kendisinden alınması hâlinde hâkim, çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velayeti babaya verir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 337Kaynağı aç
Velayet Hakkının İçeriği ve Çocuğun Temsili
Ana ve baba, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 339. maddesi gereğince çocuğun bakım ve eğitimi hususunda menfaatini esas alarak zorunlu kararları alma ve tatbik etme yetkisine sahiptir; çocuk da ana ve babasının sözünü dinlemekle mükelleftir. Ancak bu temsil ve karar yetkisi mutlak ve tek taraflı bir tahakküm teşkil etmez. Ebeveynler, ayırt etme gücü ve olgunluğu ölçüsünde çocuğa kendi yaşamını düzenleme serbestisi tanımak ve özellikle kendisini ilgilendiren önemli meselelerde mümkün olduğunca görüşünü dikkate almak zorundadır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 339Kaynağı aç
Çocuk ana ve babasının rızası dışında evi terk edemez ve yasal sebep olmaksızın onlardan alınamaz; çocuğun adını ana ve babası koyar. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 341. maddesi uyarınca çocuğun dinî eğitimini belirleme hakkı ana ve babaya aittir. Ana ve babanın bu konudaki haklarını sınırlayacak her türlü sözleşme geçersizdir. Ergin ise dinini seçmekte özgürdür.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 341Kaynağı aç
Çocuğun Korunması ve Velayetin Kaldırılması
Çocuğun fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişiminin tehlikeye girmesi ve ana babanın bu vaziyete çare bulamaması veya güçlerinin yetmemesi hâlinde, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 346. maddesi gereğince hâkim gerekli koruma tedbirlerine başvurur. Alınan koruyucu tedbirlerden sonuç alınamaması yahut bu tedbirlerin peşinen yetersiz kalacağının anlaşılması durumunda velayetin kaldırılması yaptırımı devreye girer. Türk Medeni Kanunu'nun 348. maddesi doğrultusunda; ana babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka yerde bulunması veya benzeri sebeplerle velayeti ifa edememesi yahut çocuğa ilgisiz kalması veya yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması durumunda hâkim velayeti kaldırır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 346Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 348Kaynağı aç
Velayet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 348. maddesi uyarınca çocuğa bir vasi atanır. Kararda aksi belirtilmedikçe velayetin kaldırılması mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar. Velayetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın çocuklarının bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülükleri devam eder; nafakaya ilişkin hükümler saklıdır. Ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu giderler Devletçe karşılanır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 350Kaynağı aç
Velayet Davalarında Kamu Düzeni ve Yargılama Usulü
Türk Medeni Kanunu'nun 335 ila 351. maddelerinde tanzim edilen velayet rejimine ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/2-794 Esas ve 2013/310 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, velayete ilişkin uyuşmazlıklarda kendiliğinden araştırma ilkesi geçerli olup hâkim tarafların talepleri ve beyanlarıyla bağlı değildir; ayrıca bu davalarda usulü kazanılmış hak kuralı uygulanmaz. Kendiliğinden araştırma ilkesinin tabii bir neticesi olarak davanın ikamesinden veya yerel mahkeme kararından sonra meydana gelen ve gelişim gösteren yeni olay ve deliller, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına bağlı kalmaksızın ileri sürülebilir ve temyiz incelemesinde re'sen gözetilir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 6. maddesi uyarınca aile mahkemesi; talep aranmaksızın çocukların bakım ve gözetimine dair nafaka önlemlerini re'sen almaya, gelişimi tehlikede olan ya da manen terk edilen küçüğü ebeveyninden alarak uygun bir kuruma veya koruyucu aile yanına yerleştirmeye yetkilidir. Bu süreçte uzmanlar marifetiyle Sosyal İnceleme Raporu tanzim ettirilebilir; mahkeme hazırlanan rapora harfiyen uymak zorunda olmamakla birlikte, raporun aksine karar verilmesi hâlinde dayanak gerekçelerini etraflıca hükme bağlamak mecburiyetindedir. Velayeti talep eden taraf, iddiasını tanık, yazılı evrak veya hukuka uygun dijital delillerle destekleyebilir.
Çocuğun Üstün Yararı, Görüşünün Alınması ve Değişen Koşullar
Velayetin takdirinde ve düzenlenmesinde yegane temel ilke küçüğün üstün menfaatidir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 12. maddesi ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi hükümleri doğrultusunda, idrak çağındaki çocuğun bizzat dinlenmesi ve görüşünü ifade etmesine imkân sağlanması zorunludur. Hâkim velayet tayininde bulunurken küçüğün alıştığı ailevi ve sosyal çevrenin mümkün mertebe korunmasına, kardeşlerin birbirlerinden koparılmamasına, çocuğun sağlık ve eğitim gereksinimlerine ve ebeveynlerin çocuğun bedensel ve ahlaki gelişimini tehlikeye sokacak ihmal veya şiddet gibi olumsuz tutumlarının bulunup bulunmadığına hassasiyetle dikkat eder.
Velayete dair verilen yargı kararları kesin hüküm oluşturmaz. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 183, 349 ve 351. maddeleri ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1899 Esas, 2018/1052 Karar sayılı ilamı uyarınca ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi koşulların değişmesi ya da haklı bir sebebin bulunması hâlinde mahkemece velayetin değiştirilmesine karar verilebilir. Velayete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi velayetin kaldırılmasını gerektirmez; ancak çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebileceği gibi, durum ve koşullara göre velayet kaldırılarak çocuğa vasi atanabilir. Durumun değişmesi hâlinde çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerin yeni koşullara uydurulması gerekir; velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa hâkim re'sen ya da ana veya babanın istemi üzerine velayeti geri verir. Velayetin değiştirilmesi durumunda ana veya baba ile çocuk arasında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 323. maddesi gereğince kişisel ilişki kurulması zorunludur. Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur ve bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Mahkeme kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder; ayrıca talep hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceği karara bağlanabilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 351Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1899, K. 2018/1052Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 182Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 323Kaynağı aç
Boşanma sonrasında velayet hakkı kime verilir?
Boşanma gerçekleştiğinde velayet kural olarak mahkeme kararıyla taraflardan birine bırakılır; ancak eşlerin mutabakat sağlaması ve çocuğun üstün yararının elvermesi durumunda ortak velayet tesis edilmesi de mümkündür.
Velayet kendisine verilmeyen tarafın çocukla ilişkisi ve nafaka borcu nasıl düzenlenir?
Velayeti almayan ebeveynin çocukla şahsi münasebet kurma hakkı kanunen korunur ve engellenemez; ayrıca bu taraf çocuğun bakım ve yetiştirilme giderlerine ekonomik gücü nispetinde iştirak nafakası ödemekle yükümlüdür.
Velayeti elinde bulunduran ebeveynin yeniden evlenmesi velayetin kaybına yol açar mı?
Ebeveynin yeniden evlenmesi kendiliğinden velayetin kaldırılması veya değiştirilmesi sonucunu doğurmaz; ancak bu evlilik sebebiyle çocuğun menfaatinin zedelendiği somut olgularla ortaya konulursa hâkim velayeti değiştirebilir veya kaldırabilir.
Velayet davalarında mahkeme uzman raporuyla bağlı mıdır?
Hâkim uzmanlarca hazırlanan Sosyal İnceleme Raporundaki görüşlerle mutlak surette bağlı değildir; fakat rapora aykırı bir sonuca vararak hüküm kuracaksa bunun gerekçesini kararda ayrıntılı biçimde göstermek zorundadır.
Velayetin ana ve babadan kaldırılması hâlinde bakım giderlerini kim karşılar?
Velayet kaldırılsa bile ana ve babanın çocuklarının bakım ve eğitim masraflarını karşılama yükümlülüğü aynen devam eder; ebeveynin ve çocuğun mali gücü bulunmuyorsa bu harcamalar Devlet tarafından karşılanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

