Uzaktan Sağlık Hizmetlerinde Hekimin Cezai ve Hukuki Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
Uzaktan Sağlık Hizmetlerinde Hekimin Cezai ve Hukuki Sorumluluğu

Uzaktan Sağlık Hizmetinin Tanımı ve Yasal Faaliyet Şartları

Uzaktan sağlık hizmeti veya tele-tıp; hekim ile hastanın fiziksel olarak aynı ortamda bulunmadığı durumlarda bilgi ve iletişim teknolojileri kullanılarak muayene, konsültasyon, teşhis, tedavi takibi ve e-reçete tanzimi gibi tıbbi işlemlerin icra edilmesini kapsar.

Bu kapsamdaki tıbbi faaliyetlerin yürütülebilmesi için sağlık kuruluşunun Sağlık Bakanlığı nezdinde faaliyet izni alması ve tescil edilmiş Uzaktan Sağlık Bilgi Sistemi üzerinden hizmet vermesi şarttır. Kişisel mesajlaşma araçları yahut genel görüntülü görüşme platformları üzerinden gerçekleştirilen müdahaleler mevzuata aykırılık oluşturur ve yargılamada doğrudan kusur karinesi olarak değerlendirilebilir.

Tele-Tıpta Tıbbi Özen Borcu ve Fiziki Sağlık Kuruluşuna Sevk Yükümlülüğü

Hekim, hastasına yönelik mesleki faaliyetlerinde en yüksek özeni göstermekle mükellef olup en hafif kusurundan dahi sorumludur. Muayenenin dijital vasıtalarla gerçekleştirilmesi ve uzaktan iletişimin doğurduğu fiziki temas kısıtlılıkları, hekimin kanuni özen yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz veya hafifletmez.

Uzaktan değerlendirme esnasında tablonun uzaktan müdahaleyle çözülemeyecek nitelikte karmaşık olduğu veya hastanın durumunun aciliyet arz ettiği görüldüğünde hekim muayeneyi derhal sonlandırmalıdır. Hastanın vakit kaybetmeksizin en yakın fiziki sağlık kuruluşuna yönlendirilmesi zorunludur; yönlendirmenin hiç yapılmaması veya geciktirilmesi hekimin hukuki sorumluluğunu doğurur.

Hekimin e-Nabız sistemi üzerinden hastanın klinik öyküsünü, mevcut epikriz raporlarını ve alerji durumunu incelemeksizin uzaktan reçete düzenlemesi ve bu ilacın toksik reaksiyon ya da organ tahribatına yol açması tıbbi uygulama hatası kapsamında değerlendirilir.

Giyilebilir Teknolojiler, Yapay Zekâ ve Hekimin Kusur Sınırı

Giyilebilir sağlık cihazlarıyla aktarılan hasta parametrelerinin hekim tarafından günün her anı kesintisiz izlenmesi hayatın olağan akışından beklenemez. Bu sistemlerde hekimin gözetim ve özen borcunun sınırları ile kusur durumu, taraflar arasındaki sözleşmeyle belirlenmiş kontrol aralıkları ve takip periyotları çerçevesinde tayin edilir.

Cihazın kalibrasyon bozukluğu, bağlantı kopması veya yazılımsal arızalar sebebiyle yanlış veri aktarması ya da ikaz iletmemesinden doğan zararlarda kural olarak hekim kusurlu sayılamaz; bu zararlar ürün sorumluluğu kapsamındadır. Buna karşın, verideki bariz hatayı mesleki tecrübesiyle anlayabilecek konumdaki hekimin, bu veriye dayanarak tedavi dozunu değiştirmesi ve hastaya zarar vermesi halinde sorumluluğu devam eder.

Teşhis ve tedavi sürecine yardımcı yapay zekâ algoritmalarının dahil edilmesi hekimin nihai tıbbi sorumluluğunu bertaraf etmez. Algoritmaların sağladığı verileri mesleki bilgi süzgecinden geçirerek değerlendirme ve nihai kararı verme yükümlülüğü hekime aittir.

Dijital Aydınlatılmış Onam ve Sağlık Verilerinin Gizliliği

Uzaktan muayenelerde aydınlatılmış onamın hukuken geçerlilik kazanması için ekran üzerinde yer alan kabul kutucuklarının hasta tarafından onaylanması tek başına yeterli kabul edilmez. Seans başlangıcında uzaktan hizmetin kapsamı, fiziki muayene yapılmamasının barındırdığı olası riskler ve komplikasyonlar sözlü olarak aktarılmalı, hastanın rızası sesli veya görüntülü kayıt altına alınmalı ve kimlik teyidi yapılmalıdır.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 6. maddesi gereğince sağlık verileri özel nitelikli kişisel veri statüsündedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kişisel verileri kanuna aykırı şekilde başkasına aktaran, yayan ya da ele geçiren kimse iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 136Kaynağı aç
Madde 136- (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir
başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.[62]
(2) (Ek:17/10/2019-7188/17 md.) Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi
Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan
beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır.
Nitelikli haller

Kamu kurumlarında görevli personelin görevi dolayısıyla vakıf olduğu ve gizli tutulması gereken tıbbi kayıtları açıklaması yahut yetkisiz erişimi kolaylaştırması halinde ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 258. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası yaptırımı öngörülmüştür.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 258Kaynağı aç
Madde 258- (1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı
nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve
emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa
olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan
dört yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten sonra, birinci fıkrada yazılı
fiilleri işleyen kimseye de aynı ceza verilir.
Kamu görevlisinin ticareti

Tazminat Sorumluluğu ve Görevli Yargı Yolu

Özel sağlık kuruluşları ya da dijital sağlık platformları aracılığıyla sağlanan uzaktan hizmetlerden doğan zararlarda uyuşmazlık tüketici mahkemesinde çözümlenir. Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 502. maddesinde düzenlenen vekâlet sözleşmesi ve vekilin özen yükümlülüğüne dayandırılır; hekim ile kuruluşun müteselsil sorumluluğu değerlendirilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 502Kaynağı aç
MADDE 502- Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini
görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir.
Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu
Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır.
Sözleşme veya teamül varsa vekil, ücrete hak kazanır.
B. Kurulması

Kamu hastanelerinde yürütülen uzaktan sağlık hizmetlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ise Anayasa'nın 129. maddesinin beşinci fıkrası gereğince idarenin hizmet kusuruna dayalı olarak idare mahkemelerinde tam yargı davası açılması gerekir.

Kamu kurum ve kuruluşları ile Devlet üniversitelerinde görevli personelin tıbbi uygulamaları sebebiyle idare aleyhine hükmedilen tazminatın hekime rücu edilip edilmeyeceği ve rücu tutarı, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu Ek 18. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca görevi kötüye kullanma ve kusur durumu gözetilerek Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından bir yıl içinde karara bağlanır. Aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca idare, ödediği tazminatı ilgilinin zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortasından kusur nispetinde ve teminat sınırları içinde tahsil eder.

3359 sayılı SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU m. Ek 18Kaynağı aç
Ek Madde
18- (Ek:12/5/2022-7406/14
md.)
Yükseköğretim
Kanununun 53 üncü maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hariç
olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf
üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek
mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve
tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar
hakkında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin
Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Soruşturma izni, Sağlık
Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir.
Mesleki Sorumluluk Kurulu, özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf
üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek
mensupları bakımından il sağlık müdürlüklerinde görevli başkan veya
yardımcılarını da ön inceleme yapmak üzere görevlendirebilir. Soruşturma izni
verilmesine ilişkin 4483 sayılı Kanunun 7 nci maddesindeki süreler, iki kat
olarak uygulanır. Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararlarına karşı Ankara Bölge
İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.
Kamu kurum ve
kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile
diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında
yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar
nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı ilgilisine rücu edilip
edilmeyeceğine ve rücu miktarına, ilgilinin görevinin gereklerine aykırı
hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanıp kullanmadığı ve kusur durumu
gözetilerek Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından bir yıl içinde karar verilir. (Ek cümle:21/2/2024-7496/21
md.) Devlet üniversitelerinde görev yapanlar bakımından, ilgili
üniversite tarafından Mesleki Sorumluluk Kurulu kararı ve varsa ilgili hakkında
görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye
kullandığına dair kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı dikkate alınarak altı ay
içinde nihai karar verilir.
(Ek fıkra:21/2/2024-7496/21
md.) İdare,
kesinleşen mahkeme kararında hüküm altına alınan tazminatı ödedikten sonra
hukuken sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve
tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle tazminatın ödenmesine
sebep olan ve zorunlu meslekî malî sorumluluk sigortası bulunan kamu kurum ve
kuruluşları ile devlet üniversitelerinde görev yapan sağlık meslek
mensuplarının yerine geçer. Bu sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin
icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve
uygulamalar nedeniyle her türlü kusuru ve görevinin gereklerini yapmakta ihmal
veya gecikme göstererek verdikleri zararlardan dolayı idare tarafından ödenen
avukatlık vekâlet ücreti ve yargılama masrafları dâhil tazminat sağlık meslek
mensubunun kusuru oranında ve sigorta teminatı dâhilinde tıbbi kötü uygulamaya
ilişkin zorunlu malî sorumluluk sigortası yaptırdığı sigorta şirketinden talep
edilir.
Mesleki
Sorumluluk Kurulu, Sağlık Bakanı tarafından belirlenen;[15]
a) Bakan
yardımcısı,
b) Sağlık
Hizmetleri, Kamu Hastaneleri, Hukuk Hizmetleri, Yönetim Hizmetleri genel
müdürleri veya yardımcıları,
c) Profesör
veya doçent unvanlı biri dâhilî, diğeri cerrahi branştan iki hekim,
olmak üzere
yedi üyeden oluşur. Mesleki Sorumluluk Kurulunun başkanı Bakan yardımcısıdır.
(c) bendi uyarınca belirlenen üyelerin görev süresi iki yıldır.
Mesleki
Sorumluluk Kurulu, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve üye tam
sayısının salt çoğunluğuyla karar alır. Oylamalarda çekimser oy kullanılamaz.
Sağlık Bakanı
gelen işin niteliği ve sayısına göre, başka bir Bakan yardımcısının
başkanlığında dördüncü fıkrada gösterilenlerden, yeni kurullar oluşturabilir.[16]
Mesleki
Sorumluluk Kurulu üyeleri, ikinci fıkra kapsamında verdikleri kararlar
sebebiyle görevinin gereklerine aykırı hareket ettiklerinin kesinleşmiş bir
ceza mahkemesi kararıyla tespit edilmesi dışında mali ve idari yönden sorumlu
tutulamaz.
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe
konulan yönetmelikle belirlenir.
Bilgi toplama, işleme
ve paylaşma yetkisi

Taksirli Suçlar ve Ceza Soruşturması İzni Usulü

Uzaktan sağlık hizmeti sırasında gerçekleştirilen kusurlu eylemler taksirli suçlar kapsamında cezai sorumluluk doğurabilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin birinci fıkrası uyarınca taksirle yaralamaya sebebiyet veren kimse dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Aynı maddenin beşinci fıkrasına göre taksirle yaralama suçunun takibi kural olarak şikâyete bağlıdır; fakat basit tıbbi müdahale sınırını aşan yaralanmalarda fiilin bilinçli taksirle işlenmesi durumunda şikâyet aranmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 89Kaynağı aç
Madde 89- (1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya
sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.[45]
(2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli
zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında
artırılır.
(3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata
girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.
(4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.[46]
(5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/5 md.) Taksirle yaralama suçunun
soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına
giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet
aranmaz.
İnsan üzerinde deney

Kusurlu müdahale sonucu hastanın vefat etmesi halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85. maddesinin birinci fıkrası gereğince iki yıldan altı yıla kadar hapis cezasına hükmedilir. Fiilin birden çok kişinin ölümüne veya ölümle birlikte yaralanmaya sebebiyet vermesi durumunda yaptırım iki yıldan on beş yıla kadar hapistir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 85Kaynağı aç
Madde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki
yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla
kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden
olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.[35]
İKİNCİ
BÖLÜM
Vücut
Dokunulmazlığına Karşı Suçlar
Kasten yaralama[36][37]

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 18. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesindeki soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde görev yapan sağlık meslek mensuplarının tıbbi işlem ve uygulamaları nedeniyle yapılan soruşturmalarda 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Soruşturma izni Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. Bu süreçte 4483 sayılı Kanunun 7. maddesindeki süreler iki kat olarak tatbik edilir ve Kurul kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. Ek 18. maddenin beşinci fıkrası gereğince Kurul, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla karar alır ve oylamalarda çekimser oy kullanılamaz.

Giyilebilir sağlık cihazının hatalı veri iletmesinde hekim sorumlu mudur?

Cihazın teknik arızası veya kalibrasyon hatasından kural olarak üretici firma sorumlu olup hekime sorumluluk yüklenemez; ancak hekimin bariz veri bozukluğunu fark edebilecek durumda olmasına rağmen dozu değiştirmesi halinde hekimin sorumluluğu doğar.

Tele-tıpta aydınlatılmış onam kutucuğunun tıklanması yeterli midir?

Hayır, internet üzerindeki onay kutucuğunun tıklanması tek başına yeterli olmayıp seans başlangıcında risklerin sözlü aktarılması, hastanın rızasının sesli veya görüntülü kaydedilmesi ve kimlik doğrulamasının yapılması gerekir.

Uzaktan sağlık hizmeti veren hekime doğrudan ceza soruşturması açılabilir mi?

Hayır, 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki usule tabi olanlar hariç, hekimlerin tıbbi uygulamaları nedeniyle yürütülecek ceza soruşturmalarında 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 18. maddesi uyarınca Mesleki Sorumluluk Kurulundan soruşturma izni alınması zorunludur.

Uzaktan sağlık hizmetinden doğan tazminat davası nerede açılır?

Özel sağlık kuruluşu veya dijital platform üzerinden verilen hizmetlerde tüketici mahkemesinde vekâlet sözleşmesine dayalı dava açılırken kamu hastanelerindeki hizmet kusuruna karşı idare mahkemesinde tam yargı davası açılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu