Türk Ceza Kanunu Madde 252 Kapsamında Rüşvet Suçu

by Avukat Erdal Ersoy
Türk Ceza Kanunu Madde 252 Kapsamında Rüşvet Suçu

Rüşvet Suçunun Tanımı ve Cezası

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesinin ilk fıkrasında rüşvet veren kişinin ceza sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre kamu görevlisine ya da işaret edeceği üçüncü şahsa, vazifesinin ifasına giren bir işi gerçekleştirmesi yahut yerine getirmemesi maksadıyla doğrudan ya da aracı kullanılarak haksız yarar sağlanması durumunda faile dört yıldan on iki yıla kadar hapis cezası verilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, bahsi geçen amaç doğrultusunda kendi şahsına veya yönlendireceği başka bir kimseye bizzat yahut aracılar vasıtasıyla menfaat temin eden kamu görevlisi hakkında da aynı ceza aralığı tatbik edilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 252Kaynağı aç
Madde 252- (Değişik: 2/7/2012-6352/87 md.)
(1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için,
doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir
başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için,
doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya göstereceği bir başka kişiye
menfaat sağlayan kamu görevlisi de birinci fıkrada belirtilen ceza ile
cezalandırılır.
(3) Rüşvet konusunda anlaşmaya varılması halinde, suç tamamlanmış gibi
cezaya hükmolunur.
(4) Kamu görevlisinin rüşvet talebinde bulunması ve fakat bunun kişi
tarafından kabul edilmemesi ya da kişinin kamu görevlisine menfaat temini konusunda
teklif veya vaatte bulunması ve fakat bunun kamu görevlisi tarafından kabul
edilmemesi hâllerinde fail hakkında, birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre
verilecek ceza yarı oranında indirilir.
(5) Rüşvet teklif veya talebinin karşı tarafa iletilmesi, rüşvet
anlaşmasının sağlanması veya rüşvetin temini hususlarında aracılık eden kişi,
kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, müşterek fail olarak
cezalandırılır.
(6) Rüşvet ilişkisinde dolaylı olarak
kendisine menfaat sağlanan üçüncü kişi veya tüzel kişinin menfaati kabul eden
yetkilisi, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, müşterek
fail olarak cezalandırılır.
(7) Rüşvet alan veya talebinde bulunan ya da bu konuda anlaşmaya varan
kişinin; yargı görevi yapan, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir
olması halinde, verilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
(8) Bu madde hükümleri;
a) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
b) Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler,
c) Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşlarının bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar,
d) Kamu yararına çalışan dernekler,
e) Kooperatifler,
f) Halka açık anonim şirketler,
adına hareket eden kişilere, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp
taşımadıklarına bakılmaksızın, görevlerinin ifasıyla ilgili bir işin yapılması veya
yapılmaması amacıyla doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, menfaat temin, teklif
veya vaat edilmesi; bu kişiler tarafından talep veya kabul edilmesi; bunlara
aracılık edilmesi; bu ilişki dolayısıyla bir başkasına menfaat temin edilmesi
halinde de uygulanır.
(9) Bu madde hükümleri;
a) Yabancı bir devlette seçilmiş veya atanmış olan kamu görevlilerine,
b) Uluslararası veya uluslarüstü mahkemelerde ya da yabancı devlet
mahkemelerinde görev yapan hâkimlere, jüri üyelerine veya diğer görevlilere,
c) Uluslararası veya uluslarüstü parlamento üyelerine,
d) Kamu kurumu ya da kamu işletmeleri de dahil olmak üzere, yabancı bir
ülke için kamusal bir faaliyet yürüten kişilere,
e) Bir hukuki uyuşmazlığın çözümü amacıyla başvurulan tahkim usulü
çerçevesinde görevlendirilen vatandaş veya yabancı hakemlere,
f) Uluslararası bir anlaşmaya dayalı
olarak kurulan uluslararası veya uluslarüstüörgütlerin görevlilerine veya
temsilcilerine,
görevlerinin ifasıyla ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması ya da
uluslararası ticari işlemler nedeniyle bir işin veya haksız bir yararın elde
edilmesi yahut muhafazası amacıyla; doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, menfaat
temin, teklif veya vaat edilmesi ya da bunlar tarafından talep veya kabul
edilmesi halinde de uygulanır.
(10) Dokuzuncu fıkra kapsamına giren rüşvet suçunun yurt dışında yabancı
tarafından işlenmekle birlikte;
a) Türkiye’nin,
b) Türkiye’deki bir kamu kurumunun,
c) Türk kanunlarına göre kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisinin,
d) Türk vatandaşının,
tarafı olduğu bir uyuşmazlık ya da bu kurum veya kişilerle ilgili bir
işlemin yapılması veya yapılmaması için işlenmesi halinde, rüşvet veren, teklif
veya vaat eden; rüşvet alan, talep eden, teklif veya vaadini kabul eden;
bunlara aracılık eden; rüşvet ilişkisi dolayısıyla kendisine menfaat temin
edilen kişiler hakkında, Türkiye’de bulundukları takdirde, resen soruşturma ve
kovuşturma yapılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

Rüşvet Anlaşması ve Teklifin Reddedilmesi

Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, rüşvet konusunda anlaşmaya varılması halinde, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesinin dördüncü fıkrası, anlaşmaya ulaşılamayan durumları hüküm altına alır. Kamu görevlisinin menfaat talebinin muhatap şahısça geri çevrilmesi veya kişinin kamu görevlisine menfaat sağlama yönündeki vaat yahut teklifinin görevli tarafından reddedilmesi hallerinde, birinci ve ikinci fıkralara dayanılarak tayin olunacak ceza yarı oranında indirilir.

Aracılık ve Üçüncü Kişiye Menfaat Sağlanmasında Sorumluluk

Maddenin beşinci fıkrasına göre menfaat talebinin veya teklifinin karşı tarafa ulaştırılması, taraflar arasında mutabakatın tesis edilmesi yahut menfaatin sağlanması aşamalarında aracı rolü üstlenen kişi, kamu görevlisi olup olmadığı gözetilmeksizin müşterek fail sıfatıyla cezalandırılır.

Kanunun 252. maddesinin altıncı fıkrası gereğince, tesis edilen menfaat ilişkisinden dolaylı biçimde yararlandırılan üçüncü şahıslar ile yararı kabul eden tüzel kişi yetkilileri de kamu görevlisi sıfatına haiz olup olmadıklarına bakılmadan müşterek fail sayılarak ceza kapsamına alınır.

Cezanın Artırılmasını Gerektiren Nitelikli Haller

Maddenin yedinci fıkrası gereğince menfaati kabul eden, talep eden yahut bu doğrultuda anlaşmaya varan failin yargı görevini yerine getiren bir kimse, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir olması durumunda hükmedilecek yaptırım üçte birden yarısına kadar artırılır.

Özel Kuruluşlar Kapsamında Rüşvet Suçu

Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesinin sekizinci fıkrası, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşları ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler, yine kamu kurum ve kuruluşlarının yahut bu nitelikteki meslek kuruluşlarının bünyesinde faaliyet gösteren vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler, kooperatifler ve payları halka açık anonim şirketler adına hareket eden şahısları da düzenleme alanına dahil eder. Bu kişiler kamu görevlisi olmasalar dahi görevlerinin yürütülmesiyle ilgili bir işin yapılması yahut yapılmaması maksadıyla kendilerine doğrudan veya aracıyla menfaat vaat, teklif veya temin edilmesi, bunların menfaat talep ya da kabul etmesi, söz konusu eylemlere aracılık edilmesi veya anılan ilişki dolayısıyla bir başkasına yarar aktarılması hallerinde rüşvete ilişkin yaptırımlar uygulanır.

Yabancı Kamu Görevlileri ve Uluslararası İşlemlerde Soruşturma Usulü

Maddenin dokuzuncu fıkrası uyarınca rüşvet hükümleri uluslararası alandaki ilişkileri de kapsar. Uluslararası veya yabancı mahkemelerdeki hâkimler, jüri üyeleri ve diğer mahkeme personeli, kamu işletmeleri dahil yabancı bir ülke adına kamusal faaliyet icra edenler, uluslararası örgüt mensupları, parlamento üyeleri ve yabancı kamu görevlileri ile tahkim kapsamında görev üstlenen hakemlere yönelik fiiller bu çerçevededir. Bu kişilere görevlerinin icrasına giren bir işin görülmesi veya görülmemesi ya da uluslararası ticari muameleler dolayısıyla haksız bir menfaatin sağlanması yahut korunması gayesiyle doğrudan ya da vasıtalarla çıkar temin, teklif veya vaadinde bulunulması veya onların bu menfaatleri istemesi ve kabul etmesi durumunda da ilgili ceza hükümleri tatbik olunur.

Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesinin onuncu fıkrasına göre, yabancı kamu görevlilerine ilişkin suçun yurt dışında bir yabancı tarafından gerçekleştirilmesi halinde özel bir kovuşturma rejimi öngörülmüştür. Uyuşmazlığın Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, Türkiye'deki bir kamu kurumunun, Türk mevzuatına göre teşekkül etmiş bir özel hukuk tüzel kişisinin veya bir Türk vatandaşının tarafı olduğu bir konuya yahut bu süjelerle ilgili bir işlemin yapılıp yapılmamasına dayanması şarttır. Bu bağlantıların varlığı halinde rüşvet teklif veya temin eden, menfaat talep eden ya da alan, bu eylemlere vasıta olan veya menfaatten dolaylı istifade eden tüm şahıslar hakkında, Türkiye sınırları dahilinde bulunmaları şartıyla resen adli soruşturma ve kovuşturma yürütülür.

Rüşvet teklifinin kabul edilmemesi halinde ceza uygulanır mı?

Evet, Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kamu görevlisinin rüşvet talebinin kabul edilmemesi ya da kamu görevlisine yapılan menfaat teklif veya vaadinin kabul edilmemesi durumlarında fail hakkında verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Rüşvet suçunun tamamlanması için anlaşmaya varılması yeterli midir?

Evet, Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca rüşvet konusunda anlaşmaya varılması halinde suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.

Rüşvete aracılık eden kişiler nasıl cezalandırılır?

Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesinin beşinci fıkrası gereğince rüşvet teklif veya talebinin karşı tarafa iletilmesine, rüşvet anlaşmasının sağlanmasına veya rüşvetin teminine aracılık eden kişi, kamu görevlisi sıfatı taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın müşterek fail olarak cezalandırılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu