4811 Sayılı Vergi Barışı Kanununun Kapsamı ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
4811 Sayılı Vergi Barışı Kanununun Kapsamı ve Şartları

4811 sayılı Vergi Barışı Kanunu, vergiye uyumun artırılması ve kayıt dışı ekonominin azaltılması amacıyla çıkarılmış; belirli vergi borçlarının yeniden yapılandırılmasını ve inceleme ile takdir işlemlerinden doğan ihtilafların sulh yoluyla çözülmesini öngörmüştür. Yararlanma, alacağın türüne, dönemine, ödeme takvimine ve dava açmama veya davadan vazgeçme şartına bağlıdır.

Kapsam ve dönem sınırı

Kanun; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamındaki vergi, resim, harç, fon payı ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri ve gecikme zamlarını kapsar. Eğitime katkı payı, ecrimisil ve Maliye’ye bağlı vergi dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsil edilen bazı alacaklar da kapsamdadır.

Vergiler bakımından sınır, 31.08.2002’den önceki dönemler, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannameler ve 2002 yılına ilişkin olarak bu tarihten önce tahakkuk eden vergilerdir. Kanundaki vergi tabiri; Vergi Usul Kanunu kapsamındaki vergi, resim, harç ve fon payı ile eğitime katkı payını ifade eder.

Kesinleşmiş vergilerde ödenecek tutar

Kanunun yürürlüğe girdiği tarih dahil olmak üzere vadesi geldiği halde ödenmemiş veya ödeme süresi henüz geçmemiş vergilerin tamamı bu düzenlemenin içindedir. Gecikme zammı ve gecikme faizi yerine, yürürlük tarihine kadar Devlet İstatistik Enstitüsünün her ay için belirlediği toptan eşya fiyat endeksinin aylık oranıyla hesaplanan tutar esas alınır. Vergi aslının tamamı ile bu tutar birlikte ödenir.

4811 sayılı VERGİ BARIŞI KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2- 1. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla (bu tarih dahil); a) Vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin tamamı ile bu vergilere ilişkin gecikme zammı, gecikme faizinin yerine, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsünün her ay için belirlediği toptan eşya fiyat endeksinin aylık oranı esas alınarak hesaplanacak tutarın; dokuz eşit taksitte Şubat, Nisan, Haziran, Ağustos, Ekim, Aralık 2003 ayları ile Şubat, Nisan, Haziran 2004 ayları sonuna kadar tamamen ödenmesi, dava açılmaması veya açılmış davalardan vazgeçilmesi şartıyla vergilere uygulanan gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezaları ile vergi cezalarına uygulanan gecikme zamlarının tamamının, b) Asılları kısmen ya da tamamen ödenmiş olan vergilere ilişkin gecikme zammı ve gecikme faizi yerine, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsünün her ay için belirlediği toptan eşya fiyat endeksinin aylık oranı esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş vergi asılları ile birlikte, dokuz eşit taksitte Şubat, Nisan, Haziran, Ağustos, Ekim, Aralık 2003 ayları ile Şubat, Nisan, Haziran 2004 ayları sonuna kadar tamamen ödenmesi, dava açılmaması veya açılmış davalardan vazgeçilmesi şartıyla gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezaları ile vergi cezalarına uygulanan gecikme zamlarının tamamının, c) Bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş olup Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmemiş olan vergi cezalarının % 20'sinin; üç eşit taksitte Şubat, Nisan, Haziran 2003 ayları sonuna kadar ödenmesi, dava açılmaması veya açılmış davalardan vazgeçilmesi şartıyla kalan % 80'inin, d) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmemiş borcun sadece vergi aslına bağlı kesilen cezalardan ve bunlara ilişkin gecikme zamlarından ibaret olması halinde bu cezaların ve bunlara ilişkin gecikme zamlarının tamamının, e) İştirak, teşvik ve yardım fiilleri nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezalarında, cezaya muhatap olanların, cezanın % 20’sini, (a) bendinde öngörülen süre ve şekilde ödemeleri, dava açmamaları veya açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla, cezanın kalan % 80’inin ve bunlara uygulanan gecikme zamlarının tamamının, tahsilinden vazgeçilir. 2. (1) numaralı fıkra kapsamına giren alacakların, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesi uyarınca tecil edilip de tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olanlarından, kalan taksit tutarları için mükellefler, talep etmeleri halinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabilirler. Bu takdirde tecil şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli sayılır. Bu şekilde ödenen taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için sadece tecil faizi uygulanır. Kalan taksit tutarları vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilir ve bu alacaklar hakkında (1) numaralı fıkra hükümleri uygulanır. 3. Bu madde kapsamına giren kamu alacakları ile ilgili olarak, tatbik edilen hacizler, yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminatlar iade edilir. 4. Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak 2002 yılında tahakkuk eden ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar ödenmemiş olan geçici vergilere ilişkin gecikme zamları yerine bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsünün her ay için belirlediği toptan eşya fiyat endeksinin aylık oranı esas alınarak belirlenen tutar ödenmek suretiyle bu madde hükmünden yararlanılması mümkündür. Bu takdirde vergi aslının ödenmesi şartı aranmaz. 5. Marmara Bölgesi ve civarında 17.8.1999 ve 12.11.1999 tarihlerinde meydana gelen depremler nedeniyle ödeme süresi uzatılan ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar ödeme süresi belirlenmemiş olan yıllık gelir ve kurumlar vergileri ile kurumların 31.12.1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt bendi uyarınca yapacakları gelir vergisi tevkifatı hariç olmak üzere diğer vergilerin vade tarihi Şubat 2003 ayının son günü kabul edilir ve bu vergiler de (1) numaralı fıkranın (a) bendi hükmü ile belirlenen sürelerde dokuz eşit taksitte ödenir. Ödeme süresi belirlenmemiş olan yıllık gelir ve kurumlar vergileri ile kurumların Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt bendi uyarınca yapacakları gelir vergisi tevkifatının ödeme süresinin belirlenmesini müteakip bu vergilerde (1) numaralı fıkrada belirlenen taksit sürelerinde, bazı taksitlerin süresinin geçmiş olması halinde kalan taksit süresinde ödenir.[1] 6. Bu Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi ve bu vergiye gecikme zammı yerine bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsünün her ay için belirlediği toptan eşya fiyat endeksinin aylık oranı esas alınarak hesaplanacak tutarın ait olduğu taşıt için, (1) numaralı fıkrada belirtilen ödeme süresi sonuna kadar 18.2.1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (d) fıkrası hükmü uygulanmaz. Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan kamu alacakları

Bu tutar, Şubat, Nisan, Haziran, Ağustos, Ekim ve Aralık 2003 ile Şubat, Nisan ve Haziran 2004 sonuna kadar dokuz eşit taksitte tamamen ödenir. Ayrıca dava açılmaması veya açılmış davalardan vazgeçilmesi gerekir. Bu şartlarla vergilere uygulanan gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilir.

Asılları kısmen veya tamamen ödenmiş vergilerde de endeks üzerinden hesaplanan tutar, ödenmemiş vergi asıllarıyla birlikte aynı dokuz taksitte ödenir ve dava şartı aranır.

Vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş ve yürürlük tarihi itibarıyla ödenmemiş vergi cezalarının yüzde 20’si, Şubat, Nisan ve Haziran 2003 sonuna kadar üç eşit taksitte ödenir. Dava açılmaması veya açılmış davalardan vazgeçilmesi şartıyla kalan yüzde 80’in tahsilinden vazgeçilir.

Ödenmemiş borç yalnızca vergi aslına bağlı cezalardan ve bunların gecikme zamlarından oluşuyorsa bu tutarların tamamının tahsilinden vazgeçilir.

İştirak, teşvik ve yardım fiilleri nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezasında muhatap, cezanın yüzde 20’sini kesinleşmiş vergiler için öngörülen süre ve şekilde öder. Dava açmaması veya açılmış davadan vazgeçmesi şartıyla cezanın kalan yüzde 80’i ile uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilir.

Tecil, haciz ve özel vergi halleri

Birinci fıkra kapsamındaki alacaklar, Kanundan önce 6183 sayılı Kanunun 48. maddesine göre tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun ödeniyorsa, mükellef kalan taksitler için talep halinde Kanun hükümlerinden yararlanabilir. Şartlara uygun ödenen taksitlerde tecil hükümleri geçerli kalır; tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında yalnız tecil faizi uygulanır. Kalan taksit tutarları vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilir ve birinci fıkra hükümleri uygulanır.

Madde kapsamındaki kamu alacakları için uygulanan hacizler yapılan ödemeler oranında kaldırılır ve buna isabet eden teminatlar iade edilir.

Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olup 2002’de tahakkuk eden ve yürürlük tarihine kadar ödenmemiş geçici vergilerde, gecikme zammı yerine endeks tutarı ödenerek hükümden yararlanılabilir. Bu halde vergi aslının ödenmesi şartı aranmaz.

17.8.1999 ve 12.11.1999 depremleri nedeniyle ödeme süresi uzatılan ve yürürlük tarihine kadar süresi belirlenmeyen vergilerde, yıllık gelir ve kurumlar vergileri ile 193 sayılı Kanunun 94. maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt bendi uyarınca yapılacak gelir vergisi tevkifatı dışarıdadır. Diğer vergilerin vadesi bir düzenlemede Şubat 2003’ün son günü kabul edilip dokuz eşit taksitte ödenir; 4833 sayılı Kanun değişikliğinde ise vade Mayıs 2003 sonu, ilk taksit Haziran 2003 ve taksit sayısı 24’tür. Bu iki süre tek ölçüye indirgenemez.

Süresi sonradan belirlenen yıllık gelir ve kurumlar vergileri ile belirtilen tevkifat, birinci fıkradaki taksit sürelerinde ödenir. Bazı taksitlerin süresi geçmişse ödeme kalan taksit süresinde yapılır.

Kanun kapsamında ödenecek motorlu taşıtlar vergisi ve onun yerine hesaplanan endeks tutarının ait olduğu taşıt için, birinci fıkradaki ödeme süresinin sonuna kadar 197 sayılı Kanunun 13. maddesinin (d) fıkrası uygulanmaz.

Dava, itiraz, temyiz ve uzlaşma

Vergi mahkemesinde dava açılmış veya dava süresi geçmemiş ikmalen, re’sen ya da idarece yapılan tarhiyatlarda verginin yüzde 50’si ile bu tutara gecikme zammı ve gecikme faizi yerine esas alınan tutar, kesinleşmiş vergilerdeki aynı aylarda dokuz taksitte ödenir. Dava şartı sağlanırsa verginin diğer yüzde 50’si ile zam, faiz ve cezaların tahsilinden vazgeçilir.

İtiraz veya temyiz safhasında ödenecek asıl, tarhiyatın yürürlük tarihi itibarıyla bulunduğu en son safhadaki tutara göre belirlenir. En son karar terkin ise ilk tarhiyata esas verginin yüzde 20’si ve gecikme zammı ile faizi yerine esas alınan tutarın ödenmesi şartıyla kalan yüzde 80 ile zam, faiz ve cezaların tahsilinden vazgeçilir. En son karar tasdik veya tadilen tasdik ise tasdik edilen verginin tamamı ve bu tutara ilişkin karşılık ödenmek şartıyla zam, faiz ve cezaların tahsilinden vazgeçilir.

En son karar bozma ise terkin hükmü uygulanır. Kısmen onama ve kısmen bozmada onanan kısım için tasdik, bozulan kısım için terkin hükmü uygulanır. Yalnız vergi cezasına dava açılmışsa, asla bağlı cezalarda verginin daha önce veya 2. maddedeki şekilde ödenmesi şarttır. Asla bağlı olmayan cezaların tahsilinden ise herhangi bir şart aranmaksızın vazgeçilir.

Uzlaşma başvurusu yapılmış, uzlaşmaya gün verilmemiş, günü gelmemiş veya uzlaşma sağlanamamış fakat dava açma süresi geçmemiş alacaklar da bu maddeden yararlanır. Hüküm, ihtirazi kayıtla verilen beyannamelere açılan davalara da uygulanır.

2 veya 3. maddeden yararlanmak için başvuranlar, yararlandıkları vergi türlerinden taksit süresi boyunca tahakkuk edenleri zor durum olmaksızın vadesinde ödemezlerse belirtilen hükümlerden yararlanamaz. Kanundan yararlanılarak ödenen alacaklara yürürlük tarihinden sonraki aylar için gecikme zammı uygulanmaz.

Tamamlanmamış inceleme ve tarh işlemleri

Kapsanan dönemlere ilişkin olup yürürlükten önce başlanıp tamamlanamayan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine, matrah artırımı hükümleri saklı kalmak kaydıyla devam edilir.

Bu işlemler tamamlanınca tarh edilen verginin yüzde 50’si ile gecikme faizi yerine esas alınan tutar, ihbarnamenin tebliğinden itibaren otuz gün içinde yazılı başvuruda bulunularak, tebliği izleyen aydan başlamak üzere on iki ayda ve altı eşit taksitte ödenir. Ödeme ve dava açmama şartıyla aslın diğer yüzde 50’si, gecikme faizi ve cezaların tahsilinden ve asla bağlı olmayan cezaların kesilmesinden vazgeçilir.

İncelemeye başlama; yürürlükten önce mükellef nezdinde işe başlama tutanağının düzenlenmesi, davet veya defter ve belge isteme yazısının tebliği, matrah tesisine yönelik tutanak ya da defter ve belgelerin incelemeye yetkililere ibrazı hallerini kapsar. 3. madde ile bu hükümden yararlananlar, ayrıca Vergi Usul Kanununun uzlaşma, tarhiyat öncesi uzlaşma ve vergi cezalarında indirim hükümlerinden yararlanamaz.

Pişmanlık, kendiliğinden beyan ve diğer ücret

Şubat 2003 sonuna kadar Vergi Usul Kanununun 371. maddesine göre beyan edilen matrahlar üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile pişmanlık zammının ve usulsüzlük cezasının ayrı ayrı yüzde 10’u altı eşit taksitte ödenirse kalan yüzde 90’ın tahsilinden vazgeçilir.

Vergi Usul Kanununun 30. maddesinin dördüncü fıkrasına göre kendiliğinden verilen beyannamelerde verginin tamamı ile gecikme faizi ve vergi cezalarının ayrı ayrı yüzde 20’si ödenir. Dava açılmazsa kalan yüzde 80’in tahsilinden vazgeçilir.

193 sayılı Kanunun 64. maddesindeki diğer ücret mükellefleri, Şubat 2003 sonuna kadar başvurarak 2003 takvim yılı gelir vergisini tarh ettirir ve karneye işletirse önceki dönemler için vergi ve ceza aranmaz. İlk kayıtta işe başlama tarihi başvuru tarihidir.

Gelir ve kurumlar vergisinde matrah artırımı

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri yıllık matrahlarını Şubat 2003 sonuna kadar 1998 için en az yüzde 30, 1999 için yüzde 25, 2000 için yüzde 20 ve 2001 için yüzde 15 artırırsa, artırım yapılan yıllarda bu vergiler yönünden inceleme ve başka tarhiyat yapılmaz.

Gelir vergisinde zarar beyanı veya beyanname yoksa asgari matrah 1998 için 2.500.000.000, 1999 için 3.000.000.000, 2000 için 3.750.000.000 ve 2001 için 5.000.000.000 liradan az olamaz. Yalnız gayrimenkul sermaye iradı olanlarda tutarın beşte biri dikkate alınır. Tutarlar lira cinsindendir.

Kurumlar vergisinde zarar beyanı veya beyannamesizlik halinde artırılan matrah, 1998 için 7.500.000.000, 1999 için 9.000.000.000, 2000 için 11.250.000.000 ve 2001 için 15.000.000.000 liradan az olamaz.

Basit usulde 1999, 2000 ve 2001 beyannamesini yürürlükten önce verenler hakkında bu yıllar için yıllık gelir vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmaz. Hiç beyanname vermeyenler, sırasıyla en az 600 milyon, 900 milyon ve 1,2 milyar lira matrah beyan etmelidir.

Artırılan gelir ve kurumlar vergisi matrahları yüzde 30 oranında vergilendirilir. Süresinde beyanname verme, süresinde ödeme ve 2 ile 3. madde hükümlerinden yararlanmama şartlarını sağlayan mükelleflerde oran yüzde 25’tir.

Matrah artırımında bulunulan yıllara ait zararların yüzde 50’si, 2002 ve sonraki yıl kârlarından mahsup edilmez. İstisna, indirim ve geçmiş yıl zararları artırılan matrahtan indirilemez. 27.02.2003’ten itibaren asgari matrah artırımı tutarları, adi ortaklıkların gerçek kişi ortakları ile kalkınmada öncelikli yöre mükelleflerinde yüzde 50, diğer illerde yüzde 25 indirilerek uygulanır.

Katma değer vergisi ve ücret stopajı

Katma değer vergisinde yıllık hesaplanan verginin 1998 için yüzde 3, 1999 için yüzde 2,5, 2000 için yüzde 2 ve 2001 için yüzde 1,5’i üzerinden Şubat 2003 sonuna kadar artırım kabul edilirse, ilgili yılların dönemleri için katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmaz. İnceleme ve tarhiyat hakkı, sonraki dönemlere devreden indirilebilir katma değer vergileri ile ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan tecil-terkin ve nakden ya da mahsuben iade işlemleriyle sınırlı olarak saklıdır.

Aylık katma değer vergisi mükellefi hiç beyanname vermemiş ya da yalnız bir veya iki dönem vermişse, ilgili yıl gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmuş olması ve artırılan matrah üzerinden yüzde 15 katma değer vergisi ödemesi şartıyla yararlanır. Bu maddeye göre ödenen katma değer vergisi, gelir veya kurumlar vergisi matrahında gider veya maliyet sayılmaz; indirilemez, mahsup veya iade edilmez.

Ücret stopajı artırımında yıllık gayrisafi ücret tutarı üzerinden 1998 için yüzde 5, 1999 için yüzde 4, 2000 için yüzde 3 ve 2001 için yüzde 2 hesaplanır. Şubat 2003 sonuna kadar kabul edilirse ilgili dönemlerde ücret yönünden stopaj incelemesi ve tarhiyat yapılmaz.

Hiç muhtasar beyanname verilmemişse asgari işçi sayısı sigorta bordrosuna, bordro yoksa izleyen ilk bordroya göre belirlenir. Yürürlük tarihine kadar sigorta prim bordrosu hiç verilmemişse en az iki işçi esas alınır ve 16 yaşından büyükler için son dönemin asgari ücreti kullanılır.

Artırım vergisinin ödenmesi ve inceleme

7, 8 ve 9. maddelere göre hesaplanan vergiler, 2003’ün çift ayları ile 2004 Şubat, Nisan ve Haziran sonuna kadar dokuz eşit taksitte ödenir. Aksi halde 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre gecikme zammıyla takip edilir. Hesaplanarak ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider kabul edilmez; indirim, mahsup ve iade konusu yapılmaz.

Artırılan matrahlar nedeniyle geçici vergi hesaplanmaz ve tahsil edilmez. Matrah artırımı, defter ve belgelerin muhafaza ve ibraz yükümlülüğünü engellemez. Artırım yapılmayan yıl veya dönemlerde inceleme hakkı saklıdır.

Daha önce inceleme yapılmış yıllar için de artırım yapılabilir. Başlamış inceleme ve takdir işlemleri artırıma rağmen sürer. 7. maddenin 13. fıkrası ile 8. maddenin 7. fıkrası saklı kalmak üzere, yürürlüğü izleyen ayın başından itibaren bir ay içinde sonuçlandırılamazsa bu işlemlere devam edilmez. Sonuçlandırma, vergi dairesi kaydına intikaldir. Bu sürede sonuçlanan incelemelerde tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmaz. Rapor veya karar vergi dairesine intikal etmeden artırım yapılmışsa bulunan matrah farkı 7 ve 8. maddelerle birlikte değerlendirilir.

Emtia, demirbaş ve kıymetli maden

Kayıtlarda yer almayan emtia ile kayıtlarda yer almayan veya düşük bedelle kayıtlı makine, teçhizat ve demirbaşlar, rayiç bedelle yürürlüğü izleyen üçüncü ayın son iş gününe kadar envanter listesiyle bildirilerek deftere kaydedilebilir. Satış bedeli kayıt bedelinden düşük olamaz ve amortisman ayrılmaz. Adi, kollektif ve adi komandit şirketler de kapsamdadır.

Genel orana tabi emtiada bedelin yüzde 10’u, diğer emtiada tabi olunan oranın yarısı esas alınır. Makine, teçhizat ve demirbaşlarda da yüzde 10 oranı vardır; kayıtlarda düşük değerle yer alanlarda vergi, bedelin tamamı üzerinden değil değerleme farkı üzerinden hesaplanır. Katma değer vergisi sorumlu sıfatıyla ayrı beyannameyle beyan edilip süresinde ödenir. Makine grubunda ödenen katma değer vergisi indirilemez; emtiada genel esaslara göre indirilir.

Kayıtlarda olup işletmede bulunmayan mallar, yürürlüğü izleyen üçüncü ayın son iş gününe kadar, aynı tür mallara ilişkin cari yıl kayıtlarındaki gayrisafi kâr oranıyla fatura düzenlenerek kayda alınabilir. Geçmişe yönelik vergi cezası ve gecikme faizi uygulanmaz. Oran cari yıldan çıkarılamazsa meslek odası oranı esas alınır.

31.12.2002 itibarıyla mevcut kıymetli maden, taş ve bunlardan yapılmış ziynet eşyasının değerleme farkı, üçüncü ayın son iş gününe kadar bildirilebilir ve yüzde 2,5 vergiye tabidir. Vergi beyanname verme süresi içinde ödenir; mahsup edilemez ve gider yazılamaz. Düzenleme, esas faaliyetle ilgili işletme varlıklarıyla sınırlıdır.

Kaçakçılık fiilleri

Vergi Usul Kanununun 359. maddesinde sayılan fiilleri 31.08.2002’den önce işleyenler hakkında suç duyurusu yapılmaz, soruşturma takibi yapılmaz, açılmış kamu davaları ortadan kalkar ve kesinleşmiş mahkûmiyetler infaz edilmez. Belirli sahte belge ve defter yok etme fiilleri bu sonuçtan ayrık tutulmuştur.

Vergi Usul Kanununun 359. maddesinin (b) bendinde defter ve belgeyi yok edenler, defter sayfalarını yok ederek yerine başka yaprak koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar, sahte belge düzenleyenler ve sahte basanlar hakkında birinci fıkra uygulanmaz. Bu kişiler 7, 8 ve 9. maddelerden yararlanamaz.

Kaçakçılık suçunun vergi ziyaına yol açtığı hallerde hükümden yararlanmak için salınan vergi, kesilen cezalar, gecikme faizi ve zamların yürürlükten önce veya Kanundaki süre ve tutarda tamamen ödenmesi gerekir. Ayrıca idari yargıda dava açılmaması ya da açılmış davalardan vazgeçilmesi şarttır.

Ecrimisil, para cezaları ve küçük alacaklar

2886 sayılı Kanunun 75. maddesi uyarınca doğup 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsili öngörülen ecrimisillerden, vadesi 31.8.2002’den önce olup Kanunun yürürlük tarihinde ödenmemiş olanların tamamı ile gecikme zammı yerine hesaplanan endeks tutarı, 2003’ün Şubat, Nisan, Haziran, Ağustos, Ekim ve Aralık sonuna kadar altı eşit taksitte ödenir. Dava açılmaması veya açılmış davalardan vazgeçilmesi şartıyla gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilir.

4811 sayılı VERGİ BARIŞI KANUNU m. 15Kaynağı aç
Madde 15- 1. 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsili öngörülen ecrimisillerden, vadesi 31.8.2002 tarihinden önce olduğu halde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmemiş bulunanların tamamı ile bu tutara gecikme zammı yerine bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsünün her ay için belirlediği toptan eşya fiyat endeksinin aylık oranı esas alınarak hesaplanacak tutarın, altı eşit taksitte Şubat, Nisan, Haziran, Ağustos, Ekim, Aralık 2003 ayları sonuna kadar ödenmesi, dava açılmaması veya açılmış davalardan vazgeçilmesi şartıyla ecrimisillere uygulanan gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilir. 2. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmesi gerektiği halde ödenmemiş bulunan ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamına giren, Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerince tahsil edilen ve tutarı 200.000.000 lirayı aşmayan trafik para cezaları ile tutarı 100.000.000 lirayı aşmayan diğer para cezalarının tahsilinden vazgeçilir. 3. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla tahsil edilebilir hale geldiği halde ödenmemiş bulunan 30.6.1934 tarihli ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanuna göre doğan yiyecek bedellerinin ve bunlara ilişkin gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilir. 4. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 41 inci maddesine istinaden vergi tahsilatı yetkisi verilen bankalar ile postaneler adına uygulanan gecikme zamları ile ilgili kuruluşların sorumluları adına hesaplanan % 10 nispetindeki cezaların tahsilinden vazgeçilir. Belli tutarın altındaki alacakların terkini

Yürürlük tarihi itibarıyla ödenmesi gerektiği halde ödenmemiş olup 6183 sayılı Kanun kapsamında Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerince tahsil edilen, 200.000.000 lirayı aşmayan trafik para cezaları ile 100.000.000 lirayı aşmayan diğer para cezalarının tahsilinden vazgeçilir. Tutarlar metindeki lira cinsindendir.

Yürürlük tarihi itibarıyla tahsil edilebilir hale geldiği halde ödenmemiş, 2548 sayılı Kanuna göre doğan yiyecek bedelleri ve bunlara ilişkin gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilir. 6183 sayılı Kanunun 41. maddesine göre tahsilat yetkisi verilen bankalar ve postaneler adına uygulanan gecikme zamları ile ilgili kuruluş sorumluları adına hesaplanan yüzde 10 cezaların tahsilinden de vazgeçilir.

31.08.2002’den önce vadesi gelen, tür, dönem ve asılları ayrı dikkate alınarak 10.000.000 lirayı aşmayan asli alacaklar ile tutarına bakılmaksızın bağlı ferîler ve aslı ödenmiş olup 20.000.000 lirayı aşmayan ferîlerin tahsilinden vazgeçilir. Kural, Devlete ait ve Maliye’ye bağlı vergi dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsil edilen alacaklarla sınırlıdır.

Kamu borçluları ve taksitin süresinde ödenmemesi

Özelleştirme kapsamındakiler dahil kamu iktisadi teşebbüsleri, bağlı kuruluşlar, büyükşehir ve diğer belediyeler, il özel idareleri ve sayılan bağlı tüzel kişiler, Kanuna göre ödeyecekleri tutarları ilk taksiti Haziran 2003’ten başlayarak otuz altı ayda otuz altı eşit taksitte öder.

Belediye ve il özel idaresi kapsamındaki taksitler, 2380 ve 3030 sayılı kanunlar uyarınca verilen payların borçlara ayrılan kısmından kesilerek ödenir. Kesinti taksit tutarını karşılamazsa eksik kalan tutar, izleyen ilk taksit ayında faiz uygulanmaksızın nakden ödenir.

Ödenmeyen veya eksik ödenen taksit, son taksit süresinin sonuna kadar ödenebilir. Eksik kısım son takside aitse onu izleyen ayın sonuna kadar, ödenmeyen kısımla birlikte her ay için ayrı ayrı yüzde 5 fazlasıyla ödenirse Kanundan yararlanılır. Alacak bu şekilde tamamen ödenmezse mükellef yalnız ödediği tutar kadar hükümlerden yararlanır.

Gümrük vergileri ve ithal talep harcı

Yürürlük tarihine kadar 1615 veya 4458 sayılı kanunlara göre tahakkuku kesinleşmiş fakat tamamen ya da kısmen ödenmemiş gümrük vergilerinde aslın tamamı ile bağlı para cezalarının kanuni miktarları ve gecikme zammı veya faizlerin yüzde 20’si, yürürlükten itibaren iki ay içinde ödenirse kalan yüzde 80’in tahsilinden vazgeçilir.

4811 sayılı VERGİ BARIŞI KANUNU m. 19Kaynağı aç
Madde 19- 1. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar gerek mülga 19.7.1972 tarihli ve 1615 sayılı Gümrük Kanunu, gerekse 27.10.1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununa göre tahakkuku kesinleştiği halde tamamen ya da kısmen ödenmemiş gümrük vergilerinin aslının tamamının ve bu asla bağlı olarak 1615 sayılı Gümrük Kanununun 146 ve 149 uncu, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 234 ve 238 inci maddeleri uyarınca kesilen veya kesilecek para cezalarının kanunî miktarları ile uygulanacak gecikme zammı veya faizlerin % 20’sinin bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren iki ay içinde ödenmesi halinde kalan % 80’inin tahsilinden vazgeçilir. Bu hüküm, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte vergi yükümlülüğü doğmuş bulunan; itiraz süresi geçmemiş olan veya bu tarihten sonra tebliğ edilip de ihtilaf yaratılmayan ve tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde ödenecek olan vergilere ilişkin para cezaları için de uygulanır. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce bir gümrük rejimi beyanında bulunulmuş olsa dahi bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bir gümrük yükümlülüğünün doğması halinde bu madde hükümleri uygulanmaz. 2. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar gerek mülga 1615 sayılı Gümrük Kanunu, gerekse 4458 sayılı Gümrük Kanununa göre idarî itiraz mercileri veya yargı organları nezdinde ihtilaflı hale gelmiş gümrük vergilerinin aslının tamamının ve bu asla bağlı olarak 1615 sayılı Gümrük Kanununun 146 ve 149 uncu, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 234 ve 238 inci maddeleri uyarınca kesilen veya kesilecek para cezalarının kanunî miktarları ile uygulanacak gecikme zammı veya faizlerin % 30’unun bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren iki ay içinde ihtilaftan vazgeçilmek kaydıyla ödenmesi halinde kalan % 70’inin tahsilinden vazgeçilir. 3. Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine aykırı olarak işlenmiş fiiller nedeniyle aynı Kanunun 235, 236, 237 ve 241 inci maddeleri uyarınca alınması gereken para cezalarının % 30’unun bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren iki ay içerisinde ödenmesi halinde kalan % 70’inin tahsilinden vazgeçilir. 4. 1972 Konteynerlerle İlgili Gümrük Sözleşmesi çerçevesinde 29.7.1998 tarihinden önce yurda geçici olarak ithal edilen konteynerlerden 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (8) sayılı tarife kapsamında yer alan ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan ithal talep harcı tahsilatından vazgeçilir. YEDİNCİ BÖLÜM Son Hükümler İade edilmeyecek alacaklar

Bu hüküm, yürürlük tarihinde vergi yükümlülüğü doğmuş; itiraz süresi geçmemiş veya bu tarihten sonra tebliğ edilip ihtilaf yaratılmayan ve tebliğden itibaren iki ay içinde ödenecek vergilere ilişkin para cezalarına da uygulanır. Yürürlükten önce gümrük rejimi beyan edilmiş olsa bile yürürlükten sonra doğan gümrük yükümlülüğünde 19. madde hükümleri uygulanmaz.

İdari itiraz mercileri veya yargı organları önünde ihtilaflı gümrük vergilerinde aslın tamamı ve 1615 sayılı Kanunun 146 ve 149. maddeleri ile 4458 sayılı Kanunun 234 ve 238. maddelerine göre bağlı para cezalarının kanuni miktarları ödenir. Gecikme zammı veya faizlerin yüzde 30’u, ihtilaftan vazgeçilerek yürürlükten itibaren iki ay içinde ödenirse kalan yüzde 70’in tahsilinden vazgeçilir.

Yürürlük tarihine kadar 4458 sayılı Kanuna aykırı fiiller nedeniyle aynı Kanunun 235, 236, 237 ve 241. maddelerine göre alınması gereken para cezalarının yüzde 30’u iki ay içinde ödenirse kalan yüzde 70’in tahsilinden vazgeçilir. 1972 Konteynerlerle İlgili Gümrük Sözleşmesi çerçevesinde 29.7.1998’den önce geçici ithal edilen konteynerlere ait, 492 sayılı Kanuna bağlı (8) sayılı tarifedeki ve Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmemiş ithal talep harcının tahsilinden vazgeçilir.

İade yasağı, yetki ve yürürlük

20. maddeye göre Kanun kapsamındaki ödemeler red, iade ve mahsup edilmez. Yürürlükten önce yapılan ödemeler ile 6183 sayılı Kanunun 48. maddesine göre tahsil edilen tecil faizleri, bu Kanun hükümlerine dayanılarak red ve iade edilmez.

Bununla birlikte, 3. maddenin uygulamasına ilişkin dava konusu tarhiyatlara karşılık yürürlükten önce ödeme yapılmışsa, vergi mahkemesinde devam eden davalar için bu maddeden yararlanma başvuruları ve vergi mahkemesince verilmiş terkin kararları üzerine bu tutarlar nakden veya mahsuben iade edilebilir.

21. madde, Maliye Bakanlığına Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme, başvuru ve ilk taksit ödeme süresini 21.4.2003 günü mesai saati bitimine kadar uzatma ve yararlanmak isteyen mükelleflere başvuru süresi tespit etme yetkisi verir. Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Sık sorulan sorular

Vergi barışı hangi vergi dönemlerini kapsar?

Vergiler bakımından kapsam, 31.08.2002’den önceki dönemler, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannameler ve 2002 yılına ilişkin olarak bu tarihten önce tahakkuk eden vergilerle sınırlıdır.

Kesinleşmiş vergide yalnız endeks tutarı ödenir mi?

Hayır. Vadesi gelmiş veya ödeme süresi geçmemiş verginin tamamı ile gecikme zammı ve faizi yerine hesaplanan endeks tutarı birlikte, dokuz eşit taksitte ödenir.

Vergi aslına bağlı olmayan cezada ne kadar ödenir?

Yürürlük tarihinde ödenmemiş cezanın yüzde 20’si, 2003 Şubat, Nisan ve Haziran sonuna kadar üç eşit taksitte ödenir. Dava şartı sağlanırsa kalan yüzde 80’in tahsilinden vazgeçilir.

Gelir ve kurumlar vergisi matrahı hangi oranlarda artırılır?

Asgari artırım oranları 1998 için yüzde 30, 1999 için yüzde 25, 2000 için yüzde 20 ve 2001 için yüzde 15’tir. Başvuru süresi Şubat 2003 sonudur.

Kanun kapsamında yapılan ödeme iade edilir mi?

Kural olarak edilmez. İstisna yalnız 3. madde kapsamındaki dava konusu tarhiyatlara karşılık yürürlükten önce yapılan ödemelerdir; devam eden dava için başvuru veya vergi mahkemesinin terkin kararı üzerine nakden ya da mahsuben iade edilebilir.

Sahte belge düzenleyenler matrah artırımından yararlanır mı?

Vergi Usul Kanununun 359. maddesinin belirtilen bentlerindeki defter ve belgeyi yok edenler, sahte belge düzenleyenler ve sahte basanlar 7, 8 ve 9. maddelerden yararlanamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu