Vergi Mükelleflerinin Ödevleri ve Vergiyi Doğuran Olay
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153. maddesi ve devamında mükelleflerin yerine getirmekle yükümlü olduğu temel ödevler bildirimde bulunma, defter tutma, belge düzenleme, muhafaza ve ibraz ile vergi beyannamesi verme olarak sıralanmıştır.
Vergi alacağı, Vergi Usul Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın gerçekleşmesi veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar. Anılan Kanunda vergiyi doğuran olayın meydana gelmesine ilişkin mücbir sebep haline özgülenen ayrı bir düzenleme yer almamaktadır.
Vergi Usul Kanununda Sayılan Mücbir Sebep Halleri
Vergi Usul Kanunu'nun 13. maddesinde sayılan mücbir sebeplerden ilki, vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk halleridir.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 13Kaynağı aç
Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel teşkil eden yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler ile kişinin iradesi dışında meydana gelen mecburi gaybubetler mücbir sebep hali sayılır.
Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısıyla defter ve vesikaların elden çıkmış bulunması da kanuni mücbir sebepler arasında sayılmıştır. Kanundaki sayım tahdidi olmayıp vergi ödevlerinin yerine getirilmesini engelleyen benzer durumlar da bu kapsamda değerlendirilir.
Mücbir Sebebin Sürelere, Zamanaşımına ve İdari Yetkilere Etkisi
Vergi Usul Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanunda yazılı mücbir sebeplerden birinin varlığı halinde, bu sebep ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemez ve tarh zamanaşımı işlemeyen süreler kadar uzar. Bu kuralın tatbik edilebilmesi için mücbir sebebin malum olması veya ilgililer tarafından ispat ya da tevsik edilmesi zorunludur.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 15Kaynağı aç
Vergi Usul Kanunu'nun 15. maddesinde tarh zamanaşımının işlemeyen süre kadar uzayacağı hükme bağlanmışken ceza zamanaşımına ilişkin açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu doğrultuda mücbir sebebin vergi ceza zamanaşımı süresini durdurmayacağı ileri sürülebilmekte olup bu durum kaçakçılık suçlarından kaynaklanan cezalar için de ileri sürülebilen bir hukuki değerlendirmedir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı; bölge, il, ilçe, organize sanayi bölgesi gibi yerler ya da afete maruz kalanlar itibarıyla; mükellefiyet ve vergi türü, vergilendirme usulü, faaliyet konusu, sektör ve mali büyüklükleri dikkate alarak mücbir sebep hali ilan etmeye ve yerine getirilemeyecek vergi ödevlerini belirlemeye yetkilidir.
Mücbir sebep hali ilan edilen yerlerde mücbir sebep hali kural olarak durumun gerçekleştiği ayı izleyen üçüncü ayın son günü biter. Bakanlık bu süreyi olayın rastladığı ayı izleyen on sekizinci ayın sonunu geçmemek kaydıyla uzatabilir.
Bakanlık mezkur yetkisini vergi türleri ve iş yerleri itibarıyla beyannamelerin toplulaştırılması, yeni beyanname verme sürelerinin belirlenmesi veya beyanname verme zorunluluğunun kaldırılması biçiminde de kullanabilir.
Mücbir Sebebin Vergi Cezalarına Etkisi
Vergi Usul Kanunu'nun 373. maddesi gereğince, kanunda yazılı mücbir sebeplerden birinin varlığı bilinmekte ise veya tevsik ve ispat olunursa mükellefe vergi cezası kesilmez.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 373Kaynağı aç
Vergi Usul Kanunu'nun 373. maddesi vergi cezalarının kesilmemesini mücbir sebebin bilinmesi veya tevsik ve ispat olunması koşuluna bağlamakta olup kanun metninde ayrıca bir nedensellik bağı şartı aranmamaktadır. Bununla birlikte mücbir sebebin varlığı halinde vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının uygulanmaması için olay ile kabahat arasında nedensellik bağının bulunması gerektiği yönünde değerlendirmeler de mevcuttur.
Zor Durum Mühleti ve Ödeme Sürelerinin Uzatılması
Zor durumda bulunmaları nedeniyle vergi muamelelerine ilişkin ödevleri süresi içinde yerine getiremeyecek mükelleflere, kanuni sürenin bir katını ve kanuni sürenin bir aydan az olması halinde bir ayı geçmemek üzere Maliye Bakanlığınca münasip bir mühlet verilebilir.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 17Kaynağı aç
Münasip mühletin tanınabilmesi için mühlet isteyenin sürenin bitmesinden evvel yazı ile talepte bulunması, talepte gösterilen mazeretin kabule layık görülmesi ve mühletin verilmesi halinde verginin alınmasının tehlikeye girmemesi şarttır.
Maliye Bakanlığı mühlet verme yetkisini tamamen veya kısmen mahalline devredebileceği gibi bölgeler, iller, ilçeler, sektörler, iş kolları ya da mükellef grupları itibarıyla yazılı başvuru şartı aramaksızın da kullanabilir.
Vergi Usul Kanunu'nun 111. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığı, mücbir sebep hali ilan edilen yerlerdeki mükelleflerin ödeme süresi afet tarihinden sonraya rastlayan her türlü vergi, ceza ve gecikme faizleri ile Kanunun 15. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verecekleri beyannamelere istinaden tahakkuk ettirilen vergilerin ödeme sürelerini, vadelerin bitiminden itibaren azami bir yıl uzatmaya yetkilidir. Bu yetki bölge, il, ilçe, mahal ve afetten zarar görenler ile zarar görme derecesi veya vergi türleri itibarıyla farklı süreler belirlenerek kullanılabilir ve bu suretle tespit edilen günler verginin vadesi yerine geçer.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 111Kaynağı aç
Şüpheli Alacak Karşılığı Ayrılması
Vergi Usul Kanunu'nun 323. maddesi uyarınca, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla dava veya icra safhasında bulunan alacaklar şüpheli alacak kabul edilir.
Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş olan ve dava ile icra takibine değmeyecek derecedeki küçük alacaklar da şüpheli alacak sayılır. Bu alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.
Koronavirüs Salgını Döneminde Yürütülen Vergi Uygulamaları
Salgın sürecinde resmi olarak genel bir mücbir sebep hali veya olağanüstü hal ilanı yapılmamış olduğundan, vergi mevzuatı açısından her bir mükellefin durumunun ayrı olarak değerlendirilmesi gerekmiştir.
518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile doğrudan etkilenen sektörler ve serbest meslek erbabı gelir vergisi mükellefleri 1 Nisan 2020 ila 30 Haziran 2020 tarihleri arasındaki dönem için mücbir sebep kapsamına alınmıştır.
Faaliyeti geçici olarak durdurulan yüzme havuzu, hamam, kaplıca, spor salonu, oyun salonu, düğün salonu, berber ve kuaför gibi iş yerleri mücbir sebep kapsamında sayılmıştır. Bu mükellefler için muhtasar ve katma değer vergisi beyannamelerinin verilmesi, Form Ba-Bs bildirimleri, elektronik defter beratlarının yüklenme süreleri ile vergi ödeme sürelerinde ilişkili oldukları döneme göre uzatımlar tanınmıştır.
7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile konaklama vergisinin uygulanma tarihi 01.01.2021 tarihine ertelenmiştir.
Sokağa çıkma kısıtlamasına tabi mükelleflerin beyan ve ödeme süreleri nasıl düzenlenmiştir?
Altmış beş yaş ve üzeri ya da kronik rahatsızlığı bulunan ve sokağa çıkma yasağı kapsamına giren mükelleflerin 22 Mart 2020 ile yasağın sona ereceği tarih aralığında mücbir sebep halinde bulunduğu kabul edilmiştir. Bu süreçte verilemeyen beyanname ve bildirimlerin verilme süreleri ile tahakkuk eden vergi borçlarının ödeme günleri, yasağın bittiği tarihi takip eden on beşinci günün sonuna kadar uzatılmıştır.
Mücbir sebep halinde vergi cezası kesilir mi?
Vergi Usul Kanunu'nun 373. maddesi gereğince, mücbir sebeplerden birinin varlığı bilinmekte ise veya tevsik ve ispat olunursa mükellefe vergi cezası kesilmez. İlgili kanun hükmünde ceza kesilmemesi için başkaca bir nedensellik şartı öngörülmemiştir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

