Vergi Mevzuatında Mücbir Sebep ve Salgın Dönemi Uygulamaları

by Avukat Erdal Ersoy
Vergi Mevzuatında Mücbir Sebep ve Salgın Dönemi Uygulamaları

Vergi Mükelleflerinin Ödevleri ve Vergiyi Doğuran Olay

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153. maddesi ve devamında mükelleflerin yerine getirmekle yükümlü olduğu temel ödevler bildirimde bulunma, defter tutma, belge düzenleme, muhafaza ve ibraz ile vergi beyannamesi verme olarak sıralanmıştır.

Vergi alacağı, Vergi Usul Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın gerçekleşmesi veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar. Anılan Kanunda vergiyi doğuran olayın meydana gelmesine ilişkin mücbir sebep haline özgülenen ayrı bir düzenleme yer almamaktadır.

Vergi Usul Kanununda Sayılan Mücbir Sebep Halleri

Vergi Usul Kanunu'nun 13. maddesinde sayılan mücbir sebeplerden ilki, vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk halleridir.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – Mücbir sebepler: 1. Vergi ödevlerinden her hangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk; 2. Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler; 3. Kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler; 4. Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısiyle defter ve vesikalarının elinden çıkmış bulunması; gibi hallerdir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Süreler Kanuni ve idari süreler:

Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel teşkil eden yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler ile kişinin iradesi dışında meydana gelen mecburi gaybubetler mücbir sebep hali sayılır.

Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısıyla defter ve vesikaların elden çıkmış bulunması da kanuni mücbir sebepler arasında sayılmıştır. Kanundaki sayım tahdidi olmayıp vergi ödevlerinin yerine getirilmesini engelleyen benzer durumlar da bu kapsamda değerlendirilir.

Mücbir Sebebin Sürelere, Zamanaşımına ve İdari Yetkilere Etkisi

Vergi Usul Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanunda yazılı mücbir sebeplerden birinin varlığı halinde, bu sebep ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemez ve tarh zamanaşımı işlemeyen süreler kadar uzar. Bu kuralın tatbik edilebilmesi için mücbir sebebin malum olması veya ilgililer tarafından ispat ya da tevsik edilmesi zorunludur.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 15Kaynağı aç
Madde 15 – 13 üncü maddede yazılı mücbir sebeplerden her hangi birinin bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemez. Bu takdirde tarh zamanaşımı işlemiyen süreler kadar uzar. Bu hükmün uygulanması için mücbir sebebin malüm olması veya ilgililer tarafından ispat veya tevsik edilmesi lazımdır. (Ek fıkra: 28/12/2001-4731/4 md.; Değişik üçüncü fıkra:25/12/2024-7537/8 md.) Hazine ve Maliye Bakanlığı, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle; bölge, il, ilçe, mahal, organize sanayi bölgesi, teknoloji geliştirme bölgesi, endüstri bölgesi, serbest bölgeler gibi bölgeler veya afete maruz kalanlar itibarıyla; mükellefiyet ve vergi türü, vergilendirme ve defter tutma usulü, faaliyet konusu, iş yerleri, sektörler, aktif toplamı, öz sermaye toplamı, satış hasılatı, çalıştırılan hizmet erbabı sayısını birlikte veya ayrı ayrı dikkate alarak mücbir sebep hali ilân etmeye; bu sürede vergi ödevlerinden yerine getirilemeyecek olanları; vergi türü ve vergilendirme dönemi itibarıyla bu fıkra kapsamında belirlenen kriterler ile faaliyete devam edilip edilmediğini birlikte veya ayrı ayrı dikkate alarak belirlemeye yetkilidir. Mücbir sebep hali ilan edilen yerlerde mücbir sebep, bu durumun vukua geldiği tarihin rastladığı ayı izleyen üçüncü ayın son günü itibarıyla bitmiş sayılır. Bakanlık; bu süreyi mücbir sebep halinin vukua geldiği tarihin rastladığı ayı izleyen on sekizinci ayın sonunu geçmemek kaydıyla uzatabilir, bu fıkra kapsamında yetkisini, vergi türleri ve iş yerleri itibarıyla; beyannamelerin toplulaştırılması, yeni beyanname verme süreleri belirlenmesi ve beyanname verme zorunluluğunun kaldırılması şeklinde de kullanabilir. Ölüm halinde sürenin uzaması:

Vergi Usul Kanunu'nun 15. maddesinde tarh zamanaşımının işlemeyen süre kadar uzayacağı hükme bağlanmışken ceza zamanaşımına ilişkin açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu doğrultuda mücbir sebebin vergi ceza zamanaşımı süresini durdurmayacağı ileri sürülebilmekte olup bu durum kaçakçılık suçlarından kaynaklanan cezalar için de ileri sürülebilen bir hukuki değerlendirmedir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı; bölge, il, ilçe, organize sanayi bölgesi gibi yerler ya da afete maruz kalanlar itibarıyla; mükellefiyet ve vergi türü, vergilendirme usulü, faaliyet konusu, sektör ve mali büyüklükleri dikkate alarak mücbir sebep hali ilan etmeye ve yerine getirilemeyecek vergi ödevlerini belirlemeye yetkilidir.

Mücbir sebep hali ilan edilen yerlerde mücbir sebep hali kural olarak durumun gerçekleştiği ayı izleyen üçüncü ayın son günü biter. Bakanlık bu süreyi olayın rastladığı ayı izleyen on sekizinci ayın sonunu geçmemek kaydıyla uzatabilir.

Bakanlık mezkur yetkisini vergi türleri ve iş yerleri itibarıyla beyannamelerin toplulaştırılması, yeni beyanname verme sürelerinin belirlenmesi veya beyanname verme zorunluluğunun kaldırılması biçiminde de kullanabilir.

Mücbir Sebebin Vergi Cezalarına Etkisi

Vergi Usul Kanunu'nun 373. maddesi gereğince, kanunda yazılı mücbir sebeplerden birinin varlığı bilinmekte ise veya tevsik ve ispat olunursa mükellefe vergi cezası kesilmez.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 373Kaynağı aç
Madde 373 – Bu kanunda yazılı mücbir sebeplerden her hangi birinin vukua geldiği malüm ise veya tevsik ve ispat olunursa vergi cezası kesilmez. Ceza kesmede zamanaşımı:

Vergi Usul Kanunu'nun 373. maddesi vergi cezalarının kesilmemesini mücbir sebebin bilinmesi veya tevsik ve ispat olunması koşuluna bağlamakta olup kanun metninde ayrıca bir nedensellik bağı şartı aranmamaktadır. Bununla birlikte mücbir sebebin varlığı halinde vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının uygulanmaması için olay ile kabahat arasında nedensellik bağının bulunması gerektiği yönünde değerlendirmeler de mevcuttur.

Zor Durum Mühleti ve Ödeme Sürelerinin Uzatılması

Zor durumda bulunmaları nedeniyle vergi muamelelerine ilişkin ödevleri süresi içinde yerine getiremeyecek mükelleflere, kanuni sürenin bir katını ve kanuni sürenin bir aydan az olması halinde bir ayı geçmemek üzere Maliye Bakanlığınca münasip bir mühlet verilebilir.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 17Kaynağı aç
Madde 17 – (Değişik birinci fıkra: 16/7/2004-5228/2 md.) Zor durumda bulunmaları hasebiyle vergi muamelelerine müteallik ödevleri süresi içinde yerine getiremeyecek olanlara, kanunî sürenin bir katını, kanunî sürenin bir aydan az olması halinde bir ayı geçmemek üzere, Maliye Bakanlığınca münasip bir mühlet verilebilir. Bu mühletin verilebilmesi için: 1. Mühlet istiyen sürenin bitmesinden evvel yazı ile istemde bulunmalıdır. 2. İstemde gösterilen mazeret, mühlet verecek makam tarafından kabule layık görülmelidir. 3. Mühletin verilmesi halinde verginin alınması tehlikeye girmemelidir. (Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/2 md.) Maliye Bakanlığı mühlet verme yetkisini tamamen veya kısmen mahalline devredebileceği gibi bölgeler, iller, ilçeler veya sektörler ile iş kolları ya da mükellef grupları itibarıyla yazılı başvuru şartı aramaksızın da kullanabilir. Sürelerin hesaplanması:

Münasip mühletin tanınabilmesi için mühlet isteyenin sürenin bitmesinden evvel yazı ile talepte bulunması, talepte gösterilen mazeretin kabule layık görülmesi ve mühletin verilmesi halinde verginin alınmasının tehlikeye girmemesi şarttır.

Maliye Bakanlığı mühlet verme yetkisini tamamen veya kısmen mahalline devredebileceği gibi bölgeler, iller, ilçeler, sektörler, iş kolları ya da mükellef grupları itibarıyla yazılı başvuru şartı aramaksızın da kullanabilir.

Vergi Usul Kanunu'nun 111. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığı, mücbir sebep hali ilan edilen yerlerdeki mükelleflerin ödeme süresi afet tarihinden sonraya rastlayan her türlü vergi, ceza ve gecikme faizleri ile Kanunun 15. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verecekleri beyannamelere istinaden tahakkuk ettirilen vergilerin ödeme sürelerini, vadelerin bitiminden itibaren azami bir yıl uzatmaya yetkilidir. Bu yetki bölge, il, ilçe, mahal ve afetten zarar görenler ile zarar görme derecesi veya vergi türleri itibarıyla farklı süreler belirlenerek kullanılabilir ve bu suretle tespit edilen günler verginin vadesi yerine geçer.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 111Kaynağı aç
Madde 111 – Vergi, kanunlarında gösterilen süreler içinde ödenir. Ödeme süresinin son günü verginin vadesi tarihidir. Bu kanunun 15, 17 ve 342 nci maddelerinin uygulanması dolayısiyle sürenin uzaması halinde vade uzayan sürenin bittiği gündür. Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde, beyan edilen vergi tahakkuk işleminin bitmesi beklenmeksizin vadesinde ödenir. 500 den fazla mükellefi olan vergi dairelerine para yatırmak bakımından mükelleflere, vadenin bitmesini takip eden tarihten başlıyarak 15 gün içinde gün belli etmiye Maliye Bakanlığı yetkilidir. (Ek: 28/12/2001-4731/4 md.; Değişik altıncı fıkra: 16/7/2004-5228/4 md.) Maliye Bakanlığı; mücbir sebep hali ilân edilen yerlerdeki mükelleflerin, bu Kanun kapsamında olup, ödeme süresi afet tarihinden sonraya rastlayan her türlü vergi, ceza ve gecikme faizleri ile bu Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verecekleri beyannamelere istinaden tahakkuk ettirilen vergilerin ödeme sürelerini, vadelerinin bitim tarihinden itibaren azamî bir yıl süreyle uzatmaya yetkilidir. Bu yetki; bölge, il, ilçe, mahal ve afetten zarar görenler ile afetten zarar görme derecesi veya vergi türleri itibarıyla farklı süreler tespit etmek suretiyle de kullanılabilir. Bu suretle belli edilen günler verginin vadesi yerine geçer. Özel ödeme zamanları:

Şüpheli Alacak Karşılığı Ayrılması

Vergi Usul Kanunu'nun 323. maddesi uyarınca, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla dava veya icra safhasında bulunan alacaklar şüpheli alacak kabul edilir.

Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş olan ve dava ile icra takibine değmeyecek derecedeki küçük alacaklar da şüpheli alacak sayılır. Bu alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.

Koronavirüs Salgını Döneminde Yürütülen Vergi Uygulamaları

Salgın sürecinde resmi olarak genel bir mücbir sebep hali veya olağanüstü hal ilanı yapılmamış olduğundan, vergi mevzuatı açısından her bir mükellefin durumunun ayrı olarak değerlendirilmesi gerekmiştir.

518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile doğrudan etkilenen sektörler ve serbest meslek erbabı gelir vergisi mükellefleri 1 Nisan 2020 ila 30 Haziran 2020 tarihleri arasındaki dönem için mücbir sebep kapsamına alınmıştır.

Faaliyeti geçici olarak durdurulan yüzme havuzu, hamam, kaplıca, spor salonu, oyun salonu, düğün salonu, berber ve kuaför gibi iş yerleri mücbir sebep kapsamında sayılmıştır. Bu mükellefler için muhtasar ve katma değer vergisi beyannamelerinin verilmesi, Form Ba-Bs bildirimleri, elektronik defter beratlarının yüklenme süreleri ile vergi ödeme sürelerinde ilişkili oldukları döneme göre uzatımlar tanınmıştır.

7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile konaklama vergisinin uygulanma tarihi 01.01.2021 tarihine ertelenmiştir.

Sokağa çıkma kısıtlamasına tabi mükelleflerin beyan ve ödeme süreleri nasıl düzenlenmiştir?

Altmış beş yaş ve üzeri ya da kronik rahatsızlığı bulunan ve sokağa çıkma yasağı kapsamına giren mükelleflerin 22 Mart 2020 ile yasağın sona ereceği tarih aralığında mücbir sebep halinde bulunduğu kabul edilmiştir. Bu süreçte verilemeyen beyanname ve bildirimlerin verilme süreleri ile tahakkuk eden vergi borçlarının ödeme günleri, yasağın bittiği tarihi takip eden on beşinci günün sonuna kadar uzatılmıştır.

Mücbir sebep halinde vergi cezası kesilir mi?

Vergi Usul Kanunu'nun 373. maddesi gereğince, mücbir sebeplerden birinin varlığı bilinmekte ise veya tevsik ve ispat olunursa mükellefe vergi cezası kesilmez. İlgili kanun hükmünde ceza kesilmemesi için başkaca bir nedensellik şartı öngörülmemiştir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu