Üçüncü Kişideki Alacakta Banka Haczi Ne Zaman Kalkar?

by Avukat Erdal Ersoy
Üçüncü Kişideki Alacakta Banka Haczi Ne Zaman Kalkar?

Banka hesabındaki para, İcra ve İflas Kanunu’nda bankaya özel bir adla düzenlenmez. Haciz, borçlunun üçüncü kişideki alacağı veya üçüncü kişide bulunan taşınırı üzerinden kurulabilir. Hacizden itibaren bir yıl içinde satış istenebilir. Bir malın satılması kanuni süre içinde istenmez ya da satış talebi geri alınıp kanuni süre içinde yenilenmezse haciz o mal üzerinde kalkar.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 106Kaynağı aç
Madde 106 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/11/2021-7343/9 md.) Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir. Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı da bu hükme tabidir. Bir yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen mahcuz hakkındaki satış isteme süresi, satış isteyen alacaklı bakımından birinci fıkrada belirtilen sürenin sona ermesinden itibaren bir yıl daha uzar. Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması zorunludur. Sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte yapılması ve bunlara ilişkin giderlerin tamamının birlikte ve peşin olarak yatırılması zorunludur. Kıymet takdiri ve satış giderlerinin, sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından ilaveten muhafaza giderinin tamamı, satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır. Yukarıdaki fıkralar uyarınca satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılan miktarın satış işlemleri sırasında yetersiz kaldığı anlaşılırsa icra müdürü tarafından satış isteyene on beş günlük süre verilir ve bu sürede eksik miktar tamamlanmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır. Bu maddede belirtilen giderler Adalet Bakanlığınca her yıl yürürlüğe konulan tarifede belirlenir. Talep hakkı:
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 89Kaynağı aç
Madde 89 – (Değişik: 18/2/1965-538/49 md.) Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi   içinde    itiraz etmeyen    ve zimmetinde sayılan   borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa   onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.[40] Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahküm edilmesini istiyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder. Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/22 md.) Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir. Malın teslimi mümkün olmazsa, alacaklı icra mahkemesine müracaatla değerini üçüncü şahsa ödetmek hakkını haizdir. (Değişik yedinci fıkra: 2/7/2012-6352/18 md.) Haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür. Üçüncü şahsın beyanı hiçbir harc ve resme tabi değildir. Bu madde hükmü, memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar hakkında da uygulanır. (Ek fıkra:6/12/2018-7155/12 md.) Bu madde uyarınca haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve bu ihbarnamelere verilecek cevaplar, güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri üzerinden de yapılabilir. Bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine geçer. 3 – Diğer haklar için:
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 110Kaynağı aç
Madde 110 – (Değişik: 2/7/2012-6352/22 md.) Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya (…)[44] talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir. Haczedilen resmi sicile kayıtlı malların, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda haczinin kalktığının tespit edilmesi hâlinde, sicili tutan idare tarafından haciz şerhi terkin edilir ve işlem ilgili icra dairesine bildirilir. Birinci fıkra gereğince haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı o mala yönelik olarak, haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olur. Taksitle ödeme:

Satışın istenmesi ve giderlerin tamamlanması

İcra ve İflas Kanunu m. 106, alacaklıya veya borçluya hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteme imkânı tanır. Borçlunun üçüncü kişilerdeki alacağı da bu hükme tabidir. Madde, satış isteme süresini düzenler; haczin bu sürenin dolmasıyla kendiliğinden düştüğünü ayrıca söylemez.

Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamı peşin yatırılmazsa satış talebi yapılmamış sayılır. Sicile kayıtlı motorlu kara araçlarında muhafaza giderinin tamamı da peşin yatırılır. Peşin yatırılan miktar satış işlemleri sırasında yetersiz kalırsa icra müdürü satış isteyene on beş gün verir. Eksik bu sürede tamamlanmazsa satış talebi yapılmamış sayılır. Giderlerin tutarı hükümde gösterilmemiştir.

Bir yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen mahcuz bakımından satış isteme süresi, satış isteyen alacaklı için birinci fıkradaki sürenin bitiminden itibaren bir yıl daha uzar. Uzatma, satış isteyen alacaklı ve satışı gerçekleştirilemeyen mahcuzla sınırlıdır. Bu uzama, haczin kendiliğinden kalkması sonucunu doğurmaz.

Kanuni sürede satış istenmemesi

İcra ve İflas Kanunu m. 110’a göre bir malın satılması kanuni süre içinde istenmezse veya satış talebi geri alınıp kanuni süre içinde yenilenmezse haciz o mal üzerinde kalkar. Haczedilen malın satılması yönündeki talep yalnız bir defa geri alınabilir. Birinci fıkradaki nedenle haczin kalkmasına yol açan alacaklı, o mala ilişkin haczin konulması ve muhafazası gibi giderlerden sorumlu olur.

Haczedilen mal resmi sicile kayıtlıysa ve icra dairesiyle yapılan yazışma sonucunda haczin kalktığı tespit edilirse, sicili tutan idare haciz şerhini terkin eder ve işlemi ilgili icra dairesine bildirir. Bu hüküm resmi sicile kayıtlı mallara özgüdür; banka hesabını ayrıca adlandırmaz.

Taksit taahhüdünün icra işlemine etkisi

Borçlu, alacaklının satış talebinden önce borcunu muntazam taksitlerle ödemeyi taahhüt eder ve birinci taksiti derhal verirse icra işlemi durur. Bunun için yeterli miktarda malın haczedilmiş olması, her taksitin borcun dörtte birinden aşağı olmaması, taksitlerin aylık verilmesi ve sürenin üç ayı geçmemesi gerekir. Kanundaki sonuç haczin kalkması değil, icra işleminin durmasıdır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 111Kaynağı aç
Madde 111 – Borçlu alacaklının satış talebinden evvel borcunu muntazam taksitlerle ödemeği taahüt eder ve birinci taksiti de derhal verirse icra muamelesi durur. Şukadar ki borçlunun kafi miktar malı haczedilmiş bulunması ve her taksitin borcun dörtte biri miktarından aşağı olmaması ve nihayet aydan aya verilmesi ve müddetin üç aydan fazla olmaması şarttır. (Ek fıkra: 9/11/1988-3494/13 md.; Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/26 md.) Borçlu ile alacaklının borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde yapacakları sözleşme veya sözleşmelerin devamı süresince 106 ve 150/e maddelerindeki süreler işlemez. Ancak bu sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresinin on yılı aşması hâlinde, aştığı tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye başlar. (Değişik fıkra: 9/11/1988-3494/13 md.) Taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muamelesi ve süreler kaldığı yerden devam eder. (Ek fıkra:24/11/2021-7343/11 md.) Borçlunun borcunu muntazam taksitlerle ödemeyi taahhüdü veya alacaklı ile borçlunun hacizden önce ya da hacizden sonra borcun taksitlendirilmesi için yapacakları sözleşme nedeniyle icra dairesinde düzenlenecek tutanak veya kâğıt, damga vergisinden istisnadır. Borçluya satış yetkisi verilmesi:

Borçlu ile alacaklının borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde yaptığı sözleşme veya sözleşmeler devam ederken m. 106 ve m. 150/e süreleri işlemez. Bu sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresi on yılı aşarsa süreler, aşma tarihinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar. Taksitlerden biri zamanında verilmezse icra işlemi ve süreler kaldığı yerden devam eder.

Üçüncü kişideki alacak ve haciz ihbarnamesi

Hamiline ait olmayan veya ciro edilebilir senede dayanmayan alacak ya da diğer bir talep hakkı haczedildiğinde icra memuru, borçlu olan gerçek veya tüzel kişiye borcu ancak icra dairesine ödeyebileceğini ve borçluya yapılan ödemenin geçerli olmadığını bildirir. Borçlunun üçüncü kişide bulunan taşınırı haczedildiğinde ise malı elinde bulunduran kişiye, malı ancak icra dairesine teslim etmesini ve borçluya vermemesini bildirir. Banka bu hükümde ismen geçmez.

Üçüncü kişi, borcu veya malı bulunmadığını, tebliğden önce borcun ödendiğini, malın tüketildiğini, kusuru olmaksızın telef olduğunu, malın borçluya ait olmadığını, malın rehnedildiğini ya da alacağın verilmiş olduğunu ileri sürüyorsa bunu ihbarnamenin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü bildirmek zorundadır. Bu süre haczin düşme süresi değil, itirazın bildirilme süresidir.

Üçüncü kişi ilk haciz ihbarnamesine tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır. İkinci ihbarnameyle bu durum bildirilir. Üçüncü kişi yedi gün içinde belirtilen sebeplerle itiraz etmezse borcu ödemesi veya malı teslim etmesi de bildirilir. İkinci ihbarnamedeki süre, ilk itiraz süresinden ayrıdır.

İkinci ihbarnameye süresinde itiraz etmeyen ve zimmetindeki borcu ödemeyen veya malı teslim etmeyen üçüncü kişiye, on beş gün içinde parayı ödemesi, malı teslim etmesi ya da menfi tespit davası açması gerektiği bildirilir. Aksi hâlde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslim etmeye zorlanacağı da açıklanır. Bildirimin yapılmaması, haczin kendiliğinden kalkacağı şeklinde düzenlenmemiştir.

Üçüncü kişi, takibin yapıldığı veya yerleşim yerindeki mahkemede süresinde menfi tespit davası açtığına ilişkin belgeyi, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine verirse cebri icra işlemleri karar kesinleşene kadar durur. Bu süre içinde m. 106’da belirtilen süreler işlemez. Durma, belgenin süresinde teslim edilmesine bağlıdır.

Bu menfi tespit davasında üçüncü kişi, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmek zorundadır. Davayı kaybederse, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Bu oran, kaybedilen bu dava için öngörülmüştür.

Üçüncü kişi süresinde itiraz ederse alacaklı, verilen cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü kişinin cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir. Tazminat davası genel hükümlere göre çözülür. Kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edemeyen üçüncü kişi hakkında 65. madde hükmü uygulanır. Üçüncü kişi her hâlde borçluya ve kötü niyetli alacaklıya karşı ödediği paranın veya teslim ettiği malın iadesini dava edebilir.

Malın teslimi mümkün olmazsa alacaklı, icra mahkemesine başvurarak malın değerini üçüncü kişiye ödetebilir. Değerin hesap yöntemi hükümde gösterilmemiştir. Haciz ihbarnamesi, hak ve alacağın bulunabileceği tüzel kişinin veya müessesenin şubesine ya da tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir. Merkez, tüm şube veya birimlerini kapsayan beyanda bulunmak zorundadır.

Haciz ihbarnamesi ve buna verilecek cevap, güvenli elektronik imza kullanılarak Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ile ona bağlı sistemler üzerinden de iletilebilir. Bu bildirim tebliğ hükmündedir. Düzenleme, başka bildirim yollarını kaldırmaz.

Haczedilemeyen mallar ve kısmen haczedilebilen gelirler

İcra ve İflas Kanunu m. 82’ye göre Devlet malları, özel kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar, bedeni çalışmaya dayalı meslek eşyası, belirtilen istisnalar saklı kalmak üzere kişisel ve ailevi ev eşyası, geçim için zorunlu tarım veya meslek araçları, sınırlı hayvan ve yem, iki aylık yiyecek ve yakacak ile tohumluk, bağ, bahçe ve hayvan yetiştiriciliğine ilişkin zorunlu varlıklar, kaydıhayatla irat, belirli maluliyet ve aile maaşları, muavenet maaşları, vücut veya sağlık zararına ilişkin tazminat, hâline münasip ev ve öğrenci bursları haczolunamaz. Banka hesabı bu listede ayrı bir bent olarak yer almaz.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 82Kaynağı aç
Madde 82 – (Değişik: 18/2/1965-538/46 md.) Aşağıdaki şeyler haczolunamaz: 1. Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar, 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya, 3. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerine ait kişisel eşya ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyası,[36] 4. Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri; değilse, sanat ve mesleki için lüzumlu olan alat ve edevat ve kitapları ve arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçimlerini temin eden nakil vasıtaları, 5. Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları, 6. Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise gelecek mahsül için lazım olan tohumluğu, 7. Borçlu bağ, bahçe veya meyva veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan bağ bahçe ve bu sanat için lüzumlu bulunan alat ve edevat, Geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesinin maişetleri için zaruri olan miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları, 8. Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis edilmiş olan kaydı hayatla iratlar, 9. Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malül olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikramiyeleri, Askeri malüllerle, şehit yetimlerine verilen terfi zammı ve 1485 numaralı kanun hükmüne göre verilen inhisar beyiye hisseleri, 10. Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar, 11. Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım gelen paralar, 12. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Borçlunun haline münasip evi, 13. (Ek: 2/7/2012-6352/16 md.) Öğrenci bursları. Medeni Kanunun 807 nci maddesi hükmü saklıdır. 2, 4, 5, 7 ve 12 numaralı bendlerdeki istisna, borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline munhasırdır.[37] (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/16 md.) Birinci fıkranın (2), (4), (7) ve (12) numaralı bentlerinde sayılan malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden haline münasip bir kısmı, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/16 md.) İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir. Kısmen haczi caiz olan şeyler:

Maddenin 2, 4, 5, 7 ve 12. bentlerindeki istisna, borcun bu eşyanın bedelinden doğmaması hâline özgüdür. Medeni Kanun m. 807 hükmü saklıdır. Birinci fıkranın 2, 4, 7 ve 12. bentlerinde sayılan malların kıymeti fazla ise, bedelinden borçlunun ihtiyacını karşılayacak hâline münasip bir kısım bırakılarak mal haczedilip satılır. Bu satış imkânı yalnız sayılan bentlerdedir.

İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakkın haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebi kabul ya da reddeder.

Maaş, tahsisat, her türlü ücret, intifa hakkı ve hasılatı, ilama dayanmayan nafaka, tekaüt maaşı ile sigorta veya tekaüt sandığınca bağlanan irat, borçlu ve ailesinin geçimi için icra memurunca gerekli görülen miktar düşüldükten sonra haczolunabilir. Haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz varsa sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez. Dörtte bir sınırı, maddede sayılan gelir ve haklar içindir; banka hesabındaki her para bu gelir türleriyle aynı sayılmaz.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 83Kaynağı aç
Madde 83 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir. (Değişik: 12/4/1968 – 1045/1 md.) Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez. Önceden yapılan anlaşmalar:

Şikâyet ve gecikmiş itiraz

Kanunun çözümünü mahkemeye bıraktığı hususlar dışında, icra ve iflas dairelerinin işlemleri kanuna aykırı olmaları veya olaya uygun bulunmamaları nedeniyle icra mahkemesine şikâyet edilebilir. Şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması her zaman şikâyet konusu olabilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 16Kaynağı aç
Madde 16 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir. Şikayet üzerine yapılacak muameleler:

Şikâyet, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı durdurmaz.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 22Kaynağı aç
Madde 22 – Şikayet, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı durdurmaz. Kanundaki Istılahlar:

Borçlu kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresi içinde itiraz edememişse, paraya çevirme işlemi bitinceye kadar itiraz edebilir. Engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde mazeretini gösteren delillerle birlikte itirazını, sebeplerini ve dayanaklarını bildirmek ve duruşmaya ilişkin harç ile masrafları ödemek zorundadır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 65Kaynağı aç
Madde 65 – (Değişik: 18/2/1965-538/35 md.) Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir. Ancak borçlu, maniin kalktığı günden itibaren üç gün içinde, mazeretini gösterir delillerle birlikte itiraz ve sebeplerini ve müstenidatını bildirmeye ve mütaakıp fıkra için yapılacak duruşmaya taallük eden harç ve masrafları ödemeye mecburdur. İtiraz üzerine icra mahkemesi ancak gecikme sebebinin mahiyetine ve hadisenin özelliklerine göre takibin tatilini tensip edebilir. İcra mahkemesi, tetkikatını evrak üzerinde yapar. Lüzumu halinde iki tarafı hemen davetle mazeretin kabule şayan olup olmadığına karar verir. Duruşmaya karar verilmemesi halinde borçludan alınan masraflar kendisine iade olunur. Mazeretin kabulü halinde icra takibi durur. Aynı celsede alacaklı itirazın kaldırılmasını sözlü olarak da istiyebilir. Bu takdirde tahkikata devam olunarak gerekli karar verilir. Daha önce borçlunun mallarına haciz konulmuşsa mazeretin kabulü kararının tefhim veya tebliği tarihinden itibaren alacaklı yedi gün içinde, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemez veya aynı süre içinde 67 nci maddeye göre mahkemeye başvurmazsa haciz kalkar. 5 – İtirazın hükmü:

İtiraz üzerine icra mahkemesi, gecikme sebebinin niteliğine ve olayın özelliklerine göre takibin durdurulmasına karar verebilir. Bu yetki zorunlu değil, takdiridir. Mazeret kabul edilirse icra takibi durur. Daha önce haciz konulmuşsa, kabul kararının tefhim veya tebliğinden itibaren alacaklı yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemez ya da aynı süre içinde m. 67 uyarınca mahkemeye başvurmazsa haciz kalkar.

Hesaptaki haciz bir yıl dolunca kendiliğinden düşer mi?

Bir yıl, hacizden itibaren satış isteme süresidir. Satış kanuni süre içinde istenmez veya geri alınan talep kanuni süre içinde yenilenmezse haciz o mal üzerinde kalkar. Bir yıllık süreyi düzenleyen hüküm, sürenin dolmasını kendiliğinden düşme diye ifade etmez.

Satış gideri eksik kalırsa ne olur?

Kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamı satış talebiyle birlikte peşin yatırılmazsa satış talebi yapılmamış sayılır. Sonradan yetersizlik anlaşılırsa eksik için on beş gün verilir; tamamlanmazsa talep yapılmamış sayılır.

Artırma sonuçsuz kalırsa süre uzar mı?

Evet, satışı isteyen alacaklı bakımından uzar. Bir yıl içinde satışı istenip artırmayla satılamayan mahcuz için satış isteme süresi, birinci fıkradaki sürenin bitiminden itibaren bir yıl daha uzar.

Taksit sözü haczi kaldırır mı?

Hayır. Kanundaki şartlarla satıştan önce yapılan taksit taahhüdü icra işlemini durdurur. Taksitlerden biri zamanında verilmezse işlem ve süreler kaldığı yerden devam eder.

İhbarnameye kaç günde itiraz edilir?

Borcun veya malın bulunmadığı ya da kanunda sayılan diğer sebepler, ihbarnamenin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yazılı veya sözlü bildirilmelidir. Süresinde itiraz olmazsa borç zimmette veya mal yedinde sayılır.

Şikâyet icrayı hemen durdurur mu?

Durdurmaz. Şikâyet, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı durdurmaz. Hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması süreye bağlı olmaksızın şikâyet edilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu