İcra Takibinin Başlatılması ve Takip Talebi
İlamsız icra takibinde alacaklının takibe başlayabilmesi için mutlaka mahkeme kararı veya borçlu tarafından imzalanmış bir senet sunması şeklinde genel bir zorunluluk bulunmamaktadır. Alacaklı, İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 1. fıkrası uyarınca takip talebini icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapabilir. Bununla birlikte, İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrası gereğince alacak bir belgeye dayanıyorsa, belgenin aslının veya alacaklı ya da temsilcisi tarafından onaylanmış, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine verilmesi zorunludur.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 58Kaynağı aç
Ödeme Emrine İtiraz Usulü ve Adres Bildirme Yükümlülüğü
İlamsız icra takibinde ödeme emrini tebellüğ eden borçlu, İcra ve İflas Kanunu'nun 62. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tebliğden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine itiraz etmek zorundadır. İtiraz takibi yürüten icra dairesinden başka bir icra dairesine sunulduğunda, başvurulan daire gerekli masrafı borçludan tahsil ederek itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; bu masrafın alınmamasından memur şahsen sorumludur. Ayrıca İcra ve İflas Kanunu'nun 62. maddesinin 3. fıkrası gereğince borçlu veya vekili, itirazla birlikte yurt içinde bir adres bildirmekle yükümlüdür. Adresini değiştiren borçlu yurt içinde yeni adres bildirmezse ve tebliğ memurunca yurt içinde yeni adresi tespit edilemezse, takip talebinde bildirilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 62Kaynağı aç
Kısmi İtiraz ile Senetteki İmzaya İtirazın Şartları
Borcun tamamına değil bir kısmına itiraz eden borçlunun, İcra ve İflas Kanunu'nun 62. maddesinin 4. fıkrası uyarınca itiraz ettiği kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi zorunludur; aksi takdirde borca hiç itiraz edilmemiş kabul edilir. Takibin dayanağı olan senetteki imzayı reddeden borçlu ise İcra ve İflas Kanunu'nun 62. maddesinin 5. fıkrası gereğince bu durumu itirazında ayrıca ve açıkça belirtmelidir. Bu beyanın açıkça yapılmaması hâlinde icra takibi yönünden senetteki imza borçlu tarafından kabul edilmiş sayılır.
İtirazın Takibe Etkisi ve Alacaklının Başvurabileceği Yollar
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlunun süresi içinde yaptığı geçerli itiraz icra takibini durdurur ve bu aşamadan sonra alacaklının doğrudan haciz işlemlerine devam etmesi hukuken mümkün olmaz. Takibi duran alacaklı, süreci devam ettirebilmek için somut olayın özelliklerine göre mahkemede itirazın iptali davası açabileceği gibi, elindeki belgelerin kanunda aranan nitelikleri taşıması hâlinde itirazın kaldırılması yoluna da başvurabilir. İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince itirazın iptali yolunu seçen alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 67Kaynağı aç
İtirazın İptali Davasında Tazminat ve Genel Dava Hakkı
İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkûm edilir. Ancak itiraz eden kişi veli, vasi veya mirasçı ise borçlu hakkında tazminata hükmedilmesi kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Öte yandan İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca bir yıllık itirazın iptali dava açma süresini geçiren alacaklının genel hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkı saklı kalır.
Takibin Kesinleşmesi ve Haciz Talebinin Değerlendirilmesi
İcra takibinin kesinleşmesi haciz işlemlerinin kendiliğinden yürütülmesini sağlamaz; işlemlerin ilerlemesi için alacaklının icra dairesinden ayrıca haciz talebinde bulunması şarttır. Haciz talebi üzerine İcra ve İflas Kanunu'nun 82. maddesinin son fıkrası uyarınca icra memuru, haczi istenen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını hukuken değerlendirir ve talebin kabulüne ya da reddine karar verir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 82Kaynağı aç
İlamsız icra takibinde ödeme emrine karşı itiraz süresi ne kadardır?
Borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine itiraz etmek zorundadır.
Borçlunun takibe itiraz etmesi takip sürecini durdurur mu?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlunun süresi içinde yaptığı geçerli itiraz icra takibini durdurur ve alacaklının doğrudan haciz işlemlerine devam etmesini engeller.
Takip kesinleştiğinde haciz işlemleri icra dairesince kendiliğinden yapılır mı?
Takibin kesinleşmesi haczin kendiliğinden uygulanmasını sağlamaz; haciz işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi için alacaklının icra dairesine ayrıca haciz talebinde bulunması gerekir.
İtirazın iptali davasında tazminata hükmedilmesinin koşulları nelerdir?
Davanın taraflarından birinin talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, borçlunun itirazı haksız bulunursa borçlu aleyhine, takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı aleyhine ret veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata hükmedilir; ancak itiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise borçlu aleyhine tazminat için kötü niyetin sübutu aranır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

