Araç haczi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu kapsamında haciz tarihinden itibaren bir yıl içinde usulüne uygun satış istenmemesi, dosya borcunun ferileriyle birlikte icra dairesine ödenmesi, alacaklının hacizden vazgeçmesi veya mahkeme kararıyla haczin iptali hallerinde kalkar. Satış isteme süresinin geçmesiyle araç üzerindeki haciz kanun gereğince kalksa da trafik kaydındaki şerhin silinmesi için icra dairesine başvurularak sicilden terkin talep edilmelidir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 106Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 110Kaynağı aç
Araç Haczinde Yasal Satış İsteme Süresi
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 106 ncı maddesine göre, alacaklı veya borçlu hacizden itibaren bir yıl içinde haczedilen malın satışını isteyebilir. Bir yıllık süre içinde satışı talep edilip de artırma sonucunda satışı gerçekleştirilemeyen araç bakımından satış isteme süresi, satış talep eden alacaklı yönünden sürenin bitiminden itibaren bir yıl daha uzar. Haczedilen aracın satışı bu kanuni süre içinde istenmez veya talep geri alınıp süresinde yenilenmezse, kanunun 110 uncu maddesi uyarınca araç üzerindeki haciz kalkar; hacizli malın satışına dair talep kanun gereği sadece bir defa geri alınabilir. Süresi içinde satış istemeyerek haczin kalkmasına yol açan alacaklı, o araca ilişkin haciz ve muhafaza masrafları dahil tüm giderleri bizzat üstlenmekle yükümlüdür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/494 Esas ve 2020/94 Karar sayılı ilamına göre, haciz tarihi ile tasarruf tarihi arasında İcra ve İflas Kanunu'nun 106 ncı maddesinde yer alan yasal sürenin dolması ve süreyi durduran hukuki sebeplerin bulunmaması durumunda mal üzerindeki haciz başkaca bir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden kalkar. Süresinde satış istenmemesi sebebiyle haczin düşmesi hali ile icra ihalesi sürecinin tamamlanması sonucu haczin kanun gereği kalkması hukuken farklı sonuçlar meydana getirir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2016/494, K. 2020/94Kaynağı aç
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2015/2822 Esas ve 2015/8406 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, satış istemek için aracın fiilen yakalanmış veya el konulmuş olması gerekmez; aracın sicil kaydına haczin işlendiği andan itibaren satış isteme süresi işlemeye başlar. Aynı karara göre artırmada satışın düşmesi halinde sürenin kaldığı yerden devam etmeyip alacaklı bakımından yeniden satış isteme süresinin başlayacağı kabul edilir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/2822, K. 2015/8406Kaynağı aç
Motorlu Araçlarda Satış Talebi ve Avans Şartları
Trafik siciline kayıtlı motorlu araçların satışında kanun koyucu özel usul kuralları öngörmüştür. İcra ve İflas Kanunu'nun 106 ncı maddesi gereğince, sicile kayıtlı motorlu kara taşıtlarında muhafaza, kıymet takdiri ve satış taleplerinin bir arada yapılması ve bu işlemlere ilişkin tüm giderlerin peşin şekilde icra veznesine yatırılması şarttır.
Kıymet takdiri ve satış masrafları ile motorlu araçlara özgü muhafaza giderinin tamamı taleple birlikte peşin ödenmediği takdirde satış talebi vaki olmamış sayılır. Peşin yatırılan giderlerin icra işlemleri sırasında yetersiz kaldığı tespit edilirse icra müdürü alacaklıya on beş günlük tamamlama süresi verir; bu mühlette eksik tutar depo edilmezse satış talebi yine vaki olmamış kabul edilir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/6780, K. 2016/24709Kaynağı aç
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/6780 Esas ve 2016/24709 Karar sayılı kararı uyarınca, İcra ve İflas Kanunu'nun 59 uncu maddesi kapsamında bir işlemin yapılmasını talep eden taraf masrafı avans olarak peşin vermelidir; usulüne uygun satış talebinin varlığı için avansın yatırılması ve icra müdürünün belirleyeceği süreye riayet edilmesi zorunludur.
Araç Haczi Nasıl Kaldırılır?
Araç haczinin kaldırılabilmesi için temel yollardan biri dosya borcunun tamamen ödenmesidir. İcra dairesi tarafından çıkarılan asıl borç, birikmiş faiz, vekalet ücreti ve takip giderlerini kapsayan hesap tutarı icra dairesine ödendiğinde, alacaklının onayına gerek kalmaksızın araç üzerindeki haciz kaldırılır.
Borcun icra veznesine yatırılması dışında, tarafların uzlaşması, alacağın haricen ödenmesi veya alacaklının takipten vazgeçtiğini icra dosyasına bildirmesi halinde haciz kaydı silinir. Borçlu ayrıca aracın kıymetini karşılayacak tutarda nakit parayı veya teminat mektubunu icra dairesine sunarak aracın hacizden kurtarılmasını talep edebilir. İcra mahkemesine yapılan şikayetler veya başvurular neticesinde haczin usulsüz yapıldığının ya da borcun bulunmadığının karara bağlanması durumunda mahkeme kararıyla haciz kaldırılır.
Vergi dairesi veya kamu kurumlarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca uygulanan hacizlerde ise borcun ödenmesi veya kanunun 74 üncü maddesi uyarınca teminat verilmesi üzerine haciz ilgili idarece kaldırılır. Trafik tescil kuruluşlarının re'sen haciz kaldırma yetkisi bulunmamakta olup işlem ancak takibin bulunduğu icra veya tahsil idaresinin bildirimiyle yürütülür.
İhale Yoluyla Satış ve Tescil İşlemleri
Haczedilen araç icra dairesince ihale yoluyla satıldığında, ihalenin kesinleşmesiyle araç üzerindeki tüm hacizler ve mülkiyeti kısıtlayan kayıtlar kanun gereği kalkar. İcra ve İflas Kanunu'nun 134 üncü maddesi gereğince, ihale konusu araç alıcıya teslim edilmedikçe ya da teslime hazır hale getirilmedikçe ihale parası alacaklılara ödenmez; aracın alıcıya teslim edilemeyeceği hallerde ihale icra müdürü tarafından iptal edilerek satış bedeli iade edilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 134Kaynağı aç
İhale kesinleştikten sonra icra müdürlüğü tarafından trafik tescil birimine bildirim yapılarak araç üzerindeki haciz ve rehin gibi tüm takyidatların kaldırılması ve tescilin alıcı adına yapılması sağlanır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/494 Esas ve 2020/94 Karar sayılı ilamı uyarınca, açık artırma ile satılan mallar üzerindeki haciz kalksa dahi yedieminlik görevi mal ilgilisine fiilen teslim edilene kadar devam eder.
İcra ve İflas Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında, tescile tabi resmi sicilli malların haczinin kalktığı icra dairesi ile yapılacak yazışmalar neticesinde belirlendiğinde sicili tutan kurum haciz kaydını terkin eder ve durumu icra dairesine bildirir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20 nci maddesi uyarınca ise üzerinde haciz, rehin veya ihtiyati tedbir gibi hak kısıtlaması bulunan araçların noter huzurunda rızaen satışı yapılamaz.
Üçüncü Kişilerin İstihkak Prosedürü
Haczedilen aracın borçluya ait olmadığını veya üzerinde üstün hak bulunduğunu iddia eden üçüncü kişiler İcra ve İflas Kanunu'nun 96 ve 97 nci maddelerindeki usulü işletir. Borçlu aracı başkasına ait gösterirse ya da üçüncü kişi hak öne sürerse icra memuru bu durumu tutanağa bağlayarak taraflara bildirir. Alacaklı ve borçluya itirazlarını sunmaları için üç günlük süre tanınır; bu sürede itiraz edilmezse istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 96Kaynağı aç
Hacizden haberdar olan borçlu veya üçüncü kişi, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmalıdır; süresinde ileri sürülmeyen iddia hakkı aynı takipte kaybedilir. İstihkak iddiasına itiraz gelirse dosya icra mahkemesine aktarılır ve mahkeme takibin durmasına veya devamına karar verir; takibin devamına ilişkin mahkeme kararı kesindir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 97Kaynağı aç
İcra mahkemesi kararının tebliğ veya tefhiminden itibaren yedi gün içinde üçüncü kişi icra mahkemesinde dava açmak zorundadır, aksi halde alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır. Kanuni istihkak bildirim imkanı verilmeyen üçüncü kişi ise haczi öğrendiği andan itibaren yedi gün içinde araç hakkında ya da araç satılıp parası alacaklıya henüz verilmemişse bedeli hakkında dava açabilir. Dava esnasında İcra ve İflas Kanunu'nun 106 ncı maddesinde yer alan yasal satış isteme süreleri işlemez.
İstihkak davası sebebiyle takibin ertelenmesine karar verilip de dava reddedilirse, alacaklının bu sebeple tahsili geciken alacak tutarının en az yüzde yirmisi oranında davacıdan tazminat alınır. Davanın kabulü durumunda ise itiraz edenin kötü niyeti belirlenirse mahcuzun kıymetinin en az yüzde on beşi oranında tazminata hükmedilir.
Yakalama ve Muhafaza Tedbirleri
İcra ve İflas Kanunu'nun 88 inci maddesi gereğince, haczedilmiş olup da muhafazaya alınmamış mallar satış talebiyle birlikte muhafazaya alınır veya teslim edilecek duruma getirilir; sicile kayıtlı araçlarda ise 106 ncı madde kuralı saklıdır. Kolluk birimlerince yakalanan araçlar en geç üç iş günü içinde en yakın icra dairesine teslim edilir ve durumu aracı isteyen müdürlüğe iletir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 88Kaynağı aç
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/6780 Esas ve 2016/24709 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, yakalama işlemi satış isteme süresini kesmez. İcra ve İflas Kanunu'nun 106 ve 110 uncu maddeleri uyarınca haczin düşmemesi için alacaklının yasal sürede satış talep etmesi ve satış avansını yatırması zorunludur.
Araç haczi bir yıl dolunca kendiliğinden düşer mi?
İcra ve İflas Kanunu'nun 106 ve 110 uncu maddelerine göre hacizden itibaren bir yıl içinde geçerli satış istenmezse haciz kanunen kalkar. Trafik sicilindeki kaydın silinmesi için icra dairesine başvurularak terkin işleminin resmi yazıyla yapılması sağlanmalıdır.
Yakalama kararı çıkarılması satış isteme süresini durdurur mu?
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi ilamına göre yakalama işlemi satış isteme süresini kesmez veya durdurmaz. Alacaklının aracın yakalanmasını beklemeden bir yıllık yasal sürede satış talep ederek gerekli avansı icra dairesine yatırması gerekir.
İhalede satılamayan aracın haczi hemen kalkar mı?
İcra ve İflas Kanunu'nun 106 ncı maddesi gereğince süresinde satışı istenip ihalede alıcı bulamayan araç hakkında satış isteme süresi, satış isteyen alacaklı için sürenin bitiminden itibaren bir yıl daha uzar.
Hacizli aracın noterden devri mümkün müdür?
Karayolları Trafik Kanunu'nun 20 nci maddesi uyarınca üzerinde haciz, rehin veya benzeri kısıtlama şerhi bulunan araçların noter huzurunda satışı ve devri yapılamaz.
İstihkak davası satış isteme süresini nasıl etkiler?
İcra ve İflas Kanunu'nun 97 nci maddesi uyarınca açılan istihkak davası devam ettiği sürece kanunun 106 ncı maddesinde yer alan yasal satış isteme süreleri işlemez ve durur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

