Ücreti Geciken İşçinin Çalışmama ve Fesih Hakları

by Avukat Erdal Ersoy
Ücreti Geciken İşçinin Çalışmama ve Fesih Hakları

Ücreti, ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde ve mücbir bir neden olmaksızın ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmeyebilir. İşveren ücreti kanun hükümlerine veya sözleşme şartlarına uygun biçimde hesaplamaz ya da ödemezse işçi, sözleşmenin belirli veya belirsiz süreli olmasına bakılmaksızın sürenin dolmasını veya bildirim süresini beklemeden sözleşmeyi sona erdirebilir. Çalışmama imkânı bu süre ve mücbir neden şartına bağlıdır; bildirimsiz fesih de 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinde yazılı hâllerle sınırlıdır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 34Kaynağı aç
Madde 34 – Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz. Ücretin saklı kısmı
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24 – Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I. Sağlık sebepleri: a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa. b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa. II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa. b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa. c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa. d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa. e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa. III. Zorlayıcı sebepler: İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa. İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı

Ücretin tanımı ve ödeme zamanı

4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesi ücreti, bir kimseye gördüğü iş karşılığında işveren veya üçüncü kişilerce sağlanan ve para olarak verilen tutar biçiminde tanımlar. Tanım, iş karşılığı yapılan parasal ödemeyi esas alır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır. (Değişik ikinci fıkra : 17/4/2008-5754/85 md.) Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir. Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak, yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödeme yapılabilir. Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler. (Ek fıkra : 17/4/2008-5754/85 md.) İşçinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesaplarına yatırılmak suretiyle ödenmesine ilişkin diğer usûl ve esaslar anılan bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Emre muharrer senetle (bono ile), kuponla veya yurtta geçerli parayı temsil ettiği iddia olunan bir senetle veya diğer herhangi bir şekilde ücret ödemesi yapılamaz. Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir. İş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve Kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur. Meyhane ve benzeri eğlence yerleri ve perakende mal satan dükkan ve mağazalarda, buralarda çalışanlar hariç, ücret ödemesi yapılamaz. Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır. İşverenin ödeme aczine düşmesi

Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi, bu süreyi bir haftaya kadar kısaltabilir. Daha kısa bir periyot ancak bu sözleşmelerle kararlaştırılabilir.

Ücret, prim, ikramiye ve aynı nitelikteki istihkak kural olarak Türk parasıyla, işyerinde veya işçi için özel olarak açılan banka hesabına ödenir. Bu kalemler yabancı para üzerinden kararlaştırılmışsa ödeme günündeki rayiç esas alınarak Türk parasıyla ödeme yapılabilir. Kanun bunu yapılabilecek bir yol olarak düzenler; yabancı para kararlaştırmasını kendiliğinden Türk parası borcuna çevirmez.

Ücret; bono, kupon, ülkede geçerli parayı temsil ettiği ileri sürülen bir senet veya bunların dışında başka bir araçla ödenemez. Meyhane ve benzeri eğlence yerleri ile perakende satış yapılan dükkân ve mağazalarda, yalnızca buralarda çalışanlar bakımından ücret ödemesi yapılabilir; bu yerlerde başkalarına ücret ödenemez.

Banka hesabına yatırma

4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesi, belirtilen bakanlıklara vergi mükellefiyetinin türü, işletmenin büyüklüğü, çalıştırılan işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri unsurları gözeterek işverenleri veya üçüncü kişileri ücret ve benzeri istihkakı özel banka hesabına yatırmakla yükümlü kılma yetkisi verir. Aynı yetki, yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve benzeri istihkakın brüt tutar üzerinden mi yoksa kanuni kesintiler çıktıktan sonra kalan net tutar üzerinden mi olacağını belirlemeyi de kapsar. Bu zorunluluk, yetkili bakanlıkların belirlemesine bağlıdır.

Banka yoluyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işveren veya üçüncü kişi, işçinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki istihkakını özel olarak açılan banka hesabı dışında ödeyemez. Hesaba yatırarak ödemenin diğer usul ve esasları, anılan bakanlıkların birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir.

İş görme borcundan kaçınma

4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi, ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçiye iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınma imkânı tanır. Süre dolmadan veya ödemesizlik mücbir nedene dayanıyorsa bu imkân doğmaz. Hüküm kaçınmayı bir görev olarak değil, şartları oluşan işçinin kullanabileceği bir imkân olarak düzenler.

Ücret ödenmediği için işçilerin kendi kararlarıyla işi bırakması, katılanların sayısı nedeniyle toplu bir görünüm kazansa bile 34. madde kapsamında grev sayılmaz. Bu sonuç, maddede düzenlenen ücretin ödenmemesi nedenine bağlıdır.

Bu işçilerin sözleşmeleri, çalışmamaları gerekçesiyle feshedilemez. Yerlerine yeni işçi alınamaz ve söz konusu işler başkalarına yaptırılamaz. Sınırlama, çalışmama gerekçesine bağlıdır; başka bir fesih sebebini ayrıca düzenlemez.

Gününde ödenmeyen ücretlere mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.

Bildirimsiz fesih

4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesi, sözleşmenin belirli veya belirsiz süreli olmasından bağımsız olarak işçiye, maddede yazılı hâllerde sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeden fesih imkânı verir. Hak, maddede sayılan hâllerin dışında genel bir sona erdirme yetkisi değildir.

İşveren işçinin ücretini kanun hükümlerine veya sözleşme şartlarına uygun hesaplamaz ya da ödemezse işçi, 24. madde kapsamındaki bu bent uyarınca sözleşmeyi feshedebilir. Bent, bildirimsiz feshin şartlarından birini düzenler.

Ücret parça başına veya iş tutarı üzerinden kararlaştırılmışsa ayrı bir hâl vardır. İşveren, işçinin yapabileceği sayı ve tutardan daha az iş verir ve aradaki farkı zaman esasına göre ödeyerek eksik ücreti kapatmazsa ya da çalışma şartlarını uygulamazsa işçi yine 24. maddeye dayanarak sözleşmeyi feshedebilir. Bu bent, anılan ücret biçimi ile eksik iş verme veya çalışma şartlarının uygulanmaması hâline ilişkindir.

Sona ermede ödeme ve zamanaşımı

İş sözleşmesi sona erdiğinde işçinin ücreti ile sözleşme ve Kanundan doğan, para ile ölçülebilen menfaatlerinin tamamının ödenmesi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca zorunludur. Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.

Sık sorulan sorular

İşçi ücreti gecikince ne zaman çalışmayı bırakabilir?

Ücret, ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmezse işçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu imkân 4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesinde düzenlenir ve sürenin dolmasından önce doğmaz.

Birlikte çalışmamak grev olur mu?

Ücret ödenmemesi yüzünden kişisel kararlara dayanan iş görmeme, sayı bakımından toplu görünse de 4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesine göre grev sayılmaz. Sonuç, bu ödenmeme nedenine bağlıdır.

Çalışmama gerekçesiyle sözleşme feshedilebilir mi?

4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi, bu işçilerin sözleşmelerinin çalışmamaları gerekçesiyle feshedilmesini yasaklar. Yerlerine yeni işçi alınamaz ve bu işler başkalarına yaptırılamaz. Yasak, çalışmama gerekçesine bağlıdır.

Ücret bono veya kuponla ödenebilir mi?

Hayır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesi bono, kupon, ülkede geçerli parayı temsil ettiği ileri sürülen senet veya başka bir yolla ücret ödenmesini yasaklar. Kural olarak ödeme Türk parasıyla işyerinde veya özel banka hesabına yapılır.

Ücret alacağı kaç yılda zamanaşımına uğrar?

Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır. Süre, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesinde düzenlenmiştir.

Yabancı para olarak kararlaştırılan ücret nasıl ödenebilir?

Yabancı para olarak kararlaştırılan ücret, prim, ikramiye ve benzeri istihkak için ödeme günündeki rayice göre Türk parasıyla ödeme yapılabilir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesi bunu yapılabilecek bir yol olarak düzenler.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu