Ücret Gecikmesinde İşçinin Başvurabileceği Hukuki Yollar
İşverenin ücret ödeme borcunu zamanında yerine getirmemesi, iş hukukunda işçiye birbirinden farklı üç hukuki imkân tanır: ödeme yapılmadığı sürece iş görme borcundan kaçınma, sözleşmeyi haklı nedenle feshetme ve gecikme faizi talep etme. 4857 sayılı İş Kanunu bu imkânları ayrı maddelerde düzenlemiş; her birinin koşulları ve sonuçları farklı kurallara bağlanmıştır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 34Kaynağı aç
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Yirmi Günlük Süre Geçince İşçi Ne Yapabilir?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi, ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçiye iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınma hakkı tanır. Bu kaçınma kişisel bir karara dayanır; aynı anda birden fazla işçinin iş görmemesi sayısal olarak toplu bir görünüm kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez.
Kaçınma hakkını kullanan işçinin sözleşmesi, yalnızca çalışmadığı gerekçesiyle feshedilemez; bu işçilerin yerine yeni işçi alınamaz ve söz konusu işler başkalarına yaptırılamaz. Bu güvence 34. maddedeki 'bu nedenle' sınırına bağlıdır; ücret gecikmesiyle ilgisi bulunmayan başka bir fesih sebebinin bu koruma kapsamını etkileyip etkilemeyeceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Gecikme Faizi: Kanuni Oran
4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi, gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanacağını açıkça düzenler. Kanun metni, faizin işlemeye başlayacağı tarihi ve hangi kurumun mevduat faizinin esas alınacağını belirtmemektedir; bu boşluk yargısal uygulamada somutlaşmaktadır.
Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi ise farklı bir düzenlemeye tabidir. 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi, kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi nedeniyle açılan davanın sonunda hâkimin gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedeceğini öngörür; aynı hüküm işçinin mevzuattan doğan diğer haklarını da saklı tutar. Bu düzenleme kıdem tazminatı alacağına özgüdür ve ücret alacağına uygulanmaz.
1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88. maddesi, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz oranının borcun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirleneceğini öngörür. Aynı madde, sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık faiz oranının bu şekilde belirlenen oranın yüzde elli fazlasını aşamayacağını da belirtir; bu tavan yalnızca sözleşmeyle kararlaştırılan orana ilişkindir ve 4857 sayılı İş Kanunu m. 34'teki özel düzenlemeyle ilişkisi söz konusu maddede açıklanmamıştır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 88Kaynağı aç
Haklı Nedenle Fesih Hakkı ve Koşulları
4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesi, süresi belirli veya belirsiz her iş sözleşmesinde işçiye sürenin bitimini ya da bildirim süresini beklemeksizin sözleşmeyi feshetme hakkı tanır. Bu hakkın ücrete ilişkin kolu aynı maddenin ikinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenmiştir: işverenin işçinin ücretini kanun hükümlerine veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap etmemesi ya da ödememesi, işçi açısından haklı nedenle derhal fesih sebebi oluşturur.
Bu kapsamdaki ücret kavramı dar yorumlanmaz. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/20742, K. 2015/17753 sayılı kararında, ikramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil gibi alacakların ödenmemesi durumunda da işçinin haklı fesih imkânının bulunduğunu kabul etmiştir. Aynı kararda ücretin hiç ya da bir kısmının ödenmemiş olmasının haklı fesih hakkını doğurduğu, tamamının ödenmemiş olmasının aranmadığı da belirtilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/20742, K. 2015/17753Kaynağı aç
Parça başına veya iş tutarı üzerinden ücret kararlaştırılan durumlarda işveren işçiye yapabileceğinden az iş verir ve aradaki ücret farkını zaman esasına göre karşılamazsa ya da çalışma şartlarını uygulamazsa, bu hal de işçi açısından aynı yönde bir fesih sebebi doğurur. Bu düzenleme 4857 sayılı İş Kanunu m. 24/II-f kapsamında yalnızca söz konusu ücret sistemine özgüdür.
Haklı fesih hakkının devamlı bir sebebe dayanması durumunda 4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesindeki hak düşürücü süreler işlemez. Ücretin ödenmemesi devam eden bir durum niteliği taşıdığından, ödeme yapılmadığı sürece işçi haklı sebeple iş sözleşmesini feshedebilir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/18875, K. 2015/31643 sayılı kararında bu ilkeyi benimsemiş; ödemenin gerçekleştiği anda ise m. 24/II kapsamındaki sebebin ortadan kalkmış sayılacağını da vurgulamıştır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/18875, K. 2015/31643Kaynağı aç
Öte yandan işverenin içine düştüğü ödeme güçlüğü, ücretin ödenememesini hukuki açıdan meşrulaştırmaz ve işçinin haklı fesih hakkını ortadan kaldırmaz. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 33. maddesinde öngörülen ücret garanti fonundan işçinin bir kısmını alabilecek olması da bu hakkı etkilemez.
Haklı Feshin Sonuçları: Kıdem ve İhbar Tazminatı
Ücretinin zamanında ve tam olarak ödenmemesi nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu m. 24/II-e kapsamında iş sözleşmesini haklı sebeple fesheden işçi kıdem tazminatına hak kazanır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/20742, K. 2015/17753 sayılı kararında bu sonucu açıkça benimsemiştir.
İhbar tazminatı ise iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Bu niteliği gereği, fesheden taraf haklı bir nedene dayansa dahi ihbar tazminatına hak kazanamaz. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/19957, K. 2015/17622 sayılı kararında da bu ilke benimsenmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/19957, K. 2015/17622Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/2883, K. 2018/675Kaynağı aç
Fesih Yetkisini Sınırlayan Süreler
4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesi, 24. ve 25. maddelerindeki ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallere dayanan fesih yetkisinin, davranışın öğrenildiği günden başlayarak altı iş günü ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçtikten sonra kullanılamayacağını öngörür. Ücretin ödenmemesi 24. maddenin ikinci fıkrası kapsamında yer aldığından bu süre kuralı prensip olarak uygulanabilir durumdadır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 26Kaynağı aç
Bu iki süre bağımsız birer hak düşürücü nitelik taşır; sürelerden yalnızca birinin geçmiş olması haklı fesih imkânını ortadan kaldırmaya yeterlidir. Ancak ücretin ödenmemesi gibi devamlı nitelik taşıyan ihlallerde hak düşürücü süre işlemez ve ödeme yapılmadığı sürece işçi haklı sebeple fesih hakkını kullanabilir. Fesih iradesinin altı iş günü içinde açıklanması yeterlidir; bu süre içinde tebligatın muhatabına ulaşmış olması şart değildir.
Bir yıllık sürenin kanun metninde düzenlenen tek istisnası, işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halidir; bu durumda bir yıllık süre uygulanmaz. Altı iş günlük sürenin bu istisna kapsamında değişip değişmediği kanun metninde ayrıca belirtilmemiştir.
Ücret Miktarının Tespiti ve İspat
Ücret uyuşmazlıklarında ücretin gerçek miktarının tespiti önem taşır. İşçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş dikkate alınarak sendikalar ile ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücret araştırılmalı; tüm deliller birlikte değerlendirilerek işçinin gerçek ücreti belirlenmelidir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/19957, K. 2015/17622 sayılı kararında, emsal ücret araştırması yapılmaksızın iddia edilen ücret üzerinden karar verilmesini bozma nedeni saymıştır.
Davalı işverence dava sürecinde kısmi ödemeler yapılmışsa, bu ödemelerin hangi alacak kaleminden mahsup edildiğinin kararda açıkça gösterilmesi gerekir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/3614, K. 2014/2229 sayılı kararında, ödemelerin birbiriyle karıştırılmasını ve hangi alacak kaleminden ne miktarda düşüldüğünün belirtilmemesini bozma gerekçesi saymıştır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/3614, K. 2014/2229Kaynağı aç
Ücret Ödeme Zamanı ve Yasal Düzenleme
4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesinin dördüncü fıkrası ücretin en geç ayda bir ödeneceğini öngörür; peşin ödeme zorunluluğu bu kanunda yer almaz. Aksi bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sonra ödenmelidir. Sözleşmede farklı bir düzenleme varsa sözleşme hükmü esas alınır.
Ücreti ödenmeyen işçi, bu ücretini dava ya da icra takibi gibi yasal yollardan işverenden talep edebilir.
Sık Sorulan Sorular
Ücretim geç ödendi, işi bırakabilir miyim?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi uyarınca, ücret ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmezse işçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu kaçınma bireysel bir karara dayandığından grev sayılmaz ve bu gerekçeyle sözleşme feshedilemez.
Ücret ödenmezse haklı fesih yapılabilir mi?
İşverenin ücret borcunu kanun hükümlerine veya sözleşmeye uygun olarak hesap etmemesi ya da ödememesi, 4857 sayılı İş Kanunu m. 24/II-e kapsamında haklı nedenle derhal fesih sebebi oluşturur. Ücretin yalnızca bir kısmının ödenmemiş olması da bu hakkı doğurabilir; tamamının ödenmemiş olması şart değildir.
Haklı fesih yapan işçi kıdem tazminatı alabilir mi, ihbar tazminatı talep edebilir mi?
Ücretin zamanında ve tam ödenmemesi nedeniyle haklı sebeple fesih yapan işçi kıdem tazminatına hak kazanır. Öte yandan ihbar tazminatı, sözleşmeyi fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat niteliği taşıdığından, fesheden işçi haklı bir nedene dayanmış olsa dahi ihbar tazminatına hak kazanamaz.
Geç ödenen ücret için faiz talep edilebilir mi?
Evet. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi, gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanacağını açıkça düzenler. Faizin işlemeye başlayacağı tarih ve hangi kurumun mevduat faizinin esas alınacağı kanun metninde belirtilmemiştir.
Haklı fesih hakkı ne kadar süre içinde kullanılmalıdır?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesi, ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı hallere dayanan fesih yetkisinin, davranışın öğrenildiği günden başlayarak altı iş günü ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılması gerektiğini öngörür. Bu iki süre bağımsız birer hak düşürücü nitelik taşır; birinin geçmiş olması fesih hakkını sona erdirmeye yeterlidir. Ancak ücretin ödenmemesi gibi devamlı nitelik taşıyan ihlallerde bu hak düşürücü süreler işlemez; ödeme yapılmadığı sürece işçi haklı sebeple fesih hakkını kullanabilir. Ödemenin gerçekleşmesi halinde ise fesih sebebi ortadan kalkmış olur.
İşverenin ekonomik güçlük gerekçesi ücret gecikmesini meşrulaştırır mı?
İşverenin içine düştüğü ödeme güçlüğü, ücretin ödenememesini hukuki açıdan meşrulaştırmaz ve işçinin haklı fesih hakkını ortadan kaldırmaz. Ayrıca işçinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 33. maddesinde öngörülen ücret garanti fonundan alacağının bir kısmını karşılayabilecek olması da bu hakkı etkilemez.
Kıdem tazminatı geç ödenseydi faiz talep edilebilir miydi?
Evet. 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi, kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi nedeniyle açılan davanın sonunda hâkimin gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedeceğini düzenler. Bu hüküm ücret alacağından ayrı bir düzenlemeye dayanmaktadır; işçinin mevzuattan doğan diğer hakları da saklıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

