Maaşı Ödenmeyen İşçinin Hakları, Fesih ve Tazminat

by Avukat Erdal Ersoy
Maaşı Ödenmeyen İşçinin Hakları, Fesih ve Tazminat

Ücreti ödenmeyen işçi, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında iş sözleşmesini haklı sebeple derhal feshederek kanuni şartları varsa kıdem tazminatı talep etme, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınma, icra takibi yapma veya arabuluculuk aşamasının ardından alacak davası açma haklarına sahiptir.

Ücret Kavramı ve Kanuni Ödeme Esasları

Genel anlamda ücret, bir kimseye iş karşılığında işveren ya da üçüncü kişilerce sağlanan ve nakden ödenen tutardır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca ücret, prim, ikramiye ve benzeri nitelikteki her türlü istihkak kural olarak Türk parasıyla işyerinde veya açılan özel banka hesabına ödenir. İstihkak yabancı para olarak kararlaştırılmışsa ödeme günündeki rayice göre Türk parasıyla ödenebilir. Ücretlerini banka hesabı vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler, bu ödemeleri özel açılan banka hesapları dışından gerçekleştiremezler.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır. (Değişik ikinci fıkra : 17/4/2008-5754/85 md.) Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir. Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak, yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödeme yapılabilir. Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler. (Ek fıkra : 17/4/2008-5754/85 md.) İşçinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesaplarına yatırılmak suretiyle ödenmesine ilişkin diğer usûl ve esaslar anılan bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Emre muharrer senetle (bono ile), kuponla veya yurtta geçerli parayı temsil ettiği iddia olunan bir senetle veya diğer herhangi bir şekilde ücret ödemesi yapılamaz. Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir. İş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve Kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur. Meyhane ve benzeri eğlence yerleri ve perakende mal satan dükkan ve mağazalarda, buralarda çalışanlar hariç, ücret ödemesi yapılamaz. Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır. İşverenin ödeme aczine düşmesi

4857 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince bono, kupon, geçerli parayı temsil ettiği ileri sürülen senet veya başka herhangi bir araçla ücret ödemesi yapılması yasaktır. Perakende mal satan dükkanlar, mağazalar ve eğlence yerlerinde çalışan personel saklı kalmak kaydıyla, bu nevi mekanlarda işçilere ücret ödenmesi kanunen engellenmiştir.

Ücretin Ödenme Süresi ve Angarya Yasağı

Anayasa'nın 18. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca hiç kimse zorla çalıştırılamaz ve angarya kesin biçimde yasaktır; bu bağlamda bir kimsenin karşılıksız iş görmeye tabi tutulması hukuken himaye görmez. 4857 sayılı Kanun'un 32. maddesi doğrultusunda işçinin ücreti kural olarak en geç ayda bir ödenir. Bireysel iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleriyle bu ödeme aralığının bir haftaya kadar indirilmesi mümkündür.

İş sözleşmesinin sona ermesi halinde, işverenin işçiye ait ödenmemiş tüm ücret alacakları ile sözleşmeden ve kanundan kaynaklanan para ile ölçülebilir menfaatleri tam olarak tasfiye etmesi zorunludur. İş Kanunu'nun 32. maddesi gereğince ücret alacakları beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

İş Görme Borcundan Kaçınma Hakkı ve Sonuçları

4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi gereğince, ücreti ödeme gününden başlayarak yirmi gün içinde mücbir bir sebep bulunmaksızın ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Gününde ödenmeyen ücretler bakımından mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı tatbik edilir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 34Kaynağı aç
Madde 34 – Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz. Ücretin saklı kısmı

İşçilerin bireysel kararları çerçevesinde iş görme borcunu ifa etmekten kaçınmaları, birden fazla personelin katılımıyla sayıca toplu bir duruma ulaşsa dahi grev olarak nitelendirilemez. Ücreti yatırılmadığı için çalışmaktan kaçınan işçilerin sözleşmelerinin bu nedenle feshedilmesi kanunen yasak olduğu gibi, işverenin bu kişilerin yerine yeni işçi alması veya aksayan işleri başkalarına gördürmesi de mümkün değildir.

Haklı Nedenle Fesih ve Kıdem Tazminatı

Ücretin hiç ödenmemesi, eksik verilmesi, geç ya da düzensiz yatırılması işçi bakımından 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-e maddesi kapsamında haklı nedenle fesih teşkil eder. Bu maddeye dayanarak yapılacak derhal fesihte yirmi günlük bekleme süresinin dolması gerekmez. Kanundaki koşulları sağlayan işçi, haklı feshin ardından kıdem tazminatına hak kazanır.

Ücret gecikmelerinin haklı sebep sayılmasında kural olarak süreklilik arz etmesi aranmakta, bununla birlikte işçinin ekonomik durumunu etkileyen durumlarda birkaç günlük gecikmeler de haklı fesih kapsamında değerlendirilebilmektedir.

Ücreti ödenmeyen işçi iş sözleşmesini haklı sebeple feshedebileceği gibi, iş ilişkisini sonlandırmaksızın iş görmekten kaçınma yetkisini kullanabilir ya da alacağını icra takibi veya dava yollarıyla talep edebilir.

Ücretin Ödendiğinin İspatı ve Dava Şartı Arabuluculuk

Para borcu niteliğindeki ücretin ödendiğini ispat külfeti işverene aittir. İşveren bu borcun ödendiğini ancak işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi, imzalı bordro veya banka dekontu ile kanıtlayabilir; para borcunun ödendiği iddiası tanık beyanıyla ispatlanamaz.

Ücret alacaklarının tahsili amacıyla iş mahkemesinde dava ikame edilmeden evvel zorunlu arabuluculuk sürecinin tüketilmesi yasal bir dava şartıdır. Arabuluculuk müzakerelerinde uzlaşma sağlanamaması halinde yargılama aşamasına geçilebilir.

Ücreti geciken işçi ne zaman iş görmekten kaçınabilir?

Mücbir bir sebep bulunmadığı takdirde ödeme gününden başlayarak yirmi gün boyunca ücreti ödenmeyen işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi uyarınca iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir.

Maaşı geç ödenen işçi kıdem tazminatı alabilir mi?

Ücretin hiç ödenmemesi, eksik veya düzensiz ödenmesi 4857 sayılı Kanun'un 24/II-e maddesi uyarınca haklı fesih oluşturur ve kanuni şartları taşıyan işçi sözleşmesini feshederek kıdem tazminatı isteyebilir.

İşverenin elden maaş ödediği tanıkla ispat edilebilir mi?

Para borcu niteliği taşıyan ücretin ödendiğini ispat yükü işverende olup bu durum tanıkla ispatlanamaz; işçinin imzasını içeren yazılı bir ödeme belgesi, imzalı bordro veya banka dekontu sunulması zorunludur.

Ödenmeyen ücret alacaklarında zamanaşımı süresi ne kadardır?

4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesi hükmü uyarınca işçilik ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu