Arabuluculuk Başvurusu Nasıl Yapılır ve Süreç Nasıl İşler?

by Avukat Erdal Ersoy
Arabuluculuk Başvurusu Nasıl Yapılır ve Süreç Nasıl İşler?

Arabuluculuk Başvurusunun Yapılacağı Yerler ve Yetki Kuralları

Arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığın görüleceği adliyelerdeki arabuluculuk bürolarına veya bağımsız arabuluculuk bürolarına yapılır; adliyede arabuluculuk bürosu kurulmamışsa başvuru bu sıfatla görevlendirilmiş sulh hukuk mahkemelerine yöneltilir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/5 uyarınca dava şartı arabuluculuk başvurusu karşı tarafın, karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna, büro bulunmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır.

7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
MADDE 3- (1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/41 md.) Bu alacak ve tazminatla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında birinci cümle hükmü uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (3) İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz. (4) Arabuluculuk Daire Başkanlığı, sicile kayıtlı arabuluculardan bu madde uyarınca arabuluculuk yapmak isteyenleri, varsa uzmanlık alanlarını da belirterek, görev yapmak istedikleri adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarına göre listeler ve listeleri ilgili komisyon başkanlıklarına bildirir. Komisyon başkanlıkları, bu listeleri kendi yargı çevrelerindeki arabuluculuk bürolarına, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirecekleri sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne gönderir. (5) Başvuru karşı tarafın, karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır. (6) Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenir. Ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları hâlinde bu arabulucu görevlendirilir. (7) Başvuran taraf, kendisine ve elinde bulunması hâlinde karşı tarafa ait her türlü iletişim bilgisini arabuluculuk bürosuna verir. Büro, tarafların resmi kayıtlarda yer alan iletişim bilgilerini araştırmaya da yetkilidir. İlgili kurum ve kuruluşlar, büro tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri vermekle yükümlüdür. (8) Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder.  Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar. (9) Arabulucu, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamaz. Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yerleşim yeri ve işin yapıldığı yere ilişkin belgelerini sunmak suretiyle arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz edebilir. Bu durumda arabulucu, dosyayı derhâl ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslim eder. Mahkeme, harç alınmaksızın dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar ve dosyayı büroya iade eder. Mahkeme kararı büro tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca taraflara tebliğ edilir. Yetki itirazının reddi durumunda aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve onuncu fıkrada belirtilen süreler yeni görevlendirme tarihinden başlar. Yetki itirazının kabulü durumunda ise kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir. Bu takdirde yetkisiz büroya başvurma tarihi yetkili büroya başvurma tarihi olarak kabul edilir. Yetkili büro, altıncı fıkra uyarınca arabulucu görevlendirir. (10) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. (11) Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması yahut yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması veya varılamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirir. (12) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. (Değişik ikinci cümle:7/11/2024-7531/28 md.) Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.[1] (13) Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz. İşe iade talebiyle yapılan görüşmelerde tarafların anlaşmaları durumunda, arabulucuya ödenecek ücretin belirlenmesinde işçiye işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminat miktarı ile çalıştırılmadığı süre için ödenecek ücret ve diğer haklarının toplamı, Tarifenin İkinci Kısmı uyarınca üzerinde anlaşılan miktar olarak kabul edilir. (14) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (15)  (İptal : Anayasa Mahkemesinin 3/6/2025 tarihli ve E.:2024/157; K.:2025/121 sayılı Kararı ile.) (16) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. (17) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. (18) Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilirler. İşverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da görüşmelerde işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir. (19) Arabuluculuk görüşmeleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, arabulucuyu görevlendiren büronun bağlı bulunduğu adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunun yetki alanı içinde yürütülür. (20) 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunda düzenlenen gazeteci ile 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanununda düzenlenen gemiadamı, bu madde kapsamında işçi sayılır. (21) Bu maddede hüküm bulunmayan hâllerde niteliğine uygun düştüğü ölçüde 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümleri uygulanır. (22) Arabuluculuğa başvuru usulü, arabulucunun görevlendirilmesi ve arabuluculuk görüşmelerine ilişkin diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru zorunluluğu

7036 sayılı Kanun m. 3/9 uyarınca arabulucu, görevlendirildiği büronun yetkisini kendiliğinden inceleyemez. Karşı taraf, işin ifa edildiği yere veya ikametgâhına ait evrakı ibraz ederek yetkisizlik iddiasını en geç ilk toplantıda dile getirebilir. İtiraz, sulh hukuk mahkemesi tarafından harç alınmadan dosya üstünden kesin olarak karara bağlanır. Yetki itirazı kabul edildiğinde, ilgili kararın tebliğinden itibaren bir haftalık süre zarfında yetkili büroya müracaat edilebilir; böyle bir durumda yetkisiz büroya müracaat edilmiş olan tarih esas alınır.

Elektronik Başvuru Yolu ve Arabulucunun Görevlendirilmesi

Fiziki müracaatın yanı sıra UYAP Vatandaş Portal üzerinden e-Devlet şifresi, e-imza veya mobil imza ile giriş yapılarak da elektronik ortamda başvuru gerçekleştirilebilir. Bu sistemde dava açılış işlemleri sekmesindeki arabuluculuk dosya başvurusu menüsü kullanılarak işlemler tamamlanır.

Arabulucu kural olarak komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından görevlendirilir. Buna karşılık tarafların listede yer alan bir arabulucu üzerinde anlaşması hâlinde seçilen arabulucuya teklif iletilir; arabulucunun kabulüyle dosya UYAP üzerinden açılır ve görevlendirme tamamlanır.

Büroya fiziki başvuru yapıldığında doldurulan başvuru formlarında genel olarak başvurucunun kimlik numarası, adı soyadı, iletişim bilgileri, varsa vekilinin bilgileri, karşı tarafın kimlik veya unvanı ile uyuşmazlığın konusu ve müzakere edilecek talep başlıkları talep edilir. Başvuran taraf kendisinin ve varsa karşı tarafın iletişim bilgilerini büroya vermekle yükümlüdür; büro resmi kayıtlardaki iletişim bilgilerini araştırmaya da yetkilidir. Görevlendirilen arabulucu bu bilgileri esas alıp gerekirse kendiliğinden araştırma yaparak tarafları ilk toplantıya davet eder ve işlemlerini belgeye bağlar.

İş Hukukunda Dava Şartı Kapsamı, İstisnalar ve Müzakere Esasları

7036 sayılı Kanun m. 3/1 gereğince kanuna, ferdî veya toplu iş sözleşmelerine dayanan işçi ile işveren alacak ve tazminatları, işe iade talepleri ve bu alacaklara ilişkin itirazın iptali, menfi tespit veya istirdat davalarında arabulucuya gidilmesi dava şartıdır. 5953 sayılı Kanun kapsamındaki gazeteciler ile 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamındaki gemiadamları da bu usulde işçi niteliğindedir. Buna karşılık meslek hastalığından ya da iş kazasından doğan manevi ve maddi tazminat istemleri ile bunlara dair tespit, rücu veya itiraz davalarında dava şartı arabuluculuk uygulanmaz.

Görüşmelere taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları vasıtasıyla katılabileceği gibi işverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da işvereni temsil edip son tutanağı imzalayabilir. Arabuluculuk müzakerelerinde taraf idare ise süreç, üst yönetici tarafından belirlenen iki üye ile hukuk birimi amiri veya görevlendireceği avukat ya da hukuk müşavirinden oluşan komisyon eliyle yürütülür ve düzenlenen gerekçeli rapor beş yıl saklanır.

Arabulucu, yargısal yetki kullanımı niteliğinde olup yalnızca hâkim tarafından icra edilebilecek bilirkişi görevlendirmesi veya keşif gibi işlemleri yapamaz; tarafları bağlayıcı karar veremez. Süreçte taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça elde edilen bilgi, belge ve kayıtların gizli tutulması esastır; taraflar ve görüşmelere katılan diğer şahıslar da gizlilik ilkesine tabidir.

Süreler, Hak Düşürücü Sürelerin Korunması ve Toplantıya Katılmamanın Sonuçları

İşe iade talebinde bulunan işçi, fesih bildiriminin kendisine tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabulucu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde başvuruyu sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez.

Taraflara ulaşılamaması, görüşmeye katılınmaması veya yapılan müzakereler sonucunda anlaşmaya varılması yahut varılamaması hâllerinde faaliyet sona erdirilerek son tutanak düzenlenir ve durum büroya bildirilir. Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, açılan davada kısmen veya tamamen haklı çıksa dahi yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.

Dava Şartının Mahkemedeki Denetimi ve Anlaşma Tutanağının Hükmü

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 115 uyarınca mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır; eksiklik giderilebilir nitelikte ise tamamlanması için kesin süre verir, aksi hâlde davayı usulden reddeder. Dava şartı noksanlığı esasa girilmeden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında giderilmişse dava bu noksanlıktan ötürü usulden reddedilemez.

İşe iade uyuşmazlığında arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddedilmesi durumunda, kesinleşen ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir. Müzakerelerde anlaşma sağlanamadığında son tutanağın aslı veya onaylı örneği dava dilekçesine eklenerek iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Bu tutanak dilekçeye eklenmemişse mahkemenin verdiği bir haftalık kesin sürede sunulmadığı takdirde dava usulden reddedilir.

Dava açıldıktan sonra taraflar birlikte arabulucuya başvuracaklarını bildirirlerse mahkemece yargılama üç ayı geçmemek üzere ertelenir ve bu süre tarafların ortak talebiyle üç aya kadar uzatılabilir. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde üzerinde anlaşılan hususlar hakkında yeniden dava açılamaz.

6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU m. 18Kaynağı aç
MADDE 18 – (1) Arabuluculuk faaliyeti sonunda varılan anlaşmanın kapsamı taraflarca belirlenir; anlaşma belgesi düzenlenmesi hâlinde bu belge taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır. (2) Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilirler. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa, anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden talep edilebilir. Davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa başvurulması durumunda ise anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir. Bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır. (3) İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi, çekişmesiz yargı işidir ve buna ilişkin inceleme dosya üzerinden yapılır. Ancak arabuluculuğa elverişli olan aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda inceleme duruşmalı olarak yapılır. Bu incelemenin kapsamı anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırlıdır. Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi için mahkemeye yapılacak olan başvuru ile bunun üzerine verilecek kararlara karşı ilgili tarafından istinaf yoluna gidilmesi hâlinde, maktu harç alınır. Taraflar anlaşma belgesini icra edilebilirlik şerhi verdirmeden başka bir resmî işlemde kullanmak isterlerse, damga vergisi de maktu olarak alınır. (4) (Ek: 12/10/2017-7036/35 md.) Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.[6] (5) (Ek: 12/10/2017-7036/24 md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz. BEŞİNCİ BÖLÜM[7] Dava Şartı Olarak Arabuluculuk Dava şartı olarak arabuluculuk

Anlaşma belgesinin icraya konulabilmesi için icra edilebilirlik şerhi arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden, davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa gidilmişse davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir ve bu şerhi içeren anlaşma ilam niteliğinde belge sayılır. Ancak 6325 sayılı Kanun m. 18/4 gereğince, kanunlarda şerh alınması zorunlu tutulan durumlar saklı kalmak üzere, taraflar ve avukatları ile arabulucunun (ticari uyuşmazlıklarda ise avukatlar ile arabulucunun) birlikte imzaladığı anlaşma belgesi mahkeme şerhi aranmaksızın kendiliğinden ilam niteliğindedir.

İşe iade davası öncesinde arabulucuya başvuru süresi ne kadardır?

İşe iade talep eden işçi, fesih bildiriminin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde arabuluculuk başvurusunda bulunmak zorundadır.

İş uyuşmazlığında arabuluculukta anlaşılamazsa dava açma süresi ne kadardır?

Arabuluculuk müzakerelerinde anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılması gerekir.

Arabuluculuk anlaşma belgesinin icrası için mahkeme şerhi her zaman şart mıdır?

Mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınabileceği gibi, kanunen zorunlu kılınan ayrık durumlar hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi şerhe gerek kalmaksızın ilam niteliğindedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu