Türkiye’de Şirket Kurma Rehberi ve Şirket Türleri

by Avukat Erdal Ersoy
Türkiye'de Şirket Kurma Rehberi ve Şirket Türleri

Türkiye'de ticari faaliyette bulunmak isteyen girişimciler için şirket kuruluşu; seçilen işletme veya şirket türüne göre belirlenen asgari sermaye sınırlarına, ortaklık yapılarına ve yasal sorumluluk rejimlerine tabidir. Gerçek kişi ticari işletmesi niteliğindeki şahıs şirketlerinde mevzuat uyarınca kanuni bir minimum sermaye şartı bulunmamaktadır. Bununla birlikte şahıs şirketinde işletme sahibi, işletmenin tüm borçlarından ötürü bütün şahsi malvarlığıyla sınırsız biçimde sorumludur. Şahıs şirketlerinde elde edilen ticari kazançlar ise yüzde 15 ile yüzde 40 arasında değişen artan oranlı gelir vergisi tarifesi kapsamında vergilendirilmektedir.

Limited Şirket Kuruluşu ve Ortakların Hukuki Sorumluluğu

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde limited şirketler en az bir ve en fazla elli ortak ile kurulabilmekte olup ortakların payları ticaret siciline tescil edilmektedir. Limited şirket kurabilmek için taahhüt edilmesi zorunlu olan asgari esas sermaye tutarı 50.000 TL'dir. Limited şirketlerin kuruluş aşamasında nakdi sermaye için yüzde 25 banka blokesi şartı aranmamakta; taahhüt edilen sermayenin tamamının iki yıl içinde ödenmesi kabul edilmektedir.

Limited şirket ortakları kural olarak yalnızca şirkete taahhüt ettikleri sermaye payları tutarıyla sınırlı sorumlu tutulmaktadır. Bu genel kuralın istisnasını kamu borçları oluşturur; limited şirket ortakları vergi ve SGK primi gibi amme borçlarından ötürü sermaye payları oranında şahsi malvarlıklarıyla da sorumludur. Limited şirketlerde ortaklık paylarının devrinin hukuken geçerli olabilmesi için devir sözleşmesinin noter onayı taşıması ve işlemin ticaret siciline tescil edilmesi yasal zorunluluktur.

Anonim Şirket Esasları ve Sermaye Yükümlülükleri

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca standart anonim şirketler için öngörülen asgari sermaye tutarı 250.000 TL'dir. Kayıtlı sermaye sistemini benimseyen halka açık olmayan anonim şirketlerde ise başlangıç sermayesinin en az 500.000 TL olması şarttır. Kuruluş aşamasında, nakden taahhüt edilen pay bedellerinin en az dörtte birinin bankada açılacak özel bir hesaba bloke ettirilmesi ve sermaye tutarının on binde dördüne karşılık gelen Rekabet Kurumu payının yatırılması zorunlu tutulmaktadır.

Anonim şirket ortaklarının şirketin vergi ve SGK primi niteliğindeki kamu borçlarından dolayı herhangi bir şahsi sorumluluğu bulunmamaktadır; kamu borçlarından ötürü sorumluluk şirketin yönetim kurulu üyelerine aittir. Pay devri mekanizması bakımından anonim şirketlerde hisse senedi veya geçici ilmühaber çıkarılarak ciro yoluyla devir gerçekleştirilebilir. Ayrıca anonim şirkete ait hisse senedinin iki yıl süreyle elde tutulduktan sonra satılması halinde elde edilen kazanç gelir vergisinden muaf tutulur.

Tek Ortaklı Şirket Yapılanması ve Zorunlu Avukat Bulundurma

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında tek bir gerçek veya tüzel kişi tarafından tek ortaklı limited veya anonim şirket kurulabilmektedir. Tek ortak, sermayenin tamamına sahip olarak şirketin yönetimini tek başına üstlenebilmektedir.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Türk Ticaret Kanununda öngörülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu kural 1.250.000 TL ve üzeri sermayeli anonim şirketler yönüyle ele alınmakla birlikte kanun metninde mülga hükme yapılan atıfla esas sermayenin beş katı ölçüsü yer almaktadır. Yükümlülüğe aykırı davranan kuruluşlara, sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için Cumhuriyet savcısı tarafından sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan asgari ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idari para cezası verilir. Limited şirketlerde ise sermaye büyüklüğüne bakılmaksızın avukat bulundurma zorunluluğu aranmamaktadır.

1136 sayılı AVUKATLIK KANUNU m. 35Kaynağı aç
Madde 35 – (Değişik: 26/2/1970 – 1238/1 md.) Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir. Baroda yazılı avukatlar birinci fıkradakiler dışında kalan resmi dairelerdeki bütün işleri de takip edebilirler. (Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/329 md.) Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir. Hukuk ve Ceza Muhakemeleri Usulleri kanunları ile diğer kanun hükümleri saklıdır. Uzlaşma sağlama

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesi gereğince, kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, yargı yetkisini haiz organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek ve bu işlere ait evrakı düzenlemek münhasıran baroda kayıtlı avukatlara aittir. Baroda yazılı avukatlar yargı mercileri dışındaki resmi dairelerdeki işleri de takip etme yetkisini haizdir.

Unvan Seçimi, Adres Değişikliği ve Tasfiye Esasları

Şirket unvanı belirlenirken 'Türk', 'Türkiye' veya 'Milli' gibi ibarelerin kullanılabilmesi Cumhurbaşkanlığı iznine tabidir. Şirket merkez adresinin aynı ticaret sicili sınırları içinde değiştirilmesinde yetkili organ kararı alınarak tescil yapılması yeterlidir; iller arası adres nakillerinde ise şirket esas sözleşmesinin merkez maddesinin tadil edilmesi ve yeni ilin ticaret siciline tescil işleminin gerçekleştirilmesi zorunludur.

Sermaye şirketlerinin tasfiyesinde, tasfiye kararının ticaret siciline tescil edilmesini takiben alacaklılara yönelik çağrı ilanları yapılır. Tasfiye sürecinde son ilan tarihinden itibaren en az 3 ay beklenmesi aranmaktadır.

Yabancı Ortaklar Açısından Çalışma İzni Şartları

Yabancı şirket ortaklarının çalışma izni alabilmesi için şirketin ödenmiş sermayesinin en az 100.000 TL olması ve şirkette en az beş Türk vatandaşının sigortalı olarak istihdam edilmesi aranmakta; bununla birlikte kuruluş aşamasındaki ilk altı ay için istihdam şartının aranmayabileceği kabul edilmektedir.

Başka bir işyerinde sigortalı çalışan bir kişi şirket kurabilir mi?

Evet, 4A statüsünde sigortalı çalışan bir kişi şirket kurabilir, anonim şirkette yönetim kuruluna girebilir veya limited şirkette müdür olabilir; bu durumda kendi şirketi dolayısıyla ayrıca 4B (Bağ-Kur) primi ödeme yükümlülüğü doğmaz. Bununla birlikte kişinin mevcut iş sözleşmesinde rekabet yasağı veya başka bir işte çalışmama kaydı bulunması halinde iş sözleşmesinin feshi riski gündeme gelebilir.

Şirket borçları sebebiyle ortaklara hapis cezası uygulanabilir mi?

Hayır, Anayasa'nın 38. maddesi uyarınca hiç kimse yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz; bu nedenle şirketin ticari borçları, banka borçları veya piyasa borçları sebebiyle ortaklara hapis cezası verilemez. Buna karşılık mal beyanında bulunulmaması veya taahhüdün ihlal edilmesi hallerinde disiplin hapsi doğabileceği gibi vergi kaçakçılığı gibi suç sayılan durumlar bu kapsamın dışındadır.

2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 38Kaynağı aç
Madde 38 – Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkumiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır. Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur. Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz. Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz. (Ek fıkra: 3/10/2001-4709/15 md.) Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez. Ceza sorumluluğu şahsidir. (Ek fıkra: 3/10/2001-4709/15 md.) Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz. (Ek fıkra: 3/10/2001-4709/15 md; Mülga fıkra: 7/5/2004-5170/5 md.) (Değişik onuncu fıkra: 7/5/2004-5170/5 md.) Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemez. İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar getirilebilir. (Değişik son fıkra: 7/5/2004-5170/5 md.) Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez. XIV. İspat hakkı

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu