Rekabet Yasağı ve Cezai Şart Hükümlerinin Hukuki Esasları

by Avukat Erdal Ersoy
Rekabet Yasağı ve Cezai Şart Hükümlerinin Hukuki Esasları

Rekabet Yasağı Sözleşmesinin Geçerlilik Koşulları

İş ilişkisinin son bulmasından sonraki döneme yönelik rekabet etmeme borcu belirli koşulların varlığına bağlanmıştır. Türk Borçlar Kanunu m. 444/1 uyarınca fiil ehliyetini haiz olan işçi, işverene karşı sözleşmenin bitiminden sonra kendi adına rakip bir işletme kurmaktan, başka bir rakip teşebbüste çalışmaktan veya rakip işletmeyle farklı bir menfaat bağı kurmaktan kaçınmayı yazılı biçimde üstlenebilir. Bu taahhüdün geçerliliği bakımından yazılı şekil kurucu nitelik taşır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 444Kaynağı aç
MADDE 444- Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir. 2. Sınırlandırılması

Rekabet yasağı anlaşmasının geçerlilik kazanabilmesi için kanunda öngörülen maddi koşulların birlikte gerçekleşmesi aranır. Türk Borçlar Kanunu m. 444/2 gereğince bu kayıt, ancak hizmet ilişkisinin işçiye müşteri kitlesi, üretim sırları veya işverenin yürüttüğü işler hakkında bilgi edinme fırsatı tanıması ve söz konusu bilgilerin tatbik edilmesinin işverene önemli derecede zarar verebilecek nitelik taşıması hâlinde bağlayıcıdır. Bilgiye erişim veya zarar tehlikesi unsurlarını barındırmayan sözleşmeler geçerlilik kazanmaz.

Rekabet Yasağının Kapsamı, Süresi ve Hâkimin Müdahalesi

İşçinin mesleki geleceğini orantısız kısıtlamalara karşı korumak amacıyla rekabet yasağına yasal sınırlar getirilmiştir. Türk Borçlar Kanunu m. 445/1 gereğince rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı biçimde tehlikeye atacak yer, zaman ve iş türü sınırlamaları içeremez; ayrıca yasağın süresi özel durum ve koşullar hariç tutulmak üzere iki yılı aşamaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 445Kaynağı aç
MADDE 445- Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir. 3. Aykırı davranışların sonuçları

Sözleşmedeki sınırlamaların ölçüsüz bulunması durumunda yargısal denetim imkânı söz konusudur. Türk Borçlar Kanunu m. 445/2 doğrultusunda hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını somut durum ve koşulları serbestçe takdir ederek ve işverenin üstlendiği bir karşı edim varsa bunu da hakkaniyete uygun şekilde gözeterek kapsam veya süre bakımından sınırlandırabilir.

Cezai Şartın İfası ve Talep Biçimleri

Türk Borçlar Kanunu m. 179/1 uyarınca bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı ya borcun ya da cezanın ifasını talep edebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 179Kaynağı aç
MADDE 179- Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır. 2. Ceza ile zarar arasındaki ilişki

İfa yeri veya vaktine bağlanan cezai şartlarda talep dengesi farklılaşmaktadır. Türk Borçlar Kanunu m. 179/2 hükmüne göre ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde yerine getirilmemesi durumuna özgülenmişse, alacaklı hakkından açıkça feragat etmedikçe veya ifayı ihtirazi kayıtsız kabul etmedikçe, asıl borcun yanında cezanın ifasını da isteyebilir.

Türk Borçlar Kanunu m. 179/3 uyarınca borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır.

Asıl Borç ile Ceza Koşulu İlişkisi ve Aşırı Cezanın İndirilmesi

Cezai şart miktarı kural olarak tarafların serbest iradesiyle tayin edilir. Türk Borçlar Kanunu m. 182/1-2 gereğince taraflar ceza tutarını serbestçe belirleyebilmekle birlikte, asıl borç herhangi bir nedenden ötürü geçersiz kalmışsa veya aksi kararlaştırılmadıkça borçluya yüklenemeyecek bir sebeple imkânsızlaşmışsa cezanın yerine getirilmesi istenemez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 182Kaynağı aç
MADDE 182- Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler. Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez. Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez. Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. BEŞİNCİ BÖLÜM Borç İlişkilerinde Taraf Değişiklikleri BİRİNCİ AYIRIM Alacağın Devri A. Koşulları I. İradi devir 1. Genel olarak

Cezai şartın varlığındaki sakatlık asıl borcun akıbetini aynı biçimde bağlamaz. Türk Borçlar Kanunu m. 182/2 uyarınca ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir nedenle sonradan imkânsızlaşması, asıl borcun geçerlilik durumunu etkilemez.

Türk Borçlar Kanunu m. 182/3 uyarınca hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirmekle yükümlüdür.

Rekabet Yasağının İhlali ve İşverenin Hakları

Sözleşmeye aykırı eylemde bulunan işçinin sorumluluğu kanunda düzenlenmiştir. Türk Borçlar Kanunu m. 446/1 uyarınca rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bu davranışının neticesi olarak işverenin maruz kaldığı bütün zararları gidermekle mükelleftir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 446Kaynağı aç
MADDE 446- Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür. Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır. İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir. 4. Sona ermesi

Yasağa aykırılık hâli cezai şarta bağlandığında işçinin borçtan kurtulma seçeneği mevcuttur. Türk Borçlar Kanunu m. 446/2 gereğince sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde işçi, öngörülen ceza bedelini ifa ederek rekabet etmeme borcundan kurtulabilir; buna karşın işveren nezdinde bu tutarı aşan bir zarar meydana gelmişse işçi aşan zararı da tazmin etmek zorundadır.

Türk Borçlar Kanunu m. 446/3 uyarınca işveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir.

Yargılama sürecinde ortaya çıkabilecek sakıncalara karşı usul kanununda genel geçici hukuki koruma imkânı tanınmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 389/1 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, tamamen imkânsız hâle geleceği yahut gecikme yüzünden bir sakıncanın ya da ciddi bir zararın doğacağı endişesi bulunan durumlarda, uyuşmazlık konusu hakkında mahkemeden ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 389Kaynağı aç
MADDE 389- (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. İhtiyati tedbir talebi

Rekabet Yasağının Sona Ermesi

Türk Borçlar Kanunu m. 447/1 uyarınca rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlendiği takdirde sona erer.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 447Kaynağı aç
MADDE 447- Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer. Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer. İKİNCİ AYIRIM Pazarlamacılık Sözleşmesi A. Tanımı ve kurulması I. Tanımı

Hizmet ilişkisinin sona erme biçimi rekabet borcunun devamını doğrudan etkiler. Türk Borçlar Kanunu m. 447/2 uyarınca sözleşme haklı bir neden olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir sebepten ötürü işçi tarafından feshedilirse rekabet yasağı sona erer.

Ticaret Şirketlerinde Rekabet Yasağı ve Zamanaşımı

Anonim şirket yönetim kurulu üyeleri genel kurul izni almadıkça şirketin faaliyet alanına giren ticari işlemleri kendi veya başkası hesabına yapamaz ve benzer ticari alanda çalışan başka bir şirkete sınırsız sorumlu ortak olarak katılamaz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 396/1 uyarınca bu kurala aykırı hareket eden yönetim kurulu üyelerinden şirket tazminat isteyebileceği gibi tazminat yerine yapılan işlemi şirket adına yapılmış sayma ve üçüncü kişiler hesabına kurulan sözleşmelerden sağlanan menfaatlerin şirkete devrini talep etme hakkına sahiptir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 396Kaynağı aç
MADDE 396- (1) Yönetim kurulu üyelerinden biri, genel kurulun iznini almaksızın, şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi, aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla da giremez. Bu hükme aykırı harekette bulunan yönetim kurulu üyelerinden şirket tazminat istemekte veya tazminat yerine yapılan işlemi şirket adına yapılmış saymakta ve üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunu dava etmekte serbesttir. (2) Bu haklardan birinin seçilmesi birinci fıkra hükmüne aykırı harekette bulunan üyenin dışındaki üyelere aittir. (3) Bu haklar, söz konusu ticari işlemlerin yapıldığını veya yönetim kurulu üyesinin diğer bir şirkete girdiğini, diğer üyelerin öğrendikleri tarihten itibaren üç ay ve her hâlde bunların gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçince zamanaşımına uğrar. (4) Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarıyla ilgili hükümler saklıdır. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Denetleme A) Genel olarak

Yönetim kurulundaki seçimlik hakların kullanımı ve yöneticilerin genel sorumluluğu kanunda ayrıca düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 396/2 gereğince tazminat veya menfaat devri haklarından birinin seçilmesi, rekabet yasağına aykırı harekette bulunan üye dışındaki diğer yönetim kurulu üyelerine aittir. Aynı Kanun'un 396/4 maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarına ilişkin genel hükümler saklı tutulmuştur.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 613Kaynağı aç
MADDE 613- (1) Ortaklar, şirket sırlarını korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük şirket sözleşmesi veya genel kurul kararıyla kaldırılamaz. (2) Ortaklar, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamazlar. Özellikle, kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemler yapamazlar. Şirket sözleşmesiyle, ortakların, şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmak zorunda oldukları öngörülebilir. (3) Müdürler hakkında rekabet yasağı öngören 626 ncı madde hükümleri saklıdır. (4) Geri kalan ortakların tümü yazılı olarak onay verdikleri takdirde, ortaklar, bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı düşen faaliyetlerde bulunabilirler. Esas sözleşme birinci cümledeki onay yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir. H) Bilgi alma ve inceleme hakkı

Yönetim kurulu üyesinin rekabet yasağını ihlalinden doğan haklar için özel zamanaşımı süreleri getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 396/3 uyarınca söz konusu ticari işlemlerin yapıldığını veya üyenin diğer şirkete girdiğini diğer yönetim kurulu üyelerinin öğrendiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde işlemlerin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçmesiyle bu haklar zamanaşımına uğrar.

Limited şirketlerde ortakların bağlılık ve rekabet yükümlülükleri müstakil kurallarla belirlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 613/1 gereğince ortakların şirket sırlarını koruma yükümlülüğü şirket sözleşmesi veya genel kurul kararıyla ortadan kaldırılamaz. Türk Ticaret Kanunu m. 613/2 uyarınca ortaklar şirketin çıkarlarını zedeleyecek davranışlarda bulunamaz, kendilerine özel menfaat sağlayarak şirket amacına zarar veren işlem yapamaz ve şirket sözleşmesiyle ortaklara rekabetten kaçınma yükümlülüğü getirilebilir. Geri kalan ortakların tümünün yazılı onayı veya esas sözleşmede öngörülmüşse genel kurul kararıyla, ortakların yalnızca bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı düşen faaliyetlerde bulunmalarına izin verilebilir; öte yandan Türk Ticaret Kanunu m. 613/3 uyarınca limited şirket müdürlerinin rekabet yasağına ilişkin Kanun'un 626. madde hükümleri saklıdır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 54Kaynağı aç
MADDE 54- (1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. II – Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 55Kaynağı aç
MADDE 55- (1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, 2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek, 3. Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak, 4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, 5. Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek, 6. Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur, 7. Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak, 8. Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak, 9. Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak, 10. Taksitle satım sözleşmelerine veya buna benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını veya taksitle satımdan kaynaklanan ek maliyeti Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtmemek, 11. Tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek veya kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açık beyanlarda bulunmamak, 12. İşletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmeleri sunan veya akdeden ve bu bağlamda sözleşmenin konusu, fiyatı, ödeme şartları, sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkına veya kalan borcu vadeden önce ödeme hakkına ilişkin eksik veya yanlış bilgiler içeren sözleşme formülleri kullanmak. b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; 1. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek, 2. Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak, 3. İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek, 4. Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici kredisi sözleşmesi yapmış olan alıcının veya kredi alan kişinin, bu sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmesine yöneltmek. c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; 1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, 2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, 3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak. d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur. e) İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine; 1. Doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya 2. Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. B) Hukuki sorumluluk I – Çeşitli davalar

Haksız Rekabet Hükümleri ve Dürüstlük Kuralı

Piyasada dürüst rekabet ortamının korunması genel hükümlerle teminat altına alınmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 54/1 gereğince haksız rekabete ilişkin hükümlerin gayesi, bütün katılanların yararına dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Aynı Kanun'un 54/2 maddesi uyarınca rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ya da dürüstlük kuralına diğer şekillerde aykırılık teşkil eden davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 55/1 uyarınca başlıca haksız rekabet hâlleri kanunda örneklenmiştir. Bu kapsamda başkalarını, onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını veya ticari işlerini yanıltıcı ya da gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek haksız rekabet oluşturur. Bunun yanında müşterilerin bizzat sözleşme yapabilmesi için başkalarıyla yaptıkları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltilmesi, üçüncü kişilerin işçilerine veya yardımcı kişilerine menfaat sağlanarak ya da önerilerek yükümlülüklerine aykırı davranmaya sevk edilmesi ve işçilerin işverenlerinin üretim ya da iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltilmesi başlıca haksız rekabet hâllerindendir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 123Kaynağı aç
MADDE 123- (1) Acentenin, işletmesine ilişkin faaliyetlerini, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonrası için sınırlandıran anlaşmanın yazılı şekilde yapılması ve anlaşma hükümlerini içeren ve müvekkil tarafından imzalanmış bulunan bir belgenin acenteye verilmesi gerekir. Anlaşma en çok, ilişkinin bitiminden itibaren iki yıllık süre için yapılabilir ve yalnızca acenteye bırakılmış olan bölgeye veya müşteri çevresine ve kurulmasına aracılık ettiği sözleşmelerin taalluk ettiği konulara ilişkin olabilir. Müvekkilin, rekabet sınırlaması dolayısıyla, acenteye uygun bir tazminat ödemesi şarttır. (2) Müvekkil, sözleşme ilişkisinin sona ermesine kadar, rekabet sınırlamasının uygulanmasından yazılı olarak vazgeçebilir. Bu hâlde müvekkil, vazgeçme beyanından itibaren altı ayın geçmesiyle tazminat ödeme borcundan kurtulur. (3) Taraflardan biri, diğer tarafın kusurlu davranışı nedeniyle haklı sebeplerle sözleşme ilişkisini feshederse, fesihten itibaren bir ay içinde rekabet sözleşmesiyle bağlı olmadığını diğer tarafa yazılı olarak bildirebilir. (4) Bu maddeye aykırı şartlar, acentenin aleyhine olduğu ölçüde geçersizdir. İKİNCİ KİTAP Ticaret Şirketleri BİRİNCİ KISIM Genel Hükümler A) Türleri

Acentelik Sözleşmesinde Rekabet Sınırlaması

Acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonraki döneme yönelik rekabet sınırlamaları kanunda emredici şartlara bağlanmıştır. Türk Ticaret Kanunu m. 123/1 uyarınca acentenin faaliyetlerini sözleşme ilişkisinin bitiminden sonrası için sınırlandıran anlaşmanın yazılı yapılması ve müvekkil tarafından imzalanmış belgenin acenteye verilmesi şarttır. Anlaşma en çok ilişkinin bitiminden itibaren iki yıllık süre için yapılabilir; yalnızca acenteye bırakılmış coğrafi alana veya müşteri çevresine ve kurulmasına aracılık ettiği sözleşmelerin konularına ilişkin olabilir. Müvekkilin rekabet sınırlaması dolayısıyla acenteye uygun bir tazminat ödemesi de zorunludur.

Acentelik ilişkisinde rekabet sınırlamasından dönme ve fesih bildirim hakları bulunmaktadır. Türk Ticaret Kanunu m. 123/2 uyarınca müvekkil, sözleşme ilişkisi sona erene kadar sınırlamanın uygulanmasından yazılı olarak vazgeçebilir ve bu vazgeçme beyanından itibaren altı ay geçince tazminat ödeme borcundan kurtulur. Türk Ticaret Kanunu m. 123/3 gereğince taraflardan biri, karşı tarafın kusurlu eylemi sebebiyle haklı nedenle ilişkiyi feshederse, fesih tarihinden itibaren bir ay içinde rekabet sözleşmesiyle bağlı olmadığını diğer tarafa yazılı olarak bildirebilir. Türk Ticaret Kanunu m. 123/4 uyarınca anılan maddedeki hükümlere aykırı şartlar, acentenin aleyhine olduğu nispette geçersiz sayılır.

Rekabet yasağı cezai şartı ödenerek borçtan kurtulmak mümkün müdür?

Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa işçi, öngörülen ceza tutarını ödeyerek rekabet yasağı borcundan kurtulabilir; ancak işverenin uğradığı zarar cezayı aşıyorsa işçi aşan zararı gidermekle yükümlüdür.

Hâkim rekabet yasağı için kararlaştırılan cezai şartı kendiliğinden indirebilir mi?

Türk Borçlar Kanunu m. 182/3 gereğince hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu tarafların talebi aranmaksızın kendiliğinden indirmekle yükümlüdür.

İş sözleşmesinin feshedilmesi hâlinde rekabet yasağı sona erer mi?

Türk Borçlar Kanunu m. 447/2 uyarınca sözleşme haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedildiği takdirde rekabet yasağı sona erer.

Anonim şirkette yönetim kurulu üyesinin rekabet yasağını ihlalinde zamanaşımı süresi nedir?

Türk Ticaret Kanunu m. 396/3 uyarınca işlemlerin yapıldığını veya üyenin diğer şirkete girdiğini diğer üyelerin öğrendiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmayan haklar zamanaşımına uğrar.

Sözleşmesel rekabet yasağı bulunmasa dahi müşteri ayartma engellenebilir mi?

Türk Ticaret Kanunu m. 54 ve 55 hükümleri uyarınca müşterileri mevcut sözleşmelerine aykırı davranmaya yöneltmek, işçileri iş sırlarını ele geçirmeye sevk etmek veya yanıltıcı beyanlarla kötülemek dürüstlük kuralına aykırı olup haksız rekabet teşkil eder.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu