Rekabet Yasağı Sözleşmesinin Geçerlilik Koşulları
İş ilişkisinin son bulmasından sonraki döneme yönelik rekabet etmeme borcu belirli koşulların varlığına bağlanmıştır. Türk Borçlar Kanunu m. 444/1 uyarınca fiil ehliyetini haiz olan işçi, işverene karşı sözleşmenin bitiminden sonra kendi adına rakip bir işletme kurmaktan, başka bir rakip teşebbüste çalışmaktan veya rakip işletmeyle farklı bir menfaat bağı kurmaktan kaçınmayı yazılı biçimde üstlenebilir. Bu taahhüdün geçerliliği bakımından yazılı şekil kurucu nitelik taşır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 444Kaynağı aç
Rekabet yasağı anlaşmasının geçerlilik kazanabilmesi için kanunda öngörülen maddi koşulların birlikte gerçekleşmesi aranır. Türk Borçlar Kanunu m. 444/2 gereğince bu kayıt, ancak hizmet ilişkisinin işçiye müşteri kitlesi, üretim sırları veya işverenin yürüttüğü işler hakkında bilgi edinme fırsatı tanıması ve söz konusu bilgilerin tatbik edilmesinin işverene önemli derecede zarar verebilecek nitelik taşıması hâlinde bağlayıcıdır. Bilgiye erişim veya zarar tehlikesi unsurlarını barındırmayan sözleşmeler geçerlilik kazanmaz.
Rekabet Yasağının Kapsamı, Süresi ve Hâkimin Müdahalesi
İşçinin mesleki geleceğini orantısız kısıtlamalara karşı korumak amacıyla rekabet yasağına yasal sınırlar getirilmiştir. Türk Borçlar Kanunu m. 445/1 gereğince rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı biçimde tehlikeye atacak yer, zaman ve iş türü sınırlamaları içeremez; ayrıca yasağın süresi özel durum ve koşullar hariç tutulmak üzere iki yılı aşamaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 445Kaynağı aç
Sözleşmedeki sınırlamaların ölçüsüz bulunması durumunda yargısal denetim imkânı söz konusudur. Türk Borçlar Kanunu m. 445/2 doğrultusunda hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını somut durum ve koşulları serbestçe takdir ederek ve işverenin üstlendiği bir karşı edim varsa bunu da hakkaniyete uygun şekilde gözeterek kapsam veya süre bakımından sınırlandırabilir.
Cezai Şartın İfası ve Talep Biçimleri
Türk Borçlar Kanunu m. 179/1 uyarınca bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı ya borcun ya da cezanın ifasını talep edebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 179Kaynağı aç
İfa yeri veya vaktine bağlanan cezai şartlarda talep dengesi farklılaşmaktadır. Türk Borçlar Kanunu m. 179/2 hükmüne göre ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde yerine getirilmemesi durumuna özgülenmişse, alacaklı hakkından açıkça feragat etmedikçe veya ifayı ihtirazi kayıtsız kabul etmedikçe, asıl borcun yanında cezanın ifasını da isteyebilir.
Türk Borçlar Kanunu m. 179/3 uyarınca borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır.
Asıl Borç ile Ceza Koşulu İlişkisi ve Aşırı Cezanın İndirilmesi
Cezai şart miktarı kural olarak tarafların serbest iradesiyle tayin edilir. Türk Borçlar Kanunu m. 182/1-2 gereğince taraflar ceza tutarını serbestçe belirleyebilmekle birlikte, asıl borç herhangi bir nedenden ötürü geçersiz kalmışsa veya aksi kararlaştırılmadıkça borçluya yüklenemeyecek bir sebeple imkânsızlaşmışsa cezanın yerine getirilmesi istenemez.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 182Kaynağı aç
Cezai şartın varlığındaki sakatlık asıl borcun akıbetini aynı biçimde bağlamaz. Türk Borçlar Kanunu m. 182/2 uyarınca ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir nedenle sonradan imkânsızlaşması, asıl borcun geçerlilik durumunu etkilemez.
Türk Borçlar Kanunu m. 182/3 uyarınca hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirmekle yükümlüdür.
Rekabet Yasağının İhlali ve İşverenin Hakları
Sözleşmeye aykırı eylemde bulunan işçinin sorumluluğu kanunda düzenlenmiştir. Türk Borçlar Kanunu m. 446/1 uyarınca rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bu davranışının neticesi olarak işverenin maruz kaldığı bütün zararları gidermekle mükelleftir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 446Kaynağı aç
Yasağa aykırılık hâli cezai şarta bağlandığında işçinin borçtan kurtulma seçeneği mevcuttur. Türk Borçlar Kanunu m. 446/2 gereğince sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde işçi, öngörülen ceza bedelini ifa ederek rekabet etmeme borcundan kurtulabilir; buna karşın işveren nezdinde bu tutarı aşan bir zarar meydana gelmişse işçi aşan zararı da tazmin etmek zorundadır.
Türk Borçlar Kanunu m. 446/3 uyarınca işveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir.
Yargılama sürecinde ortaya çıkabilecek sakıncalara karşı usul kanununda genel geçici hukuki koruma imkânı tanınmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 389/1 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, tamamen imkânsız hâle geleceği yahut gecikme yüzünden bir sakıncanın ya da ciddi bir zararın doğacağı endişesi bulunan durumlarda, uyuşmazlık konusu hakkında mahkemeden ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 389Kaynağı aç
Rekabet Yasağının Sona Ermesi
Türk Borçlar Kanunu m. 447/1 uyarınca rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlendiği takdirde sona erer.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 447Kaynağı aç
Hizmet ilişkisinin sona erme biçimi rekabet borcunun devamını doğrudan etkiler. Türk Borçlar Kanunu m. 447/2 uyarınca sözleşme haklı bir neden olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir sebepten ötürü işçi tarafından feshedilirse rekabet yasağı sona erer.
Ticaret Şirketlerinde Rekabet Yasağı ve Zamanaşımı
Anonim şirket yönetim kurulu üyeleri genel kurul izni almadıkça şirketin faaliyet alanına giren ticari işlemleri kendi veya başkası hesabına yapamaz ve benzer ticari alanda çalışan başka bir şirkete sınırsız sorumlu ortak olarak katılamaz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 396/1 uyarınca bu kurala aykırı hareket eden yönetim kurulu üyelerinden şirket tazminat isteyebileceği gibi tazminat yerine yapılan işlemi şirket adına yapılmış sayma ve üçüncü kişiler hesabına kurulan sözleşmelerden sağlanan menfaatlerin şirkete devrini talep etme hakkına sahiptir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 396Kaynağı aç
Yönetim kurulundaki seçimlik hakların kullanımı ve yöneticilerin genel sorumluluğu kanunda ayrıca düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 396/2 gereğince tazminat veya menfaat devri haklarından birinin seçilmesi, rekabet yasağına aykırı harekette bulunan üye dışındaki diğer yönetim kurulu üyelerine aittir. Aynı Kanun'un 396/4 maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarına ilişkin genel hükümler saklı tutulmuştur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 613Kaynağı aç
Yönetim kurulu üyesinin rekabet yasağını ihlalinden doğan haklar için özel zamanaşımı süreleri getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 396/3 uyarınca söz konusu ticari işlemlerin yapıldığını veya üyenin diğer şirkete girdiğini diğer yönetim kurulu üyelerinin öğrendiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde işlemlerin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçmesiyle bu haklar zamanaşımına uğrar.
Limited şirketlerde ortakların bağlılık ve rekabet yükümlülükleri müstakil kurallarla belirlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 613/1 gereğince ortakların şirket sırlarını koruma yükümlülüğü şirket sözleşmesi veya genel kurul kararıyla ortadan kaldırılamaz. Türk Ticaret Kanunu m. 613/2 uyarınca ortaklar şirketin çıkarlarını zedeleyecek davranışlarda bulunamaz, kendilerine özel menfaat sağlayarak şirket amacına zarar veren işlem yapamaz ve şirket sözleşmesiyle ortaklara rekabetten kaçınma yükümlülüğü getirilebilir. Geri kalan ortakların tümünün yazılı onayı veya esas sözleşmede öngörülmüşse genel kurul kararıyla, ortakların yalnızca bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı düşen faaliyetlerde bulunmalarına izin verilebilir; öte yandan Türk Ticaret Kanunu m. 613/3 uyarınca limited şirket müdürlerinin rekabet yasağına ilişkin Kanun'un 626. madde hükümleri saklıdır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 54Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 55Kaynağı aç
Haksız Rekabet Hükümleri ve Dürüstlük Kuralı
Piyasada dürüst rekabet ortamının korunması genel hükümlerle teminat altına alınmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 54/1 gereğince haksız rekabete ilişkin hükümlerin gayesi, bütün katılanların yararına dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Aynı Kanun'un 54/2 maddesi uyarınca rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ya da dürüstlük kuralına diğer şekillerde aykırılık teşkil eden davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 55/1 uyarınca başlıca haksız rekabet hâlleri kanunda örneklenmiştir. Bu kapsamda başkalarını, onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını veya ticari işlerini yanıltıcı ya da gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek haksız rekabet oluşturur. Bunun yanında müşterilerin bizzat sözleşme yapabilmesi için başkalarıyla yaptıkları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltilmesi, üçüncü kişilerin işçilerine veya yardımcı kişilerine menfaat sağlanarak ya da önerilerek yükümlülüklerine aykırı davranmaya sevk edilmesi ve işçilerin işverenlerinin üretim ya da iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltilmesi başlıca haksız rekabet hâllerindendir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 123Kaynağı aç
Acentelik Sözleşmesinde Rekabet Sınırlaması
Acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonraki döneme yönelik rekabet sınırlamaları kanunda emredici şartlara bağlanmıştır. Türk Ticaret Kanunu m. 123/1 uyarınca acentenin faaliyetlerini sözleşme ilişkisinin bitiminden sonrası için sınırlandıran anlaşmanın yazılı yapılması ve müvekkil tarafından imzalanmış belgenin acenteye verilmesi şarttır. Anlaşma en çok ilişkinin bitiminden itibaren iki yıllık süre için yapılabilir; yalnızca acenteye bırakılmış coğrafi alana veya müşteri çevresine ve kurulmasına aracılık ettiği sözleşmelerin konularına ilişkin olabilir. Müvekkilin rekabet sınırlaması dolayısıyla acenteye uygun bir tazminat ödemesi de zorunludur.
Acentelik ilişkisinde rekabet sınırlamasından dönme ve fesih bildirim hakları bulunmaktadır. Türk Ticaret Kanunu m. 123/2 uyarınca müvekkil, sözleşme ilişkisi sona erene kadar sınırlamanın uygulanmasından yazılı olarak vazgeçebilir ve bu vazgeçme beyanından itibaren altı ay geçince tazminat ödeme borcundan kurtulur. Türk Ticaret Kanunu m. 123/3 gereğince taraflardan biri, karşı tarafın kusurlu eylemi sebebiyle haklı nedenle ilişkiyi feshederse, fesih tarihinden itibaren bir ay içinde rekabet sözleşmesiyle bağlı olmadığını diğer tarafa yazılı olarak bildirebilir. Türk Ticaret Kanunu m. 123/4 uyarınca anılan maddedeki hükümlere aykırı şartlar, acentenin aleyhine olduğu nispette geçersiz sayılır.
Rekabet yasağı cezai şartı ödenerek borçtan kurtulmak mümkün müdür?
Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa işçi, öngörülen ceza tutarını ödeyerek rekabet yasağı borcundan kurtulabilir; ancak işverenin uğradığı zarar cezayı aşıyorsa işçi aşan zararı gidermekle yükümlüdür.
Hâkim rekabet yasağı için kararlaştırılan cezai şartı kendiliğinden indirebilir mi?
Türk Borçlar Kanunu m. 182/3 gereğince hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu tarafların talebi aranmaksızın kendiliğinden indirmekle yükümlüdür.
İş sözleşmesinin feshedilmesi hâlinde rekabet yasağı sona erer mi?
Türk Borçlar Kanunu m. 447/2 uyarınca sözleşme haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedildiği takdirde rekabet yasağı sona erer.
Anonim şirkette yönetim kurulu üyesinin rekabet yasağını ihlalinde zamanaşımı süresi nedir?
Türk Ticaret Kanunu m. 396/3 uyarınca işlemlerin yapıldığını veya üyenin diğer şirkete girdiğini diğer üyelerin öğrendiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmayan haklar zamanaşımına uğrar.
Sözleşmesel rekabet yasağı bulunmasa dahi müşteri ayartma engellenebilir mi?
Türk Ticaret Kanunu m. 54 ve 55 hükümleri uyarınca müşterileri mevcut sözleşmelerine aykırı davranmaya yöneltmek, işçileri iş sırlarını ele geçirmeye sevk etmek veya yanıltıcı beyanlarla kötülemek dürüstlük kuralına aykırı olup haksız rekabet teşkil eder.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

