Türk Vatandaşının Yurtdışında Suç İşlemesi ve Yargılanması

by Avukat Erdal Ersoy
Türk Vatandaşının Yurtdışında Suç İşlemesi ve Yargılanması

Yurtdışında suç işleyen bir Türk vatandaşının Türkiye'de yargılanıp cezalandırılması, Türk Ceza Kanunu'nun yer bakımından uygulanma kurallarına ve yasal kovuşturma şartlarına bağlıdır. Failin suçu işlediği sırada Türk vatandaşı olması ve Türkiye'de bulunması, suçun ceza alt sınırı, yabancı ülkede önceden kesinleşmiş bir hüküm verilip verilmediği, dava zamanaşımı ya da af gibi kovuşturma engellerinin bulunmaması ve bazı suçlarda mağdurun veya yabancı hükümetin şikâyeti yargılamanın temel şartları arasındadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11- (1) Bir Türk vatandaşı, 13 üncü maddede yazılı suçlar
dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir yıldan az olmayan hapis
cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede işlediği ve kendisi Türkiye'de
bulunduğu takdirde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve
Türkiye'de kovuşturulabilirliğin bulunması koşulu ile Türk kanunlarına göre
cezalandırılır.
(2) Suç, aşağı sınırı bir yıldan az hapis cezasını gerektirdiğinde
yargılama yapılması zarar görenin veya yabancı hükûmetin şikayetine bağlıdır.
Bu durumda şikayet, vatandaşın Türkiye'ye girdiği tarihten itibaren altı ay
içinde yapılmalıdır.
Yabancı tarafından işlenen suç

Suçun Türkiye'de İşlenmiş Sayıldığı Durumlar

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Türkiye sınırları dahilinde icra edilen suçlar Türk kanunlarına tabidir. İcra hareketlerinin bir kısmının veya tamamının ülke içinde yapılması ya da hukuki neticenin Türkiye'de doğması durumunda fiil ülkede gerçekleşmiş sayılır. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise Türk hava sahası, karasuları, açık denizler ile bunların üzerindeki hava sahasında bulunan Türk sivil ve askeri hava ya da deniz araçlarında veya Türkiye'nin kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgesindeki sabit platformlarda yahut bu platformlara karşı işlenen eylemler de Türkiye'de işlenmiş kabul edilmektedir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8- (1) Türkiye'de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları
uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi veya neticenin
Türkiye'de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye'de işlenmiş sayılır.
(2) Suç;
a) Türk kara ve hava sahaları ile Türk karasularında,
b) Açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve hava
araçlarında veya bu araçlarla,
c) Türk deniz ve hava savaş araçlarında veya bu araçlarla,
d) Türkiye'nin kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgesinde tesis
edilmiş sabit platformlarda veya bunlara karşı,
işlendiğinde Türkiye'de işlenmiş sayılır.
Yabancı ülkede hüküm verilmesi

Bilişim veya iletişim vasıtaları üzerinden gönderilen suç unsuru iletilerin muhataba ulaşma yeri suçun işlendiği yeri belirler. İletinin Türkiye'deki adrese ulaşması durumunda netice Türkiye'de meydana geldiğinden suç yurtdışında işlenmiş sayılmaz ve Türk Ceza Kanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Türk kanunlarına tabi tutulur.

Göçmen kaçakçılığı suçunda ise göçmenlerin Türkiye sınırından çıktığı anda suç tamamlanır ve fiil Türkiye'de işlenmiş kabul edilir. Bu nedenle fail hakkında yabancı ülkede yargılama yapılmış olması Türkiye'de kovuşturma yapılmasına engel teşkil etmez; yabancı ülkede hürriyetten yoksun geçirilen süreler Türk Ceza Kanunu'nun 16. maddesi gereğince Türkiye'de tayin edilecek cezadan mahsup edilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 16Kaynağı aç
Madde 16- (1) Nerede işlenmiş olursa olsun
bir suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya
hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye'de verilecek cezadan mahsup
edilir.
Hak yoksunlukları

Türk Vatandaşının Yabancı Ülkede Suç İşlemesi ve Kovuşturma Koşulları

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 11. maddesinin birinci fıkrası gereğince, bir Türk vatandaşının Türk Ceza Kanunu'nun 13. maddesindeki suçlar dışında kalan ve Türk kanunlarına göre alt sınırı bir yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede işlemesi halinde, failin Türkiye'de bulunması, aynı eylem sebebiyle yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve Türkiye'de kovuşturulabilirliğin bulunması şartıyla Türk kanunlarına göre cezalandırılması öngörülmüştür. Failin suçu işlediği tarihte Türk vatandaşı bulunması ve dava zamanaşımı ya da af gibi kovuşturma engellerinin mevcut olmaması gerekmektedir.

Yabancı ülkede kesinleşmiş bir hüküm bulunup bulunmadığı hususu olumsuz kovuşturma şartı niteliğindedir. Bu durumun araştırılmadan hüküm kurulması yargılama hukuku bakımından bozma sebebidir.

Türk Ceza Kanunu'nun 11. maddesinin ikinci fıkrasına göre suçun aşağı sınırı bir yıldan az hapis cezasını gerektirdiğinde yargılama yapılması zarar görenin veya yabancı hükümetin şikâyetine bağlıdır. Bu durumda şikâyetin, vatandaşın Türkiye'ye girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılması kanuni zorunluluktur.

Türk Ceza Kanunu'nun 14. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11 ve 12. maddeler kapsamındaki fiiller bakımından ilgili ceza normunda hapis cezası yahut adli para cezasından birinin verilmesi seçimlik bir yaptırım olarak düzenlenmişse adli soruşturma veya kovuşturma yürütülemez. Kanunun 15. maddesinin birinci fıkrası gereğince ceza miktarının soruşturma koşulu oluşturduğu hallerde ise ceza hesabı yapılırken soruşturma evresinde öne sürülen kanuni artırım sebeplerinin alt sınırı ve kanuni indirim sebeplerinin üst sınırı dikkate alınır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 14Kaynağı aç
Madde 14- (1) 11 ve 12 nci maddelerde
belirtilen hallerde, soruşturma konusu suçun yer aldığı kanun maddesinde hapis
cezası ile adli para cezasından birinin uygulanması seçimlik sayılmış ise
soruşturma veya kovuşturma açılmaz.
Soruşturma koşulu olan cezanın
hesaplanması
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 15Kaynağı aç
Madde 15- (1) Miktarının soruşturma koşulu
oluşturduğu hallerde ceza, soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni
ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ve kanuni hafifletici nedenlerin yukarı
sınırı göz önünde bulundurularak hesaplanır.
Cezadan mahsup

Görev Suçları ve Evrensel Yargı Yetkisi Kapsamındaki Fiiller

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 10. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yabancı ülkede Türkiye adına memuriyet veya görev üstlenmiş olup da bundan dolayı suç işleyen kişi, bu fiile ilişkin olarak yabancı ülkede hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş bulunsa dahi Türkiye'de yeniden yargılanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 10Kaynağı aç
Madde 10- (1) Yabancı ülkede Türkiye namına memuriyet veya görev
üstlenmiş olup da bundan dolayı bir suç işleyen kimse, bu fiile ilişkin olarak
yabancı ülkede hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş bulunsa bile, Türkiye'de
yeniden yargılanır.
Vatandaş tarafından işlenen suç

Türk Ceza Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçlardan İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerde yer alanlar hariç olmak üzere diğer fiillerden ötürü Türkiye'de yargılama yapılması, maddenin ikinci fıkrası uyarınca Adalet Bakanının talebine bağlıdır. Kanunun 13. maddesinin üçüncü fıkrasına göre ise birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılan suçlar dolayısıyla yabancı ülkede beraat veya mahkûmiyet kararı verilmiş olsa dahi Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye'de yargılama yapılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13- (1) Aşağıdaki suçların, vatandaş veya
yabancı tarafından, yabancı ülkede işlenmesi halinde, Türk kanunları uygulanır:
a) İkinci Kitap, Birinci Kısım
altında yer alan suçlar.
b) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım
altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı, Yedinci ve Sekizinci Bölümlerde
yer alan suçlar.
c) İşkence (madde 94, 95).
d) Çevrenin kasten kirletilmesi
(madde 181).
e) Uyuşturucu veya uyarıcı madde
imal ve ticareti (madde 188), uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını
kolaylaştırma (madde 190).
f) Parada sahtecilik (madde 197),
para ve kıymetli damgaları imale yarayan araçların üretimi ve ticareti (madde
200), mühürde sahtecilik (madde 202).
g) Fuhuş (madde 227).
h) (Mülga : 26/6/2009 – 5918/1
md.)
i) Deniz, demiryolu veya havayolu
ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması (madde 223, fıkra 2, 3) ya da
bu araçlara karşı işlenen zarar verme (madde 152) suçları.
(2) (Ek ikinci fıkra: 29/6/2005
– 5377/3 md.) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü,
Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerde yer alanlar hariç; birinci fıkra
kapsamına giren suçlardan dolayı Türkiye'de yargılama yapılması, Adalet
Bakanının talebine bağlıdır
(3) Birinci fıkranın (a) ve (b)
bentlerinde yazılı suçlar dolayısıyla yabancı bir ülkede mahkûmiyet veya beraat
kararı verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye'de yargılama
yapılır.[3]
Seçimlik cezalarda soruşturma

Buna karşılık Türk Ceza Kanunu'nun 13. maddesi kapsamına giren ve istisna tutulmayan diğer suç tipleri bakımından yabancı ülkede mahkûmiyet kararı verilip kesinleştiğinde aynı fiil nedeniyle birden fazla yargılama yapılamayacağını öngören kural geçerlilik kazanır. Bu şartlarda Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin yedinci fıkrası gereğince davanın reddine karar verilir.

Yabancı Kanundaki Ceza Üst Sınırı ve Mahsup İşlemleri

Türk Ceza Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Türkiye'nin egemenlik alanı dışında işlenen suçlar dolayısıyla Türkiye'de yargılama yapılırken verilecek sonuç ceza, fiilin işlendiği ülke kanununda öngörülen cezanın üst sınırından fazla olamaz. Lehe kanunun saptanmasında her iki kanun kül halinde karşılaştırılarak yabancı kanundaki cezaya Türk kanununda en yakın olan ceza belirlenmeli ve yabancı ülke kanunundaki ceza üst sınırı mahkemece araştırılmalıdır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 19Kaynağı aç
Madde 19- (1) Türkiye'nin egemenlik alanı dışında işlenen suçlar
dolayısıyla Türkiye'de yargılama yapılırken, Türk kanununa göre verilecek olan
ceza, suçun işlendiği ülke kanununda öngörülen cezanın üst sınırından fazla
olamaz.
(2) Ancak suçun;
a) Türkiye'nin güvenliğine karşı veya zararına olarak,
b) Türk vatandaşına karşı ya da Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk
tüzel kişisi zararına olarak,
İşlenmesi durumunda, yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
İKİNCİ
KISIM
Ceza
Sorumluluğunun Esasları
BİRİNCİ
BÖLÜM
Ceza
Sorumluluğunun Şahsiliği, Kast ve Taksir
Ceza sorumluluğunun şahsiliği

Ceza üst sınırının aşılamayacağı kuralına Türk Ceza Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasında istisnalar öngörülmüştür. Suçun Türkiye'nin güvenliğine karşı veya zararına ya da bir Türk vatandaşına veya Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi zararına işlenmesi durumunda yabancı hukuktaki lehe olan ceza üst sınırı gözetilmez.

Yurtdışında hürriyetten yoksun kalınan sürelerin Türkiye'deki cezadan mahsubu Türk Ceza Kanunu'nun 16. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiştir. Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte fiilen geçen süre aynı suçtan dolayı Türkiye'de verilecek cezadan mahsup edilir. Mahsup işlemi yabancı mahkemenin verdiği toplam ceza süresi üzerinden değil, yalnızca hürriyetten yoksun şekilde fiilen geçirilen süre üzerinden gerçekleştirilir.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülkece ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla orada yapılan yargılama sonucunda verilen cezanın fiilen infaz edilen kısmı ise genel kural olan 16. madde yerine özel hüküm niteliğindeki Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahsup edilir. Ayrıca bu suçta failin Türkiye'de herhangi bir delil yokken kendi ikrarı ile eylemi ortaya çıkarması durumunda, Türk Ceza Kanunu'nun 192. maddesinin birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 188Kaynağı aç
Madde 188- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya
ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla
kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından
ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda
hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde
ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri
ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden,
başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden,
bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66
md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin
çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş
yıldan az olamaz.[79]
(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11
md.) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin
eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve
türevleri, sentetik katinon ve türevleri,
sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin
ve türevleri olması,[80]
b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane
gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler
ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle
belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma
açık yerlerde işlenmesi,
hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda
gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi
hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen
reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü
madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005
– 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki
doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve
ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden,
imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden
kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.[81][82]
(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner,
sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık
hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

Yetkili Savcılık ve Mahkemenin Belirlenmesi

Yabancı ülkede işlenen ve Türk kanunları uyarınca Türkiye'de adli takibi gereken suçlarda yetki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 14. maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla tayin edilir. Bu bağlamda şüpheli veya sanığın Türkiye'de yakalandığı yer, yakalanma gerçekleşmemişse Türkiye'deki yerleşim yeri, bu da yoksa Türkiye'de en son ikamet ettiği yer adli mercileri yetkili sayılır. İlgili maddenin ikinci fıkrası uyarınca savcılık makamı, şüpheli veya sanık tarafından talep edilmesi halinde Yargıtay, eylemin meydana geldiği yabancı coğrafyaya daha yakın yer mahkemesini yetkili kılabilmektedir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – (1) Yabancı ülkede işlenen ve kanun hükümleri uyarınca
Türkiye'de soruşturulması ve kovuşturulması gereken suçlarda yetki, 13 üncü
maddenin birinci ve ikinci fıkralarına göre belirlenir.
(2) Bununla birlikte Cumhuriyet savcısının, şüphelinin veya sanığın
istemi üzerine Yargıtay, suçun işlendiği yere daha yakın olan yer mahkemesine
yetki verebilir.
(3) Bu gibi suçlarda şüpheli veya
sanık Türkiye'de yakalanmamış, yerleşmemiş veya adresi yoksa; yetkili mahkeme,
Adalet Bakanının istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusu üzerine
Yargıtay tarafından belirlenir.
(4) Yabancı ülkelerde bulunup da diplomatik bağışıklıktan yararlanan Türk
kamu görevlilerinin işledikleri suçlardan dolayı yetkili mahkeme Ankara
mahkemesidir.
Deniz, hava ve demiryolu taşıtlarında veya bu taşıtlarla işlenen
suçlarda yetki

Şüpheli veya sanık Türkiye'de yakalanmamışsa, yerleşmemişse ya da Türkiye'de adresi bulunmuyorsa yetkili mahkeme, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 14. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanının istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusu üzerine Yargıtay tarafından belirlenir.

Yabancı ülkelerde bulunup diplomatik bağışıklıktan yararlanan Türk kamu görevlilerinin işledikleri suçlardan ötürü yetkili mahkeme Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 14. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Ankara mahkemesidir.

Suçun Türk bayrağını taşıma yetkisine sahip bir gemide veya taşıt Türkiye dışında iken işlenmesi halinde ise Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrası uyarınca taşıtın ilk uğradığı Türk limanında veya bağlama limanında bulunan mahkeme yetkilidir. Bu kural Türk bayrağını taşıma hakkına sahip hava ve demiryolu taşıtları hakkında da uygulanır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 15Kaynağı aç
Madde 15 – (1) Suç, Türk bayrağını taşıma yetkisine sahip olan bir
gemide veya böyle bir taşıt Türkiye dışında iken işlenmişse, geminin ilk
uğradığı Türk limanında veya bağlama limanında bulunan mahkeme yetkilidir.
(2) Türk bayrağını taşıma hakkına sahip olan hava taşıtları ile demiryolu
taşıtları hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.
(3) Ülke içerisinde deniz, hava veya demiryolu taşıtlarında ya da bu
taşıtlarla işlenen suçlarda, bunların ilk ulaştığı yer mahkemesi de yetkilidir.
(4) Çevreyi kirletme suçu, yabancı bayrağı taşıyan bir gemi tarafından
Türk kara suları dışında işlendiği takdirde, suçun işlendiği yere en yakın veya
geminin Türkiye'de ilk uğradığı limanın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Bağlantılı suçlarda yetki
Yurtdışında suç işleyen Türk vatandaşı hakkında hangi şartlarda dava açılır?

Suçun alt sınırının Türk kanunlarına göre en az bir yıl hapis cezasını gerektirmesi, failin Türkiye'de bulunması, yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve kovuşturulabilirliğin mevcut olması halinde dava açılabilir.

Yabancı ülkede tutuklu kalınan süre Türkiye'deki cezadan mahsup edilir mi?

5237 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte fiilen geçirilen süreler Türkiye'de verilen cezadan mahsup edilir.

Yurtdışında işlenen suçlarda alt sınır bir yıldan az ise şikâyet süresi ne kadardır?

Cezanın aşağı sınırının bir yıldan az hapis cezasını gerektirdiği durumlarda zarar görenin veya yabancı hükümetin şikâyetini Türk vatandaşının Türkiye'ye girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yapması gerekir.

Yurtdışından internet yoluyla suç teşkil eden mesaj gönderildiğinde suç nerede işlenmiş sayılır?

Mesajın Türkiye'deki adrese ulaştığı yer neticenin gerçekleştiği yer sayıldığından Türk Ceza Kanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrası uyarınca fiil Türkiye'de işlenmiş kabul edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu