Eskort ilanları üzerinden temas kurularak ön buluşma, teminat veya aidat gibi gerekçelerle para istenmesi ve ardından kişisel bilgilerin çevreye ifşa edileceği tehdidiyle menfaat talep edilmesi ceza soruşturmasına tabidir. Mağdurların maddi kayıplarının telafisi ve sorumluların cezalandırılması için vakit kaybetmeksizin yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulması gerekir.
Eskort Dolandırıcılığı ve Şantaj Suçunun Hukuki Niteliği
İnternet sitelerindeki reklamlar üzerinden temas kurularak kartsız işlemle para yatırtılması, ardından aidat, can güvenliği, şoför ve yemek masrafı gibi bahanelerle sürekli ek ödeme talep edilip vadedilen durumun yerine getirilmemesi eylemi bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturur. Bununla birlikte mağdurların kişisel bilgilerinin yayılacağı tehdidiyle para istenmesi eylemi şantaj suçuna vücut verir. Dolandırıcılık fiilinin temel şeklinde bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası yaptırımı öngörülmekte; bilişim sistemlerinin kullanılması gibi nitelikli hallerde ise üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası tatbik edilmekte olup bazı durumlarda alt sınır dört yıldan az olamamaktadır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/33673, K. 2021/7095Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
Sanık …'in yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın, yakalama ile alınan sorgusunda bildirdiği adresine tebliğ edilemeden iadesi üzerine, aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, ancak bu adrese daha önceden usulüne uygun herhangi bir tebligat yapılmadığından sanığın hükmü öğrenme ile yasal süresi içinde sanık müdafisinin temyiz ettiğinin kabulü ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciiYargıtay’ın ilgili dairesi olduğundan, hukuki dayanaktan yoksun olan Mahkemenin "sanık müdafisinin temyiz talebinin reddine" ilişkin ek kararın kaldırılarak, sanığın yokluğunda verilen 02.06.2016 tarihli ilk mahkumiyet hükmünün Tebligat Kanun'un 35. maddesine göre tebliğ işleminin usulüne uygun bulunmaması nedeniyle "eski hale getirme ve temyiz talebi" yerinde görülmekle, yapılan incelemede;
Katılanın, İnternette … isimli sitede gördüğü reklam üzerine burada verilen cep telefonunu aradığı, telefonda görüştüğü kadın ile kendisine cinsel ilişkiye girme karşılığında kadın temin etme konusunda anlaştıkları, telefondaki kadının katılana …'a ait bankamatiğe gidip sanık …'ın T.C. Kimlik numarasına kartsız işlemden 250 TL para yatırmasını istediği, katılanın bu parayı yatırdıktan sonra, bu defa da 200 TL parayı da aidat parası olarak yatırmasını söylediği, katılanın bu parayı da yatırdırdığı, sonra telefondaki kadın ile görüştüğünde telefondaki şahsın kendisine gönderilecek kadının can güvenliği için 600 TL ve yemek ve şoför parası için toplam 700 TL para istediği, katılanın 700 TL yi de aynı hesaba yatırdığı, kadının bu aşamadan sonra katılana başka bir cep telefonu numarası verdiği ve buradan … isimli kişi ile görüşmesini istediği, katılan bu numara ile görüştüğünde, telefondaki kadının 200 TL daha bahşiş yatırması gerektiğini söylediği, katılanın, artık parası kalmadığını ve parayı yatıramayacağını söylemesi üzerine telefondaki kadının kendisine 600 TL lik depozitosunun yanacağını ve kendisinin de gelmeyeceğini söyleyince katılanın dolandırıldığını anladığı, söz konusu sitenin "…" isimli internet sitesinin olduğunun anlaşıldığı, katılanın şikayeti sonrası yapılan araştırma neticesinde 18.03.2015 tarihli kolluk tutanağına göre; olayı gerçekleştiren şahısların sanıklar … ve … olduğunun anlaşıldığı, her iki sanığın kullandıkları telefonların aynı olduğunun tespit edildiği, yapılan araştırmada sanık …' ın … Bankasında kayıtlı hesabına 01.12.2014- 20.01.2015 tarihleri arasında 384 değişik ismin değişik miktarlarda para yatırdığı ve yatan paraların ise … ilinde değişik ATM cihazlarından değişik tarih ve miktarlarda çekildiği, sanık …' ın T.C. Numarasına bağlı … hesabına 01.12.2014-20.01.2015 tarihleri arasında 300 değişik ismin değişik tarih ve miktarlarda para yatırdığı ve bu yatan paraların değişik tarihlerde Denizli ilinden çekildiğinin anlaşıldığı, bu suretle sanıkların üzerilerine atılı bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia ve kabul olunan olayda;
A-)Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafisinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1) Katılanın, telefonda görüştüğü kadının kandırması sonucu farklı zamanlarda birden fazla kez para yatırdığı anlaşıldığından, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi,
2) Katılanın olay nedeniyle toplam zararının 1.150 TL olduğu olayda, temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan uzaklaşma gerekçelerinin somut olaya uygun ve denetime olanak verecek biçimde gösterilmemesi suretiyle yasa metninin tekrarı ile yetinilerek cezanın teşdiden uygulanması; ayrıca TCK'nin 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarının, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olarak takdir edileceğinden, işsiz olduğunu ve gelirinin olmadığını söyleyen sanık hakkında gerekçe gösterilmeden adli para cezasının 40 TL üzerinden takdir edilmesi,
B-)Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizin incelenmesinde;
1)Sanık …'ın, çalıştığı … yerine gelip kozmetik malzemeleri satan … isimli kişinin kendisine erkeklerle telefonla konuşarak telekızlık yaptığını ve çok para kazandığını söylediğinden ve kendisinin de paraya ihtiyacı olduğundan telefonla erkeklerle konuşmayı kabul ettiğini ve kendisine bir hat takılı telefon verdiğini, eskort sitesine kayıt ettirdiğini, 10-15 gün bu şekilde erkeklerle konuştuğunu, daha sonra ise bıraktığını diğer sanığı ve müştekiyi tanımadığını savunduğu, sanık …'ın da sanık …'ı tanımadığını söylediği, 18.03.2015 tarihli kolluk tutanağında "Ekip projesinden yapılan araştırmalarda, şüphelilerin kullandıkları telefonların aynı olduğunun anlaşılması üzerine" ifadesinin geçtiği, ancak aynı telefonları kullandıklarının nasıl tespit edildiğinin anlaşılamadığı, suça konu paranın sanık …'ın …'taki hesabına geldiği, sanık …'ın ise … Bankasında hesabının olduğu anlaşıldığından, söz konusu 18.03.2015 tarihli tutanakta adı geçen memurların ifadelerinin alınarak, gerektiğinde bu hususun teknik olarak tespitinin yapılarak sonucuna göre tüm delillerle birlikte sanık …'ın hukuki durumunun tespiti gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması,
2)Kabule göre de,
a) Katılanın, telefonda görüştüğü kadının kandırması sonucu farklı zamanlarda birden fazla kez para yatırdığı anlaşıldığından, sanığın 5237 sayılı TCK'nin 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi,
b) Katılanın zararının 1.150 TL olduğu olayda, temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan uzaklaşma gerekçelerinin somut olaya uygun ve denetime olanak verecek biçimde gösterilmemesi suretiyle yasa metninin tekrarı ile yetinilerek cezanın teşdiden uygulanması ve TCK'nın 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarının, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olarak takdir edileceğinden, ev hanımı olduğunu ve gelirinin olmadığını söyleyen sanık hakkında gerekçe gösterilmeden adli para cezasının 40 TL üzerinden takdir edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından aynı Kanun'un 326/son. maddesi uyarınca kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 22.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca dolandırıcılık suçunun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte icra edilmesi durumunda faillere verilecek ceza yarı oranında artırılır. Eylemin suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ise hükmedilecek ceza bir kat artırılarak uygulanır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal
Şikayet Usulü, Delillerin Toplanması ve Zararın Tazmini
Dolandırıcılık mağdurlarının ödedikleri bedelleri geri alabilmeleri adına öncelikle yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmaları gerekir. Faillerin yakalanmasının ardından ilgililer hakkında tazminat davası açılması veya icra takibi yoluna başvurulması mümkündür.
Eskort dolandırıcılığı kastıyla hareket eden sahte aracıların, eskort temin ettiğini öne sürenlerin veya kendilerini uzlaşmacı olarak tanıtan faillerin mağdura karşı dava açma ya da icra takibi başlatma hakkı bulunmamaktadır. Mağdur aleyhine hukuken isnat edilebilecek bir suç veya hukuki borç unsuru mevcut olmadığından şantaj amaçlı taleplerin adli merciler önünde hiçbir geçerliliği yoktur.
Soruşturma ve kovuşturma evresinde deliller değerlendirilirken, şüphelilerin aynı iletişim hattını kullandığına dair kolluk tutanaklarının teknik dayanağının açık olmaması ve suça konu bedellerin farklı banka hesaplarına aktarılması durumunda tutanak tanıklarının beyanlarının alınması ve gerekli teknik araştırmanın yapılması zorunludur. Deliller tam olarak toplanmadan ve teknik tespitler yapılmadan faillerin hukuki durumu belirlenemez.
Zincirleme Suç Hükümleri ve Mahkûmiyet Hükmünün Gerekçesi
Mağdurun, aldatma kastıyla hareket eden faillerin yönlendirmesiyle aynı suç işleme kararı kapsamında farklı tarihlerde birden fazla kez para yatırması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanır. Kanun gereğince bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi halinde tek bir cezaya hükmedilir; ancak tayin edilen bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin E. 2021/33673, K. 2021/7095 sayılı kararında da mağdurun kandırılarak farklı zamanlarda birden fazla kez para yatırması karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasının eksik ceza tayini teşkil ettiği belirtilmiştir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 43Kaynağı aç
zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir
cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.
Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli
şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru
belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.
(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi
durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Kasten öldürme, kasten yaralama,
işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.[5]
Fikri içtima
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin E. 2021/33673, K. 2021/7095 sayılı kararı uyarınca dolandırıcılık fiilinden mahkûmiyet hükmü kurulurken, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden tayin edilmesi durumunda yasa maddesinin soyut tekrarıyla yetinilmeyip alt sınırdan uzaklaşma gerekçelerinin somut ve denetime elverişli şekilde açıklanması gerekir. Bununla birlikte 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında adli para cezasının bir gün karşılığı takdir edilirken sanığın ekonomik ve şahsi durumu gözetilerek hükmün denetime olanak verecek gerekçelere dayandırılması şarttır.
Eskort dolandırıcılığı mağduru parasını nasıl geri alabilir?
Mağdurun öncelikle yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunması gerekir. Soruşturma sonucunda şüphelilerin kimliği tespit edilip yakalandıktan sonra ilgililer hakkında tazminat davası açılabilir veya ilamsız icra takibi yoluna başvurulabilir.
Dolandırıcıların mağdura karşı yasal yollara başvurma hakkı var mıdır?
Hayır, dolandırıcılık ve şantaj eylemlerinde mağdur aleyhine hukuken isnat edilebilecek bir suç veya borç bulunmadığından faillerin mağdura dava açma veya icra takibi yapma hakkı ve dayanağı yoktur.
Farklı zamanlarda birden çok para gönderilmesi cezayı nasıl etkiler?
Aynı suç işleme kararı doğrultusunda değişik zamanlarda birden fazla ödeme yapılması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanır ve verilecek ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.
Eskort dolandırıcılığı cezasını artıran haller nelerdir?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/3. maddesi gereğince fiilin üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi durumunda ceza yarı oranında, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ise bir kat artırılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

