6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, anonim şirketlerde sermaye çoğunluğunun yönetim yetkisini dengelemek ve azınlıkta kalan pay sahiplerinin menfaatlerini korumak amacıyla çeşitli haklar düzenlemiştir. Halka açık olmayan anonim şirketlerde esas sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde ise yirmide birini temsil eden pay sahipleri kanunen azlık olarak nitelendirilmekte ve bu pay sahiplerine kurumsal işleyişe katılım ile denetim yetkileri sağlanmaktadır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 411Kaynağı aç
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme Hakkı
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 360 uyarınca, şirket esas sözleşmesinde açıkça yer verilmesi kaydıyla belirli pay gruplarına, nitelikleriyle grup oluşturan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme veya üyelik için aday önerme imkânı tanınabilir. Kâr payı, oy veya tasfiye payı gibi konularda imtiyaz sahibi olan grupların yanı sıra azlık pay sahipleri de bu düzenleme yoluyla idari organda yer bulabilir. Tanınan bu hak uyarınca önerilen adayın, haklı bir sebep bulunmadıkça genel kurul tarafından seçilmesi zorunlu kılınmış; halka açık şirketlerde ise bu temsilin yönetim kurulu üye sayısının yarısını geçemeyeceği hükme bağlanmıştır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 360Kaynağı aç
Eski Türk Ticaret Kanunu uygulamasında azlığın yönetim kurulunda temsiline ilişkin pozitif bir kural bulunmamasına rağmen Yargıtay içtihatlarıyla kabul edilen bu imkân, yeni kanunla yasal bir temele oturtulmuştur. Söz konusu temsil hakkının işlerlik kazanabilmesi için temsil edilecek azlığın pay senedi numaraları gibi objektif ölçütlerle somutlaştırılması ve diğer pay sahiplerinden belirgin biçimde ayrılması zorunludur.
Genel Kurulu Toplantıya Çağırma ve Gündeme Madde Ekletme
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 411/1 uyarınca, sermayenin asgari onda birini veya halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri; toplantı gerekçeleri ile müzakere maddelerini yazılı şekilde bildirerek yönetim kurulundan genel kurulun toplanmasını yahut yapılması planlanan toplantının gündemine yeni konuların ilave edilmesini isteyebilir. Şirket esas sözleşmesinde yapılacak düzenlemeyle çağrı ve gündeme konu ekleme yetkisi daha düşük pay oranına sahip ortaklara da tanınabilir.
Toplantı çağrısı ve gündeme madde konulması talebinin noter kanalıyla yapılması kanuni bir zorunluluktur. Gündeme madde ilave edilmesi isteminin geçerli sayılabilmesi için, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanacak çağrı ilanının ücreti yatırılmadan önce yönetim kuruluna ulaşmış olması şarttır. Yönetim kurulunun çağrıyı kabul etmesi durumunda genel kurul en geç kırk beş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılır; yönetim kurulunun bu yükümlülüğü yerine getirmemesi hâlinde çağrı istem sahiplerince yapılır.
Yönetim kurulu azlığın çağrı veya gündeme madde eklenmesi talebini reddederse ya da başvuruya yedi iş günü içinde olumlu cevap vermezse, pay sahipleri şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 412 uyarınca mahkeme zorunluluk bulunmadıkça incelemesini dosya üzerinden tamamlar ve toplantıyı gerekli görürse çağrıyı yapmak ve gündemi düzenlemek üzere bir kayyım atar. Mahkemenin verdiği bu karar kesindir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 412Kaynağı aç
Finansal Tabloların Müzakeresini Erteleme Yetkisi
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 420/1 uyarınca, sermayenin onda birine ve halka açık anonim şirketlerde yirmide birine sahip azlığın istemde bulunması hâlinde finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular bir ay sonraya bırakılır. Erteleme kararı için genel kurulun onayına gerek olmayıp toplantı başkanının bu yöndeki kararı yeterlidir. Kanun, mülga mevzuatta yalnızca bilançonun onaylanmasının ertelenmesiyle sınırlı olan düzenlemeyi tüm finansal tabloları kapsayacak şekilde genişletmiştir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 420Kaynağı aç
Finansal tabloların müzakeresi azlığın istemiyle bir kez ertelendikten sonra, görüşmelerin tekrar geri bırakılmasının istenebilmesi belirli şartlara bağlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 420/2 gereğince, finansal tabloların itiraza uğrayan ve toplantı tutanağına geçirilen noktaları hakkında ilgililerce dürüst hesap verme ölçüsü ilkeleri doğrultusunda cevap verilmemiş olması şartı aranır.
Özel Denetim İsteme ve Mahkemeden Denetçi Talebi
Anonim şirketlerde pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli görülmesi ve önceden bilgi alma yahut inceleme hakkının kullanılmış olması koşuluyla, her pay sahibi belirli olayların özel denetimle aydınlatılmasını genel kuruldan talep edebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 438 gereğince bu istem gündemde yer almasa dahi ileri sürülebilir. Genel kurul özel denetim talebini kabul etse dahi, denetimin bağımsızlığını temin etmek amacıyla özel denetçi mahkeme tarafından seçilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 438Kaynağı aç
Genel kurulun özel denetim talebini geri çevirmesi durumunda azlık hakları devreye girer. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 439 uyarınca sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini temsil edenler veya paylarının itibari değeri toplamı en az 1 milyon Türk Lirası olan pay sahipleri, üç ay içinde asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi tayin edilmesini isteyebilir. Mahkemenin atama yapabilmesi için kurucuların veya şirket organlarının kanunu yahut esas sözleşmeyi çiğneyerek şirketi veya pay sahiplerini zarara soktuğunun ikna edici delillerle ortaya konulması gerekir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 439Kaynağı aç
Haklı Sebeple Şirketin Feshini Talep Hakkı
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 531 uyarınca, haklı sebeplerin bulunması hâlinde sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde ise yirmide birini temsil eden pay sahipleri şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshini talep edebilir. Anonim ortaklıklarda feshin son çare olması ilkesi gözetilerek, mahkeme fesih kararı yerine davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın gerçek değerinin ödenerek ortaklıktan çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 531Kaynağı aç
İbranın Engellenmesi ve Pay Senetlerinin Bastırılması
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 559 hükmüne göre kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin kuruluş ve sermaye artırımından doğan hukuki sorumlulukları, şirketin tescilinden itibaren dört yıl geçmedikçe sulh ve ibra yoluyla sonlandırılamaz. Dört yıllık yasal sürenin dolmasının ardından genel kurulda ibra görüşülürken sermayenin onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden azlık pay sahipleri karşı oy kullanırsa sulh ve ibra genel kurulca onaylanamaz.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 559Kaynağı aç
Kanun ayrıca azlığa pay senetlerinin fiziki olarak basılmasını isteme hakkı getirmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 486/3 uyarınca azlığın talep etmesi durumunda anonim şirket tarafından nama yazılı pay senetlerinin bastırılarak tüm hak sahiplerine dağıtılması zorunludur. Bununla birlikte 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 364 uyarınca haklı sebeplerin varlığı durumunda yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması gündeme bağlılık kuralına tabi tutulmamış olup genel kurul gündemde madde bulunmasa dahi üyeyi azledebilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 486Kaynağı aç
Azlık pay sahipleri genel kurulu nasıl toplantıya çağırabilir?
Genel kurulun toplantıya çağrılması öncelikle noter aracılığıyla yönetim kurulundan talep edilir; yönetim kurulunun başvuruyu reddetmesi veya yedi iş günü içinde olumlu yanıt vermemesi hâlinde asliye ticaret mahkemesine başvurularak mahkemenin atayacağı kayyım vasıtasıyla toplantı çağrısı gerçekleştirilir.
Finansal tabloların ertelenmesi için genel kurul kararı aranır mı?
Finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi için genel kurul kararı aranmaz; sermayenin onda birine veya halka açık anonim şirketlerde yirmide birine sahip azlığın başvurusu üzerine toplantı başkanının kararıyla müzakereler bir ay sonraya bırakılır.
Gündemde madde yokken özel denetçi atanması talep edilebilir mi?
Önceden bilgi alma veya inceleme hakkını kullanmış olan her pay sahibi, pay sahipliği haklarının korunması amacıyla gerekli olması şartıyla gündemde madde bulunmasa dahi genel kuruldan özel bir denetim yapılmasını talep edebilir.
Haklı sebeple fesih davasında mahkeme fesih dışında neye karar verebilir?
Feshin son çare olması prensibi uyarınca mahkeme şirketin feshine hükmetmek yerine, davacı azlık ortakların pay bedellerinin ödenerek şirketten çıkarılmasına veya somut duruma uygun düşen diğer bir çözüme karar verebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

