Türk Ticaret Kanunu ve Çek Kanunundaki Değişiklikler

by Avukat Erdal Ersoy
Türk Ticaret Kanunu ve Çek Kanunundaki Değişiklikler

Şirket Sözleşmeleri ve İmza Beyanlarında Yeni Usuller

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 40. maddesinde 6728 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeyle, ticaret unvanı ve imza beyanlarının noter onaylı olması zorunluluğu esnetilmiştir. Bu çerçevede gerçek kişi tacirler ile tüzel kişi tacirler adına imza atmaya yetkili olanların ticaret unvanını ve imzasını ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda yazılı beyan vererek sunabilmesi mümkün kılınmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun 40. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, imzaya yetkili kişilerin imza verileri kamu kurum ve kuruluşlarının veri tabanlarından elektronik ortamda temin edilerek merkezi ortak veri tabanındaki sicil dosyasına kaydedilmektedir. Kamu kurum ve kuruluşlarının veri tabanlarında imza kaydı bulunmadığı takdirde, ilgililerin imza beyanlarının ticaret sicili müdürlüğüne sunulmasına ilişkin usul ve esaslar Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılan tebliğ ile belirlenir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 40Kaynağı aç
MADDE 40- (1) Her tacir, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren onbeş gün içinde, ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. (2) (Değişik:28/1/2021-7263/22 md.) Gerçek kişi tacir ile tüzel kişi tacir adına imzaya yetkili olanların imzaları, kamu kurum ve kuruluşlarınca veri tabanlarında tutulan imza verilerinden elektronik ortamda temin edilerek merkezi ortak veri tabanındaki sicil dosyasına kaydedilir. Kamu kurum ve kuruluşlarının veri tabanlarında imza kaydının bulunmaması halinde, imzaya yetkili kişilerin imza beyanlarının ticaret sicili müdürlüğüne verilmesinin usul ve esasları ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Ticaret Bakanlığınca çıkarılacak tebliğ ile belirlenir. (3) Merkezi Türkiye’de bulunan ticari işletmelerin şubeleri de bulundukları yerin ticaret siciline tescil ve ilan olunur. Ticaret unvanına ve imza örneklerine ilişkin birinci ve ikinci fıkra hükümleri bu işletmelere de uygulanır. Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça merkezin bağlı olduğu sicile geçirilen kayıtlar şubenin bağlı bulunduğu sicile de tescil olunur. Ancak, bu hususta şubenin bulunduğu yer sicil müdürlüğünün ayrı bir inceleme zorunluluğu yoktur. (4) Merkezleri Türkiye dışında bulunan ticari işletmelerin Türkiye’deki şubeleri, kendi ülkelerinin kanunlarının ticaret unvanına ilişkin hükümleri saklı kalmak şartıyla, yerli ticari işletmeler gibi tescil olunur. Bu şubeler için yerleşim yeri Türkiye’de bulunan tam yetkili bir ticari mümessil atanır. Ticari işletmenin birden çok şubesi varsa, ilk şubenin tescilinden sonra açılacak şubeler yerli ticari işletmelerin şubeleri gibi tescil olunur. II – Ticaret unvanının şekli 1. Gerçek kişiler

Şirket sözleşmelerinin kurulması bakımından da noter onayına alternatif usuller getirilmiştir. 6102 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinde yapılan düzenlemelerle anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin esas sözleşmeleri ile limited ve kollektif şirketlerin şirket sözleşmelerinin noter onayı aranmaksızın ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalanabilmesine imkân sağlanmıştır. Nitekim Kanun'un 212. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kollektif şirket sözleşmesi yazılı şekle tabi olup sözleşmedeki imzaların noterce onaylanması veya şirket sözleşmesinin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzalanması gerekmektedir. Aynı fıkra uyarınca, şirketin kuruluş aşamasında şirket sözleşmesini içeren kâğıtlardan değerli kâğıt bedeli tahsil edilmez.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 212Kaynağı aç
MADDE 212- (1) Kollektif şirket sözleşmesi yazılı şekle tabidir; ayrıca, sözleşmedeki imzaların noterce onaylanması veya şirket sözleşmesinin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzalanması şarttır. (Ek cümle: 15/7/2016-6728/67 md.)Şirketin kuruluşunda, şirket sözleşmesini ihtiva eden kâğıtlardan değerli kâğıt bedeli alınmaz.[39] II – Zorunlu kayıtlar

Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisi ve Kullanımı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 370. maddesi uyarınca anonim şirketlerde temsil yetkisi esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça veya yönetim kurulu tek üyeden oluşmadıkça çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir. Yönetim kurulu temsil yetkisini murahhas üyelere ya da müdür sıfatıyla üçüncü kişilere devredebilir; ancak en az bir yönetim kurulu üyesinin şirketi temsil yetkisini haiz bulunması yasal zorunluluktur.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 370Kaynağı aç
MADDE 370- (1) Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir. (2) Yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. En az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması şarttır. 2. Kapsam ve sınırlar

Tasfiye Kapsamında Dağıtım Süresi ve Ticareti Terk Hükümleri

Tasfiye hâlindeki şirketlerin malvarlığının dağıtılması alacaklı haklarının temini için belirli sürelere tabi tutulmuştur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 543. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren üç ay geçmedikçe tasfiye sonucu kalan varlık dağıtılamaz. Önceki yasal düzenleme döneminde altı ay olarak belirlenmiş olan bu bekleme süresi, mevcut kanun metninde üç ay olarak korunmaktadır. Hâl ve şartlara göre alacaklılar yönünden herhangi bir tehlike bulunmadığı takdirde, mahkeme üç ay geçmeden de kalan varlığın dağıtılmasına izin verebilmektedir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 543Kaynağı aç
MADDE 543- (1) Tasfiye hâlinde bulunan şirketin borçları ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra kalan varlığı, esas sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa pay sahipleri arasında, ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranında dağıtılır. Tasfiye payında imtiyazın varlığı hâlinde esas sözleşmedeki düzenleme uygulanır. (2) Alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren üç ay geçmedikçe kalan varlık dağıtılamaz. Şu kadar ki, hâl ve duruma göre alacaklılar için bir tehlike mevcut olmadığı takdirde mahkeme üç ay geçmeden de dağıtmaya izin verebilir.[73][74] (3) Esas sözleşme ve genel kurul kararında aksine hüküm bulunmadıkça, dağıtma para olarak yapılır. 5. Defterlerin saklanması

Tasfiyesini Türk Ticaret Kanunu hükümleri dairesinde tamamlayan şirketler bakımından icra ceza hükümleri yönünden açık bir muafiyet kabul edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 545. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Kanun hükümlerine göre tasfiye olunan şirketlerde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ticareti terk edenlerin mal beyanında bulunmasını düzenleyen 44. maddesi ile ticareti terk edenlerin cezalandırılmasına ilişkin 337/a maddesi hükümleri uygulanmaz.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 545Kaynağı aç
MADDE 545- (1) Tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesi tasfiye memurları tarafından sicil müdürlüğünden istenir. İstem üzerine silinme tescil ve ilan edilir. (2) (Ek fıkra: 15/7/2016-6728/69 md.) Bu Kanun hükümlerine göre tasfiye olunan şirketlerde, 2004 sayılı Kanunun 44 üncü ve 337/a maddesi hükümleri uygulanmaz. IV – Uygulanacak diğer hükümler

Çek Yapraklarının Zorunlu Unsurları ve Karekod Düzenlemesi

5941 sayılı Çek Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında çek yapraklarında bulunması gereken zorunlu kayıtlara yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Çek defterinin her bir yaprağında çek hesabı sahibi gerçek kişi ise Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, tüzel kişi ise varsa MERSİS numarası yer almak zorundadır. Çek hesabı sahibi ile çeki keşide eden kişinin farklı kişiler olması durumunda düzenleyenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının da çek yaprağında bulunması şarttır. Ancak Kanun'un 2. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, düzenlenen çekin Türk Ticaret Kanunu'ndaki unsurları taşıması kaydıyla bu maddedeki şekil koşullarına aykırı olması çekin geçerliliğini etkilemez.

5941 sayılı ÇEK KANUNU m. 2Kaynağı aç
MADDE 2 – (1) Bankalar, çek hesabı açılması ile ilgili olarak bu Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını bu Kanun hükümlerine göre araştırırlar; ayrıca ilgili kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler. (2) Bankalar, çek hesabı açtırmak isteyenlerin yasaklılık durumuna ilişkin Risk Merkezi ile adli sicil kayıtlarını ve açık kimliklerini saptamak için fotoğraflı nüfus cüzdanı, pasaport veya sürücü belgesi örneklerini, yerleşim yeri belgelerini, vergi kimlik numaralarını, tacir olanların ayrıca ticaret sicili kayıtlarını, esnaf ve sanatkâr olanların ise esnaf ve sanatkâr sicili kayıtlarını almak ve çek hesabının kapatılması hâlinde bunları, hesabın kapatıldığı tarihten itibaren on yıl süreyle saklamakla yükümlüdür. Yerleşim yeri yurt dışında bulunan kişiler, bankaya kendileri ile ilgili olarak Türkiye’de bir adres bildirmek zorundadır. Çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması hâlinde, çek düzenleyenin bankaca bilinen adresleri, talebi hâlinde hamile verilir.[1][2] (3) Çek hesabı ilgilinin, vekilin veya yasal temsilcisinin imzası olmadan açılamaz. Çek hesabı açılmasını veya mevcut çek hesabından çek defteri verilmesini isteyen kişi, her defasında tacir veya esnaf ve sanatkâr olup olmadığı ve kendisi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı hususunda bankaya yazılı beyanda bulunur. Tüzel kişiler adına verilecek beyannamede ayrıca, tüzel kişinin yönetim organında görev yapan, temsilcisi olan veya imza yetkilisi olan kişilerin çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı belirtilir. (Ek cümleler: 15/7/2016-6728/61 md.) Muhatap banka; gerçek veya tüzel kişi adına açılması talep olunan çek hesaplarında bunların, sermaye şirketlerinde ayrıca yönetim organında görev yapanlar ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkililerinin çek hesabı açma yasağının bulunmadığı hususunu kontrol ederek, yasağın bulunmadığına ilişkin sorgulama sonucunu muhafaza eder. Bankalar çek hesabı açtıkları kişiler ile çek hesabı sahibi tüzel kişi ise hesap açılış tarihi itibarıyla tüzel kişi tarafından bildirilen işlem yetkililerini 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 780 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen sisteme kaydeder. (4) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı bulunan gerçek kişinin, yönetim organında görev yaptığı veya ticaret siciline tescil edilen yetkilisi olduğu tüzel kişiye çek defteri verilmez.[3] (5) Çek defterleri bankalarca bastırılır. (6) Çek defterlerinin baskı şeklini belirleyen esaslar, Maliye Bakanlığı, Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları Birliğinin görüşü alınarak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca Resmî Gazete’de yayımlanacak tebliğle düzenlenir. Tacir olan ve tacir olmayan kişilere verilecek çekler ile hamiline düzenlenecek çekler, açıkça ayırt edilebilecek biçimde bastırılır. Hamiline düzenlenecek çekler için sadece bu çeklere ilişkin işlemlerin işlendiği ayrı çek hesapları açılır. Hamiline düzenlenecek çeklerde, hamiline çek defteri yapraklarının kullanılması gerekir. Çek yapraklarının üzerinde “hamiline” ibaresi matbu olarak yer alır. (7) Çek defterinin her bir yaprağına; a) Çek hesabının numarası, b) Çek hesabının bulunduğu banka şubesinin adı, c) Çek hesabı sahibi gerçek kişinin adı ve soyadı, tüzel kişinin adı, ç) Çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişinin vergi kimlik numarası, d) (Ek: 31/1/2012-6273/1 md.) Çekin basıldığı tarih, e) (Ek: 15/7/2016-6728/61 md.) Çek hesabı sahibi gerçek kişi ise Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası; tüzel kişilerde ise varsa Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) numarası, f) (Ek: 15/7/2016-6728/61 md.) Çek hesabı sahibi ile düzenleyenin farklı kişiler olması hâlinde, ayrıca düzenleyenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, yazılır. (8) Tüzel kişi adına çek düzenleyen kişinin adı ve soyadı, düzenlenen çek üzerine açıkça yazılır. (9) Türk Ticaret Kanunundaki unsurları taşıması kaydıyla, düzenlenen çekin bu maddede yer alan koşullara aykırı olması çekin geçerliliğini etkilemez. (10) Çek hesabı, ancak sahibinin veya yasal temsilcisinin yazılı talebi ya da mevduat veya katılım fonu zamanaşımı süresinin dolması üzerine kapatılabilir. Çek hesabı kapatıldıktan sonra, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibraz edilen çekler karşılıksızdır işlemine tabi tutulur. (11) Esnaf ve sanatkâr odalarına kayıtlı olanlardan, tacir kişilere özgü çek hesabı açtıranlar hakkında bu Kanunun tacirlere ilişkin hükümleri uygulanır. İbraz, ödeme, çekin karşılıksız olduğunun tespiti ve gecikme cezası

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 11. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31 Aralık 2016 tarihinden sonra bankalar tarafından çek hesabı sahiplerine Kanun'un 780. maddesinde öngörülen karekod ve seri numarası unsurlarını içermeyen çek yaprağı verilmesi yasaklanmıştır. Geçiş kuralı çerçevesinde, 31 Aralık 2016 tarihinden önce basılan çeklerde ise anılan unsurlar aranmaz.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. geçici 11Kaynağı aç
GEÇİCİ MADDE 11 – (Ek: 15/7/2016-6728/72 md.) (1) 31/12/2016 tarihinden sonra bankalarca çek hesabı sahiplerine 780 inci maddeye bu Kanunla eklenen hüküm gereğince bulunması gereken karekod ve seri numarası unsurlarını içermeyen çek yaprağı verilemez. 31/12/2016 tarihinden önce basılan çeklerde bu unsurlar aranmaz.

Karşılıksız Çek Yaptırımları ve İnfaz Rejimi

5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrası gereğince, kanuni ibraz süresi içerisinde bankaya ibraz edildiğinde çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine her bir çek için binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Hükmedilecek adli para cezası çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Yargılama makamı ayrıca koruma tedbiri olarak ve hükümle birlikte çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına, hâlihazırda yasak bulunması hâlinde ise bu yasağın devamına karar verir.

5941 sayılı ÇEK KANUNU m. 5Kaynağı aç
MADDE 5 – (1) (Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (…)[8] az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Yargılama sırasında da resen mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır. Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına karşı yapılan itirazlar bakımından 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. Bu suçtan dolayı açılan davalar icra mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. Bu davalar çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür. (2) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.; Yeniden düzenleme: 15/7/2016-6728/63 md.) Birinci fıkra hükmüne göre çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişi, çek hesabı sahibidir. Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması hâlinde, bu tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler, çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlüdür. Birinci fıkra uyarınca hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilenler, yasaklılıkları süresince sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev alamazlar. Ancak, hakkında yasaklama kararı verilenlerin mevcut organ üyelikleri görev sürelerinin sonuna kadar devam eder. (3) Çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi hâlinde, bu çekten dolayı hukukî ve cezai sorumluluk çek hesabı sahibine aittir.[9][10] (4) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.) (5) Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı ile ilgili olarak, herhangi bir adres değişikliği bildiriminde bulunulmadığı sürece ilgilinin çek hesabı açtırırken bildirdiği adrese 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35 inci maddesine göre derhal tebligat çıkarılır. Adresin bankaya yanlış bildirilmesi veya fiilen terkedilmiş olması hâlinde de, tebligat yapılmış sayılır. (6) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle yükümlüdür. Bu kişi adına yeni bir çek hesabı açılamaz. (7) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on gün içinde, düzenlemiş bulunduğu ve henüz karşılığı tahsil edilmemiş olan çekleri, düzenleme tarihlerini, miktarlarını ve varsa lehtarlarını da göstermek suretiyle, muhatap bankaya liste hâlinde vermekle yükümlüdür. (8) (Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, güvenli elektronik imza ile imzalandıktan sonra, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla MERSİS ile Risk Merkezine elektronik ortamda bildirilir. Hakkında çek hesabı açma yasağı kararı verilen kişiler, Risk Merkezi tarafından bankalara bildirilir. Bu bildirimler ile bankalara yapılacak duyurulara ilişkin esas ve usuller, Adalet Bakanlığının uygun görüşü alınarak Risk Merkezi tarafından belirlenir. (9) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.; Yeniden düzenleme: 15/7/2016-6728/63 md.) Karşılıksız kalan bir çekle ilgili olarak yapılan yargılama neticesinde mahkeme tarafından beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya davanın reddine karar verilmesi hâlinde, aynı kararda, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına ilişkin kararların kesinleşmesi üzerine, bu kararlar, MERSİS ile Risk Merkezine sekizinci fıkradaki usullere göre bildirilir ve ilan olunur. (10) (Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Birinci fıkrada tanımlanan suç nedeniyle, ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler uygulanmaz. (11) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.; Ek: 15/7/2016-6728/63 md.) Birinci fıkra uyarınca verilen adli para cezalarının ödenmemesi durumunda, bu ceza, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilir. Etkin pişmanlık ve çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılması

Karşılıksız çek fiili nedeniyle yürütülen ceza yargılamasında bazı genel ceza hukuku kurumları uygulanmaz. Çek Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca bu suç sebebiyle ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri tatbik edilemez. Ayrıca hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda ceza kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına dönüştürülür.

Tüzel Kişilerde Karşılık Yükümlülüğü ve Organ Üyeliği Sınırları

Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması hâlinde cezai sorumluluğun muhatabı 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen bir yönetim organı üyesi bulunuyorsa çek karşılığını banka hesabında bulundurmakla bu üye yükümlüdür. Böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişilerin tamamı çek karşılığını hesapta bulundurma yükümlülüğü altındadır.

Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilen kişiler bu yasaklılık süresince sermaye şirketlerinin yönetim organlarında yeni görev alamazlar. Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, hakkında yasaklama kararı verilenlerin mevcut organ üyelikleri ise görev sürelerinin sonuna kadar devam eder. Öte yandan Çek Kanunu'nun 2. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, hakkında yasaklama kararı bulunan gerçek kişinin yönetim organında görev yaptığı veya ticaret siciline tescil edilmiş yetkilisi olduğu tüzel kişilere bankalarca çek defteri verilmez.

Cezanın Ortadan Kalkması ve Yasağın Kaldırılması Talebi

5941 sayılı Çek Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca karşılıksız kalan çek bedelini faiziyle birlikte tamamen ödeyen veya hakkında şikâyetten vazgeçilen kişi için yargılama aşamasında davanın düşmesine, mahkûmiyet kesinleştikten sonra ise hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir.

Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılması, Kanun'un 6. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahkûm olunan cezanın tamamen infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl ve her hâlde yasağın tesis edildiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra hükmü veren mahkemeden talep edilebilir. Mahkemenin kararına karşı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 353. maddesinin birinci fıkrası uyarınca itiraz yoluna başvurulabilir. Yasağın kaldırılması kararı kesinleştiğinde durum MERSİS ile Risk Merkezine bildirilerek ilan edilir.

5941 sayılı ÇEK KANUNU m. 6Kaynağı aç
MADDE 6 – (Başlığı ile Birlikte Değişik: 15/7/2016-6728/64 md.) (1) Karşılıksız kalan çek bedelinin, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında, a) Yargılama aşamasında mahkeme tarafından davanın düşmesine, b) Mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına, karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırıldığı, MERSİS ile Risk Merkezine 5 inci maddenin sekizinci fıkrasındaki usullere göre bildirilir ve ilan olunur. (2) Şikâyetten vazgeçme hâlinde de birinci fıkra hükmü uygulanır. (3) Kişi, mahkûm olduğu cezanın tamamen infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl ve her halde yasağın konulduğu tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, hükmü veren mahkemeden çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasını isteyebilir; mahkemenin vereceği karara itiraz edebilir. Bu itiraz bakımından İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına ilişkin karar kesinleştiğinde, yasağın kaldırıldığı, MERSİS ile Risk Merkezine 5 inci maddenin sekizinci fıkrasındaki usullere göre bildirilir ve ilan olunur. Diğer ceza hükümleri
Şirket kuruluş sözleşmesi ticaret sicili müdürlüğünde imzalanabilir mi?

Anonim, limited, kollektif ve paylara bölünmüş komandit şirketlerin sözleşmeleri noter onayı aranmaksızın ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalanabilmektedir.

Anonim şirketlerde temsil yetkisi kaç kişiyle kullanılır?

Esas sözleşmede aksine kural bulunmadıkça veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmadıkça temsil yetkisi çift imza ile kullanılır ve devir hâlinde dahi en az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisine sahip olması gerekir.

Tasfiye edilen şirket kalan malvarlığını ne zaman dağıtabilir?

Alacaklılara üçüncü çağrı tarihinden itibaren üç ay geçmedikçe dağıtım yapılamaz; ancak alacaklılar yönünden tehlike bulunmadığı takdirde mahkeme bu süre dolmadan da dağıtıma izin verebilir.

Karşılıksız çek suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanabilir mi?

Hayır, Çek Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca karşılıksız çek suçunda ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanamaz.

Tüzel kişilerde karşılıksız çekten dolayı cezai sorumluluk kime aittir?

Mali işleri yürütmekle görevlendirilen yönetim organı üyesine, tüzel kişi bünyesinde böyle bir görevlendirme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan tüm gerçek kişilere aittir.

Çek düzenleme yasağı alan kişi şirket yöneticisi olabilir mi?

Yasaklılık süresince sermaye şirketlerinde yeni bir yönetim organı üyeliği üstlenilemez; ancak karar tarihindeki mevcut üyelikler görev süreleri bitene kadar devam eder.

Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı ne zaman ve nasıl kaldırılır?

Cezanın tamamen infazından itibaren üç yıl ve yasağın konulduğu tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra mahkemeden talep edilir; karara İcra ve İflas Kanunu uyarınca itiraz edilebilir.

Çek Kanunu'ndaki şekil şartlarına aykırılık çekin geçerliliğini etkiler mi?

Türk Ticaret Kanunu'ndaki unsurları taşıması kaydıyla, düzenlenen çekin Çek Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan şekil şartlarına aykırı olması senedin çek olarak geçerliliğini etkilemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu