Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Karayolu Eşya Taşıması

by Avukat Erdal Ersoy
Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Karayolu Eşya Taşıması

Yurtiçi karayolu eşya taşımaları kural olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabidir; uluslararası karayolu eşya taşımalarında ise CMR hükümleri uygulama alanı bulur. Bununla birlikte taraflar, sözleşmeye açık bir hüküm koyarak yurtiçi eşya taşımalarında da CMR hükümlerinin uygulanmasını kararlaştırabilirler.

Taşıma Sözleşmesinin Niteliği ve Tarafların Temel Borçları

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 850. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca taşıma işleri ticari işletme faaliyetidir. Taşıyıcı bu sözleşmeyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve gönderilene teslim etmeyi üstlenirken; gönderen de buna karşılık kararlaştırılan taşıma ücretini ödemeyi borçlanır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 850Kaynağı aç
MADDE 850- (1) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişidir. Eşya her türlü yükü de kapsar. (2) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı; buna karşılık, eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır. (3) Taşıma işleri ticari işletme faaliyetidir. B) Hükümlerin uygulama alanı

Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça eşyayı taşıma güvenliğine uygun şekilde yüklemek, istiflemek ve boşaltmak gönderenin yükümlülüğündedir. Gönderen eşyayı süresi içinde yüklemezse veya yükleme yükümlülüğü bulunmadığı hallerde eşyayı hazır bulundurmazsa, taşıyan makul bir süre tanıyarak ihtar çeker. Tanınan süre içinde yükleme yapılmaz veya eşya hazır edilmezse taşıyan sözleşmeyi feshedebilir.

Taşıma ücreti eşyanın teslimi ile muaccel hale gelir. 6102 sayılı Kanun'un 891. maddesinin birinci fıkrası uyarınca taşıyıcı, taşıma sözleşmesinden doğan bütün alacakları için Türk Medenî Kanunu'nun 950 ilâ 953 üncü maddeleri çerçevesinde eşya üzerinde hapis hakkına sahiptir ve bu hak refakat belgelerini de kapsar. Taşıyıcının hapis hakkı, eşyayı fiilen zilyetliğinde bulundurduğu veya eşya üzerinde konişmento ve taşıma senedi aracılığıyla tasarruf yetkisine sahip olduğu sürece devam eder. Rehnin paraya çevrilmesine ilişkin bildirimin kural olarak gönderilene yöneltilmesi şarttır; ancak gönderilen bulunamazsa ya da eşyayı teslim almaktan kaçınırsa bildirim gönderene yapılır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 891Kaynağı aç
MADDE 891- (1) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesinden doğan bütün alacakları için Türk Medenî Kanununun 950 ilâ 953 üncü maddeleri uyarınca eşya üzerinde hapis hakkını haizdir. Hapis hakkı, 860 ıncı maddedeki refakat belgelerini de kapsar. (2) Taşıyıcının, eşyayı zilyetliğinde bulundurduğu veya eşya üzerinde konişmento ve taşıma senedi aracılığı ile tasarruf hakkına sahip olduğu sürece, hapis hakkı vardır. (3) Rehnin paraya çevrilmesine yönelik bildirimin gönderilene yapılması şarttır. Gönderilen bulunamıyorsa veya malı teslim almayı reddediyorsa, bildirim gönderene karşı yapılır. XVI – Birden çok taşıyıcı

Taşıyıcının Sorumluluk Esasları ve Kusur Derecesi

6102 sayılı Kanun'un 875. maddesinin birinci fıkrası uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde meydana gelen zıya, hasar veya teslimdeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyan, kendi adamlarının ve taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumlu tutulur.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 875Kaynağı aç
MADDE 875- (1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. (2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır. (3) Gecikme hâlinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir; meğerki, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun. II – Sorumluluktan kurtulma 1. Genel olarak a) Taşıyıcının özeni

Zararın meydana gelmesine gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da taşınan eşyanın özel bir ayıbı yol açmışsa, Kanun'un 875. maddesinin ikinci fıkrası gereğince tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının tayininde bu etkenlerin derecesi hesaba katılır. Teslimde gecikme yaşanması halinde ise somut bir zarar doğmasa dahi, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmedikçe taşıma ücreti gecikme süresiyle orantılı olarak indirilir.

Sorumluluktan Kurtulma Halleri

6102 sayılı Kanun'un 876. maddesi gereğince zıya, hasar ve teslimdeki gecikme; taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine karşın kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 876Kaynağı aç
MADDE 876- (1) Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. b) Araç arızası ve kiraya verenin kusuru

Kanun'un 878. maddesinde düzenlenen özel sorumluluktan kurtulma hâllerine göre zıya, hasar veya gecikmenin; sözleşmeye ya da teamüle uygun olarak üstü açık araç kullanılması yahut güverteye yükleme yapılması, gönderenin yetersiz ambalajlaması veya paketleri yetersiz etiketlemesi, eşyanın gönderen ya da gönderilen tarafından yüklenmesi, boşaltılması veya işleme tabi tutulması, eşyanın kırılma, bozulma veya paslanma gibi doğal niteliği, canlı hayvan nakli ya da gümrük mevzuatı hükümlerinin haklı kıldığı hâllere bağlanabilmesi durumunda taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Zararın bu durumlardan birine bağlanmasının muhtemel olduğu hâllerde zıya veya hasarın o sebepten ileri geldiği karine olarak kabul edilir; ancak üstü açık araçla yapılan taşımada olağanüstü bir zıya veya hasar gerçekleşmişse bu karine uygulanmaz.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 878Kaynağı aç
MADDE 878- (1) Zıya, hasar veya teslimdeki gecikme, aşağıdaki hâllerden birine bağlanabiliyorsa taşıyıcı sorumluluktan kurtulur: a) Sözleşme veya teamüle uygun olarak üstü açık bir aracın kullanılmış olması yahut güverteye yükleme yapılması. b) Gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama. c) Eşyanın gönderen veya gönderilen tarafından işleme tabi tutulması, yüklenmesi veya boşaltılması. d) Eşyanın; özellikle kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma, olağan fire yoluyla kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliği. e) Taşınacak paketlerin gönderen tarafından yetersiz etiketlenmesi. f) Canlı hayvan taşıması. g) 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile diğer kanun ve düzenlemelerde yer alan hükümlerin taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasını haklı gösterdiği hâller. (2) Herhangi bir zararın hâl ve şartlara göre birinci fıkrada öngörülen bir sebebe bağlanmasının muhtemel bulunduğu durumlarda, o zararın bu sebepten ileri geldiği varsayılır. Birinci fıkranın (a) bendinde öngörülen olağanüstü zıya veya hasar hâlinde bu karine geçerli olmaz. (3) Zıya, hasar veya gecikme, gönderenin eşyanın taşınmasına ilişkin özel talimatlarına taşıyıcının uymamasından ileri gelmişse, taşıyıcı birinci fıkranın (a) bendine dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. (4) Taşıyıcı, sözleşme uyarınca eşyayı sıcağa, soğuğa, ısı değişikliklerine, neme, sarsıntılara ya da benzer etkilere karşı özel olarak koruma yükümlülüğü altında ise, birinci fıkranın (d) bendine ancak, hâl ve şartlara göre, özellikle de gerekli donanımın seçimi, bakımı ve kullanımına ilişkin kendisine düşen tüm önlemleri almış ve özel talimatlara uygun davranmış bulunması hâlinde dayanabilir. (5) Taşıyıcı birinci fıkranın (f) bendine ancak hâl ve şartlara göre kendisine düşen tüm önlemleri almış ve özel talimatlara uygun davranmış bulunması hâlinde dayanabilir. III – Yardımcıların kusuru

Tazminatın Hesaplanması ve Sorumluluk Sınırlamaları

Eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından doğan tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre belirlenir. Taşıyan, ödenmesi gereken tazminatın yanı sıra zararın saptanması için yapılması zorunlu giderleri karşılamakla yükümlüdür; buna karşılık dolaylı zararlardan sorumlu tutulamaz.

6102 sayılı Kanun'un 882. maddesi uyarınca gönderinin tamamının veya münferit parçalarının zıyaı ya da hasarı hâlinde ödenecek azami tazminat, net olmayan ağırlığın her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlıdır. Taşıyıcının taşıma süresini aşmasından doğan sorumluluğu taşıma ücretinin üç katını geçemez. Eşyanın zıyaı, hasarı veya sürenin aşılmasından ileri gelmeyen ve eşya yahut kişi zararı dışındaki sözleşme ihlallerinde ise sorumluluk tam zıya tazminatının üç katı ile sınırlıdır. Hesaplamada esas alınan Özel Çekme Hakkı, eşyanın teslim tarihindeki veya taraflarca kararlaştırılan tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 882Kaynağı aç
MADDE 882- (1) Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (2) Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; a) Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, b) Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (3) Taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır. (4) Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir. VII – Diğer giderlerin tazmini

Zarar, taşıyanın veya yardımcı kişilerin kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işledikleri fiil veya ihmalden kaynaklanmışsa; taşıyan veya yardımcı kişiler sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından faydalanamaz.

Zıya, Hasar ve Gecikme Bildirim Süreleri

6102 sayılı Kanun'un 889. maddesinin birinci fıkrasına göre eşyadaki zıya veya hasar açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar bildirimde bulunmadığı takdirde eşyanın sözleşmeye uygun teslim edildiği varsayılır. Bu bildirimde zararın gerekli açıklıkla belirtilmesi ve nitelendirilmesi şarttır. Bildirim teslim sırasında yapılıyorsa, Kanun'un 889. maddesinin beşinci fıkrası gereğince eşyayı fiilen teslim eden kişiye yöneltilmesi yeterlidir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 889Kaynağı aç
MADDE 889- (1) Eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bildirimde, zararın gerekli açıklıkla belirtilmesi ve nitelendirilmesi şarttır. (2) Birinci fıkradaki karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir. (3) Gönderilen, taşıyıcıya, teslim süresinin aşıldığını, teslimden itibaren yirmibir gün içinde bildirmezse, gecikmeden kaynaklanan hakları sona erer. (4) Teslimden sonra yapılan bildirimin yazılı olması şarttır. Bildirim, telekomünikasyon araçları yardımıyla da yapılabilir. Bildirimde bulunanın kim olduğu herhangi bir şekilde anlaşılıyorsa, imzaya gerek yoktur. Sürenin korunması için bildirimin zamanında gönderilmiş olması yeterlidir. (5) Zıya, hasar veya gecikme teslim sırasında bildirilirse, bu bildirimin yukarıdaki hükümlere uygun olarak eşyayı teslim edene yapılması yeterlidir. XIV – Yetkili mahkeme

Zıya veya hasarın açıkça görülmediği durumlarda ise 6102 sayılı Kanun'un 889. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bildirim süresi teslimden itibaren yedi gündür. Yedi gün içinde bildirim yapılmazsa eşyanın sözleşmeye uygun teslim edildiği karinesi devreye girer.

Gecikmeli teslim hallerinde gönderilen, teslim süresinin aşıldığını teslimden itibaren yirmi bir gün içinde taşıyıcıya bildirmezse Kanun'un 889. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gecikmeden doğan hakları tamamen sona erer. Eşyanın tesliminden sonra yapılan zıya, hasar ve gecikme bildirimlerinin yazılı olması şarttır. Bildirim telekomünikasyon araçlarıyla da gerçekleştirilebilir; bildirimde bulunanın kimliği anlaşılabiliyorsa imza aranmaz ve sürenin korunması için bildirimin zamanında gönderilmiş olması yeterlidir.

Zamanaşımı ve Rücu Hakları

6102 sayılı Kanun'un 855. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına göre eşya taşımasından kaynaklanan istem hakları kural olarak bir yılda zamanaşımına uğrar. Zamanaşımı süresi, eşyanın gönderilene teslim edildiği tarihten; eşyanın tamamen zayi olması halinde ise teslim edilmesi gereken tarihten itibaren işlemeye başlar. Taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve bu sonucun doğması ihtimalinin bilinciyle işlenmiş fiil veya ihmalinden kaynaklanan zıya, hasar veya gecikmelerde ise zamanaşımı süresi üç yıldır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 855Kaynağı aç
MADDE 855- (1) Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar. (2) Bu süre, eşya taşımasında, eşyanın gönderilene teslimi; yolcu taşımasında, yolcunun varma yerine ulaşma tarihinden başlar. Eşya tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış ise, zamanaşımı süresi, eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlar. (3) Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (4) Gönderen veya gönderilen, taşıyıcıya karşı olan haklarını, bir yıl içinde 18 inci maddenin üçüncü fıkrasına uygun şekilde istemiş olmaları şartıyla, def’i olarak her zaman ileri sürebilirler. (5) Taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı; a) Eşya zıyaa, hasara uğramış veya geç teslim edilmişse, b) Yolcu geç ulaşmışsa, taşıyıcının sorumluluğu üç yılda zamanaşımına uğrar. (6) 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunundaki zamanaşımı hükümleri saklıdır. İKİNCİ KISIM Eşya Taşıma A) Taşıma sözleşmesinin uygulanması I – Taşıma senedi

Gönderen veya gönderilen, taşıyıcıya karşı olan haklarını Kanun'un 18. maddesinin üçüncü fıkrasına uygun biçimde bir yıl içinde istemiş olmaları koşuluyla def'i olarak her zaman ileri sürebilirler. Taşımadan doğan rücu haklarında zamanaşımı, rücu alacaklısının zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde bildirimde bulunmuş olması kaydıyla; mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hallerde ise rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Eşya taşımasında zamanaşımı bakımından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri saklıdır.

Açıkça görülen eşya hasarı ne zamana kadar bildirilmelidir?

Açıkça görülen hasarlarda bildirimin en geç teslim anına kadar eşyayı fiilen teslim eden kişiye yapılması gerekir; aksi halde eşyanın sözleşmeye uygun teslim edildiği varsayılır.

Gizli eşya hasarlarında bildirim süresi ne kadardır?

Zıya veya hasarın açıkça görülmediği hallerde bildirim süresi teslimden itibaren yedi gündür ve teslimden sonraki bildirimin yazılı veya telekomünikasyon yoluyla yapılması şarttır.

Teslim süresi aşıldığında hak kaybı yaşamamak için ne yapılmalıdır?

Gönderilen, teslim süresinin aşıldığını teslimden itibaren yirmi bir gün içinde taşıyıcıya yazılı olarak bildirmelidir; bu süre kaçırılırsa gecikmeden doğan haklar tamamen sona erer.

Taşıyıcının eşya zıyaı ve hasarındaki azami tazminat sorumluluğu nedir?

Eşyanın tamamının veya bir kısmının zıyaı yahut hasarında taşıyıcının sorumluluğu brüt ya da net olmayan ağırlığın her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır; ancak zarar taşıyıcının kastı veya pervasızca bir davranışından doğmuşsa bu sınır uygulanmaz.

Taşıyıcının eşya üzerindeki hapis hakkı hangi alacakları kapsar?

Taşıyıcı, taşıma sözleşmesinden doğan bütün alacakları için eşya ve refakat belgeleri üzerinde Türk Medenî Kanunu hükümleri uyarınca hapis hakkına sahiptir ve bu hak zilyetlik veya tasarruf yetkisi sürdükçe devam eder.

Eşya taşımasından kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi ne kadardır?

İstem hakları kural olarak teslim tarihinden itibaren bir yılda zamanaşımına uğrar; taşıyıcının kastı veya pervasızca davranışından doğan zararlarda süre üç yıldır ve Karayolları Trafik Kanunu hükümleri saklıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu