İhracat, Türkiye sınırları içerisinde üretimi yapılan veya Türkiye çıkışlı satışa konu edilen mal ve hizmetlerin başka ülkelerdeki alıcılara devredilerek ulaştırılması işlemidir. Şirketlere yeni pazarlara ulaşma, döviz girdisi sağlama ve işlem hacmini genişletme fırsatları sunan bu faaliyet, malın fiziki sevkiyatının ötesinde hukuki adımlardan oluşur. Satış sözleşmesinin kurulması, teslim ve ödeme şartlarının belirlenmesi, taşıma, gümrükleme, sigorta, alıcı devletin iç mevzuat gereklilikleri, bedelin tahsil edilememesi riski ve ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların giderilmesi sürecin temel hukuki boyutlarını meydana getirir.
Uluslararası Satış Sözleşmesi ve Belgelendirme Esasları
Dış ticaret ilişkisinde hukuki güvencenin merkezinde yabancı alıcı ile akdedilen satış sözleşmesi yer alır. Taraflar arasındaki mutabakat metninde malın cinsi ve özellikleri, adedi, birim ve toplam bedeli, teslim zamanı ile biçimi, tercih edilen ödeme yöntemi, paketleme, kalite standartları, garanti şartları, ayıplı mallarda bildirim yöntemi, gecikme hali, cezai şart hükümleri, uygulanacak hukuk kuralları ve yargı yetkisi açıkça kararlaştırılmalıdır.
Ticari hayatta işlemler sıklıkla yalnızca proforma faturalar, sipariş onay formları veya karşılıklı e-posta yazışmalarıyla yürütülmektedir. Bu tür belgeler uyuşmazlık durumunda ticari irtibatın mevcudiyetini ispata yarasa da, hacimli veya süreklilik taşıyan sevkiyatlarda tarafların haklarını tam anlamıyla koruyan bir hukuki çerçeve sunmayabilir.
Incoterms Teslim Şekilleri ve Risk Paylaşımı
Sınır ötesi mal hareketlerinde teslim koşulları ile tarafların masraf ve hasar paylaşımı Incoterms düzenlemeleriyle şekillenir. EXW, FCA, FOB, CIF, CPT, CIP, DAP ve DDP gibi teslim modelleri, hasarın hangi aşamada alıcıya geçeceğini ve ürünün hangi noktada teslim edilmiş sayılacağını gösterir.
Sözleşmelerde yalnızca teslim kuralının kısaltmasının yazılmasıyla yetinilmemeli; teslimin yapılacağı yer, liman, ülke, esas alınan Incoterms versiyonu ve teslimin gerçekleştiğini gösteren ispat evrakı açık biçimde metne dercedilmelidir.
Seçilen teslim türü tarafların sorumluluk alanını kökten değiştirir. EXW modelinde alıcı, malları satıcının tesisinden teslim alarak taşıma ve gümrükleme külfetini bizzat üstlenirken; DDP modelinde satıcı, ithalat gümrüğü dahil geniş bir yükümlülük altına girer. CIF ve CIP kurallarında ise sigorta yaptırma zorunluluğunun sınırları ayrıca ele alınmalıdır.
Ödeme Yöntemleri ve Akreditif Belgelerinde Uyum
İhracat süreçlerinde peşin ödeme, mal mukabili ödeme, vesaik mukabili ödeme, akreditif, banka teminatı, teminat mektubu ve açık hesap usulleri kullanılır. Her ödeme modelinin kendine özgü riskleri bulunduğundan, satış sözleşmesinde ödeme planı, vadesi, banka komisyonlarının kim tarafından karşılanacağı, gecikme faizi ve temerrüt koşulları net olarak düzenlenmelidir.
Akreditif sisteminde aracı banka, evrakın akreditif şartlarına harfiyen uygun ve eksiksiz sunulması kaydıyla bedeli ödemeyi taahhüt eder. Yeni çalışılan yabancı ortaklarla yapılan işlemlerde güven sağlayan bu yöntemde evrak uyumu esastır; fatura, konişmento, CMR, menşe belgesi veya sigorta poliçesindeki en ufak çelişki bankanın ödeme yapmaktan kaçınmasına yol açabilir.
Gümrük, Taşıma ve Sigorta Süreçlerinin Hukuki Yönetimi
Gümrükleme adımlarında ihracat beyannamesi ile ürün niteliği, GTİP numarası, miktar, ağırlık ve sevk belgelerinin birbiriyle tutarlı olması şarttır. İhracatçı, gümrük işlemlerini bir gümrük müşaviri aracılığıyla yürütse dahi beyannameye dayanak oluşturan evrakın doğruluğundan sorumluluk taşıyabilir. Bu sebeple gümrük müşaviriyle yapılan sözleşmelerde görev sınırları, evrak kontrol yükümlülüğü ve sorumluluk esasları belirlenmelidir. Ayrıca bazı malların ihracatı özel izin, kısıtlama, standart veya lisans belgesine bağlı tutulabildiğinden gümrükleme safhasından önce sektörel mevzuat kontrolleri yapılmalıdır.
Lojistik aşamasında ürünlerin hasar görmesi, zayi olması, geç sevk edilmesi veya farklı adrese varması mümkündür. Bu durumlarda taşıyıcı, freight forwarder, sigortacı ve sözleşme tarafları arasında sorumluluk tartışması çıkabileceğinden taşıma sözleşmesi ile satış sözleşmesi birbiriyle uyumlu hazırlanmalı, taşıma evrakı eksiksiz düzenlenmelidir.
İhracata konu ürünler kendiliğinden sigorta teminatı altında bulunmaz. Teslim şeklinin niteliğine göre sigorta yaptırma borcu satıcıya veya alıcıya yüklenir. İhracatçının sigorta yaptırmakla yükümlü olduğu durumlarda poliçenin yükleme, nakliye, aktarma, boşaltma, bekleme ve geçici depolama aşamalarını kapsayıp kapsamadığı incelenmelidir.
Alıcı Ülke Mevzuatı ve Ayıplı Mal İddiaları
Varış ülkesinin ithalat hukuku, teknik şartnameleri, ürün güvenliği düzenlemeleri ve etiketleme zorunlulukları sevkiyat öncesinde araştırılmalıdır. Hedef ülkenin yasal şartlarını taşımayan mallar gümrükte alıkonulabilir, mahrecine iade edilebilir, imha edilebilir veya alıcı tarafından kabul edilmeyebilir.
Ayıp iddialarına karşı ihracat sözleşmesinde muayene müddeti, bildirim usulü, kabul prosedürü, garanti sınırları ve tazminat çerçevesi hüküm altına alınmalıdır. İhracatçı, olası ihtilaflara karşı kalite denetim evrakını, yükleme öncesi gözetim raporlarını, ürün görsellerini ve teslim tutanaklarını delil olarak muhafaza etmelidir.
Teslim Gecikmesi ve Malın Kabul Edilmemesi Durumları
Teslim için kesin bir vade tayin edilmişse ihracatçının bu takvime uyması beklenir. Gecikme yaşandığında tazminat, cezai şart, siparişten dönme veya fiyat indirimi iddiaları ortaya çıkabilir. Sözleşmede gecikme yaptırımları düzenlenirken gecikmenin taşıma firmasından, gümrük prosedürlerinden, alıcıdan veya mücbir nedenden ileri gelip gelmediği ayrıştırılmalıdır.
Alıcının sevk edilen emtiayı teslim almaktan kaçınması ardiye, demuraj, depolama, geri getirme nakliyesi ve yeniden satış zorlukları doğurur. Sözleşmede alıcının teslim almaması durumuna dair emtianın üçüncü kişilere yeniden satılması, masrafların alıcıya yansıtılması, fesih, cezai şart ve tazminat hakları açıkça tespit edilmelidir.
Tahsilat Güvencesi ve Uyuşmazlık Çözümü
Yabancı alıcıdan alacağın tahsil edilmesi yerel davalara kıyasla farklı usuller gerektirir. Alıcının mukim olduğu devlette dava açılması, Türkiye'deki mahkemelerden temin edilen ilamın yabancı ülkede tanınması ve tenfizi yoluna gidilmesi veya uluslararası tahkim mekanizmasının işletilmesi söz konusu olabilir.
İhracat kredi sigortası; alıcının iflas etmesi, ödeme aczine düşmesi veya siyasi engeller dolayısıyla bedelin tahsil edilememesi gibi ticari ve politik risklere teminat oluşturur. Ancak bu sigortadan tazminat elde edilebilmesi için poliçedeki kredi limitlerine, istisnalara, vadesinde bildirim sürelerine ve belge ibraz yükümlülüklerine eksiksiz uyulması zorunludur.
Taraflar uyuşmazlıkların çözümü için tahkim yolunu seçtiğinde tahkim yerini, yetkili tahkim kurumunu, hakem sayısını, yargılama dilini ve uygulanacak maddi hukuku açıkça kararlaştırmalıdır. Aksi durumda görevli ve yetkili merci konusunda tereddütler meydana gelebilir.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre belirlenmediği hallerde taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi hususunda yetki anlaşması yapabilirler. Anlaşmanın geçerli olabilmesi yazılı delille ispat şartına bağlıdır. Yabancı mahkeme lehine yapılan yetki sözleşmesine rağmen dava, ancak yetkilendirilen yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde süresi içinde yetki itirazında bulunulmaması şartıyla yetkili Türk mahkemesinde incelenebilir. 5718 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre ise anılan Kanun'un 44, 45 ve 46 ncı maddelerinde düzenlenen mahkemelerin yetkisi tarafların anlaşmasıyla bertaraf edilemez.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 47Kaynağı aç
Savaş, tabii afetler, salgın, liman veya sınır kapılarının kapatılması, grev, resmi idari kararlar ya da ambargolar gibi mücbir sebeplerin ortaya çıkması halinde bildirim şekli, borçların askıya alınması, ek ifa mühleti ve fesih hakları ihracat sözleşmesinde sarih olarak düzenlenmelidir.
İhracat uyuşmazlıklarında hangi evraklar ispat aracı niteliğindedir?
Satış sözleşmesi, proforma fatura, ticari fatura, paketleme/çeki listesi, konişmento veya CMR gibi taşıma evrakları, menşe şahadetnamesi, sigorta poliçesi, gümrük beyannamesi, banka ödeme dökümleri, kalite kontrol tutanakları ve tarafların yazışmaları temel delil vasfı taşır.
Proforma fatura tek başına sözleşme yerine geçer mi?
Proforma fatura, sipariş formu veya e-posta yazışmaları ticari ilişkinin varlığını ispatlamaya yarasa da, cezai şart, ayıp bildirimi, uygulanacak hukuk ve uyuşmazlık çözümü gibi hususları ayrıntılı belirlemediğinde yüksek bedelli veya sürekli ihracat ilişkilerinde yeterli hukuki koruma sağlamayabilir.
Sözleşmede yalnızca Incoterms kısaltmasının yer alması yeterli midir?
Yalnızca teslim şekli kısaltmasının yazılması yeterli kabul edilmez; teslimin gerçekleşeceği kesin nokta, liman, ülke, esas alınan Incoterms versiyonu ve teslimin ispat edileceği belgenin açıkça belirtilmesi gereklidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

