Ticari işletmeye tahsis edilen veya işletmenin mülkiyetinde bulunan gemilerin rehin hakkına konu edilmesi, geminin sicile kayıtlı bulunup bulunmamasına göre farklı hukuki sonuçlar doğurur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 936/1 uyarınca sicile kayıtlı olup olmadıklarına bakılmaksızın bütün gemiler, Türk Ticaret Kanunu ile diğer kanunların uygulamasında taşınır eşya niteliğindedir. Bu taşınır eşya vasfı sebebiyle gemiler, prensip olarak işletmenin menkul tesisatı ve taşınır varlıkları kapsamında değerlendirilir. Bununla birlikte gemilerin tabi olduğu tescil rejimleri ve mevzuattaki özel ipotek kuralları, işletme veya taşınır rehni sözleşmeleriyle kurulabilecek ayni hakların sınırını ve geçerliliğini belirler.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 936Kaynağı aç
Sicile Kayıtlı ve Kayıtsız Gemilerde Rehin Ayrımı
1447 sayılı mülga Ticari İşletme Rehni Kanunu döneminde işletme rehni sözleşmesinin belirli kredi kuruluşları, kredili satış yapan müesseseler ve kooperatifler ile işletme malikleri arasında yapılabileceği düzenlenmiştir. Anılan düzenlemede ticaret unvanı, işletme adı ve menkul işletme tesisatının sözleşme kapsamı dışında bırakılamayacağı öngörülmüş; ayırt edici niteliklerin sözleşme ekindeki listede yer alması aranmıştır. 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu m. 5/1(h) hükmünde ise araç, ekipman ve makine gibi unsurlarla birlikte menkul işletme tesisatı teslimsiz taşınır rehnine konu edilebilecek varlıklar arasında sayılmıştır.
6750 sayılı TİCARİ İŞLEMLERDE TAŞINIR REHNİ KANUNU m. 5Kaynağı aç
Gemi siciline kayıtlı bulunmayan gemiler, boyutlarına ve niteliklerine bakılmaksızın işletme rehni kapsamına alınabilir. Bu nitelikteki kayıtsız gemilerin rehin sözleşmesi ekindeki menkul işletme tesisatı listesinde yer almaması durumunda sözleşmenin geçerliliği tartışmalı hale gelir. Öğretideki hâkim görüş, tarafların menkul tesisat unsurlarını kasten rehin kapsamı dışında bırakmaları halinde sözleşmenin geçersiz olacağını; buna karşılık unutkanlık veya sehven listeye eklenmeme durumlarında Türk Medeni Kanunu m. 2'deki dürüstlük kuralı uyarınca sözleşmenin geçerliliğini koruyacağını kabul etmektedir.
Sicile Kayıtlı Gemilerde Gemi İpoteğinin Zorunluluğu
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1014 doğrultusunda sicile kayıtlı bir geminin sözleşmeye dayalı rehni ancak gemi ipoteği kurulması yoluyla hüküm ifade eder. 1447 sayılı Kanun m. 3'ün son fıkrasında gemi ipoteği hükümlerinin saklı tutulmuş olması nedeniyle, sicile kayıtlı gemiler ticari işletme rehni sözleşmesiyle rehnedilemez. Taraflar rehin sözleşmesinde aksini kararlaştırsalar veya sicile kayıtlı gemiyi sözleşme listesine dahil etseler dahi bu işlem gemi üzerinde ayni rehin hakkı doğurmaz.
Sicile kayıtlı gemiler bakımından işletme rehni tesis edilemeyeceğinden, sözleşme tanzim edilirken menkul işletme tesisatı listesinde bu gemilere yer verilmemesi ve alacak güvencesi için müstakil bir gemi ipoteği tesis edilmesi gerekir. Nitekim sicile kayıtlı bir geminin işletme rehni kapsamında tescil veya şerh edilmek üzere bildirilmesi durumunda Gemi Sicili Memurluğu şerh talebini reddetmektedir.
Taşınır Rehni Kanunu Çerçevesinde Tescil, Sıra ve Müstakbel Varlıklar
6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu m. 5/2 gereğince, ticari işletmenin veya esnaf işletmesinin tamamı üzerinde rehin tesis edildiğinde, rehnin kurulduğu anda işletme faaliyetine tahsis edilmiş her türlü varlık rehnedilmiş sayılır. Ancak kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasındaki diğer taşınır varlıkların borcu karşılaması durumunda işletmenin bütünü üzerinde rehin kurulamaz. İşletme rehni kapsamındaki varlıkların rehni diğer kanunlar uyarınca bir sicile tescili gerektiriyorsa rehin ilgili sicillere bildirilir; söz konusu varlıklar üzerinde diğer kanunlar gereğince önceden bir rehin tesis edilmişse bildirilen rehin sonraki sırada yer alır.
6750 sayılı Kanun m. 5/8 hükmü uyarınca, mevzuatı gereği özel sicillerine kaydı öngörülen rehinlerin Rehin Siciline bildirilmesi gerekir. Bunun yanında kanunun 5/3. maddesi işletmelerin müstakbel taşınır varlıkları üzerinde de rehin tesis edilmesine olanak tanımaktadır. Ne var ki rehinli müstakbel taşınır varlık üzerindeki tasarruf yetkisi, söz konusu varlıkların mülkiyete konu edilmesinden sonra hüküm ifade eder.
Yapı İpoteği ve Gemi Eklentilerinin Haczedilmezliği
Tersanede inşa edilmekte olan gemiler üzerinde tesis edilen yapı ipoteği; yapı malikinin mülkiyetine geçmemiş kısımlar hariç olmak üzere inşaatın her aşamasındaki gemiyi, bütünleyici parçaları, eklentileri, navlun ve kiraları, yapının ayrıca sigortalanması durumunda sigorta tazminatını ve tersanede bulunup inşaatta kullanılmak üzere işaretlenmiş kısımları kapsar. İcra ve İflas Kanunu m. 83/c ile Türk Medeni Kanunu m. 862 çerçevesinde rehin, ana varlığı bütünleyici parça ve eklentileriyle birlikte yükümlü kıldığından, ipotek akit tablosunda açıkça sayılmamış olsa dahi ipotekli geminin eklentisi niteliğindeki mallar gemiden bağımsız olarak haczedilemez ve satılamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/731, K. 2019/889Kaynağı aç
Gemi ipoteğinde bütünleyici parçalar kural olarak ipotek kapsamından çıkarılamaz. Parçanın normal işletmenin gereği olarak sürekli şekilde gemiden uzaklaştırılması veya alacaklı lehine el konulmadan önce devredilerek fiilen gemiden ayrılması bu kuralın istisnasını oluşturur. Mahcuz malların geminin oluşturulması, işletilmesi, korunması veya gemiden yararlanılması bakımından bütünleyici parça ya da eklenti vasfında olup olmadığının belirlenmesinde gemi ve makine mühendislerinden oluşan teknik bilirkişi heyeti incelemesi yaptırılması gerekir. Öte yandan İcra ve İflas Kanunu m. 83/c uyarınca haczedilmezlik şikâyeti ipotek alacaklısına ve borçluya tanınmış olup, ipoteğe konu alacağını devreden eski alacaklının taşınmazdan ayrı haczedilemezliğe dair şikâyet hakkı ve güncel hukuki yararı kalmaz; şikâyet hakkı ipoteği devralan tarafa geçer.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/1570, K. 2014/20367Kaynağı aç
Sicile kayıtlı bir gemi işletme rehni sözleşmesiyle rehnedilebilir mi?
Sicile kayıtlı gemilerin sözleşmeye dayalı rehni ancak Türk Ticaret Kanunu m. 1014 gereğince gemi ipoteği ile kurulabilir; ticari işletme rehni sözleşmesiyle ayni rehin hakkı tesis edilemez.
Sicile kayıtlı olmayan işletme gemileri işletme rehnine konu edilebilir mi?
Sicile kayıtlı olmayan gemiler menkul işletme tesisatı niteliğinde kabul edilerek işletme rehni kapsamına alınabilir ve sözleşmede ayırt edici nitelikleriyle yer almalıdır.
İpotek akit tablosunda sayılmayan gemi eklentileri bağımsız olarak haczedilebilir mi?
İpotek akit tablosunda açıkça belirtilmemiş olsa dahi geminin eklentisi veya bütünleyici parçası niteliğindeki eşyalar asıl gemiden bağımsız olarak haczedilemez ve satılamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

