Türk Silahlı Kuvvetlerinde İç Hizmet Kuralları

by Avukat Erdal Ersoy
Türk Silahlı Kuvvetlerinde İç Hizmet Kuralları

Yönetmeliğin kapanış hükmü, düzenlemenin 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 120. maddesine dayanılarak hazırlandığını ve 27 Mayıs 1961 tarihinden itibaren meri olduğunu belirtir. Emir, hizmete ait bir talebin veya yasağın sözle, yazı ile ya da sair surette ifade edilmesidir.

211 sayılı TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ İÇ HİZMET KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8 – Emir: Hizmete ait bir talep veya yasağın sözle,yazı ile ve sair surette ifadesidir.

Disiplin ve itaat

Disiplinin az da olsa bozulduğunu veya gevşediğini sezen her âmir, maddi ve manevi sebepleri araştırıp gidermek ve kanun ile nizamlar çerçevesinde yetkilerini kullanarak disiplini sağlamak zorundadır. Ast, âmirinin her emrini tahammül gücünü kullanarak istekle ve tam zamanında yapmakla yükümlüdür. Görev sırasında ve dışında âmire yardım etmek de astın borcudur.

Ast, aldığı emir hakkında âmirine mütalaa bildiremez. Emir kayıt ve şarta bağlanmadan yerine getirilir. Emri alırken veya aldıktan sonra mırıldanmak ya da emri doğru bulmadığını sezdirecek davranış cezayı gerektirir. Âmir mutlak itaat istemeye haklıdır; buna karşılık maiyetinin şeref ve haysiyetini, sağlığını ve özlük haklarını gözetmek zorundadır.

İtaat, astın üstünden aldığı emri kayıt, şart ve tereddüt düşünmeden yapması, kanun ve nizamların dışına çıkmaması ve yasaklanan şeyleri yapmamasıdır. Silahlı Kuvvetlerde her asker, Türk yurdunu ve Cumhuriyetini gerektiğinde silahla koruma görevine düşen payını öğrenmek, öğretmek ve gerektiğinde son gücünü kullanarak yapmak zorundadır. Sebat ve mukavemet, görev sırasında karşılaşılan zorluk ve yokluklara katlanarak usanç veya yılgınlık göstermeden hizmeti istenen biçimde tamamlamaktır.

Kendini korumak için görevi bırakmak, savuşmak veya ihmal etmek, korkaklıkla birlikte düzenlenen ve asker için en şiddetli cezaları gerektiren bir kusur olarak gösterilir. Asker, hizmete ait konularda kimseye sır vermemeli, kışla ve kurum hayatına ilişkin sözler söylememeli ve doğruluktan ayrılmamalıdır.

Emrin şekli ve kanuni sınırı

Emrin üniformayla verilmesi esastır. Üniformasız âmiri tanıyanlar onun emrini yapmak zorundadır. Tanınmayan ve kanuna göre emir verme mevkiinde bulunan üst, kimlik kartıyla kendini tanıtır. Yönetmelik, emirlerin hizmete ilişkin olmasını ve kanun ile nizamları ihlal etmemesini Silahlı Kuvvetler İç Hizmet Kanununun 8 ve 16. maddelerine bağlar.

211 sayılı Kanunun 16. maddesine göre âmir, maiyetine hizmetle münasebeti olmayan emir veremez. Astından hususi bir menfaat temin edecek talepte bulunamaz, astının hediyesini kabul edemez ve astından borç alamaz.

211 sayılı TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ İÇ HİZMET KANUNU m. 16Kaynağı aç
Madde 16 – Amir; maiyetine hizmetle münasebeti olmıyan emir veremez. Astından hususi bir menfaat temin edecek bir talepte bulunamaz. Hediyesini kabul edemez ve borç alamaz.

Askerî Ceza Kanununun 41. maddesinin (b) fıkrası kapsamı dışında ast, emri kanun ve nizama uygun bulmasa bile yerine getirir ve sonra şikâyet eder. Emir bu fıkra kapsamındaysa yerine getirilmez ve gecikmeden en kısa yoldan bir üst âmire bilgi verilir. Bu halde yönetmelik, emrin yapılmasından doğacak bütün sorumluluğun asta ait olduğunu yazar. 1632 sayılı Kanunun 41. maddesi ise hizmete ilişkin emir suç teşkil ederse suçun işlenmesinden emri verenin sorumlu olduğunu; maduna faili müşterek cezasının, emrin sınırının aşılması veya suç maksadının bilinmesi halinde verileceğini düzenler.

1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 41Kaynağı aç
Madde 41 – 1- Askeri cürümlerde ve kabahatlerde iştirak halinde, Türk Ceza Kanununun 64 üncüden 67 nciye kadar olan maddeler hükmü tatbik olunur. 2 – Hizmete mütaallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emir veren mesuldur. 3 – Aşağıdaki hallerde maduna da faili müşterek cezası verilir : A : Kendisine verilen emrin hudutlarını aşmış ise, B : Amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile mütaallik olduğu kendisince malum ise. DÖRDÜNCÜ FASIL Cürümde tekerrür Tekerrür:

1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 41. maddesinde, hizmete ilişkin emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri verenin sorumlu olduğu yazılıdır. Kendisine verilen emrin sınırlarını aşan maduna faili müşterek cezası verilir. Âmirin emrinin adli ve askerî bir suç maksadını içeren bir fiile ilişkin olduğu kendisince bilinen maduna da aynı ceza sonucu bağlanır. Aynı maddenin birinci fıkrası, askerî cürümlerde ve kabahatlere iştirakte Türk Ceza Kanununun 64 ila 67. maddelerinin uygulanacağını belirtir.

Oy ve kanaat sorumluluğunun oy sahiplerine ait olduğu satın alma ve muayene komisyonları gibi işlerde âmirler, oyun veya kanaatin yönü hakkında emir veremez.

Komutanın ayrılması ve vekâlet

Komutanın merkezden veya gemisinden uzaklaşması ya da hizmet edemeyecek derecede mazeretinin bulunması halinde, kuruluşuna göre rütbe ve kıdemce komutanın rütbesine en yakın muharip sınıfa mensup ast vekil bırakılır. Aynı rütbede komutan yardımcısı veya ast birlik komutanı varsa bunlardan kıdemli olan vekil bırakılır. Gemilerde ikinci komutan; Hava Kuvvetlerinde uçuş, hava savunma ve kontrol ihbar birliklerinde ilgili sınıfın rütbece en kıdemli subayı vekil bırakılır.

Vekâlet verme imkânının olmadığı istisnai hallerde, maddede ayrık tutulan durumlar dışında en yakın uygun kişi hiçbir emir beklemeden komutayı alır ve durumu sebebiyle birlikte daha büyük âmire bildirir.

Müracaat ve şikâyet

Her asker resmî ve kişisel işleri için sözlü veya yazılı müracaatını en yakın âmirinden başlayarak silsile yoluyla yapabilir. Silahlı Kuvvetlerdeki sivil personel de aynı usule tabidir. Yetkisi dışındaki müracaatları âmir, gerekiyorsa kendi düşüncesini de yazarak en geç üç gün içinde üst makama gönderir. Yetkili makam müracaatın sonucunu en geç bir ay içinde başvurana bildirir.

Şikâyetler ilk âmir aracılığıyla silsile yoluyla yapılır ve toplu şikâyet yasaktır. Âmirin yüzüne karşı kendisinden şikâyet edilemez. Başka yerlerde âmirinden şikâyet edeceğini söyleyip işi dedikoduya çevirmek cezayı gerektirir. Bölük komutanı vukuat raporunu inceler; üst makama arzı gerekli gördüklerini ve kendi yetkisi dışındaki yazılı başvuruları bağlayarak belirli zamanda takdim eder. Tabur ve benzeri komutan, yetkisindeki başvuru, şikâyet ve ceza işlerini sonuçlandırır; yetkisi dışındakileri içeren raporu bir üst komutana sunar.

Vukuat raporunun ulaştırılma zamanı, bölüklerden bağımsız ve müfrez taburlarda en geç saat 12.00’ye varacak biçimde hesaplanır. Derhal bildirilmesi gereken olaylar hemen haber verilir.

İzin, mesai ve ayrılma

İzin işleri askerî izin kanununa ve izin nizamnamesine göre düzenlenir. Aile üyesinin ağır hastalığı, ölüm, kaza, doğum veya yangın gibi beklenmeyen durumda izin uzatma talebi yazılı ve ivedi bildirilir. Âmir izni uzatmazsa izinli, başvuru ile cevap arasında geçen süreden sorumlu tutulmaz. Bu süre hiçbir suretle altı günü geçemez; cevap alınmazsa kişi derhal görevine döner. Dönüşte mazereti gösteren rapor ve belge izin belgesiyle birlikte âmire verilir. Bu yola uyulmadan süre aşılırsa Askerî Ceza Kanununa göre işlem yapılır.

Kıtada genel mesai kalk borusunda başlar ve gece yoklamasından sonra biter. Karargâh, daire ve kurumlarda günlük görev süresi en az altı saattir. Günlük eğitim süresi de altı saatten aşağı olmaz. Yazın uzatma, kuvvet komutanlıklarının eğitim direktifleri içinde tayin ve uygulanır.

Erbaş ve erlerin yıllık izin süreleri ve verilme şekli, 21 Haziran 1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanununun 77. maddesine göre yürütülür. Gece yatısı izni, görevi aksatmayacak şekilde ve gerekirse dönüşümlü olarak Cuma akşamı başlar, Pazar akşamına kadar sürer. Ulusal ve dinî bayramlarda bayram tatiliyle başlar ve son günün akşamı biter. Evci çıkanların evcilik işlemlerinin iptali ve başka garnizona dağıtılmasına ilişkin fıkra, sözleşmeli erbaş ve erler hakkında uygulanmaz.

Acemi erlere gece yatısı izni ancak bir aylık eğitimden sonra ve askerî giyinme, şeref kuralları ile selâmlamayı öğrenip güven vermeleri halinde verilebilir. Memleket izni en az tabur ile müstakil veya müfrez bölük komutanları ve belirtilen eşidi makamlarca verilir; izinliye yer ve günü gösteren tasdikli, fotoğraflı matbu belge verilir. Erbaş ve er, âmirinden izin almadan kışladan veya yatıp kalkması için gösterilen yerden ayrılamaz.

Kıyafet, kimlik ve posta

Her asker, Silahlı Kuvvetlerle ilişiği kesildiği tarihten itibaren bir ay içinde üniformasını çıkarmak zorundadır. Er ve erbaşlar, Genelkurmayın izin verdiği hallerle yıllık izin veya hava değişimi sırasında sivil elbise giyebilir; tarla ve işyerinde çalışırken sivil elbise giymek zorundadır.

Subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar adlî yargı makam ve mercilerine çağrıldıklarında, tutuklu veya hükümlü olarak askerî yargı makam ve mercilerine çağrıldıklarında ve açıkta bulundukları sürede sivil elbise giymek zorundadır. Askerî kimlik kartı resmî kimlik belgesidir. Belirlenen güvenlik ve istihbarat istisnaları dışında personel bunu her zaman üzerinde bulundurur ve yetkili talep ettiğinde gösterir.

Uzman erbaşlar hariç erbaş ve erler ile askerî öğrenciler tarafından gönderilen ve kendilerine gelen posta, ilgili âmir tarafından denetlenebilir. Birliğin emniyetini tehlikeye düşüren, istihbarat zafiyeti yaratabilecek, kişileri hedef gösteren, örgüt haberleşmesine yol açan, panik yaratacak yanlış bilgi, tehdit, hakaret veya telafi edilemeyecek olumsuz haber içeren posta ilgili kişiye verilmez; onlar yazmışsa gönderilmez.

Erbaş ve erlerin saçları üstte 6 cm, yanlarda 2 cm olacak ve kulak üstüne düşmeyecek şekilde tıraş edilir. Erkek subay, askerî memur, astsubay, askerî öğrenci, erbaş ve erlerin kaş aldırma, manikür, pomat ve fazla koku kullanma ile favori, sakal ve bıyık bırakması yasaktır. Bıyığın hangi hallerde, görevlerde, zamanlarda ve kimler tarafından bırakılacağını Genelkurmay Başkanı belirler.

Temizlik ve devlet malı

Her kademedeki âmirler askerlerin sağlık, temizlik, spor ve itidalle ilgili hususları yakından takip eder. Temizlik yükümlülüğü haftada bir tırnak kesmeyi, en az haftada bir yıkanmayı ve haftada bir çamaşır değiştirmeyi kapsar. Mümkün oldukça iki yıkanma arasındaki günlerde, özellikle yazın soğuk su dökünmek ve diğer mevsimlerde vücudu ıslak bezle silmek de gerekir. Her erbaş ve er ayrı yemek tabağı, çatal, kaşık ve su bardağı kullanır; bu kaplar yemekten sonra sabunlu suyla yıkanır.

Muharebe kudretini felce uğratacak devlet malının bakım, korunma ve muhafazasında mazeret ileri sürmek ve kabul etmek caiz değildir. Her rütbedeki komutanlar gerekli tedbirleri almak zorundadır. Asker, kendisine bedelsiz ve emanet verilen devlet malını kimseye satamaz; böyle bir girişimi duyarsa âmirine derhal haber verir. Verilen eşyanın şeklinde kendiliğinden değişiklik yapamaz ve üzerine adını yazamaz.

Erbaş ve erler askerlik hizmetine gelene kadar okuma ve yazmayı öğrenmemişse Silahlı Kuvvetlerde bunları öğrenmek zorundadır. Savaşta demirbaş erzak ve istihkak, ancak büyük zaruret halinde, yiyecek hiçbir şey bulunmadığında ve birlik komutanının emriyle sarf edilebilir. Muvazzaf hizmetten sonra ihtiyat sınıfına geçen erbaş ve erler, silah altına çağrıldıklarında kayıtlı oldukları askerlik şubesine hemen gider. Terhis sırasında üzerinde götürülen eşya en geç on beş gün içinde askerlik şubesine teslim edilir.

Savaş, siviller ve esaret

Savaşın herhangi bir döneminde güven ve itimadı sarsacak söz söyleyenler, silah ve cephanesini atanlar, ileri gitmekten çekinenler, kaçmaya yeltenenler ve yağmaya kalkışanlar, Askerî Ceza Kanununa göre ve komutanların yetkisiyle derhal şiddetle cezalandırılır. Toplanma yerinde komutan yoksa en büyük rütbeli ve kıdemli kişi komutayı üstlenir. Muharebede hiç kimse kendiliğinden muharebe yerinden uzaklaşamaz. Kıtasından uzak düşen asker en yakın kıtaya katılır ve kendi kıtasına dönerken geçici kıta komutanından yazılı belge alır.

Düşman silahlı kuvvetlerindeki ve ülkesindeki hastaneler ile sağlık personeli ve hademelerine, hizmetlerinde kaldıkları ve tarafsızlıklarını korudukları sürece dokunulmaz. Silahsız düşman halkına, özellikle kadın, çocuk ve yaşlıların can, mal, ırz ve namusuna sarkıntılık yasaktır. Düşman arazisindeki sivillerin silahlı kuvvetlere karşı hainane teşebbüsü veya silah kullanmaya yeltenmesi görülür ya da hissedilirse bunlara muharip işlemi yapılır.

Son kuvvetini ve kurşununu sarf etmeden, özellikle korkaklık nedeniyle esir olan asker ağır biçimde cezalandırılır ve esaretten dönüşte kusursuzluğunu ispat etmek zorundadır. Esir, silahlı kuvvetlerine ve yurduna zarar verecek hiçbir haberi düşmana vermemelidir. Esirlerin serbest bırakılmaları halinde düşmana karşı hareket etmeyeceklerine dair söz vermeleri yasaktır. Esaret sırasında rütbece daha büyük esir âmir ve üstlere itaat ve saygı sürer. Ayrılmış esir subay gruplarındaki en rütbeli veya kıdemli subay, dönüşte Milli Savunma Bakanlığına sunulmak üzere grup üyeleri hakkında not tutar.

Bayrak Türk Devletini temsil eder; şekli ve çekilme usulü Türk Bayrağı Kanunu ve Nizamnamesiyle belirlenir. Kuruluşunda alay teşkilatı bulunmayan her tugay ile her alaya bir sancak verilir. Hudut alayları, alay teşkilatı bulunmamasına bağlanan istisnanın dışında bırakılmıştır. Deniz ve havadaki eşidi birlikler de alaylarla birlikte sayılır. Sancak Cumhurbaşkanından başka kimseye tazim yapmaz. Savaşta düşman eline geçmesi kesin görülen sancağı, her türlü korunma umudu kesildiğinde kumandan imha eder.

Siyasi faaliyet ve yayın

Silahlı Kuvvetler mensuplarının siyasi parti ve derneklere girmeleri, siyasi faaliyet ve gösterilere, toplantı ve seçim işlerine karışmaları, bu amaçla konuşma veya makale yapmaları yasaktır. Mensuplar yalnızca Milli Savunma Bakanlığınca yayımlanan listedeki siyasi olmayan derneklerin ve spor kulüplerinin faal olmayan üyeliklerine girebilir. Giriş ve çıkış yedi gün içinde en yakın âmire yazılı bildirilir.

Mensuplar kendi kıta, karargâh ve kurumları içinde amatör askerî spor kulüpleri kurabilir; asli hizmet ve görevlerin aksamasına izin verilmez. Harp ve vazife malulleri ile gazilerin rehabilitasyon amacıyla kurduğu spor kulüpleri, Genelkurmay Başkanlığınca izin verilmesi halinde askerî spor tesislerinden belirlenen usule göre yararlanabilir.

Mensuplar hiçbir gazete veya risalenin sorumlu müdürü, başyazarı ve haber vericisi olamaz. Gazete ve risalelere iç ve dış siyaset hakkında yazı yazamaz, hükümet ve askerlik aleyhinde tenkitte bulunamaz ve gizli askerlik işleri hakkında yayın yapamaz. Siyaset dışında fenni, tarihi, iktisadi, içtimai ve edebi konularda yazı ve kitap yayımlamak serbesttir; askerî işlemleri ifşa ve tenkit etmek ile şahsiyatla uğraşmak yasaktır.

Yalnız makam ve mevki nedeniyle bilinen resmî kaynaklardan yararlanılacak eser için yazmadan önce, gizli veya hizmete mahsus bilgiler içeren eser için ise basımdan önce Genelkurmay Başkanlığından izin alınması gerekir. Askerî şahıslar izinsiz olarak basın ve yayın organlarına beyanat veremez. Her yazar eserinden tamamen sorumludur.

Selam ve garnizon

Astlar üstlerden önce selam vermek zorundadır. Aynı rütbedekiler veya rütbeyi ayırt edemeyenler birbirini beklemeden selamlar. Üste selam vermemek cezayı gerektirir. Selamlama her yerde ve her zaman yapılır; görmemek mazeret oluşturmaz ve gecikmiş olsa bile selamdan vazgeçilmez. Karşılıklı yürüyüşte selam altı adım kala başlar ve selamlanan bir adım geçilince biter.

Cumhurbaşkanına, sancağa, ülkeyi ziyaret eden devlet başkanları ile sancaklarına ve cenazeye karşı yürürken durup cephe alınarak selam verilir. İstiklal Marşı her yerde durularak selam vaziyetinde dinlenir; yabancı devletlerin milli marşları için de aynı şekilde hareket edilir. Mahsup, esir ve tutuk muhafızları, muharebe görevi alan nöbetçi, devriye ve gözcüler, selam veremeyecek kadar hasta ve yaralılar ile cenaze merasiminde bulunanlar selam vermez.

Garnizon sınırları, belediye sınırları ile askerî birlik ve kurumların görev ve konuş özellikleri dikkate alınarak kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca tespit edilip Genelkurmay Başkanlığının onayına sunulur. Aynı garnizonda muhtelif kuvvetlere mensup tümen ve daha üst birlik komutanları, kendi kuvvetlerinin aynı bölgedeki ast birlik ve kurumları üzerinde garnizon komutanı yetkilerine sahiptir.

Garnizon komutanı, garnizondaki kıta ve kurumların disiplin ve maneviyatını koruyacak tedbirleri almak ve sınırları içindeki daimi veya geçici birlik, kurum ve personelin idari ve lojistik desteğini sağlamakla sorumludur. Sabit jandarma ve sahil güvenlik birlik komutanları, garnizon komutanı sıfatıyla sivil makamlarla ilişkilerinde askerî hükümlere tabidir; mülkiye âmirleri inzibatî görevlerine müdahale edemez. Garnizon komutanı, İç Hizmet Kanununun 91. maddesine göre doğrudan kendisine bağlı bir kıta subayını merkez komutanı tayin ederek disiplin işlerinin takibini ona bırakabilir.

Nöbet, silah ve inzibat

Kıtalarda nöbet hizmetleri her kuvvetin özelliğine uygun olarak yürütülür. Yönetmelik dışında kalan veya özellik arz eden nöbetler, komutanlıklarca yönetmeliğin esasları gözetilerek hazırlanıp uygulanır. Garnizon içindeki müstakil taburlar müşterek nöbete katılır ve müstakil birlik komutanı da nöbete iştirak eder. Nöbet hizmetini garnizonu oluşturan birlik veya kurumun komutanı ya da amiri düzenler. Kuruluş bağlantısı olmayan birliklerin bulunduğu kışla, konak ve ordugâhlarda düzenleme yetkisi en kıdemli birlik komutanına aittir.

5905 sayılı TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ İÇ HİZMET YÖNETMELİĞİ m. 395Kaynağı aç
Madde 395 – Kıtalarda her Kuvvetin özelliğine uygun olarak nöbet hizmetleri yürütülür. Bu Yönetmeliğin dışında kalan veya ayrıca özellik arzeden nöbet hizmetleri ihtiyaca göre komutanlıklarca; bu Yönetmelik esasları göz önünde tutularak hazırlanıp uygulanır. a. Müstakil taburlar bir birliğin veya kurumun garnizonu içinde bulunurlarsa müşterek nöbete katılırlar. Bu durumda müstakil birlik komutanı da nöbete iştirak eder. b. Nöbet hizmeti garnizonu teşkil eden birlik veya kurumun komutan veya amiri tarafından düzenlenir. (Ek fıkra: RG-15/03/1984-18342) Birbirleriyle kuruluş bağlantısı olmayan birliklerin konuşlanmış olduğu kışla, konak ve ordugâhlardaki nöbet hizmetleri, o kışla, konak ve ordugâhdaki en kıdemli birlik komutanı tarafından düzenlenir. Nöbetçi personelin vazifeleri 1 – Nöbetçi onbaşılarının vazifeleri :

Karargâh ve kurumlarda nöbet sabah 09.00’dan ertesi gün 09.00’a kadar sürer. Kıtalarda komutanın uygun gördüğü zamanda başlar ve 24 saati geçemez. Albaylar, belirtilen yardımcı ve kurmay görevliler, askerî hâkimler, disiplin subayları ile kadrolu emir subay ve astsubayları nöbet hizmetine dahil edilmez. Uzman tabip raporuyla belgelenmek koşuluyla hamileliğin tespitinden doğumdan sonraki iki yıla kadar bayan personel nöbete dahil edilmez. 5378 sayılı Kanun kapsamındaki engelli memurlara isteği dışında gece nöbeti ve gece vardiyası verilemez.

Nöbeti Pazar gününe rastlayan subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ve sivil memurlar, nöbeti devrettikten sonra salı günü mesai başlangıcına kadar istirahat eder. Nöbetçi amiri; emniyet, disiplin, idare, iaşe ve temizlik işleriyle, komutan veya kurum amiri bulunmadığı zaman ona ait görevleri yapar. Yönetmelikte yer alan veya Kara Kuvvetleri Komutanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığınca belirlenen nöbetler dışında ihtiyaç duyulan nöbetleri kışla veya birlik komutanı düzenler.

Nöbetçiler genel olarak iki saatte bir değiştirilir. Zorunlu hallerde süre azaltılabilir veya çoğaltılabilir; çoğaltma dört saati geçemez. Nöbetçiler nöbet yerinde görevin özelliğine göre ayakta veya oturur; dayanmaz, uyumaz ve silahını bırakamaz. Hal ve vaziyet gerektirdiğinde her kışla, konak ve ordugahta hazır kıta bulundurulur. Hazır kıtanın kuvveti en az üç kişiden birliğin tamamına kadar olabilir.

Kışlada bulunma emrinden sonra er, erbaş, astsubay ve subaylardan hiç kimse kışladan emirsiz ayrılamaz. Birliklerin silah başına edilmesi yetkili komutanların emriyle olur. Karakol, nöbetçi ve devriyelerin silah kullanma yetkileri İç Hizmet Kanununun 87 ila 90. maddelerine, muvakkat yakalama yetkileri ise 80 ila 82. maddelerine bırakılmıştır.

Koğuş içinde manevra ve muharebe fişekleri, tüfek doldurup boşaltmak, gerçek el bombası ve tahrip cephanesiyle eğitim ile parlayıcı ve yanıcı maddelerin bulundurulması yasaktır. Silah boş olsa bile ders ve tarif amacıyla insana çevrilemez. Erbaş ve erlerin barışta üzerinde muhabere fişeği bulundurması, 630 ve 650. maddelerdeki haller dışında yasaktır. Konaklarda hiçbir bahane ile er alıkonulamaz ve sevk edilecek erbaş ve erlere izin verilemez.

Askerî inzibat; disiplini korumak, trafik hizmetlerini yürütmek, suç işlemeyi önlemek, kimlik tespit ve üst araması yapmak ile izinsiz ayrılan veya disiplini bozan asker kişileri yakalamak görev ve yetkilerine sahiptir. 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun uygulandığı ve genel güvenlik kuvvetlerinin yeterli olmadığı hallerde, valinin isteği üzerine garnizon komutanı ile mülki amirin birlikte belirleyeceği yer ve zamanda ayrılan askerî inzibat kuvvetleri karakol, karakol nöbetçisi, devriye, trafik, kolluk, kurtarma ve yardım görevlerini polis ve jandarma yetkileriyle yerine getirir. 662. maddeye göre hazırlanacak yönerge yürürlüğe girinceye kadar ST 19-1 Askeri İnzibat Talimnamesinin uygulanmasına devam edilir.

Sağlık hizmetleri

Silahlı kuvvetler sağlık teşkillerinin esas görevi, askerlerin fizik ve moral durumunu izlemek ve mevcut sağlık mevzuatına dayanarak koruyucu hekimliği uygulamaktır. Hastalanan askerler, kendi birliğinin kadrolu tabibi mevcutken başka tabibe muayene ettirilmez. Kadrolu tabip yoksa görevlendirme mahalli garnizon komutanlığınca yapılır. Sıra, aynı garnizondaki diğer askerî tabipler, askerî hastane tabipleri, hükümet, belediye veya resmî görevli sivil tabipler ve bunların yokluğunda serbest sivil tabipler şeklindedir.

Tabip bulunmadığında serbest sivil tabiple yapılan sözleşme, kadroya atanan veya o yere resmî görevli tabip katıldıktan 15 gün sonra kendiliğinden sona erer. Birliğinin bulunduğu yerden başka yerde hastalanan asker durumu garnizon veya merkez komutanlığına bildirir. Hasta haberini alan komutan gerektiğinde hastaya tabip göndermek, gerekirse askerî hastaneye, yoksa başka hastaneye nakletmek zorundadır. Askerî garnizon ve merkez komutanlığı bulunmayan yerde hükümet veya belediye tabibine başvurulur.

Hastalananlar ve sıhhî nedenle tabibe danışmak isteyenler hastalığı derhal âmirine bildirir. Birlik komutanları er ve erbaşlar için matbu vizite defteri tutar ve bunu beş yıl saklar. Hastaneye sevk edilecek er ve erbaş için hasta kabul tezkeresi eksiksiz doldurulur. Acil vakada hasta en seri araçla gönderilir ve tezkeresi sonradan hastaneye yollanır.

Erbaş ve erlerin katılış ve ayrılışlarında genel sağlık muayenesi yapılır; ilk altı ayda üç ayda bir, sonraki dönemde altı ayda bir tekrarlanır. Er ve erbaşları muayeneye sevk etmekten ve sağlık fişlerini tutmaktan kıta komutanları sorumludur. İzin veya hava değişimi nedeniyle birliğinden uzakta bulunan er ve erbaşlara gözlük ve benzeri cihazlar verilemez; bunlar ancak kendi birliklerince verilir.

Barışta yurt içinde veya dışında ölen erbaş ve erlerin cenazeleri, aile talep ederse istenen yere nakledilir; alınmayan cenazeler ölüm yerindeki kabristana gömülür. Askerlik hizmetinde vefat eden erbaş ve erlerin mezar yapım giderleri, defnedildiği yerin en yüksek rayicine göre bir defaya mahsus cenaze sahibine ödenir. Şehitlik Yönetmeliğine göre şehitliğe defnine karar verilenlerde mezar yapımı bu yönetmeliğe göre yürütülür.

Subay, askerî memur ve astsubaylar hastalığı bizzat, yazıyla veya başka araçla âmirlerine bildirir. Hastalık raporu ancak âmirin yazısı üzerine muayene eden tabipçe verilir. Yirmi dört saatten fazla hasta olanların durumu belirtilen komutanlık veya bir üst âmire bildirilir. Askerî tabip ve mütehassıslar bu kişileri kıta, kurum, hastane ve meskende her zaman ücretsiz muayene ve tedavi etmek zorundadır. Acil vakada âmirin yazısı beklenmez.

Subay, askerî memur ve astsubaylar azami üç yılda bir sağlık kurulu muayenesine tabi tutulur. Karşılıklı anlaşma varsa yabancı devlet silahlı kuvvet mensupları, Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları gibi muayeneye tabi tutulur. Yurt dışında tedavi isteyen veya tedavisi gerekli görülen hastalar yalnız Gülhane Askerî Tıp Akademisine sevk edilir ve Profesörler Kurulunca rapor verilir. Dış ülkelerdeki tedavi süresi hiçbir halde iki yılı geçemez ve uzatılamaz. Süre altı ayı geçerse devam zorunluluğunu gösteren rapor, tedavi görülen kurum ve ataşelikler aracılığıyla Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığına altı ayda bir gönderilir.

Yönetmeliğin genel aile tabiri; eş, usul, füru, erkek ve kız kardeşler, evlat edinen ve evlatlık ile üvey çocukları kapsar ve bentlerdeki şartlara bağlanır. Füru kapsamında ortaöğrenimdeki 20, yükseköğrenimdeki 25 yaş sınırları ile diğer çocuklar için 19 yaş, evli olmama, muhtaç kız çocukları ve malûl-muhtaç erkek çocukları gibi ayrı şartlar öngörülür.

Subay, askerî memur ve astsubaylardan ilk rütbeye nasbedildiklerinde beyanname alınır. Aile durumundaki değişikliklerde ve sağlık muayene fişinin yenilenmesi gerektiğinde beyanname yenilenir. Onaylanan fiş, yeni beyanname gerektiren değişiklik oluncaya kadar kullanılır. Kayıp veya zayi olan fişin yenisi gazete ilanına dayanılarak verilir. Beyanın doğru olmadığının anlaşılması halinde ilgili sağlık fişi geri alınır ve beyanname sahibi hakkında kanuni takibat yapılarak sonuç şahsi dosyasına işlenir.

Madde 327’de sayılan emekli ve hak sahipleri askerî sağlık kurumlarının yanında diğer resmî sağlık kurumlarından da yararlanır; tedavi giderleri ilgili mevzuata göre Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığınca karşılanır. 657 sayılı Kanuna tabi emekliler ile aile fertleri, dul ve yetimleri hariç olmak üzere belirtilen hak sahipleri ayrıca 211 sayılı Kanunun 66. maddesinin (b) fıkrasından yararlanır. Başka sosyal güvenlik kurumunun sağlık hizmetinden yararlanan çalışan veya emekli eşler, ilgili kimlik ve sağlık karnesiyle askerî sağlık kurumlarından da yararlandırılır.

Subay, askerî memur, astsubay ve uzman jandarma emeklilerinin 211 sayılı Kanunun 69. maddesi kapsamındaki büyük ebeveynleri, kardeşleri, evlat edinenleri, evlatlıkları ve üvey çocuklarının muayene ve tedavisi yalnız askerî sağlık kurumlarında bu yönetmeliğe göre yapılır. Emekliye ayrıldıktan sonra emeklilik hakkı tanınan bir kurumda görev alanlar ve aileleri, toptan ödeme veya kesenek iadesiyle ilişkisi kesilenler ile emekli, dul veya yetim aylığı hakkını kaybedenler sayılan sağlık haklarından yararlanamaz. Ölüm halinde, sağlıklarında bu hükümlerden yararlanan erkek ve kız kardeşler ile evlat edinenler de aynı haklardan yararlanamaz.

Öğrenciler, sivil personel ve afet

Liselerden yukarı okul, yüksek okul ve üniversitede okuyan askerî öğrenciler askerî mükellefiyet altına girmiş olmakla Askerî Ceza ve Askerî Muhakeme Usulü Kanunlarına tabidir. Bütün askerî öğrenciler subaylara, astsubay hazırlama ve sınıf okulu öğrencileri ayrıca astsubaylara karşı asttır. Belirtilen haller dışında kendi aralarında ve erbaş-erlere karşı astlık-üstlük yoktur. Sağlık işlerinde yalnız kendileri subay ve astsubaylar gibi yararlanır. Şehir içi ve şehirler arası seyahatte emsali sınıf öğrencileri gibi yararlanırlar.

Amir görevi alan sivil personel, maiyetindeki askerî ve sivil personele hizmetin gerektirdiği emri verebilir; ceza verme yetkisi yoktur. Cezayı en yakın askerî disiplin âmiri verir. Silahlı Kuvvetlerde görevli sivil personel emrinde çalıştığı askerî âmire karşı asttır ve İç Hizmet Kanununun 14. maddesinin asta yüklediği görevleri yapmak zorundadır. Bu yükümlülüğe aykırı davrananlar askerlerin tabi olduğu cezai sorumluluğa tabidir.

Özel nitelikli gösterilen yerlere atanan memurların askerî personelle protokol ilişkisi, kadro derecesindeki subaylar gibidir. Sivil personel müracaat ve şikâyet usullerine tabidir. İzin konusunda İç Hizmet Kanununun 33. maddesine uymakla yükümlüdür; yıllık izinleri kendi özel kanunlarındaki esaslara göre düzenlenir. Belirtilen sivil personel, bakmakla yükümlü aile fertleri, harp ve vazife malulleri ile aylığa müstahak dul ve yetimler 211 sayılı Kanunun 66. maddesinin (a) ve (b) fıkraları ile 67. maddesinden yararlanır.

Sivil personele ilişkin bu fıkrada aile fertleri; eş, üvey ve evlatlıklar dahil çocuklar ile ana ve baba olarak sayılır. Bu sayım, yönetmeliğin genel aile tabirindeki usul, füru ve kardeşleri kapsayan düzenlemenin yerine geçmez. Özel kanunlarına tabi sivil personelin yalnız kendileri askerî tabiplerce muayene ve tedavi edilebilir ve askerî hastanelere yatırılabilir. Erkek ve kadın tüm sivil personel, emir-komuta gerektirmeyen nöbet görevlerinde yardımcı olarak istihdam edilir. Görev kıyafeti Kıyafet Yönetmeliğinde gösterilir.

Afet bölgesi veya civarındaki komutan ve âmirler, barışta vali veya kaymakamın isteyeceği yardımı üstten emir beklemeden yapmak zorundadır. Afetin vukuunu mahallin en büyük mülkiye âmirine bildirmek zorunludur. Afet bölgelerindeki askerî hastaneler yaralanan ve engelli hale gelen kişileri hemen kabul ve tedavi etmek zorundadır. Metin, tabii afet yardımında 7260 sayılı kanunun hükümleri dahilinde hareket olunacağını yazar.

Şehir veya kasaba yangınında en büyük mülkiye âmiri asker yardımı isterse garnizon komutanı, dar zamanda her birlik komutanı yeterli kıta sevk eder. Söndürmeye ayrılanlar silahsız, karakol görevi görecekler silahlı olur. Her garnizon komutanı yangın yardımının görev ve tedbirlerini en büyük mülkiye âmiriyle önceden görüşüp talimatla tespit eder. Kışla ve müştemilatındaki yangında 182 ve 183. maddelerdeki usul uygulanır.

Ordu evleri ve askerî gazinolar askerî bina ve askerî mahal niteliğindedir; subaylar, askerî memurlar, astsubaylar ve emeklileri tabii üyedir. Kışlalarda askerlerin ihtiyaçlarını karşılamak için gerektiği kadar kantin kurulur. Askerî merasimler, askerî merasim ve protokol yönetmeliği ile yanaşık düzen ve merasim talimnamesi esaslarına göre yapılır. Harp esirlerine 6020 sayılı, mültecilere 4104 sayılı kanun hükümleri uygulanır. Harp esirlerine insaniyetle davranılır ve düşman ölülerine hürmet edilir.

1 Mart 1961’de yürürlüğe giren ve 9 Mart 1961 tarihli 10753 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Silahlı Kuvvetler İç Hizmet Sağlık İşleri Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.

Kanun ve nizama aykırı görülen emir hemen reddedilir mi?

Askerî Ceza Kanununun 41. maddesinin (b) fıkrası kapsamı dışında hayır. Ast emri yerine getirir ve sonra şikâyet eder. Emir bu fıkra kapsamındaysa yönetmeliğe göre yerine getirilmez, gecikmeden bir üst âmire bilgi verilir ve doğacak bütün sorumluluk asta aittir.

Şikâyet hangi yoldan yapılır?

Şikâyet ilk âmir aracılığıyla silsile yoluyla yapılır. Toplu şikâyet ve âmirin yüzüne karşı kendisinden şikâyet yasaktır. En geç bir aylık bildirim, şikâyet için değil, yetkili makamın müracaat sonucunu bildirmesi içindir.

İzin uzatma cevabı gelmezse ne yapılır?

Aile üyesinin ağır hastalığı, ölüm, kaza, doğum veya yangın gibi beklenmeyen durumda yazılı ve ivedi bildirimde cevap beklenen süre altı günü geçemez. Bu süre içinde cevap alamayan kişi derhal görevine döner. Âmir izni uzatmamışsa başvuru ile cevap arasındaki süre için sorumlu tutulmaz. Dönüşte mazeret belgesi izin belgesiyle birlikte verilir.

Erbaş ve er kışladan izinsiz ayrılabilir mi?

Hayır. Erbaş ve er, âmirinden izin almadan kışladan veya yatıp kalkması için gösterilen yerden ayrılamaz.

Silahlı Kuvvetler mensubu siyasi partiye girebilir mi?

Hayır. Siyasi parti ve derneklere girmek, siyasi faaliyet, gösteri, toplantı ve seçim işlerine karışmak ile bu amaçla konuşma veya makale yapmak yasaktır.

Yurt dışındaki tedavi süresi uzatılabilir mi?

Hayır. Dış ülkelerdeki tedavi süresi hiçbir halde iki yılı geçemez ve bu süre uzatılamaz. Altı ayı aşan tedavide devam zorunluluğunu gösteren rapor altı ayda bir gönderilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu