Türk Ceza Kanunu Kapsamında Bilişim Suçları ve Cezaları

by Avukat Erdal Ersoy
Türk Ceza Kanunu Kapsamında Bilişim Suçları ve Cezaları

Bilişim suçları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında bilişim sistemlerinin işleyişine, verilerine ve bu sistemlerle bağlantılı ödeme vasıtalarına yönelik hukuka aykırı eylemleri yaptırıma bağlamaktadır. 5237 sayılı Kanun'un 243. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bir bilişim sisteminin tamamına yahut bir kısmına yetkisiz şekilde giren veya giriş yaptıktan sonra sistemde kalmayı sürdüren fail hakkında bir yıla kadar hapis ya da adlî para cezası öngörülmüştür. Bu fiillerin bedel karşılığı yararlanılan bilişim sistemleri aleyhine işlenmesi durumunda hükmolunacak ceza yarı oranına kadar indirilir. Sisteme yetkisiz giriş veya sistemde kalma fiili neticesinde sistemdeki verilerin silinmesi ya da değişikliğe uğraması halinde altı aydan iki yıla kadar hapis cezası uygulanır. Sisteme bizzat girilmeksizin, sistemin kendi bünyesindeki veya bilişim sistemleri arasındaki veri iletimlerinin teknik vasıtalarla hukuka aykırı biçimde izlenmesi ise bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 243Kaynağı aç
Madde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına,
hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar
hapis veya adlî para cezası verilir.[100]
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen
sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.
(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse,
altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.) Bir bilişim sisteminin kendi
içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme
girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme

Sistemi Engelleme, Bozma ve Verileri Yok Etme Suçları

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 244. maddesi, bilişim sisteminin işleyişi ile veri bütünlüğünün korunmasını düzenler. Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Sistemdeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren ya da var olan verileri başka bir yere gönderen kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Söz konusu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da kamu kurum veya kuruluşuna ait bir bilişim sistemi üzerinde işlenmesi hâlinde öngörülen ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, sistemi engelleme, bozma veya verilere müdahale fiillerinin işlenmesi suretiyle kişinin kendisi veya başkası yararına haksız bir çıkar sağlaması durumunda, eylemin başka bir suç oluşturmaması kaydıyla iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmedilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 244Kaynağı aç
Madde 244- (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya
bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez
kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen
kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya
kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle
kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka
bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması

Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245. maddesinde ödeme araçlarının güvenliğine yönelik hukuka aykırı eylemler bağımsız suç tipleri olarak düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasına göre; bir başkasına ait banka veya kredi kartını herhangi bir yolla ele geçiren yahut elinde tutan kişi, hak sahibinin ya da kartın teslim edilmesi gereken muhatabın onayı bulunmaksızın bu kartı bizzat kullanarak veya başkasına kullandırtarak kendisine yahut üçüncü bir kişiye menfaat sağlarsa üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasına çarptırılır. Başka kişilerin banka hesaplarıyla bağlantı kurularak sahte kart üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi eylemleri üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezasını gerektirir. Sahte üretilmiş veya üzerinde değişiklik yapılarak tahrif edilmiş bir kartı kullanarak haksız menfaat temin eden fail ise eylemin daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturmaması kaydıyla dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile karşılaşır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 245Kaynağı aç
Madde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.)
(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa
olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın
kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya
kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka
veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç
yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya
kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi,
fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan
sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(4) Birinci fıkrada yer alan suçun;
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin
veya evlat edinen veya evlâtlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,
zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(5) (Ek: 6/12/2006 – 5560/11 md.) Birinci fıkra kapsamına giren
fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin
pişmanlık hükümleri uygulanır.
Yasak cihaz veya
programlar

Kart Suçlarında Şahsi Cezasızlık ve Etkin Pişmanlık

Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunda kanun koyucu, yalnızca 5237 sayılı Kanun'un 245. maddesinin birinci fıkrasındaki eylemlerle sınırlı olarak belirli akrabalık ilişkileri bakımından şahsi cezasızlık sebebi tanımıştır. Birinci fıkradaki kartı izinsiz kullanma veya kullandırtma eyleminin; haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyunun, bu derecedeki kayın hısımlarından birinin, evlat edinen veya evlatlığın ya da aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına işlenmesi durumunda eylem suç niteliğini korumakla beraber fail akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. Bu cezasızlık hali kart sahteciliğini düzenleyen ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamamaktadır. Yine yalnızca birinci fıkra kapsamındaki kartın izinsiz kullanımı eylemleri bakımından, Türk Ceza Kanunu'nun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.

Yasak Cihaz veya Programlar ile Tüzel Kişiler Hakkında Tedbirler

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/A maddesi gereğince, münhasıran bilişim suçları ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi amacıyla bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun imal edilmesi, ithal edilmesi, sevk edilmesi, nakledilmesi, depolanması, kabul edilmesi, satılması, satışa arz edilmesi, satın alınması, başkalarına verilmesi veya bulundurulması yaptırıma bağlanmıştır. Bu eylemleri gerçekleştiren kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca Türk Ceza Kanunu'nun 246. maddesi gereğince, bilişim alanında suçlar bölümünde yer alan fiillerin işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında, tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 246Kaynağı aç
Madde 246- (1) Bu bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına
haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
DÖRDÜNCÜ
KISIM
Millete
ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler
BİRİNCİ
BÖLÜM
Kamu
İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar
Zimmet
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 245/AKaynağı aç
Madde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)
(1) Bir cihazın, bilgisayar programının,
şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile
bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer
suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden,
ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden,
satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

Soruşturma Usulü, Tutuklama Tedbiri ve Cezanın Ertelenmesi

Bilişim alanında düzenlenen suçlar kural olarak takibi şikâyete bağlı suçlar arasında yer almadığından soruşturma işlemleri re'sen yürütülür ve ilgililerin şikâyetinden vazgeçmesi kamu davası sürecini kendiliğinden sona erdirmez. Koruma tedbirleri yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve tutuklama nedeni bulunsa dahi, işin önemi ve beklenen ceza ile ölçülü olmaması durumunda tutuklama kararı verilemez. Aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca, vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama yasağı uygulanır. Bu kapsamda hapis cezasının üst sınırı iki yılı aşmayan 5237 sayılı Kanun'un 243. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarındaki fiiller tutuklama yasağına tabidir. Buna karşılık hapis cezasının üst sınırı üç yıl olan TCK m. 243/4 kapsamındaki verileri teknik araçlarla hukuka aykırı izleme suçu ile ceza üst sınırları iki yılı aşan diğer bilişim suçlarında, kanuni koşulların bulunması hâlinde tutuklama tedbiri uygulanabilir. Öte yandan 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince, iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kimselerin cezası ertelenebilir; fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişiler bakımından bu üst sınır üç yıldır. Cezanın ertelenebilmesi için salt mahkûmiyet süresinin bu sınırlar içinde kalması yeterli olmayıp failin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş bulunması ve yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkemede vicdani bir kanaatin oluşması zorunludur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 51Kaynağı aç
Madde 51- (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle
hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst
sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını
bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi
için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına
mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık
dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması,
gerekir.
(2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen
iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi
koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın
infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi
halinde, infaz hâkimi kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.[9]
(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla
olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm
olunan ceza süresinden az olamaz.
(4) Denetim süresi içinde;
a) Bir meslek veya sanat sahibi
olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi
hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra
eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat
edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir
eğitim kurumuna devam etmesine,
mahkemece karar verilebilir.
(5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman
kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve
sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte
bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle
görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve
sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor
düzenleyerek infaz hâkimine verir.9
(6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde
bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman
kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir.
(7) Hükümlünün denetim süresi içinde
kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz
hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın
kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar
verilir.[10]
(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği
takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.
Adlî para cezası
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 100Kaynağı aç
Madde 100 – (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut
delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık
hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya
güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.[13]
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini
uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde
bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut
delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama
nedeni var sayılabilir:[14]
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;[15]
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. (Ek:6/12/2019-7196/58 md.)[16]
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80)
3. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
4.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Kasten yaralama (madde 86, fıkra
3, bent b, e ve f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),[17]
5. İşkence (madde 94, 95)
6. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
7. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
8.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık
(madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),
9. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
(iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
11. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
12. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309,
310, 311, 312, 313, 314, 315),
b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin
(3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.
d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda
tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin
dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
g) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.
h) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen
suçlar.
i) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Kadına karşı işlenen kasten yaralama
suçu.
j) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev
yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen
kasten yaralama suçu.
k) (Ek:10/10/2024-7528/35 md.) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı
resmî eğitim kurumlarında yönetici, öğretmen, usta öğretici, yabancı uyruklu
öğrencilerin eğitimine yönelik Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen
projelerde öğretici/öğretmen veya rehber danışman; özel öğretim kurumlarında
yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici olarak görev yapanlar ile
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumları ve özel öğretim
kurumlarında ders ücreti karşılığı ders okutanlara ve diğer kamu kurum ve
kuruluşlarında görev yapan öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya
görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama suçu.
(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını
gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç
olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda
tutuklama kararı verilemez.[18]
Tutuklama kararı
Bilişim suçlarında mağdur şikayetten vazgeçerse dosya kapanır mı?

Bilişim suç tipleri şikâyete tâbi suçlar kapsamında düzenlenmediğinden, soruşturma makamları incelemeyi kendiliğinden yürütür ve mağdurun sonradan şikâyetinden vazgeçmesi davanın düşmesine yol açmaz.

Bilişim sistemine hukuka aykırı giriş fiilinde tutuklama kararı verilebilir mi?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemeyeceğinden, 5237 sayılı Kanun'un 243. maddesinin ilk üç fıkrasındaki fiiller için tutuklama yasağı geçerlidir; buna karşılık üst sınırı üç yıl olan verileri teknik araçlarla izleme suçunda ve diğer bilişim suçlarında kanuni şartlar oluştuğunda tutuklama kararı verilebilir.

Aile bireyinin kredi kartını izinsiz kullanmak suç teşkil eder mi?

Fiil hukuken suç teşkil etmeyi sürdürmekle birlikte, kartın rıza hilafına kullanımının eş, üstsoy, altsoy, bu derecedeki kayın hısımları, evlat edinen, evlatlık veya aynı konutta birlikte yaşayan kardeş aleyhine işlenmesi hâlinde kanundaki şahsi cezasızlık sebebi gereği fail hakkında cezaya hükmolunmaz.

Bilişim suçundan verilen hapis cezası hangi şartlarla ertelenebilir?

Hapis cezasının ertelenebilmesi için mahkûmiyetin kural olarak iki yıl veya daha az olması, kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezası almamış bulunması ve yargılamada gösterilen pişmanlık nedeniyle yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkemede kanaat oluşması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu