Bilişim Sistemine Girme Suçu ve Yaptırımı
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 243. maddesinin gerekçesinde bilişim sistemi; verilerin toplanıp yerleştirilmesinden sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma imkanı sağlayan manyetik sistemler olarak ifade edilmektedir. Kanunun 243. maddesinin birinci fıkrasına göre bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı şekilde giren ya da sistemde kalmaya devam eden faile bir yıla kadar hapis veya adli para cezası uygulanır. Sisteme daha önce izinle girilmiş veya giriş bilgileri paylaşılmış olsa dahi, bu durum kişiye sürekli erişim hakkı sağlamaz; rıza geri alındıktan ya da izin bittikten sonra erişimin sürdürülmesi de bu kapsamda değerlendirilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 243Kaynağı aç
hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar
hapis veya adlî para cezası verilir.[100]
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen
sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.
(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse,
altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.) Bir bilişim sisteminin kendi
içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme
girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
Söz konusu eylemin bedel karşılığı yararlanılan sistemlere yönelik gerçekleştirilmesi durumunda tayin edilecek cezada yarı oranına kadar indirim yapılır. Bilişim sistemine girilmesi sebebiyle sistemdeki verilerin kaybolması veya farklılaşması neticesi meydana gelirse fail hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmedilir. Öte yandan sisteme fiilen girilmeksizin, sistemin kendi bünyesindeki veya sistemler arasındaki veri iletimlerinin teknik araçlarla hukuka aykırı biçimde dinlenip izlenmesi durumunda bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
Bilişim Sistemini Engelleme, Bozma ve Verileri Yok Etme
Türk Ceza Kanunu'nun 244. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir bilişim sisteminin çalışmasını engelleyen ya da sistemi bozan kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Maddenin ikinci fıkrası kapsamında sistemdeki mevcut verileri tahrip eden, yok eden, içeriğini değiştiren, erişilmez hale getiren, sisteme veri ekleyen veya sistemdeki verileri başka bir yere aktaran kişi hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis yaptırımı düzenlenmiştir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 244Kaynağı aç
bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez
kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen
kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya
kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle
kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka
bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
Sistemin işleyişini aksatma, bozma veya verilere müdahale etme niteliğindeki bu fiillerin bir banka, kredi kurumu ya da kamu kurum ve kuruluşuna ait bilişim altyapısı üzerinde icra edilmesi durumunda kanundaki temel ceza yarı oranında artırılmaktadır. Bu suçların işlenmesi aracılığıyla failin kendisi veya üçüncü bir kişi lehine haksız menfaat temin etmesi ve meydana gelen fiilin başka bir bağımsız suçu oluşturmaması durumunda ise iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması
Türk Ceza Kanunu'nun 245. maddesinin birinci fıkrasına göre; başkasına ait banka veya kredi kartını her ne suretle olursa olsun ele geçiren ya da elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu fiilde fiziksel kartın çalınmış olması şart aranmamakta; kartın veya dijital bilgilerinin rıza hilafına kullanılması suretiyle yarar sağlanması esası gözetilmektedir. Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak Türk Ceza Kanunu'nun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 245Kaynağı aç
(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa
olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın
kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya
kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka
veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç
yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya
kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi,
fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan
sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(4) Birinci fıkrada yer alan suçun;
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin
veya evlat edinen veya evlâtlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,
zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(5) (Ek: 6/12/2006 – 5560/11 md.) Birinci fıkra kapsamına giren
fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin
pişmanlık hükümleri uygulanır.
Yasak cihaz veya
programlar
Sahte üretilmiş veya üzerinde tahrifat yapılmış bir banka ya da kredi kartını kullanarak menfaat sağlayan kimse, fiil daha ağır cezayı gerektiren farklı bir suç oluşturmadığı müddetçe dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına mahkum edilir. Kanunun 245. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen başkasına ait kartı rızasız kullanarak çıkar sağlama suçu; haklarında ayrılık kararı bulunmayan eşlerden biri, üstsoy, altsoy, bu derecedeki kayın hısımları, evlat edinen, evlatlık veya aynı konutta birlikte ikamet eden kardeşler zararına işlendiğinde anılan akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. Bu kişisel cezasızlık nedeni yalnızca birinci fıkrada tanımlanan fiil bakımından geçerlidir.
Yasak Cihaz ve Programlara İlişkin Yaptırımlar
Türk Ceza Kanunu'nun 245/A maddesi doğrultusunda, bir cihazın, bilgisayar yazılımının, şifrenin ya da sair güvenlik kodunun yalnızca bilişim suçlarının veya bilişim sistemlerinin araç kılınmasıyla gerçekleştirilebilen suçların işlenmesi amacıyla imal edilmesi, ithal edilmesi, nakledilmesi, sevk edilmesi, depolanması, satılması, satın alınması veya elde bulundurulması yaptırıma bağlanmıştır. Sözü edilen eylemleri icra eden kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 245/AKaynağı aç
(1) Bir cihazın, bilgisayar programının,
şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile
bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer
suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden,
ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden,
satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Bilişim Sistemleri Aracılığıyla İşlenebilen Suç Tipleri
Dolandırıcılık fiilinin bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması vasıtasıyla işlenmesi, Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca suçun nitelikli halini oluşturur. Bu bent gereğince verilecek hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası tutarı ise fiilden sağlanan menfaatin iki katından az olamaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal
Bilişim sistemleri aracılığıyla da işlenebilen kişisel verilere ve özel hayata yönelik ihlaller Türk Ceza Kanunu'nda bağımsız hükümlerle korunmuştur. Kanunun 135. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydeden kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Kanunun 134. maddesi gereğince özel hayatın gizliliğini ihlal eden fail bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılırken, gizliliğin görüntü veya ses kaydıyla çiğnenmesi durumunda ceza bir kat artırılır. Aynı Kanun'un 132. maddesinde düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunda fail bir yıldan üç yıla kadar hapis alırken, içeriklerin kayda alınması halinde yaptırım bir kat artırılarak belirlenir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 135Kaynağı aç
kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.[60]
(2) Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine,
ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına,
sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda
birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.[61]
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 134Kaynağı aç
kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin
görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek
ceza bir kat artırılır.[59]
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına
ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın
ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
Kişisel verilerin kaydedilmesi
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 132Kaynağı aç
eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu
gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse,
verilecek ceza bir kat artırılır.
(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa
eden kimse, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası
olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 2/7/2012-6352/79 md.) İfşa
edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya
hükmolunur.
(4) (Mülga: 2/7/2012-6352/79 md.)
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması[58]
Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle saldıran kimse Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca cezalandırılır; eylemin sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle icra edilmesi halinde fail hakkında üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmedilir. Kişinin kendisinin veya bir yakınının yaşamına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit edilmesi durumunda ise altı aydan iki yıla kadar hapis öngörülmekte olup suçun kadına karşı işlenmesi halinde hapis cezasının alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)[56]
veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi,
üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle
ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir
iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin
emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi
halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu
görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan
üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır.
Mağdurun belirlenmesi
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 106Kaynağı aç
yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı
gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun
kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük
edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para
cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak
bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından
birlikte,
d) Var olan
veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten
yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında
iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme,
kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca
bu suçlardan dolayı ceza verilir.
Şantaj
Soruşturma Süreci ve Dava Zamanaşımı
Bilişim suçlarının soruşturulmasında Cumhuriyet Başsavcılıkları, eylemin meydana geldiği zaman aralığına ait internet protokolü (IP) erişim kayıtlarını internet servis sağlayıcılarından talep ederek şüphelinin kimliğini ortaya koyar. Bilişim alanındaki fiillerde dava zamanaşımı süreleri Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesi çerçevesinde saptanır. Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yılda; beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezası öngörülen fiillerde ise on beş yılda zamanaşımına uğrar.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda
yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda
onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını
gerektiren suçlarda sekiz yıl,
geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup
da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin
geçmesiyle kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller
itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun
kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları
gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8
md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece
bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı
süresi yeni baştan işlemeye başlar.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs
halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda
kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara
karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından
işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye
başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış
müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların
yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi
Dava zamanaşımının belirlenmesinde kanuni cezanın üst sınırı, seçimlik cezalarda hapis yaptırımı ve dosyadaki delillere göre nitelikli unsurlar dikkate alınır. Suç anında on iki yaşını doldurup on beş yaşını tamamlamamış olanlarda zamanaşımı süreleri yarı oranında; on beş yaşını bitirip on sekiz yaşını doldurmamış çocuklarda ise üçte iki oranında tatbik edilir. Süreler; tamamlanan suçlarda işlenme gününden, teşebbüste son icra hareketinden, kesintisiz suçlarda kesintiden ve zincirleme suçlarda son eylemden itibaren başlar. Üstsoy veya çocuk üzerinde otoritesi bulunan kimseler tarafından işlenen suçlarda ise zamanaşımı çocuğun on sekiz yaşını doldurduğu günden itibaren işlemeye başlar.
Önceden paylaşılan şifreyle hesaba girilmesi suç sayılır mı?
Şifrenin taraflar arasında daha önce rızayla paylaşılmış olması karşı tarafa sınırsız bir erişim yetkisi vermez; irade dışında veya iznin sona ermesine rağmen sisteme girilmesi suç oluşturur. Hukuka aykırı şekilde bilişim sistemine girme veya sistemde kalma fiilinin temel cezası Türk Ceza Kanunu'nun 243. maddesinin birinci fıkrasında bir yıla kadar hapis veya adli para cezası olarak düzenlenmiştir.
Banka kartını izinsiz kullanan akrabaya ceza verilir mi?
Başkasına ait kartı rızasız kullanarak menfaat sağlama eyleminin haklarında ayrılık kararı bulunmayan eş, üstsoy, altsoy, bu derecedeki kayın hısımları veya birlikte yaşayan kardeşler aleyhine işlenmesi durumunda Türk Ceza Kanunu'nun 245. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince anılan akrabaya ceza verilmez.
Bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılığın yaptırımı nedir?
Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılık eyleminde Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesi uyarınca hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası ise suçtan temin edilen haksız çıkarın iki katından az olamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

