Türk Ceza Hukukunda Temel İlkeler: TCK ve CMK Çerçevesi

by Avukat Erdal Ersoy
Türk Ceza Hukukunda Temel İlkeler: TCK ve CMK Çerçevesi

Kanunilik İlkesi: Suç ve Ceza Ancak Kanunla Konulur

Türk ceza hukukunun temelinde kanunilik ilkesi yer alır. TCK m. 2/1 uyarınca kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz; kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir yaptırıma da hükmolunamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2- (1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye
ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve
güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.
(2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.
(3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas
yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş
yorumlanamaz.
Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi

Kanunilik ilkesi idarenin düzenleyici işlemlerini de kapsar; TCK m. 2/2 uyarınca bu tür işlemlerle suç ve ceza konulamaz.

Aynı maddenin üçüncü fıkrası kıyas yasağını düzenlemektedir: suç ve ceza içeren hükümlerin uygulanmasında kıyas yapılamaz; bu hükümler kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz (TCK m. 2/3).

Zaman Bakımından Uygulama ve Lehe Kanun İlkesi

TCK m. 7/1'e göre işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Bu kural geriye dönük olarak da işler: işlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiil nedeniyle de kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7- (1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç
sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri
uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir
fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri
uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve
kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar.
(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe
giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve
infaz olunur.
(3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/2
md.) Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili
olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.
(4) Geçici veya süreli kanunların, yürürlükte bulundukları süre içinde
işlenmiş olan suçlar hakkında uygulanmasına devam edilir.
Yer bakımından uygulama

Suçun işlendiği zamanki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun hükümleri farklıysa failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz edilir (TCK m. 7/2).

İnfaz rejimine ilişkin hükümler, hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç, derhal uygulanır (TCK m. 7/3).

Geçici veya süreli kanunlar, yürürlükte bulundukları süre içinde işlenmiş suçlar hakkında uygulanmaya devam eder (TCK m. 7/4).

Yer Bakımından Uygulama: Türkiye'de İşlenmiş Sayılan Suçlar

Türkiye'de işlenen suçlar hakkında Türk ceza kanunları uygulanır. TCK m. 8/1'e göre fiilin kısmen ya da tamamen Türkiye'de işlenmesi veya neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi suçun burada işlenmiş sayılması için yeterlidir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8- (1) Türkiye'de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları
uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi veya neticenin
Türkiye'de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye'de işlenmiş sayılır.
(2) Suç;
a) Türk kara ve hava sahaları ile Türk karasularında,
b) Açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve hava
araçlarında veya bu araçlarla,
c) Türk deniz ve hava savaş araçlarında veya bu araçlarla,
d) Türkiye'nin kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgesinde tesis
edilmiş sabit platformlarda veya bunlara karşı,
işlendiğinde Türkiye'de işlenmiş sayılır.
Yabancı ülkede hüküm verilmesi

TCK m. 8/2, Türkiye'de işlenmiş sayılacak fiil kategorilerini somutlaştırmaktadır: Türk kara ve hava sahaları ile karasularında; açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında Türk deniz ve hava araçlarında ya da bu araçlarla; Türk deniz ve hava savaş araçlarında veya bu araçlarla; Türkiye'nin kıta sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgesinde tesis edilmiş sabit platformlarda ya da bunlara karşı işlenen suçlar bu kapsama girer.

Suça Teşebbüs: Koşullar ve Ceza İndirimi

TCK m. 35/1 uyarınca kişi, işlemeyi kastettiği suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlamasına karşın elinde olmayan nedenlerle tamamlayamazsa teşebbüsten sorumlu tutulur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 35Kaynağı aç
Madde 35- (1) Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli
hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle
tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.
(2) Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin
ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine ondört
yıldan yirmibir yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.[4]
Gönüllü vazgeçme

Teşebbüs halinde uygulanacak ceza, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre belirlenir. TCK m. 35/2'ye göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda on dört yıldan yirmi bir yıla kadar, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda on yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer hallerde ise verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

Hak Yoksunlukları: TCK m. 53 Çerçevesi

TCK m. 53/2 uyarınca kişi, mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin birinci fıkrasında sayılan hakları kullanamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 53Kaynağı aç
Madde 53- (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis
cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;[13]
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu
kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye,
köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca
verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…)13,
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette
bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket,
kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi
olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun
iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek
erbabı veya tacir olarak icra etmekten,
yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının
infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.
(3) Mahkûm olduğu hapis cezası
ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya
da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve
kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm
olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak
cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın
(e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar
verilebilir.[14]
(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada
onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü
uygulanmaz.[15]
(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye
kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet
halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın
yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına
karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle
işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde,
hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin
kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya
konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından
itibaren işlemeye başlar.
(6) Belli bir meslek veya sanatın ya
da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık
dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç
yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya
da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma
hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından
itibaren işlemeye başlar.
Eşya müsaderesi

Cezası ertelenen, denetimli serbestlik tedbiriyle infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü bakımından kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından m. 53/1-2 hükümleri uygulanmaz. Ayrıca bu kişi hakkında m. 53/1'in (e) bendindeki hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir (TCK m. 53/3).

Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş kişiler ile fiili işlediği sırada henüz on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hakkında m. 53/1 uygulanmaz (TCK m. 53/4).

Birinci fıkrada sayılan haklardan birini kötüye kullanmak suretiyle işlenen suçlarda hapis cezasına mahkûmiyet söz konusuysa, mahkeme ayrıca ve cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak veya yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verir (TCK m. 53/5). Yalnızca adli para cezasına mahkûmiyet halinde ise hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar yasaklama uygulanır; yasaklama hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer, ancak ilgili süre adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.

Belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Bu yasak ve geri alma, hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer; süre cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar (TCK m. 53/6).

Yargıtay Bozması Sonrası Yargılama: CMK m. 307

Yargıtay'ın bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar (CMK m. 307/1). Sanık, müdafii, katılan ve vekiline davetiye tebliğ edilememesi ya da duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları alınamamışsa, duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir; ancak sanık hakkında verilecek ceza bozmaya konu olan cezadan daha ağırsa sanığın her hâlde dinlenmesi zorunludur (CMK m. 307/2).

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 307Kaynağı aç
Madde 307 – (1) Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya
yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya
karşı diyeceklerini sorar.
(2) Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin dosyada varolan adreslerine de
davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya
gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya
devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, sanık hakkında
verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise, her hâlde dinlenmesi
gerekir.
(3) (Ek:20/2/2019-7165/9 md.)[139]
Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi
tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın
sadece temyiz yoluna başvurulabilir.
(4) Yargıtaydan verilen bozma kararına bölge adliye veya ilk derece
mahkemesinin direnme hakkı vardır. (Değişik ikinci cümle: 24/11/2016-6763/36
md.) Direnme kararları, kararına direnilen
daireye gönderilir. (Ek iki cümle: 24/11/2016-6763/36 md.) Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler
ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel
Kuruluna gönderir. Direnme üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen
kararlara karşı direnilemez.
(5) Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı
veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen
hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.
ÜÇÜNCÜ
KISIM
Olağanüstü
Kanun Yolları
BİRİNCİ
BÖLÜM
Cumhuriyet
Başsavcısının İtiraz Yetkisi[140]
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi

Yargıtay bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesince verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın yalnızca temyiz yoluna başvurulabilir (CMK m. 307/3).

Bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin Yargıtay bozma kararına direnme hakkı vardır. Daire direnme kararını inceler; direnmeyi yerinde görürse kararını düzeltir, yerinde görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir. Genel Kurulca verilen kararlara karşı ise direnilemez (CMK m. 307/4).

Hüküm yalnızca sanık tarafından ya da onun lehine Cumhuriyet savcısı veya CMK m. 262'de belirtilen kişilerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm önceki hükümle belirlenmiş cezadan daha ağır olamaz (CMK m. 307/5). Bu kural yalnızca sanık lehine temyiz söz konusu olduğunda uygulanır.

Yargılama Giderlerinin Dağılımı

Birden çok suçtan kovuşturulan ve bir kısmından mahkûm olan kişi, beraat ettiği suçların duruşmasının gerektirdiği giderlerden sorumlu tutulamaz (CMK m. 326/1). İştirak hâlinde işlenen suçlarda ise mahkûm edilenlere yargılama giderleri, her birinin sebebiyet verdiği miktara göre ayrı ayrı yüklenir (CMK m. 326/2).

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 326Kaynağı aç
Madde 326 – (1) Birden çok suçtan dolayı aleyhinde kovuşturma
yapılmış olan kimse, bunların bir kısmından mahkûm olmuş ise, beraat ettiği
suçların duruşmasının gerektirdiği giderleri ödemekle yükümlü değildir.
(2) İştirak halinde işlenmiş bir suç nedeniyle mahkûm edilmiş olanlara,
sebebiyet verdikleri yargılama giderleri ayrı ayrı yükletilir.
Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi hâlinde
gider

Taşıt Suçlarında Yer Yönünden Yetki

CMK m. 15, Türk bayrağını taşıma yetkisine sahip bir gemide suç işlendiğinde ve gemi o sırada Türkiye dışındaysa, yetkili mahkemenin geminin ilk uğradığı Türk limanında ya da bağlama limanında bulunan mahkeme olduğunu düzenlemektedir (CMK m. 15/1). Türk bayrağını taşıma hakkına sahip hava taşıtları ve demiryolu taşıtları bakımından da aynı kural geçerlidir (CMK m. 15/2).

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 15Kaynağı aç
Madde 15 – (1) Suç, Türk bayrağını taşıma yetkisine sahip olan bir
gemide veya böyle bir taşıt Türkiye dışında iken işlenmişse, geminin ilk
uğradığı Türk limanında veya bağlama limanında bulunan mahkeme yetkilidir.
(2) Türk bayrağını taşıma hakkına sahip olan hava taşıtları ile demiryolu
taşıtları hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.
(3) Ülke içerisinde deniz, hava veya demiryolu taşıtlarında ya da bu
taşıtlarla işlenen suçlarda, bunların ilk ulaştığı yer mahkemesi de yetkilidir.
(4) Çevreyi kirletme suçu, yabancı bayrağı taşıyan bir gemi tarafından
Türk kara suları dışında işlendiği takdirde, suçun işlendiği yere en yakın veya
geminin Türkiye'de ilk uğradığı limanın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Bağlantılı suçlarda yetki

Ülke içinde deniz, hava veya demiryolu taşıtlarında ya da bu taşıtlarla işlenen suçlarda, taşıtın ilk ulaştığı yer mahkemesi de yetkilidir (CMK m. 15/3).

Yabancı bayraklı bir geminin Türk karasularının dışında çevreyi kirletmesi durumunda, suçun işlendiği yere en yakın veya geminin Türkiye'de ilk uğradığı limanın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu kural yalnızca yabancı bayraklı gemilere ve çevreyi kirletme suçuna özgüdür (CMK m. 15/4).

Sık Sorulan Sorular

Kanunda suç olarak tanımlanmayan bir fiil için ceza verilebilir mi?

Hayır. TCK m. 2/1, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceğini ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağını açıkça düzenlemektedir. Benzer fiillerin kıyas yoluyla suç kapsamına alınması da TCK m. 2/3 gereği yasaktır.

Suç işlendikten sonra çıkan yeni kanun fail lehine ise ne olur?

Suçun işlendiği zamanki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun arasında fail açısından daha olumlu sonuç doğuran kanun uygulanır ve infaz edilir (TCK m. 7/2). Yeni kanun o fiili suç olmaktan çıkarmışsa hükmolunmuş ceza veya güvenlik tedbirinin infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar (TCK m. 7/1). Geçici ya da süreli kanunlar ise yürürlük dönemlerinde işlenmiş suçlara uygulanmaya devam eder (TCK m. 7/4).

Yurt dışında Türk gemisinde işlenen suç hangi mahkemede görülür?

Gemi Türkiye dışındayken Türk bayrağını taşıma yetkisine sahip bir gemide suç işlendiğinde yetkili mahkeme, geminin ilk uğradığı Türk limanında ya da bağlama limanında bulunan mahkemedir (CMK m. 15/1). Bu kural Türk bayrağını taşıyan hava ve demiryolu taşıtları için de geçerlidir (CMK m. 15/2).

Teşebbüs tamamlanmış suçtan nasıl farklı cezalandırılır?

TCK m. 35/2'ye göre teşebbüste fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre cezalandırılır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda on dört yıldan yirmi bir yıla kadar, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda on yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

Sanık lehine temyiz başvurusunda ceza ağırlaştırılabilir mi?

Hüküm yalnızca sanık tarafından ya da onun lehine başvurulan temyiz yolunda inceleniyorsa, yeniden verilen hüküm önceki hükümle belirlenmiş cezadan daha ağır olamaz. Bu kural CMK m. 307/5'te düzenlenmiş olup yalnızca sanık lehine temyiz söz konusu olduğunda uygulanır.

Birden fazla suçtan yargılanan kişi beraat ettiği suçların masraflarını öder mi?

Hayır. CMK m. 326/1 uyarınca birden çok suçtan kovuşturulan ve bir kısmından mahkûm olan kişi, beraat ettiği suçların duruşmasının gerektirdiği giderleri ödemekle yükümlü tutulamaz.

Hak yoksunluğu ne zaman ve nasıl sona erer?

TCK m. 53/2 uyarınca mahkûm olunan hapis cezasının infazının tamamlanması temel kural olarak öngörülmüştür. Bununla birlikte cezası ertelenen, denetimli serbestlik tedbiriyle infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü için kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından m. 53/1-2 hükümleri uygulanmaz; ayrıca m. 53/1'in (e) bendi kapsamındaki hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir (TCK m. 53/3). Öte yandan TCK m. 53/5-6 kapsamındaki yasaklamalar, hapis cezasının infazından sonra da belirli süreler boyunca devam eder.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu